Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, trafik kazası sonucu araç hasarı ve mahrumiyet bedeli tazminatına dair istinaf kararını verdi.
Özet: Bu hukuki evrak, 10.12.2023 tarihli bir trafik kazası sonucu ortaya çıkan maddi ve araç mahrumiyet tazminatı talebine ilişkin bir istinaf incelemesini özetlemektedir; davacı, karşı tarafın yüzde yüz kusurlu olduğu kazada aracında 119.000 TL hasar oluştuğunu, 60.000 TLsinin sigorta tarafından ödendiğini belirterek kalan 59.000 TL ile 1.000 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sürücüden ve sigorta şirketinden (poliçe limiti dahilinde) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmekte; davalı sigorta şirketi ise 120.000 TL poliçe limitinden 60.000 TL ödeme yaptığını ve poliçe kapsamında başkaca sorumluluğu kalmadığını iddia etmektedir.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
KATİP
: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ... Esas ... Karar
DAVACI
: ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVALI
: 1- ........
VEKİLİ
: Av.....
2- ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.12.2023 günü saat 12:10 sularında, davalı ........'nun sevk ve idaresindeki ........ plakalı araç, ........ Tesisleri istikametinden gelip Şehir Hastanesi istikametine doğru seyrederken en sol şeritten en sağ şeritte bulunan ve aynı istikamette seyir halinde olan davacı ........'ın sevk ve idaresindeki ........ plakalı aracına yan kısmına çarpması sonucunda davacının aracı savrulmuş ve yolun sağında bulunan elektrik direğine de aracının ön kısımlarıyla çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde karşı taraf olan ........'nun sevk ve idaresindeki ........ plakalı aracın 2918 sayılı KTK'nın 46/2-B trafik kurallarını ihlal ettiği ve asli kusurlu olduğu ( %100 kusurlu ) kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, olayda davacının ise hiçbir kusuru bulunmadığını, iş bu kaza nedeniyle davacının aracında büyük miktarda hasar meydana geldiğini, davacının davalının sebebiyet verdiği kaza nedeniyle aracından mahrum kaldığını, davacı ve eşi Havva Koçak'ın kazada yaralandığını, davacı ve eşi tedavi süreçlerinde taksi ile hastaneye gitmek zorunda kaldıklarını, kaza tarihi olan 10.12.2023 tarihinden bu zamana kadar davacının aracından mahrum kaldığını, hasar ve mahrum kalma bedeline ilişkin bilirkişi marifetiyle tespit talebinde bulunduklarını, bu işlemin Konya .... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından delil tespiti ile yapıldığını, 119.000 TL'lik zararın 60.000 TL'lik kısmı sigorta şirketi tarafından ödendiğini kalan 59.000 TL ve olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi bakımından davalı ........ ile mütelsil sorumlu olduklarını belirterek, davacının zararının tam ve kesin miktarının tespit edilmesi gerektiğini, 6100 sayılı HMK m. 107/2 gereğince fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere şimdilik 1.000 TL bakiye maddi tazminatın 10.12.2023 (kaza tarihi) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) ile diğer davalı ........'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, şimdilik 1.000 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 10.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ........'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, Konya .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D. İş ... K. sayılı delil tespiti dosyasından yapılan yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ........ A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; ........ plakalı araç davalı sigorta şirketi nezdinde ........ poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile █████/2023-█████/2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000 TL olduğunu, poliçe kapsamında, başvurana maddi hasara ilişkin 60.000 TL ödeme yapıldığını, poliçe limitimiz, poliçe süresince araç başı toplam limit olup ödemesi yapıldığını, bu tutarların poliçe bakiye limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davacının dava açmadan önce sigorta şirketine usulüne uygun olarak başvuruda bulunmadığını, ayrıca hasara ilişkin belgelerin davacı tarafından sunulmadığını, hasarın maddi bedelini ödediğini gösterir bir belge de davacı tarafça sunulmadığını, maddi hasar bedelinin davacıya ödendiğini, bakiye bedel kalmadığını, hesaplamaların doğru yapıldığını, davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklı tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, davalı sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu onarım merkezinde başvuran aracının zararını giderebilecekken davalı şirket bu hakkını kullanamadığını, genel şartların B.2. Tazminat ve giderlerin ödenmesi maddesi 2.2. bendinde yedek parçalara, sigortacı yedek parça tedarik iskonto uygulaması olarak en az %32 oranında, aksi halde genel sektör uygulaması olarak en az %20 iskonto uygulaması gerektiğini, kaza tespit tutanağındaki kusur durumuna itiraz ettiklerini, araç mahrumiyet tazminatının sigorta poliçesi kapsamında olmadığını, dosyaya sunulan tespit raporunu da kabul etmediklerini belirterek, davanın usulden reddine bu mümkün olmaz ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ davaya herhangi bir beyan dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Dava; trafik kazasına ilişkin olarak maddi tazminat talebine ilişkindir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Konya .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı tespit dosyasında; makine mühendisi bilirkişi █████/2024 tarihli raporda sonuç olarak; toplam hasar miktarının 119.000 TL olduğu, araç mahrumiyetinden kaynaklı zararın 6.000 TL olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce kusur, hasar ve araç mahrumiyetine ilişkin olarak adli trafik bilirkişisi ile makine mühendisi bilirkişilerden rapor alınmış, bilirkişiler █████/2025 tarihli raporda sonuç olarak; davalı ........ A.Ş sigortalı ........ plaka sayılı otomobilin davalı sürücüsü ........'nun; 2918 Sayılı KTK' nun 46/b ve c maddelerinde açıklanan trafik kurallarını, KTY' nin 137/A maddesi ve bentlerinde açıklanan trafik kuralları ile bu kurallara karşılık gelen 2918 Sayılı KTK' nun trafik kazalarında asli sürücü kusurlarından sayılan 84/ j (Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama) trafik kuralını da ihlal ettiği, %100 oranında kusurlu olduğu, ........ plaka sayılı otomobilin sürücüsü davacı ........'ın ise; kural ihlalinin bulunmadığı, davaya konusu aracın onarımının ekonomik olmayacağından dolayı hasarlı olarak değerlendirilmesi gerekerek, pert edilmesi gerektiği, aracın pert edilmesinden dolayı değer kaybının olmayacağı, ........ plakalı otomobilin █████/2023 tarihinde karıştığı kazadan dolayı kaza tarihinde araçta meydana gelen toplam hasar miktarının 160.000 TL olacağı, sovtaj değerinin 40.000 TL olduğu, %100 kusur oranına göre davacının davalılardan talep edeceği sovtaj değeri ve sigorta şirketinin ödemiş olduğu miktarı düşersek bakiye toplam zarar miktarının; %100 x 160.000- 40.000-60.000 = 60.000 TL olduğu, poliçe limitinin 120.000 TL olduğu, bakiye limitin ödenmiş olan 60.000 TL miktarı düşersek 120.000-60.000=60.000 TL olduğu, meydana gelen kazadan dolayı ........ plakalı otomobilin █████/2023 tarihinde karıştığı kazadan dolayı araç yokluğundan kaynaklı zarar miktarının 6.000,00 TL olacağı, kusur oranına göre davacının, davalıdan talep edeceği araç mahrumiyet tazminat miktarının; %100 x 6.000,00=6.000,00TL olacağı belirtilmiştir.
Davacı vekili █████/2025 tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle; 1.000 TL olarak talep ettikleri hasar bedelini 59.000 TL daha arttırarak 60.000 TL'ye yükselttiklerini, bu bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini, ayrıca 1.000 TL olarak talep ettiği araç mahrumiyet bedelini 5.000 TL arttırarak 6.000 TL'ye yükselttiklerini, bu bedelin davalı ........'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Faiz başlangıcı açısından yapılan değerlendirmede; uyuşmazlığın haksız eylemden kaynaklandığı, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerektiği, bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabul edileceği, █████/2024 tarihinde temerrüde düştüğü Mahkememizce kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacının meydana gelen trafik kazsı nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunduğu, dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ilen bedel artırım dilekçesi bir arada değerlendirilerek, davanın kabulüne l karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
DAVANIN KABULÜ ile;
Araç hasar tazminatından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden 60.000,00 TL'nin davalı ........ yönünden kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren, diğer davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden 6.000,00 TL' nin, davalı ........'dan kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı ........ A.Ş. vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; huzurdaki dosyada yasal dava koşulları gerçekleşmemiş olup bu gerekçe ile öncelikle usulden ret kararı verilmesi gerekirken müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmasının açıkça mevzuata aykırılık teşkil ettiğini, huzurdaki başvurunun "belirsiz alacak davası" şeklinde ikame edilmesi HMK'nın ilgili maddelerine açıkça aykırı olup başvurunun bu gerekçe ile de reddini talep ettiklerini, araç rayiç değer belirlemesinin araç kullanım tarzı, kilometresi, önceki kazaları vb. tüm kriterlerin incelenmesi ve bu kriterler çerçevesinde yapılması gerektiğini, tüm hususların hassas bir şekilde araştırılması gerektiğini, başvuran aracın uğradığı zararın kasko sigortacısı tarafından karşılanıp karşılanmadığı netleştirilerek mükerrer ödemenin önüne geçilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, kaza tarihi itibariyle benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, yerel mahkeme tarafından faiz başlangıç tarihi hatalı belirlenmiş olup faize hükmedilecekse dahi bu tarihin müvekkili şirket yönünden dava tarihi olması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından ikame edilen bu dava için görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri değil, asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, araç rayiç değerinin bilirkişi tarafından hatalı hesaplandığını, bilirkişi raporunda dava konusu aracın onarımının ekonomik olmayacağından dolayı pert edilmesi gerektiğinin tespit edildiğini, bu tespitin hatalı olduğunu, davacının taleplerinin anlaşılır ve net olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak hüküm hakkındaki itirazları doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
1-Davalı ........'nun görev itirazında;
Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK'nın 5/1 maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren Yasanın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği ise, göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Somut olayda davalılardan Sigorta, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle TTK'nın 4/1-a ve 5/1 maddeleri gereği dava ticari dava olmakla asliye ticaret mahkemesi görev alanı içinde bulunmakta olup buna yönelik itiraz yerinde bulunmamaktadır. (Bkz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi(nin █████████ esas █████████ karar,█████████ Esas ve █████████ Karar, ██████████ esas ve █████████ Karar sayılı ilamları)
2-Davalı ........'nın, davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığı, dolayısıyla faiz başlangıç tarihine istinafı;
2918 sayılı KTK'nın 97.maddesinde, 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik neticesinde, 97.maddenin eski metninde, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında ön görülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi, dava açabilme hakkı mevcut iken 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda madde hükmü "Zarar görenin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 Sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir" denilmiştir.
