Vekalet görevinin kötüye kullanılarak miras paylarının usulsüz devri nedeniyle tapu iptali ve tazminat talebi üzerine verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı.
Özet: Davacı, mirasbırakanlarından kalan taşınmazlardaki paylarını intikal ve kat karşılığı inşaat sözleşmeleri için vekil tayin ettiği yeğeninin, vekalet görevini kötüye kullanarak bu payları bilgisi ve rızası dışında, satış bedelini ödemeksizin babasına ve üçüncü bir şirkete devrettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil yahut tazminat talebinde bulunmuş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, vekilin vekalet görevini kötüye kullandığına ve satış bedellerini ödediğini ispatlayamadığına hükmederek, bir taşınmaz için tapu iptali ve tescile, diğeri için ise vekilden tazminata karar vermiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Akçakoca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ
: 16.02.2023
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; mirasbırakanlarından kalan taşınmazların intikal işlemlerini ve bu taşınmazlarla ilgili kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapması için davalı yeğeni ...’i vekil tayin ettiğini, vekilin gerekli intikalleri yaptığını, ancak bilgi ve rızası dışında vekalet görevini kötüye kullanarak 96... parseldeki miras payını babası olan davalı ...’ye, 97... parsel sayılı taşınmazdaki payını ise dava dışı .. ... Kuyumculuk İnşaat Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti’ye satış suretiyle devrettiğini, 97... parsel sayılı taşınmazın malikleri ile dava dışı ... ... Kuyumculuk arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, kendisine herhangi bir satış bedeli ödenmediğini ileri sürerek dava konusu 96... parsel sayılı taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescile, olmadığı takdirde taşınmazdaki payının gerçek değerinin davalılardan tahsiline, 97... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise taşınmaz üzerine inşa edilecek binadan payına karşılık gelecek bağımsız bölümlerin değerinin tespiti ile davalılardan tazminine karar verilmesini, davanın dava dışı ... ... Kuyumculuk İnşaat Mühendislik San. ve Tic. Ltd.Şti’ye ihbar edilmesini istemiş; 12.04.2022 tarihli dilekçesi ile 96... parsel sayılı taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescile, olmadığı takdirde 1.131.866,67 TL'nin davalılardan tahsiline, 97... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise 1.487.421,60 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar; davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, vekil ...’in gerçekleştirmiş olduğu tüm işlemlerin davacının bilgisi dahilinde olduğunu, davacının satışa konu paylarına karşılık yıllardır parça parça ödemeler yapıldığını, davacının paylarının satın alınması konusunda davacı ile anlaşıldığını, vekaletnamenin de bu amaçla verildiğini, satış bedeli olarak davacıya davalı ...’in hesabından 25.000,00 TL havale yapıldığını ve elden de 25.000,00 TL ödemede bulunulduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; vekil tarafından davacının 96... parsel sayılı taşınmazdaki paylarının babası olan diğer davalı ...’ye devredildiği, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, davalı ...’nin de bunu bilebilecek durumda olduğu, 97... parsel sayılı taşınmazın satış bedelinin davacıya ödendiği hususunun vekil tarafından ispat edilemediği, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle 96... parsel sayılı taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne, 97... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kısmen kabulü ile 915.900,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı vekil ...’ten tahsiline karar verilmiş, karara ilişkin davacı vekilinin tashih talebi Mahkemece 16.02.2023 tarihli ek karar ile reddedilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl karar ve ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve Mahkemenin asıl kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vekil ... tarafından davacının dava konusu 96... parsel sayılı taşınmazdaki payının babası olan diğer davalı ...’ye, 97... parsel sayılı taşınmazdaki payının ise dava dışı ... ... Kuyumculuk İnşaat Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti’ye satış suretiyle devredildiği, vekil tarafından satış bedellerinin davacıya ödendiği iddiasının ispat edilemediği, 97... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bina inşa edildiği, bilirkişi raporuna göre davacının bu taşınmazdaki payı karşılığı davacıya düşecek bağımsız bölümlerin dava tarihindeki değerinin 915.900,00 TL, keşif tarihindeki değerinin 1.487.421,60 TL olarak belirlendiği, davacı tarafça iddianın ispat edildiği, 97... parsel sayılı taşınmazda vekil tarafından diğer davalı ...’ye yapılan bir devir bulunmadığı, bu nedenle davacının bu taşınmazdaki payına ilişkin tazminat talebi yönünden sadece davalı vekil ...’in sorumlu tutulmasında ve taraf vekilleri lehine hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı lehine hükmedilen tazminattan davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekmesine rağmen sadece davalı ...’in sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, her iki davalının birlikte hareket ettiklerini, reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de hatalı hesaplandığını, eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, taşınmazların karar tarihine en yakın tarihli değerlerinin tespiti ve bu hususta davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması yolundaki talep yönünden bir hüküm tesis edilmediğini, denkleştirici adalet ilkesi gereğince taşınmazın karar tarihine en yakın değeri üzerinden tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazlarda davacıya düşen payların geçmiş borçlarına karşılık olarak üzerine bir miktar para da eklenmek suretiyle vekil eden tarafından satın alındığını, tanık beyanlarının da bu hususu desteklediğini, davacıya banka havaleleri yanında elden de ödemeler yapıldığını, davacıya banka kanalı ile gönderilen paraların borç olarak verildiğini, davacının davalı ...’ye olan geçmiş borçlarının da elden ödenen bedellerden mahsup edildiğini, 97... parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmedilen tazminat bedelinin yüksek olduğunu, davanın tümden reddedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil ve tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; ... 5. Noterliğinin 29.11.2017 tarihli ... yevmiye nolu ve ... 6. Noterliğinin 17.05.2018 tarihli 6017 yevmiye nolu vekaletnameleri ile davacı ...'ın yeğeni olan davalı ...’i vekil tayin ettiği, davalı vekil ...’in, davacının 97... parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 payını 15.03.2018 tarihinde dava dışı ... ... Kuyumculuk İnşaat Mühendislik ve Ticaret Ltd. Şti’ye, 96... parsel sayılı taşınmazdaki elbirliği mülkiyetindeki payını (1/6) ise 18.05.2018 tarihinde babası olan diğer davalı ...’e satış suretiyle devrettiği, dava konusu 97... parsel sayılı taşınmazda 30.05.2019 tarihinde kat irtifakı tesis edildiği, oluşan bağımsız bölümlerin dava dışı üçüncü kişiler adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden davacı vekilinin adli yardım talebi İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiş olup harç yatırılmadığından, aşağıda yazılı 886,80 TL temyiz başvuru harcı ile 615,40 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Aşağıda yazılı 83.166,58 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!