Danıştayın, 2013 Cilvegözü patlamasında vefat edenin ailesinin maddi-manevi tazminat taleplerinde idarelerin sosyal risk ve müteveffanın müterafik kusuru çerçevesinde sorumluluğunu ele alan kararın düzeltilmesi.
Özet: 2013teki Cilvegözü Sınır Kapısı patlamasında hayatını kaybeden şahsın yakınlarının maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi eş ve oğulun taleplerinden feragat etmesi nedeniyle bu kısımlarda karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş, ancak kardeşlerin manevi tazminat talepleri için Milli Savunma ile Gümrük ve Ticaret Bakanlıklarını sınır güvenliği ve geçiş yasaklarını uygulamadaki kusurları nedeniyle sorumlu bulmuştur; müteveffanın yasaklı bölgede bulunmasından kaynaklanan müterafik kusuru dikkate alınarak idarelerin sosyal risk ilkesi gereği sorumluluğunun devam ettiği ve kardeşlerin tazminatının bu kusur indirimiyle ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No
: █████████Karar No
: ████████KARARIN DÜZELTİLMESİNİİSTEYEN (DAVACILAR)
: 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ...VEKİLİ
: Av. ...DİĞER DAVACILAR
: Kendi adına asaleten ... adına velayeten ...KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1- ... Bakanlığı / ...VEKİLİ
: Av. ...2- ...... Bakanlığı / ...VEKİLİ
: Av. ...3- ... Bakanlığı / ...VEKİLİ
:1. Huk. Müş. Yrd. V. ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN_KONUSU
:Danıştay Onuncu Dairesince verilen █████/2020 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesine karar verilmesi istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: █████/2013 tarihinde Hatay ili, Reyhanlı ilçesi, Cilvegözü Sınır Kapısı'nda meydana gelen patlama sonucu hayatını kaybeden müteveffa ...'nin eşi, çocuğu ve kardeşleri tarafından maddi ve manevi zararlarının 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanması talebiyle İçişleri Bakanlığına yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine müteveffanın eşi ... için 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, oğlu ... için 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, kardeşlerden her biri için ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 302.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla, davacılardan müteveffanın eşi ... ve oğlu ... tarafından █████/2013 tarihinde sunulan dilekçe ile maddi ve manevi tazminat taleplerinden feragat edildiği belirtildiğinden, söz konusu kişiler yönünden, feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, müteveffanın kardeşleri ..., ..., ..., ... ve ...'nin manevi tazminat talepleri İçişleri Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı yönünden incelendiğinde, 3497 sayılı Kara Sınırlarının Korunması ve Güvenliği Hakkında Kanunun, Kara Sınırlarının Korunması ve Güvenliği Hakkında Yönetmeliğin ve Cilvegözü Sınır Kapısı Bağlantı Yolu Güvenlik Protokolünün ilgili maddeleri uyarınca 1. derece askeri yasak bölge içinde yer alan bağlantı yolunda (tampon bölge) suç teşkil eden eylemleri önlemek ve suçluları yakalamakla yükümlü olan Milli Savunma Bakanlığının olayda kusurlu olduğu, davacıların patlama olayı nedeniyle meydana gelen manevi zararlarını sosyal risk ilkesine göre tazmin etmesinin sosyal hukuk devleti ve hakkaniyet gereği olduğu, Suriye'deki Bab-el Havva Sınır Kapısı'nın █████/2012 tarihinde muhalif güçlerin eline geçmesi üzerine Cilve Gözü Sınır Kapısı'ndan yapılacak giriş çıkışlara yönelik Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazıları ile yeniden düzenleme yapıldığı, buna göre Türk vatandaşlarının sınır kapısından Suriye tarafına geçirilmesinin yasaklandığı, anılan yazı doğrultusunda muhtelif Cilvegözü Sınır Kapısı Güvenlik Komisyon Kararlarında Türk vatandaşlarının Suriye'ye geçişlerinin yasak olduğu hususunda kararların alındığı, Suriyedeki