İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, davacının kaçak elektrik kullanımına ilişkin borçlu olmadığı ve ödenen bedelin iadesi talepli menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesinin hükmünü HMK 297ye aykırı bularak bozmuştur.
Özet: Davacı, işyerinde kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla tahakkuk ettirilen 68.422,30 TLlik borcun haksız olduğunu belirterek menfi tespit ve ödediği 20.000 TLnin iadesi talebiyle dava açmış; davalı ise kaçak kullanımın ve tahakkukun haklı olduğunu savunmuştur; ilk derece mahkemesinin sadece ödemenin iadesine hükmetmesi, menfi tespit talebini karara bağlamaması ve bu durumun önceki istinaf incelemesinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesine aykırı bulunarak bozma konusu yapılması üzerine, mevcut istinaf incelemesi bu hukuki uyuşmazlığın yeniden değerlendirilmesini içermektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ E - ████████ KBİRLEŞEN İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ███████ ESAS SAYILI DOSYADAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit |Menfi TespitKARAR TARİHİ
: █████/2025Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:ASIL DAVADADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının kullandığı işyerinde davalı şirket çalışan- ları tarafından yapılan kontrollerde, harici hattan elektrik kullanıldığı gerekçesi ile 13.10.2016 tarih T/761901 seri numaralı tutanağın düzenlendiğini, bu tutanağa dayalı olarak tespit edilen güç üzerinden 1 yıl geriye gitmek suretiyle yapılan hesaplama sonucu 20.472,30 TL kaçak elektrik faturası ile 47.950,00 TL kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 68.422,30 TL elektrik bedeli tahakkuk edil- diğini, bu bedelin 19.999,00 TL'sinin ödendiğini, ancak yapılan tahakkukun maddi ve hukuki dayana- ğının bulunmadığını, ilgili yönetmelik gereğince hesaplama esas alınacak sürenin 90 gün olduğunu, en fazla 180 günü geçemeyeceğini beyanla, davacının 13.10.2016 tarih F/761905 seri nolu zabıt gere- ğince tüketim ile orantılı olmayacak şekilde 1 yıl geriye dönük olarak düzenlenen 20.472,30 TL kaçak tahakkuku ve 47.950,00 TL ek kaçak tahakkuku olmak üzere toplam 68.422,30 TL borcun şimdilik 48.422,30 TL'sinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 03.11.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde 48.422,30 TL olarak belirttiği menfi tespit talebine esas dava değerini artırarak 68.422,30 TL'ye yükseltmiş, rapor gereğince 9.556,12 TL itibariyle borçlu olmadığının tespitini, 26.10.2016 tarihinde yapılan 20.000,00 TL tutarındaki ödemenin istirdadını talep etmiş, ıslah harcını yatırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde ;Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin adresi itibariyle Çağlayan Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, 4698417 numaralı tesisata ait mahalde 13.10.2016 tarihinde yapılan kontrolde,“sayaç harici hat çekmek suretiyle elektrik kullanıldığı” tespit edilerek davacı adına F/761905 seri nolu tuta- nağın düzenlendiğini, ilgili tutanak için yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri gereği harici hattan geçen güç üzerinden hesaplama yapıldığını 47.950,00 TL kaçak bedeli ve 20.472,30 TL kaçak ek tahakkuk bedeli olmak üzere toplam 68.422,30 TL kaçak bedeli tahakkuk ettirildiğini, Yine aynı mahalde –dava konusu olmamakla birlikte- daha öncesinde, 24.02.2014 tarihinde de mahalde kullanılan ... seri nolu Makel marka sayacın E/86851 seri nolu Sayaç Değiştirme Tutanağı ile sökülerek laboratuvar muayenesine sevk edildiğini, laboratuvarda yapılan kontrolde “sayacın damgaları ile oynanmış, gövde kapağı açılma ikaz anahtarı yapıştırılarak devre dışı bırakılmış, sayaç içerisinden R, S ve T fazlarına ait akım ölçüm uçlarına uzaktan kumanda