Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, Ankaradaki park ve spor alanı olarak ayrılan taşınmazda fiili el atma ve bedel tespiti ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı hissedarların kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin kabul kararının ardından, davalı idarenin istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek ilk derece kararı kamu düzeni gereği düzeltilerek yeniden kabul kararı verilmiş; temyiz incelemesinde ise bazı davacılar yönünden kesinlik sınırı altında kalan miktarlar nedeniyle temyiz dilekçesi reddedilirken, bir davacı yönünden temyiz kabul edilmiş ve uyuşmazlığın, imar planındaki park ve spor alanı vasfı ile üzerindeki yapılar nedeniyle fiili el atmanın gerçekleştiği ve emsal karşılaştırmasıyla bedel tespitinde isabetsizlik bulunmadığı yönündeki bölge adliye mahkemesi kararının hukuki değerlendirilmesi üzerine odaklandığı bir süreci özetlemektedir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararKARAR
: Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 10. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Davacı ... dışındaki davacılar yönünden hüküm altına alınan bedel Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin davacı ... dışındaki davacılar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı idare vekilinin davacı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduklarını, dava konusu taşınmaza davalı tarafından park ve yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; görev ve husumet itirazında bulunduklarını, görevli mahkemenin İdare Mahkemesi olduğunu, davacı tarafın uzlaşma başvurusunun bulunmadığını, müvekkili idarenin taşınmaza fiilen el atmasının mevcut olmadığını, tüm sorumluluğun ilçe belediyesine ait olduğunu, el atmanın şartlarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin ... Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, el atılmadığını, mülkiyetin kısıtlanmadığını, sorumlu olmadıklarını, davanın reddi gerektiği ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi 280 41... parsel sayılı taşınmazın imar planlarında "Park ve Spor Alanı" olarak ayrıldığı, keşif tarihi itibarıyla mahallinde yapılan inceleme sonucunda üzerinde yaya merdiveni ve asansörü ile taş istinat duvarı bulunduğu, bu yönüyle fiilen el atma olgusunun gerçekleştiği anlaşıldığından arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak bedel tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek gerekçeli kararın hüküm fıkrasının harca ilişkin bölümü düzeltilmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçisnde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) getirilen Ek Madde 4 gereği harç ve vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili isteme ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi 280 41... parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmaza, park ve yaya asansörü yapılmak suretiyle el atıldığı anlaşıldığından fiilen el atılan bölümler ile proje bütünlüğü ilkesi uyarınca imar planında park ve spor alanında olan bölümlerin bedeline hükmedilmesinde ve 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. Eldeki dava 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkin olup 04.11.1983 tarihinden sonra kamulaştırma yapılmaksızın el konulan taşınmazlar hakkında açılan davalara ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yasal düzenleme bulunmadığı, bu davaların kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı nazara alındığında nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden;Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,B.Davalı İdare Vekilinin Davacı ...’e İlişkin Temyizi Yönünden;Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idare tarafından fazladan yatırılmış olan aşağıda yazılı harcın istenildiğinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.