iç karışıklıklar nedeniyle Türk nakliye firmaları tarafından taşınan ihraç eşyasının Suriyeli taşıyıcılar aracılığıyla nakline karar verildiğinin de dosya muhteviyatından anlaşıldığı, uyuşmazlıkta, gerek Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün █████/2012 tarih ve ... sayılı yazıları, gerekse anılan karar uyarınca alınan Güvenlik Komisyon Kararlarına rağmen, patlamanın meydana geldiği █████/2013 tarihinde Türk vatandaşı müteveffa ...'nin tampon bölge sınırlarında bulunduğu, Türk vatandaşlarının Suriye sınırına geçişini engellemekle yükümlü olan Gümrük idaresinin olayda kusurlu olduğu, davacıların patlama olayı nedeniyle meydana gelen manevi zararlarının sosyal risk ilkesine göre tazmin edilmesi sonucuna varıldığı, olayda, patlamanın meydana geldiği tampon bölgenin (Bağlantı Yolu Kızlar Sarayı Mevki) Kara Kuvvetleri Komutanlığının sorumluluğunda olduğu anlaşıldığından, İçişleri Bakanlığına izafe edilebilecek herhangi bir kusur/kusursuz sorumluluğunu gerektirecek bir husus bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, öte yandan, müteveffa ...'nin insani yardım malzemesi taşıma maksadıyla patlama olayının gerçekleştiği bölgede bulunduğu ileri sürülmekte ise de, dava dosyasına bu durumu tevsik edici herhangi bilgi veya belge sunulmadığı, anılan bölgeye Türk vatandaşlarının giriş çıkışının yasaklandığı, bu bölgede taşınacak eşyaların Suriyeli taşıyıcılar aracılığıyla yapılmasına karar verildiği, müteveffanın bu kararlara aykırı hareket ederek patlamanın meydana geldiği bölgede bulunmasında müterafik kusurlu olduğu, ancak bu durumun davalı idarelerin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, bu durumda, bahsedilen olayda vefat eden ...'nin kardeşlerinin duyduğu elem ve ızdırabı kısmen de olsa gidermek üzere müteveffanın kusuru da dikkate alınmak suretiyle takdiren davacılardan ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi zararın sosyal risk ilkesine göre davalı Milli Savunma Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca tazmini gerektiği gerekçesiyle davacılardan müteveffanın eşi ... ve oğlu ... yönünden feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davacıların manevi tazminat istemlerinin Milli Savunma Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı yönünden kısmen kabulü ile davacılardan müteveffanın kardeşleri ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın 50.000,00 TL'sinin dava dilekçesinin Milli Savunma Bakanlığına tebliğ edildiği █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte geri kalan 50.000,00 TL'nin ise dava dilekçesinin Gümrük ve Ticaret Bakanlığına tebliğ edildiği █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, manevi tazminat talebinin İçişleri Bakanlığı yönünden fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin ise Milli Savunma Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı yönüyle reddine karar verilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay Onuncu Dairesince, İdare Mehkemesince davacılardan müteveffanın eşi ... ve oğlu ... yönünden feragat nedeniyle konusu kalmayan maddi tazminata ilişkin dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi ve temyize gelen davalı idareler tarafından bu hususa ilişkin temyiz isteminde bulunulmaması nedeniyle Mahkeme kararı bu davacılar yönünden kesinleştiğinden, kararın diğer davacılar ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısımları yönünden inceleme yapıldığı, █████/2013 tarihinde Cilvegözü Sınır Kapısı'nın bağlantı yolu olarak adlandırılan Suriye ve ülkemiz sınır kapıları arasında yer alan tampon bölgede Suriye sınır kapısından giren kişiler tarafından araca gizlenen bombanın patlatılması neticesinde meydana gelen olayın bir terör olayı olduğu, olay öncesinde olaya ilişkin olarak Emniyet ve davalı idarelere