devresi vasıtasıyla şönt yapılmış, kaçak işlemi uygundur” şeklinde rapor düzenlendiğini, çıkan sonuca istinaden davacı adına F/688643 seri nolu tutanağın tanzim edildiğini bu tutanak için 5.814,60 TL kaçak, 36.798,70 TL kaçak ek tahakkuk olmak üzere toplam 42.613,30TL bedel tahakkuk ettirildiğini,Dava konusu tesisatta davacı adına 10.10.2012 tarihli abonelik sözleşmesinin bulun- duğunu, davacının kaçak kullanımını alışkanlık haline getirdiğini, sonuç olarak müvekkili şirket tarafından yapılan işlem ve tahakkuklarda hata olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.1.)İlk Derece Mahkemesi'nce tesis edilen █████████ Esas, ████████ Karar nolu 11.07.2018 tarihli ilam ile: "Davacının davasının ıslah edilmiş şekli ile kabulü ile; fazladan ödenen 20.000,00 TL ödemenin 26.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.Davacı ve davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu tesis edilen █████████ Esas, █████████ K. Nolu 10.12.2020 tarihli ilamda ;"Mahkeme karar gerekçesinde, istirdat hakkında karar verilmesine rağmen menfi tespite yönelik hüküm kurulmadığını belirtmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 'Hükmün Kapsamı' başlıklı 297. maddesinin 2. bendi hükmüne göre; hük- mün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandır- mayacak şekilde gösterilmesi gerekli ve zorunludur. Dava konusu talepler hakkında hüküm verilmemesi, bahsi geçen kanun hükmüne açık bir aykırılık teşkil eder. Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 297. maddesinde hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiş olmakla, istirdata dönüşen talep dışında menfi tespit talebi hakkında bir karar verilmemesinin HMK 297, 355, 353/1a-6.maddelerine aykırılık oluşturması nedeniyle, davacının ve davalının istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile,353/1-a-6 maddesi uyarınca mahkeme kararının bu nedenle kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine " karar verilmiştir.2.)İlk Derece Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar nolu 30.03.2021 tarihli ilamı ile bu kez; "Davanın KABULÜ ile; davacının 68.422,30 TL yönünden davalıya borçlu olma- dığının tespiti ile fazladan ödenen 20.000,00 TL ödemenin 26.10.2016 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine " karar verilmiştir.Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine dairemizce yeniden yapılan inceleme sonucu tesis edilen █████████ E., █████████ K. Nolu 07.06.2022 tarihli ilamda;Dava ,İİK 72. Maddesine dayalı menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.Mahkemenin yetkisi yönünden; uyuşmazlıkta HMK 6. Maddesi gereğince davalının ticaret siciline kayıtlı olduğu "Kağıthane/İstanbul" adresi itibariyle İstanbul Avrupa (Çağlayan) Mahkemeleri yetkili olduğu gibi, HMK 10.md gereğince aboneliğin kurulu olduğu "Güngören/ İstanbul" adresi itibariyle Bakırköy Mahkemeleri de yetkilidir. Davacı bu hususta seçimlik hakka sahip olup davanın açıldığı Bakırköy Mahke- meleri eldeki dava yönünden yetkilidir. Davalının bu yöndeki istinaf itirazı yerinde değildir.Esasa ilişkin olarak;Davacının "... imalatı" alanında faaliyet gösterdiği 4698417 numaralı tesisata ait "... ..." unvanlı ticarethanede, █████/2016 tarihinde yapılan kontrolde, “sayaç harici hat çekmek suretiyle elektrik kullanıldığı” tespit edilerek davacı adına F/761905 seri nolu tutanak düzenlenmiştir.Söz konusu tutanağın düzenlendiği sırada davacı da mahalde hazır bulunmuş, tutanak üzerine kaşesini basmış ve imzasını atmıştır. Tutanağın gerçek dışı bir şekilde düzenlendiği iddia olunmadığı gibi, tutanakta yer alan hususların aksi yönde delil de sunulmadığına göre bu tutanağın geçerliliği kabul edilmelidir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık daha ziyade tahakkuk olunan borç miktarına ilişkindir.Tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan EPTHY'nin" Kaçak elektrik enerjisi tüketimi" başlıklı 26.maddesinde: (1) Gerçek veya tüzel kişinin;a) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,b) Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine ya da yapı bina giriş noktasından sayaca kadar olan tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,c) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması,kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.