Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyetin, tanık beyanları ve örgütsel faaliyetlerle sabit görülerek Yargıtay 3. Ceza Dairesince onanması.
Özet: Yargıtay, sanığın 2010-2012 yıllarında terör örgütü içinde bölge imamı olarak görev aldığına ve 2015te örgütsel sohbetlere katıldığına dair etkin pişmanlık tanık beyanlarına dayanan ilk derece mahkemesinin silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verdiği mahkumiyet kararını, usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerin hukuka uygun elde edildiği ve cezanın şahsileştirildiği gerekçesiyle onamıştır.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 21. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince REDDİNE,Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;2010-2012 yıllarında örgüt içerisinde Keçiören küçük bölge imamı olarak daha sonra ... küçük bölge sorumluluğu görevi aldığına, infaz koruma memuru olarak görev yapmaktayken ev arkadaşı ile birlikte vaaz videoları izletilen kendilerinden himmet talep edilen örgütsel içerikli sohbetlere 2015 yılı içerisinde tanıkla birlikte katıldığına yönelik hakkında etkin pişmanlıktan faydalanan tanık beyanları bulunan sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair kabulde ve verilen hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.