6831 ve 6292 sayılı Kanunlar uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların kadastro beyanlarındaki kullanım ve zilyetliklere dayalı tapu iptali ve tescil talepli temyiz davası.
Özet: Davacı, 6831 sayılı Orman Kanununun 2/b maddesi kapsamında orman dışına çıkarılıp 6292 sayılı Kanun uyarınca hak sahiplerine devredilen ya da Hazine adına tescilli parseller üzerinde 1975ten beri kullanıcı ve mahkeme kararıyla zilyet olduğunu ileri sürerek, mevcut tapu kayıtlarının iptali ve kendi adına tescilini talep etmiştir; davalı Hazine ise davanın süresinde açılmadığını, kullanıcı tespitlerinin mülkiyet hakkı doğurmadığını ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunmuştur.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... Anadolu 28. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1.Kullanım kadastrosu sonucunda, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ...... parsel sayılı 1.423,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz üzerinde krokide (A) harfi ile gösterilen 273,89 metrekarelik kısım üzerinde tek katlı bina yapmak suretiyle 25 yıldan beri ...'nin, krokide (B) harfi ile gösterilen 27,74 metrekarelik kısmın 20 yıldan beri arsa olarak ...un, krokide (C) harfi ile gösterilen 27,29 metrekarelik kısım üzerinde tek katlı bina yapmak suretiyle 25 yıldan beri ...'nın, krokide (D) harfi ile gösterilen 143,44 metrekarelik kısım üzerine iki katlı bina yapmak suretiyle 1977 yılından beri ...'ın, krokide (E) harfi ile gösterilen 303,93 metrekarelik kısım üzerine 4 katlı bina yapmak suretiyle binanın 1 ve 2 no.lu dairelerinin ...'in, 3 no.lu dairenin...'ün, 4 no.lu dairenin ...'nın, 5 no.lu dairenin ...'ın, 6 ve 7 no.lu dairelerin ...ün, 8 no.lu dairenin...'ün, krokide (F) harfi ile gösterilen 256,39 metrekarelik kısım üzerine 2 katlı bina yapmak suretiyle 1980 yılından beri ...ın, krokide (G) harfi ile gösterilen 64,96 metrekarelik kısmın bahçe olarak ...'in, krokide (H) harfi ile gösterilen 28,32 metrekarelik kısmın 30 yıldan beri ...'ın kargir bina ve arsası olarak müştereken kullanımında olduğu şerhi yazılarak, Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 11.05.2018 tarihinde taşınmazın ████████████ payının ... adına 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince satış işleminden dolayı tapuda kayden intikal ettirilmiştir.... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ...... parsel sayılı 4.397,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 07.05.1995 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 65,31 metrekarelik bölümün ...'ın zilyetliğinde olduğu, bu kısmın 8,77 metrekarelik bölüm üzerinde bu kişinin 2 katlı betonarme binasının bulunduğu; aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 156,00 metrekarelik bölümün ...'nın zilyetliğinde olduğu ve bu kısmın 69,59 metrekarelik bölümü üzerinde ...'nın 2 katlı betonarme binasının bulunduğu; aynı raporda (D) harfi ile gösterilen 3,54 metrekarelik kısmın ...'ın zilyetliğinde olduğu, parselin bu bölümleri hakkında zilyetliğe ve şerhe yönelik dava açılmayan (C) harfi ile işaretli bölümlerin dışındaki parselin geri kalan bölümlerinin ...'nin zilyetliğinde olduğu, aynı raporda belirtilen 150,00 metrekarelik sundurmanın (marangöz atölyesi) adı geçen şirkete ait olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterildiği şerhi yazılarak hükmen Hazine adına tescil edildikten sonra, 18.07.2016 tarihinde taşınmazın █████████████ payının ... adına, █████████████ payının ise ...adına, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince hak sahiplerine iade işleminden dolayı tapuda kayden intikal ettirilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazlar üzerinde 1975 yılından beri müvekkilinin kullanıcısı ve kazai hükme bağlanmış zilyedi olarak hak sahibi olduğunu ileri sürerek, yasal üstün hak sahipliğine tekabül eden bölümdeki davalılar adına oluşan tapu kaydının iptali ile hak sahipliğine istinaden tapulama hakkının varlığı kararı ile müvekkili adına ayniyet kararı verilmesini istemiştir.II. CEVAP1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, 6292 sayılı Kanun'un 7/1-b ve c maddesi hükmü karşısında davanın hukuki bir temelinin bulunmadığını, kullanıcı tespitine yönelik kadastro tutanaklarının mülkiyete ilişkin hak doğurmayacağını, müvekkili idarece hak sahipliğinin tespitine yönelik yapılan çalışmalar sonucunda, taşınmazın Hazine adına kayıtlı olmadan önce ... adına kayıtlı olduğu ve onun da 22.04.2008 tarihi itibariyle ... ünvanı ile faaliyetini yürüttüğü, şirket tarafından taşınmazın % 40'ının ...'a devredildiğinin anlaşıldığını, bu nedenle ...... parsel sayılı taşınmaz yönünden, ... ve ... adına 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğinde hak sahiplerine iade işleminin yapıldığını, dava konusu ...... parsel sayılı taşınmazın ise muhtelif şahıslara 6292 sayılı Kanun gereğince doğrudan satışının yapılmış olduğunu, hak sahibinin kanunda bahsedilen şartları yerine getirmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.2.