(2) Yapılan kontrollerde, kaçak elektrik enerjisi tüketildiğine dair bir şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde bu bölüm uyarınca belirlenen yöntemler çerçevesinde kaçak tespit süreci başlatılır.(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. Kaçak işleminin başlatılması için bu sürecin sonunda kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti gereklidir.(4) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişilerin elektrik enerjisini keserek sayacı mühürler ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur."Kaçak Elektrik Enerjisi Kullanımı Tespit Süreci" başlıklı 27.maddesinde;"(1) 26 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan hususlar göz önünde bulundurularak; kullanım yerinde yapılan kontrollerde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından;a) Dağıtım sistemine veya ölçü sistemine ya da tesisata tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle yapılan müdahalelerin tespiti veya 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi hallerinde,b) Elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek tüketilmesi halinde,c) Sayaçların tüketimleri doğru kaydetmediği şüphesi bulunması durumunda sayaç sökülerek yerine uygun bir sayaç takılmak sureti ile incelemeye alınır. Sökülen ve takılan sayaçlarla ilgili EK-2’de yer alan sayaç sökme takma tutanağı düzenlenir. İnceleme sonucunda sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi suretiyle elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğinin laboratuvar raporu ile tespiti halinde,EK-1’de yer alan kaçak tespit tutanağı düzenlenir.(2) Tutanaklarda yer alan bilgilerin eksiksiz ve okunaklı olarak doldurulması esastır.""Kaçak Elektrik Tüketim Miktarının Hesaplanması" başlıklı 28.maddesinde " 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için,a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre,b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir.(2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın;a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 (üç) kW, diğerlerinde 5 (beş) kW’ın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak,b) Diğer abone gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0.60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’ın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre, hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir.(3) Mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.(4) 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplanır.""Kaçak Elektrik Tüketim Miktarının Hesaplanmasında Ve Faturalamada Esas Alınacak Süre" başlıklı 29.maddede ; (1) Kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır.a) 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.b) 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde,1) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma yapılmış olan yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. Ancak, sayaçtan geçirilmeden ayrı bir hatla kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti halinde, kullanım süresi esas alınır. Ancak bu süre 180 günü geçemez.2) (1) numaralı alt bentte belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak (1) numaralı alt bent çerçevesinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.3) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.c) 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir.(2) Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri;a) Meskenlerde; 5 saat kabul edilir.b) Tarımsal sulama abonelerinde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat olarak kabul edilir.c) Sanayi abone grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat kabul edilir.ç) Diğer abonelerde; 8 saat kabul edilir.d) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri % 20 oranında artırılarak uygulanır.(3) İkinci fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin ikinci fıkranın (c) bendinde belirti- lenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise, tespit edilen saatler esas alınır."Kaçak Elektrik Enerjisinin Faturalandırılması" başlıklı 30. maddede;" (1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı fonsuz tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin abone grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı tarife üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller ile abone/okuma/fatura başına uygulanan bedeller dikkate alınmaz.(2) Kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen tüketicinin, 29 uncu madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu abone grubuna kaçak elektrik enerjisi kullandığı dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen fonsuz tarifenin 1,5 (bir buçuk) katı ile çarpılarak, kaçak enerji bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir.(3) Yapılan kaçak tüketim hesabı ve kaçak tüketime ek olarak yapılan hesaplamalar dönemi içinde kalan, varsa daha önce yapılmış tüketim miktarları tenzil edilir.(4) Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi kullandığının tespiti durumunda, kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen fonsuz tarifenin 2 (iki) katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır.(5) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara ilişkin kaçak elektrik enerjisi kullanımlarındaki hesaplamalar, ticarethane abone grubuna uygulanan fonsuz tarife üzerinden yapılır." hükmüne yer verilmiştir.Dosya içeriğine göre, Davacı hakkında düzenlenen 13.10.2016 tarihli tutanak gereğince, davalı tarafça "harici hattan geçen güç" üzerinden hesaplama yapılarak 47.950,00 TL kaçak bedeli ve 20.472,30 TL kaçak ek tahakkuk bedeli olmak üzere toplam 68.422,30 TL kaçak bedeli tahakkuk ettirildiği, ancak davacının söz konusu borca itiraz ettiği ve davalı tarafça yapılan tahsilatın iadesini talep ettiği anlaşılmaktadır.Somut olayda; kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 26/1-b md de harici hat ile elektrik kullanılması "kaçak elektrik" kullanımı olarak tanımlanmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaçak bedeli ile ilgili olarak "öncelikle tüketimi doğru kaydetmiş sayaç değerine göre" hesaplama yapılması gerektiği belirtilmiş, sonrasında tutanakta belirtilen akım değerlerine göre hesaplama yapılarak çelişki oluşturulmuş ise de, neticede akım değerine göre hesaplama yapılması doğrudur."Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalamada esas alınacak süre"ye gelince, bilirkişi raporunda 180 günlük tüketimin değil son okuma tarihi olan █████/2016 ile tutanak tarihi olan █████/2016 tarihi arasındaki 10 günlük süreyi esas almış ise de, yönetmeliğin 29/1-b-1 md de " 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde, kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma yapılmış olan yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühür- leme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. Ancak, sayaçtan geçirilmeden ayrı bir hatla kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti halinde, kullanım süresi esas alınır. Ancak bu süre 180 günü geçemez." denilmiştir. Dava konusu olayda, harici