Hisse devir protokolü kaporasının eksik iadesi nedeniyle açılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı davasının Yargıtay 11. Hukuk Dairesindeki temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirket hisse devir protokolü kapsamında davacı tarafından ödenen 300.000 USD kaporanın hisse devri gerçekleşmeyince sadece 150.000 USDsinin iade edilmesi üzerine, kalan bakiye 150.000 USDnin iadesi ve icra takibine itirazın iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin bireysel davalı aleyhine kapora iadesine ve icra inkar tazminatına hükmetmesi, şirket aleyhine açılan davayı usulden reddetmesi ve bu kararın davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesinin ardından, dosyanın Yargıtay nezdindeki temyiz incelemesini konu almaktadır.
11. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.10.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 16.06.2021 tarihinde, davalı ...'ın tek pay sahibi olduğu ... San. ve Tic. A.Ş.'nin hisselerinin %50’sinin davacıya devri hususunda protokol imzalandığını, imzalanan protokol uyarınca müvekkilinin mezkur satış işlemi için davalılara ileride satış bedelinden düşülmek üzere 300.000,00 USD kapora vermeyi, davalıların ise protokol tarihinden itibaren 45 gün içerisinde belirlenen bedel ve koşullar mukabilinde Şirket’in %50 hissesini davacıya devretmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davacının, 18.06.2021 tarihinde davalı Şirket kurumsal hesabına “16.06.2021 tarihli protokol ödemesi” açıklaması ile 300.000,00 USD kapora bedeli gönderdiğini ve böylece protokolden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ancak davalıların, protokol hükümlerine aykırı davranarak 45 gün içerisinde devir ve satış işlemlerini yerine getirmediğini, böylece ödenen kapora bedelini iade yükümlülükleri doğduğunu, 1 yılı aşkın bir süre sonra 20.07.2022 tarihinde davalı Şirket tarafından, müvekkiline "Protokol Ödemesi İadesi” açıklaması ile 150.000,00 USD kısmi bir iade gerçekleştirildiğini, ancak bakiye bedel olan 150.000,00 USD kapora bedelinin iade edilmediğini, davalılara ihtarname gönderilerek bakiye kapora bedelinin iadesinin talep edildiğini, herhangi bir ödeme gerçekleştirilmemesi üzerine davalılar aleyhine icra takibine girişildiğini, davalıların borca itiraz etiklerini ileri sürerek davalıların borca vaki itirazının iptaline, icra takibinin devamına, %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 16.06.2021 tarihli protokolde davacı ile 1 numaralı davalı ...'ın imzaları bulunduğundan 2 numaralı davalı şirkete davada pasif husumet yöneltilemeyeceğini, protokolün konusunun davalı ...'a ait hisselerin bir kısmının satışı olduğunu, davacı kapora göndermiş ise de hisse devir ve satış işleminin gerçekleşebilmesinin 45 gün içinde bedel ve ödeme koşullarında mutabık kalınması şartına bağladığını savunarak davalı ... açısından davanın esastan reddine, davalı şirket açısından davanın pasif husumet ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı ... arasında hisse devir protokolü imzalandığı, bu protokol gereğince davacı tarafça 300.000,00 USD ödeme yapıldığı, ancak hisse devrinin gerçekleşmediği, davalı tarafça bu paranın 150.000,00 USD'sinin iade edildiği sabit olmakla, verilen paranın hisse satış bedelinden düşülmek üzere verilmiş olmakla bağlanma parası olduğu, protokolün son maddesine göre, bağlanma parasının, alıcının işlemden vazgeçmesi durumunda cayma parasına dönüşeceği ve kapora olarak verdiği bedelin kendisine iade edilmeyeceği, davalı tarafın, davacının hisse devrine yanaşmadığını, hisse devir işlemlerinin yapılması için bedel ve ödeme koşullarının tek başına ... tarafından sağlanmasının mümkün olmadığını beyan ettiği, bu beyana göre sözleşmenin asli unsurlarında eksiklik olduğundan sözleşmenin geçersiz olduğu, sözleşme geçerli kabul edilirse de, hisse devrine davacının yanaşmadığını iddia eden davalı tarafın bu iddiasını ispata yarar herhangi bir delil sunmadığı, ispat yükünün davalıda olduğu, davacının davasını ispatladığı gerekçesiyle davalı şirket aleyhine açılan davanın usulden reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın, kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı borçlu ...'ın icra dosyasına yaptığı itirazın 692,01 TL asıl alacak, 150.000,00 USD asıl alacak ve 295,89 USD işlemiş faiz yönünden iptaline ve takibin bu miktarlar üzerinden devamına, hüküm altına alınan asıl alacaklara takip talebinde belirtildiği şekilde faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 551.123,13 TL icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu protokolde, ilgili şirketin hisselerinin devri kararlaştırılmasına rağmen, şirketin devir sözleşmesinin tarafı olması sonucu çıkamayacağından, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği, bu nedenle de, davalı şirkete karşı açılan davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, protokolde yazılı tutarın bağlanma parası olduğu ve davacı tarafından yapılan toplam ödemenin 300.000,00 USD olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 177. maddesine göre sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verildiği, ödenen bedelin TBK'nın 178. maddesi kapsamında cayma parası olmadığı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!