Elektrik satış sözleşmesinin fesih usulüne uyulmaması nedeniyle otomatik yenilenen sözleşmeye dayalı cezai şart alacağı talebine ilişkin 11. Hukuk Dairesi kararı.
Özet: Elektrik enerjisi satış sözleşmesinde tarafların noter veya iadeli taahhütlü mektup ile yapılması gereken yazılı fesih bildirimini e-posta yoluyla gerçekleştirmesi üzerine, ilk derece mahkemesi, sözleşmenin usulüne uygun feshedilmediğini ve otomatik olarak yenilenerek davalının tedarikçi değiştirmesinin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle sözleşmede belirlenen son iki aylık fatura bedeli tutarındaki cezai şartın geçerli olduğunu belirterek davacının icra takibine yapılan itirazın iptali talebini haklı bulmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ Esas, █████████ KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı aleyhine faturaya dayalı alacağa dayalı icra takibi başlatıldığını, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında 28.11.2017 tarihinde Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca davalıya elektrik satışının 01.01.2018 tarihi itibari ile başladığını, davalının işbu sözleşme hitam tarihi olan 01.01.2019 tarihinden 60 takvim günü öncesinde bildirimde bulunmaması nedeniyle sözleşmenin 01.01.2020 tarihine uzadığını, yenilenen yılda da hitam tarihi olan 01.01.2020 tarihinden 60 takvim günü neticesinde bildirimde bulunulmayarak sözleşmenin birer yıl süre ile yenilendiğini, sözleşmenin hitam tarihinin son olarak 01.01.2021 tarihi olduğunu ancak davalının bildirim yapmaksızın sözleşmede belirlenen fesih bildirim süre ve şekline uyulmaksızın 01.02.2020 tarihinde tedarikçi değişikliği yapmak suretiyle sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme uyarınca davalıya cezai şart faturaları tanzim edilip gönderildiğini, davalının kendisine gönderilen cezai şart faturasına itiraz ederek faturayı iade ettiğini, ödeme yapılmaması nedeniyle huzurdaki davaya konu icra takibinin başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile % 20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin e-mailde de beyan ettiği üzere sözleşme bitiş tarihinden 1 hafta önce yeni dönemde sözleşmenin yenilenmeyeceğini davacıya bildirdiğini, abonelik sözleşmesinin 1 yıllık düzenlendiğini, ayrıca müvekkilinin davacıya gönderilen e-mailde yeni dönem için fiyat teklifi talep ettiğini, davacının bu maile cevap dahi vermediğini, müvekkili şirketin farklı bir tedarikçi ile sözleşme bitiş tarihinden 1 ay sonra anlaşma yaptığını, bu geçen süreçte davacının, müvekkilinin yeni dönem için abonelik sözleşmesinin yenilenmeyeceğine ve yeni dönem fiyat teklifi talebine ilişkin hiçbir geri dönüş yapmadığını ve itiraz etmediğini, davacının basiretli davranmadığını, uygulamada çoğunlukla mal veya hizmeti sunan kişinin önceden hazırladığı matbu sözleşmeyi abonenin imzalamasıyla bu ilişkinin doğduğunu, dava konusu sözleşmenin ekinde bulunan tüketim listesinde davacının davalıya % 30 indirim yapacağını vaat ettiğini ancak süre gelen aylarda bu vaadine uymadığını ve müvekkili şirketin davacı ile yeni dönem için çalışmama kararı aldığını, davacının müvekkili ile sözleşmenin yürütüldüğü dönemde haksız ve kötü niyetli olarak fazla bedel fatura tahakkuk ettiğini, müvekkili şirketin tüketici konumunda olup, tek taraflı olarak düzenlenen cezai şarta dayanılarak alacak iddiasında bulunulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9.1 maddesinde taraflardan her birinin sözleşmenin sona ermesinden 60 gün önce sözleşmeyi feshettiğine ilişkin yazılı bildirimi karşı tarafa iletmediği sürece sözleşmenin aynı şartlarla 1 yıl daha uzayacağının kararlaştırıldığı, 9.3 maddesinde alıcının sözleşmeye aykırı olarak sözleşmeyi feshetmesi veya tedarikçi değişikliğine gitmesi halinde alıcının son iki aylık elektrik faturası bedellerinin toplamı tutarında cezai şart bedelini cezai şart ödenmesine ilişkin ihtarın kendisine tebliğinden itibaren 7 iş günü içerisinde ödeyeceğini taahhüt ettiği, aynı sözlemenin bildirimler başlıklı 11.7 numaralı maddesinde alıcının bildirimleri ıslak imzalı ve yazılı olarak noter veya iadeli taahhütlü mektup yoluyla satıcıya iletmediği sürece satıcının e-posta aracılığı ile iletilen bildirimleri kabule yükümlü olmadığının kararlaştırıldığı, davalı şirketin ise 23.12.2019 tarihinde davacı şirkete e-posta yoluyla 31.01.2020 tarihi itibariyle sözleşmenin sona ereceği bildirimini gönderdiği ve sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği ancak davacının icra takibine konu ettiği alacağın dayanağını usulüne uygun fesih olmadığı bahsine dayandırdığı, dolayısıyla sözleşmenin 11.7 numaralı bildirim usulüne uygun olarak davalı şirketin sözleşmeyi feshetmemiş olduğu, sözleşmenin 1 yıl daha uzadığı bu nedenle yeni tedarikçi ile anlaşma yapılmasının sözleşmenin 9.3 maddesine de aykırı olduğu, defter incelemesi sonuçları da dikkate alınarak cezai şart faturasına ilişkin bedelin dayanağı olan son iki fatura bedeli toplamının takip miktarı ile örtüştüğü, cezai şart bedelinin likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, sözleşmenin süresinden önce feshedildiği iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.