hat ile elektrik kullanıldığı tespit edilmiş olmakla artık son okuma tarihi değil yönetmeliğin 29/1-b-1 md gereğince kullanım süresi esas alınacaktır. Bu sürenin de 180 günü geçmemesi gerekir.Diğer yandan bilirkişi raporunda, ihtilaflı dönem ve öncesindeki tüketim değerinin tutanak sonrası ihtilafsız dönem ortalama tüketim değerinden yüksek olması nedeniyle ek tüketim hesabı yapılmaması gerektiği belirtilmiş ise de; davalı tarafça "dava konusu kaçak tespiti olan 13.10.2016 kaçak tespit tarihinden 6 gün sonra 19.10.2016 tarihinde anılan tesisatta farklı bir kullanıcı olan .. . adına sözleşme akdedildiği belirtilerek buna ilişkin kira sözleşmesi sunulmuş, ayrıca diğer abonenin tüketim eğilimlerinin farklı olduğu, kaldı ki tutanak sonrası tüketimler davacıya ait olmadığından davacının tespit öncesi tüketimleri ile mukayese edilemeyeceği hususunda itirazda bulunulmuş ise de rapora itirazların giderilmediği, eldeki dava ile ilgili olarak daha önce Elektrik Mühendisi Doç. Dr. ...'den aldırılan raporun de içerdiği teknik inceleme ve değerlendirme itibariyle hükme elverişli olmadığı anlaşılmıştır.Buna göre, mahkemece daha önce görev alan bilirkişiler dışında, konusunda uzman elektrik mevzuatına hakim elektrik mühendisi bilirkişilerden oluşturulacak üçlü bilirkişi kurulundan EPTHY'nin ilgili hükümleri dahilinde, önceki raporlara itirazları ve çelişkiyi giderici mahiyette, hükme ve yargısal denetime elverişli yeni rapor alınarak sonucuna göre rapor verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur." denilerek "davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.Asıl dava henüz istinaf aşamasında iken, 24.01.2022 tarihinde İstanbul 16. Asliye Ticaret mahkemesi'nin ███████ E., ████████ K. Sayılı dosyası üzerinden birleşen dava açılmıştır.BİRLEŞEN DAVADA
:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ticari işletmesinde kullandığı 4698417 numaralı elektrik tesisatının kurulu bulunduğu işyerinde davalı şirket çalışanları tarafından yapılan kontrollerde harici hattan elektrik kullanıldığı gerekçesi ile 13.10.2016 tarih T/761901 seri numaralı tutanağına dayalı olarak tespit edilen güç üzerinden bir yıl geriye gitmek sureti ile 20.472,30 TL kaçak elektrik faturası ile 47.950,00 TL kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 68.422,30 TL elektrik bedelinin tahakkuk edildiğini, müvekkilinin bu bedelin 19.999,00 TL'sini de 26.10.2016 tarihinde davalı şirkete ödediğini, davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile kaçak elektrik tutanağına dayalı tahakkuk edilen elektrik kaçak ve kaçak ek tahakkuk faturasına dayalı ilamsız icra takibi yapıldığını, icra takibinde usulsüz tebligat yapıldığını, takibin iptali için İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, takibin kesinleşmesi nedeni ile müvekkilinin aracının bağlandığını, tüm hesaplarına haciz konulduğunu ve işyerinde fiili haciz uygulandığını, işbu takibe konu alacak ile ilgili daha önceden Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıl- dığını, mahkemenin müvekkilinin takip konusu tutanak nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığı gibi yaptığı ödeme nedeni ile 20.000,00 TL alacaklı olduğuna karar verildiğini, davanın istinaf aşamasında olduğunu, müvekkilinin takip konusu kaçak elektrik tahakkukları nedeniyle 26.10.2016 tarihinde 19.999,00 TL ödeme yapmasına rağmen takip yapılırken bu bedelin de mahsubu yapılmadan kötü niyetli olarak tüm fatura bedeli üzerinden takip başlatıldığını, davalı şirket alacaklı olmadığı gibi 20.000,00 TL borçlu olduğunu, hal böyle iken müvekkili hakkında kötü niyetli olarak takip başla- tıldığını beyanla müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, davalının takip tuta- rının %20si oranında kötü niyet tazminatı, icra vekalet ücreti, icra