Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, peyzaj ve ekskavatör hizmetleri karşılığı bakiye alacağın tahsili talebiyle açılan icra takibine yapılan haksız itirazın incelenmesi.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, müvekkili tarafından kiralanan ekskavatörle peyzaj ve inşaat işleri yaptığını iddia eden davacı şahıs firmasının, davalı villa inşaat şirketine kestiği 180.000 TLlik faturanın 130.000 TLlik bakiye alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılmış olup; davacı, 19 günlük çalışma karşılığında kısmi ödeme aldığını ve icra takibini durduran itirazın kötü niyetli olduğunu savunurken, davalı ise yalnızca ateş çukuru kazısı gibi belirli işleri kabul ettiğini, bu işler için toplam 90.000 TL ödeme yaptığını, faturadaki diğer işlerin yapılmadığını ve davacının küçük esnaf statüsünde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin kiralamış olduğu eksavatör ile peyzaj işlemleri yapan şahıs firması olduğunu, ... Mahallesi tapusuna kayıtlı 3602 ada 10 parsel nolu taşınmaz üzerinde kurulu ... evlerinin peyzaj işlerini yüklendiğini, davalı şirketin, aynı yerde yapılan villaların kaba ve ince işçiliği ile havuz işlerini kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yüklenen firma olduğunu, davalı şirketin 12 adet ateş çukuru kazısı, ateş çukuru su tahliyesi, villaların verandalarına yer tasfiyesi ve dolgusu, villalardan havuza sıcak su boru hattı çekilmesi gibi birçok işin ifası için müvekkilin 3. Şahıslardan kiralamış olduğu eksavatör kepçe, 19 gün boyunca 09:00 - 17:00 saatleri arasında fiilen çalışma yapıldığını, bu işlere ilişkin olarak davalı tarafa 06.01.2025 tarih ve ... no’lu faturanın düzenlendiğini, davalı tarafın kısmi ödeme yaparak yalnızca 50.000,00-TL’lik kısmını ödediğini, geriye kalan 130.000,00 TL'lik bakiye alacağın ödenmediğini, bu nedenle taraflarınca ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden 130.000,00-TL alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının, borca haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz ettiğini ve icra takibini durdurduğunu, davalı tarafça yapılan bu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan Arabuluculuk dava şartı olarak yerine getirildiği görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını beyanla ... İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasına davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalının kötüniyetli itirazı nedeniyle alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; ... ile müvekkil şirket arasında, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 3602 ada 10 parsel üzerinde yer alan ... Evleri projesinde, ateş çukuru yapımı ve ateş çukurundaki su tahliyesi işlemindeki eksavatör kepçe olarak tabir edilen makine kullanıldığı ancak dava dilekçesinde ve faturada belirtilmiş olan veranda tasfiyesi, havuz pis su gideri açma ve kapama işleminde eksavatör kepçe davacı yan ve eşi ...'un kullanmadığını, bu hususu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, ayrıca davacının, müvekkil firmaya ait 5 ve 8 nolu villada belirtilen işleri de yapmadığını, velev ki faturada belirtilmiş olan veranda tasfiyesi, havuz pis su gideri açma ve kapama işlemine ilişkin kepçe kullanımına ilişkin taraflar arasında herhangi bir sözlü yahut yazılı bir sözleşme mevcut olmadığını, müvekkil firma kararlaştırılmış olan ateş çukuru ve su tahliyesine ilişkin işlemlerdeki kepçe kullanımının ödemesini de toplamda 90.000,00-TL olacak şekilde yaptığını, müvekkil firmanın herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı ...' un ...'un eşi olup şahıs şirketi eşi ... adına kayıtlı olduğunu, müvekkil firmanın ...'a ödemelerini fatura tanziminden önce 21.03.2024 tarihinde 50.000-TL ve fatura düzenlendikten sonra ise 13.01.2025 tarihinde ise 40.000-TL olacak şekilde ödendiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan faturada müvekkil firmanın davacının makinelerini kullandığı saatlerin fazla ve başka işler de ilaveten yazıldığı, müvekkilin kullandığı makinelere karşılık olarak davacıya ödemesi gereken toplam bedelin 90.000,00-TL olduğu zaten bu bedelin de ...'un hesabına gönderildiğini beyanla müvekkil hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.KANITLAR /Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davalı şirketin ... kaydı çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davacının nüfus kayıt örneği UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davacı hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmış ve ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün █████/2025 tarihli cevabi yazısında ...'un kayıtlarında gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği tespit edilmiştir.Gelir İdaresi Başkanlığı ... Deftardarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün .... tarih ve ... sayılı cevabi yazılarında ...'un ... tarihleri arasında "Çevre Düzenlenmesi ve Bakımı Faaliyetleri" ile faaliyetinin bulunduğu, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, VUK 177.maddesi uyarınca belirlenen esnaf işletme sınırını aşmadığının bildirildiği tespit edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE /Dava, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyanın UYAP üzerinden dosyamız arasına alındığı ve takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı/borçlu hakkında toplam 139.121,37-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu, davalının itirazı sonucu, icra takibinin İİK'nun 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Somut olayda; eldeki davada davacı taraf, taraflar arasında yazılı bir anlaşma olmadığını, bununla birlikte taraflar arasındaki şifahi anlaşma doğrultusunda davalı şirkete hizmet sunduğunu, yapılan hizmet karşılığında davaya konu ve takibe dayanak faturayı kestiğini, işbu faturanın bir kısmının ödendiğini fakat bakiyesinin ödenmediğini, bakiyesinin tahsili için davalı/borçlu aleyhine takip başlattığını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, dava şartı olan arabuluculuk da tarafların anlaşamadığını, bu nedenle eldeki davayı açtığını iddia etmiş, davalı taraf ise, davalıya borcunun bulunmadığından davanın reddini savunmuştur. Bu nedenlerle ve yukarıdaki açıklamalar ışığında, eldeki davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, her iki tarafın tacir olmaması nedeniyle nispi ticari davalardan da olmadığı ve üçüncü grup ticari davalar arasında yer alan davalardan da olmadığı, zira davalının vergi dairesi cevabi yazılarından da anlaşılacağı üzere esnaf statüsünde kaldığı anlaşılmakla Mahkememizce eldeki davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmıştır.Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK'nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-(c) maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olmakla resen dikkate alınırlar. İzah edilen nedenlerle, davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Yukarıda açıklanan nedenlerle;H Ü K Ü M /1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; Davanın, HMK md. 114/1-(c) ve HMK'nun 115/2.maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,Dair, taraf vekillerinin huzurunda, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025KatipHakim¸