Yukarıda maddede yapılan değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMMS sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacaklardır. Öncelikle sigortacıya tazminatın ödenmesi için genel şartlarda belirtilen belgeler ile yazılı olarak başvuracaklar ve yazılı başvurudan itibaren 15 gün içinde kendilerine cevap verilmez ya da verilen cevap hak sahibinin talebini karşılamaz ise, hak sahibi tazminat için dava açabileceği gibi tahkime de başvurabileceklerdir. Bu hali ile trafik kazaları nedeniyle zarara uğrayanlar sigortaya davadan açmadan önce mutlaka sigortacıya yazılı başvuruda bulunmak zorundadırlar. Dava açabilmeleri için yazılı başvurudan itibaren 15 günlük sürenin dolmuş olması gerekmektedir. Bu sebeplerle davadan önce yazılı başvuruda bulunmak ve başvurudan itibaren 15 günlük sürenin geçmesi ZMMS sigortacısına tazminat davası açılmasının ön şartıdır. Bu husus anılan maddenin değişiklik gerekçesinde vurgulanmıştır.
6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının düzenlendiği 114.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeye göre "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır".
HMK 115. maddenin 1.fıkrasında ise, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." denilmiş,
2.fıkrada ise, "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." düzenlemesi mevcut olup;
6407 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı araç nedeniyle meydana gelen trafik kazasın nedeniyle davacınım, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketlerine başvurduğu anlaşılmıştır.
Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir.
Bu halde yasada belirtilen başvuruya ilişkin ön koşulun yerine getirildiği, temerrütün █████/2024 tarihi itibariyle oluştuğu, anlaşılmakla bu hususlara yönelik davalı sigortanın itirazı yerinde değildir.
3-Kusur itirazının incelenmesinde
:
Mahkemece trafik bilirkişi ve makine mühendisi bilirkişisinden alınan █████/2025 tarihli raporunda; ........ plaka sayılı otomobilin davalı sürücüsü ........' nun; 2918 Sayılı KTK' nun 46/b ve c maddelerinde açıklanan trafik kurallarını, KTY' nin 137/A maddesi ve bentlerinde açıklanan trafik kuralları ile bu kurallara karşılık gelen 2918 Sayılı KTK' nun trafik kazalarında asli sürücü kusurlarından sayılan 84/ j (Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama) trafik kuralını da ihlal ettiği, %100(Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, ........ plaka sayılı otomobilin sürücüsü davacı ........' ın ise; kural ihlalinin bulunmadığı, görüşünün bildirildiği, raporun, denetime elverişli, açıklayıcı, kaza tespit tutanağı ve olayla uyumlu olduğu anlaşılmakla, itirazın reddi gerekmiştir.
4-Davalı sigortanın belirsiz alacak davası açılamayacağı itirazının incelenmesinde:
6100 sayılı HMK’nin belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. Maddesinde ”(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir.
5-Davalıların Hasar raporuna itirazın incelenmesinde :
Davalılar gerçek zarardan sorumludur. Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, Yargıtay 17. HD İçtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirildiği, Hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlendiği ve akabinde bu duruma göre tamirinin ekonomik olup olmadığı belirlendiği, tamiri ekonomik olmadığı için piyasa koşullarına göre kazadan önceki 2. el piyasa rayiç bedelinin ve kazadan sonraki hurda (sovtaj) değeri belirlenmiş belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi yerinde olup itiraz yersizdir.
(Nitekim emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi █████████ E █████████K sayılı ilamı)
Anlatılan nedenlerle, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı ........ vekilinin ve davalı ........ A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı ........ vekilinin ve davalı ........ A.Ş. Vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 4.508,46 TL harçtan peşin alınan 1.128,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.380,46 TL harç giderinin davalı ........'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Alınması gereken 4.098,60 TL harçtan peşin alınan 1.100,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.998,60 TL harç giderinin davalı ........'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan masrafların kendileri üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.█████/2025
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!