harç ve masrafları oranında borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın bu davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı menfi tespit davasında verilen karar ile takip konusu tutanak nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığına ve hatta davalıdan 20.000,00 TL alacaklı olduğuna hükmedildiği yönünde beyanda bulunduğunu, eksik ince- leme ile verilen kararın henüz kesinleşmediğini ve istinaf aşamasında olduğunu, davacının dava konusu kaçak elektrik kullanımı nedeniyle haklılığını ispat edemediğini ve işbu iddiasını huzurdaki davada ileri süremeyeceğini,4698417 numaralı tesisata ait mahalde 13.10.2016 tarihinde yapılan kontrolde, “sayaç harici hat çekmek suretiyle elektrik kullanıldığı” tespit edilerek davacı adına F/761905 seri no’lu zabıt varakası tanzim edildiğini, ilgili zabıt için yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri gereği harici hattan geçen güç üzerinden hesaplama yapıldığını; 47.950,00 TL kaçak bedeli, 20.472,30 TL kaçak ek tahakkuk bedeli olmak üzere toplam 68.422,30 TL kaçak bedelinin tahakkuk ettirildiğini, Yine aynı mahalde, 24.02.2014 tarihinde de mahalde kullanılan ... seri nolu Makel marka sayaç E/86851 seri nolu sayaç değiştirme tutanağı ile sökülerek laboratuvar muaye- nesine sevk edildiğini, laboratuvarda yapılan kontrolde “sayacın damgaları ile oynanmış, gövde kapağı açılma ikaz anahtarı yapıştırılarak devre dışı bırakılmış, sayaç içerisinden R, S ve T fazlarına ait akım ölçüm uçlarına uzaktan kumanda devresi vasıtasıyla şönt yapılmış, kaçak işlemi uygundur” sonucu çıkarıldığını, çıkan sonuca istinaden davacı adına F/688643 seri nolu tutanak tanzim edildiğini, bu tutanak için 5.814,60 TL kaçak, 36.798,70 TL kaçak ek tahakkuk olmak üzere toplam 42.613,30 TL bedel tahak- kuk ettirildiğinin belirlendiğini, dava konusu tesisatta davacı adına 10.10.2012 tarihli abonelik sözleş- mesi olduğunu, davacının kaçak kullanımının alışkanlık haline getirdiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan işlem ve tahakkuklarda hata olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce tesis olunan hüküm ile aralarında bağlantı bulunan davaların birleştirilmesine, yargılamaya Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (████████ eski) ████████ sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.3.) Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E., ████████ K. Nolu 25.03.2025 tarihli ilamı ile;"ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; davacının █████/2016 son ödeme tarihli kaçak elektrik faturası nedeniyle 20.472,30TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, BİRLEŞEN İSTANBUL 16. ATM'NİN ███████ ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVANIN KISMEN KABULÜ ile İstanbul 30. İcra Dairesinini ██████████ esas sayılı takip nedeniyle davacı ... ...'ın 149.507,06 TL borçlu olmadığının tespiti ile bu borca ilişkin icra dairesine ödenen bedelin davalıdan alınarak davacıya istirdadına " karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı ve davalı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde: yönetmelik gereğince ek tahakkuk için kesin tespitin gerektiğini, bilirkişi raporunda müvekkilinin tüketimlerinde 24.12.2015 tarihinde azalma olduğu belirtilmiş ise de 24.12.2015 tarihi öncesinde de buna benzer azalmaların olduğunu, ayrıca tutanak sonrasında tüketimin ...'