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ...... parsel numaralı taşınmazın evveliyatının 3 ada 9 parsel olmak üzere tapuda müvekkili şirket adına kayıtlı iken taşınmazların tapusunun önce orman olduğu gerekçesiyle iptal edildiğini, daha sonra yapılan kadastro çalışmaları ile taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılarak 2/B vasfı ile Hazine adına tescil edildiğini, tapu kayıtlarında "...." olan şirketin isminin unvan değişikliği sonucu "... ..." olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu taşınmazların hem eski tapu maliki hem de kullanıcısı olup uzun yıllardır bu taşınmazlar için idareye ecrimisil ve belediyeye de emlak vergilerini ödediğini, 6292 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra müvekkili şirketin eski tapu maliki olması sebebiyle 7. madde gereğince hisseleri oranında iadesinin sağlandığını ve müvekkilleri adına tapuya kaydedildiğini, taşınmazın üzerinde işgalci olmalarının kendilerine üstün bir hak sağlamayacağını, zira kanunun açık hükmü gereği eski tapu kayıt malikinin başvurması halinde üzerindeki işgalcinin korunacak bir hak sahipliğinin söz konusu olamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu ...... parsel sayılı taşınmazın 18.01.2016 tarihinde 6292 sayılı Kanun uyarınca, idari işlem sonucu önceki maliki olan ...'ya ve bir kısım payın ... tarafından ...'a satılmış olması sebebi ile hisseli olarak adlarına bedelsiz iade işlemi ile tescil edildiği, tescil işleminin 6292 sayılı Kanun uyarınca idari işlem ile iade yapıldığı taktirde, idari işlem iptal edilmeden kullanıcı olduğunun tespiti ve tapu iptali ve tescil davasının açılamayacağı, bu parsel yönünden ... ve ... adına yapılan tescilin 6292 sayılı Kanun uyarınca idari işlemle bedelsiz iade şeklinde yapıldığından, davacı tarafça idari işlemin iptali için dava açıldığı veya işlemin iptal edildiği iddia ve ispat edilmediğinden bu parsel yönünden davanın usulden reddine karar vermek gerektiği; dava konusu ...... parsel sayılı taşınmaz hakkında davacı tarafın kullanıcı olduğunun tespiti talep edilmiş ise de; taşınmazın muhtesat bilgileri bölümünde, krokide (C) harfi ile gösterilen 27,29 m²'lik kısım üzerinde tek katlı bina yapmak sureti ile 25 yıldan beri ...'nın kullanımında olduğu bilgisinin bulunduğu, davacı tarafın taşınmaz üzerindeki şerh mevcut iken yeniden aynı konuda dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, davacı tarafın ...... parsel sayılı taşınmazda kullandığı kısmın tespit edilerek, adına zilyetlik sebebi ile tescili talebi mevcut ise de; taşınmazın evveliyatı orman olduğundan, ormanlar vasfını kaybetmesi sebebi ile 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılsa dahi, zilyetlikle kazanılamayacağı" gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın atiye terk edilmesi sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı taraf, dava konusu taşınmazlar üzerinde 1975 yılından beri kullanıcısı ve kazai hükme bağlanmış zilyedi olarak hak sahibi olduğunu bildirerek yasal üstün hak sahipliğine tekabül eden bölümdeki davalılar adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile hak sahipliğine istinaden tapulama hakkının varlığı kararı ile adına ayniyet kararı verilmesini talep etmiş ise de, dava konusu taşınmazların kök tapu kayıtlarına istinaden tespit gördükleri, ... Kadastro Mahkemesinin 02.07.1996 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ilamı ile ...... parselin tespit gibi Hazine adına tesciline, beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin iptaline "...ve 69, 59... 'lik bölümü üzerinde bulunan davalı ... 'ya ait iki katlı binanın muhdesat olarak kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine" karar verildiği, 6292 sayılı Kanun'un 7/a maddesi gereğince davalı kayıt maliklerine idari yoldan iade ile tescil edildiği, 7/a maddesinin yalnızca önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iadeyi öngördüğü, 7/b maddesinin aksine akdi halefiyete değer vermediği anlaşılmakla yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı ancak, taşınmazın 6292 sayılı Kanun'un 7-a maddesi gereğince önceki kayıt maliklerine idari yoldan iade edildiğine göre davanın dinlenme olanağı bulunmadığından usulden reddine karar verilip maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın atiye terk edilmesi sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına; diğer davalılar yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu ...... parsel sayılı taşınmaz hakkında ... Kadastro Mahkemesinin vermiş olduğu kararda, 6292 sayılı Kanun'un 7/a maddesi uyarınca davalı şirket adına taşınmazın sadece 150,00 metrekarelik kısmı için tespit hükmü kurulduğunu, oysa 7/a maddesinin tespit yerine tapusu iptal edilenlere iadeyi öngördüğünü, taşınmazın 150,00 metrekarelik kısım dışındaki bölümler yönünden müvekkili ve diğer tespit olunanlara ait yerler üzerinde hak sahibi olduklarına yönelik kesinleşmiş Mahkeme kararı bulunduğunu, ... Kadastro Mahkemesine ait kesin hüküm ile davalı şirket hariç kararda adı geçenler adına tespite bağlanan yerler için 6292 sayılı Kanun'un 7/b maddesi gereğince başvuru hakkı sahipliğinin hukuken tartışmasız olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun gereğince davalılar adına yapılan bedelsiz iade sonucu oluşan tapu kaydının iptalinin istenilip istenilemeyeceği hususuna ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI.KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.