ın öngördüğü şekilde artmadığını, diğer yandan bilirkişi kurulu CD'nin kırık olması nedeniyle harici hat ile ilgili bir tespit içermediğini belirttiğini, harici hat ile elektrik kullanımı somut bir biçimde ortaya konulamadığından söz konusu tutanağa dayalı olarak hesaplama yapılamayacağını, Birleşen davada, müvekkilinin takip dosyasına faiz, masraf ve vekalet ücreti ile birlikte 149.507,06 TL ödediğini, istirdat hükmünün müvekkilinin icra dosyasına ödediği miktar yönünden faiz, vekalet ücreti vs içermediğini, kararın bu yönüyle de eksik olduğunu beyanla kararın kaldırıl- masını istemiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde: Asıl dava yönünden; Davacının dava konusu mahalde harici hat ile kaçak elektrik kullandığı hususunun müvekkili şirket görevlilerince mahallinde düzenlenen tutanak ile tespit edildi- ğini, davacının da tespit sırasında mahalde hazır bulunduğunu, tutanak altına kaşesini basıp imza atarak iş bu kaçak tespitinden haberdar olduğunu gösterdiğini, sonrasına tutanağa itiraz etmediğini, dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere, müvekkili şirket tarafından yapılan kaçak tespiti, tahakkuk ve faturalama işleminde bir hata bulunmadığını,Birleşen dava yönünden; Davacının asıl davada 47.950,00 TL ve 20.472,30 TL bedelli faturalar için borçlu olmadığının tespitini istediğini, bilahare müvekkili tarafından söz konusu fatura bedellerinin işlemiş faizi ile birlikte tahsili için davacı aleyhine İstanbul 30 İcra Müdürlüğü'nün ... nolu dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın birleşen dava yoluyla aynı fatu- ralar için başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile istirdat talebinde bulunduğunu, asıl dava ve birleşen davanın aynı iki fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespiti yönün- de olduğundan birleşen davanın derdestlik bakımından reddinin gerektiğini,Hal böyle iken bilirkişi heyeti tarafından da birleşen davanın kendilerince açılan itirazın iptali gibi değerlendirildiğini ve hesaplama yapıldığını, yerel mahkemece işbu raporun hükme esas alındığını, Bilirkişi heyetince davacı adına müvekkil şirket tarafından tahakkuk ettirilen 49.750,00 TL tutarlı kaçak elektrik faturasının mevzuata uygun olduğu yönündeki tespite aynen katıl- dıklarını, ancak davacı adına kaçak elektrik ek tahakkuku yapılamayacağı yönündeki bilirkişi görü- şünün kabulünün mümkün olmadığını, rapora itirazlarının giderilmediğini, müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile ihtirazı kayıt konulmaksızın yapılan ödemelerin iadesinin istenemeyeceğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Asıl ve birleşen dava, İİK 72. Maddesine dayalı menfi tespit talebine dayalıdır.Dosya kapsamına göre,Davacının "... imalatı" alanında faaliyet gösterdiği 4698417 numaralı tesisata ait "... ..." ünvanlı ticarethanede, 13.10.2016 tarihinde yapılan kontrolde, “sayaç harici hat çekmek suretiyle elektrik kullanıldığı” tespit edilerek davacı adına F/761905 seri nolu tutanak düzenlendiği,Bilahare bu tutanağa dayalı olarak 47.950,00 TL kaçak bedeli ve 20.472,30 TL kaçak ek tahakkuk bedeli olmak üzere toplam 68.422,30 TL tutarında fatura tahakkuk edilmiştir.Kaldırma kararımız sonrasında, İTÜ Elektrik Müh. Bölümü öğretim Üyeleri ...'dan alınan 29.01.2025 tarihli raporda;"Davacı taraf, 4698417 nolu tesisatın bulunduğu adreste ... üretimi işi yapmaktadır ve ticarethane tarifesinden tek terimli alçak gerilim aboneliği bulunmaktadır. İşyerinin bağlantı gücü 22 kwh, kurulu gücü ise 22/0.6 = 36,66 kwh'dır. İşyerinde bulunan makinelerin kullanım sıklığı, arz ve talebe göre elektrik sarfiyatları farklılık gösterebilmektedir. Dosyaya konu olan 13.10.2016 tarih F/761905 nolu tutanakta söz konusu işyerinde harici hat ile kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilerek dosyaya tespit sürecini gösteren bir adet CD sunulmuştur. Ancak CD kırık olduğundan tarafımızca bir tespit yapılamamış, CD'de olan bilgiler dosyadaki bilirkişi raporları okanarak tarafımızca değerlendirilmiştir.Teknik olarak kaçak hat üzerinde bulunan cihazlar kontaktör, poka şalter vb bin anahtarlama sistemi ile kontrol edilemez ise elektrikli cihazların sürekli olarak kaçak hatta bağlı olduğu söylenebilir. Eğer kaçak hat başında bir pako şalter düzeneği var ise bu durumda söz konusu cihazlar isteğe bağlı olarak yasal sayaç devresine bağlanabildiği gibi sayaç harici kullanım da yapılabilir. Bu durumda yönetmeliğin eksik tüketim maddesinin uygulanması gerekeceğinden tahakkuk süreleri farklı olmakta ve 0.6 kullanım faktörünün hesaplamalara katılması gerekmektedir. Kaçak elektrik kullanımında amaç önemli miktarda elektrik enerjisinin sayaçta kayde- dilmemesi olduğuna göre, kaçak hattın çoğunlukla sayaç harici kullanılacağı nettir. ...'ın yaptığı tespitlerde yukarıda anılan kontaktör pako şalter ile eksik tüketim yapıldığına dair bir tespit yoktur. Zaten ... hesaplamalarında 0.6 kullanım faktörünü kaçak ve ek tahakkuk hesaplamalarına katma- mış, hattın sürekli olarak cihazlara bağlı olduğunu kabul etmiştir. Kaçak hat sürekli cihazlara bağlı olduğunda ceza katsayısının uygulanacağı süre en fazla 180 gün olmaktadır. Bu 180 günün hepsinde kaçak kullanımın gerçekleşmesi durumunda kaçak kullanımın başlangıcına kadar ek tahakkuk yapıla- bilir. Ancak bunun için de süre en fazla 185 gündür. Kısaca ek tahakkuk yapabilmek için gerekli olan koşulun kaçak kullanımın 180 günü aştığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesidir. İşletmede kaçak kullanım olmuş diye maksimum süreleri kullanma şeklinde bir serbestlik yoktur. ... tarafından aşırı fazla tahakkuk yapılması, santralde üretilmemiş ve davacı tarafından hiç bir zaman sarf edilemeyecek elektrik enerjisinin tahakkukunu yapmak demektir.Davacının tüketim ve demant eğrisi incelendiğinde, 24.12.2015 tarihinde tüketimde azalma olduğu görülmektedir. Ancak buna benzer olarak azalmaların 24.12.2015 öncesi dönemlerde de meydana geldiği görülmüştür. Ayrıca tutanak sonrasında tüketimler ... 'ın öngördüğü şekilde yükselmemiştir. Bu nedenle ek tahakkuk düzenlenmesine gerek yoktur. Neticede, asıl davada, davacı 68.422,30 TL toplam tahakkukun 20.000,00 TL dışında kalan 48.422,30 TL'si itibariyle menfi tespit talebinde bulunmuştur.Davacının ödemekle yükümlü olduğu kaçak tüketim bedelinin 47.950,00 TL olarak hesaplandığı gözetildiğinde davacının 68.422,30 TL- 47.950,00 TL = 20.472,30 TL itibariyle menfi tespit talebinde bulunabileceği ,Davacının 26.10.2016 tarihli dekont ile 19.999,79 TL ödediği görülmüş olup 20.472,30 TL -19.999,79 = 472,51 TL borçlu olduğu,Birleşen dava yönünden, davalının icra takibindeki talebinin 68.422,34 TL kaçak tüketim bedeli + 69.596,92 TL fiz + 12.527,45 TL olmak üzere toplam 150.546,71 TL'nin tahsiline yönelik olduğu, Davacının ödemekle yükümlü olduğu bedelin 472,51 TL asıl alacak + 480,62 TL gecikme faizi + 86,52 TL faizin KDV'sinden ibaret 1.039,65 TL olduğu tespit edilmiştir" şeklinde görüş bildirilmiştir.Mahkemece bu rapor hükme esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de,Bu rapora göre , davalı ...'ın ek tüketime ilişkin 20.472,30 TL ek tüketim faturası nedeniyle alacaklı olmadığı, sadece 47.950,00 TL tutarındaki 31.01.2016 son ödeme tarihli kaçak tüketim fatura bedelini talep edebileceği, davacının söz konusu borca karşılık son ödeme tarihinden önce 26.10.2016 tarihinde 19.999,79 Tl ödemede bulunduğu ve bu miktarda borcun sona erdiği,Neticeten davacının takip tarihi itibariyle ödemesi gereken asıl alacak miktarı (47.950,00 TL - 19.999,79 TL=) 27.950,21 TL, bu alacak için takip tarihine kadar işlemiş avans faizi 20.108,07 TL , faizin KDV'si 3.615,45 Tl olmak üzere takip tarihi itibariyle toplam alacağın 51.677,62 TL olduğu tespit edilmiştir.Mahkemece bu rakama isabet eden icra gideri, harç, vekalet acreti vs yönünden hesaplama yapılıp, yapılan ödeme, istirdat talebi vs gözetilerek karar tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı ve davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2025