herhangi bir ihbar, istihbari bilgi, belgenin ulaşmadığı, mahkeme ve Dairemiz tarafından yapılan ara karar cevaplarına göre davalı idarelerce herhangi bir personel hakkında idari tahkikat ve soruşturmada yürütülmediği görüldüğünden olayda davalı idarelerin hizmet kusuru/kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, dava konusu olayın bir terör olayı olduğu, terör olaylarında kişilerin salt toplumun bireyi olması nedeniyle uğradıkları özel ve olağandışı zararlarının tazmini yönünde sosyal risk ilkesinin 5233 sayılı Kanun ile yasalaştığı ve doğan zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Mahkeme kararında her ne kadar netice itibarıyla manevi tazminat istemi hakkında sosyal risk ilkesine dayalı olarak tazminat belirlense de, dava konusu olayın terör olayı olup olmadığı ve kapsamının 5233 sayılı Kanuna dayalı olarak belirlenmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde düzenlenen kişilerin kendi kasıtları sonucu oluşan zararların bu Kanun kapsamında olmadığı hükmü gereği yapılan inceleme neticesinde, Suriye'deki Bab-el Havva Sınır Kapısı'nın █████/2012 tarihinde muhalif güçlerin eline geçmesi üzerine, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün █████/2012 tarih ve 16083 sayılı yazıları ile Cilvegözü Sınır Kapısı'ndan yapılacak giriş çıkışlara yönelik yeni düzenleme yapıldığı, buna göre Türk vatandaşlarının sınır kapısından Suriye tarafına geçirilmesinin yasaklandığı, anılan yazı doğrultusunda Cilvegözü Sınır Kapısı Güvenlik Komisyonunda da Türk vatandaşlarının Suriye'ye geçişlerinin yasak olduğu hususunda kararların alındığı, bu sebeple yasak bölgeye Türk vatandaşlarının girmesinin engellenmesi amacıyla Türk nakliye firmaları tarafından taşınan ihraç eşyalarının tampon bölgede Suriyeli taşıyıcılar aracılığıyla nakline karar verildiği, Hatay Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün █████/2016 tarihli yazısına göre davacılar yakınının yolcu kayıt sisteminde giriş/çıkışlarına ilişkin kayıt bulunmadığı, yani davacılar yakınının sınır kapısından olayın meydana geldiği tampon bölgeye geçiş yapmadığı, dava konusu olayın meydana geldiği yere kaçak ve hukuk dışı yollarla girdiği, bu nedenle davacılar yakınının kendi kastıyla dava konusu olaydan zarar gördüğü anlaşıldığından davacıların manevi tazminat taleplerinin sosyal risk ilkesi kapsamında karşılanmasının hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.KARAR DÜZELTMETALEP_EDENLERİN_İDDİALARI
: Davacılar tarafından, olayda müteveffanın kusurunun olmadığı, sosyal risk ilkesine göre zararın tazmin edilmesi gerektiği, idarelerin kişilerin tampon bölgeye girişini engelleme noktasında kusurunun bulunduğu ileri sürülerek Daire kararının düzeltilmesi istenilmektedir.KARŞI_TARAFIN_SAVUNMALARI
:Davalı idareler İçişleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Hatay Valiliği tarafından karar düzeltme isteminin hukuki dayanağının bulunmadığı ileri sürülerek reddi gerektiği savunulmakta olup davalı Milli Savunma Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
:Karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizce verilen karar kaldırılarak, İdare Mahkemesi kararının temyize konu manevi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmının gerekçe ile onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2020 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı kaldırılarak davalı idareler Milli Savunma Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığının temyiz istemi yeniden incelendi:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.İdare Mehkemesince, davacılardan müteveffanın eşi ... ve oğlu ... yönünden feragat nedeniyle konusu kalmayan maddi tazminata ilişkin dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi ve temyize gelen davalı idareler tarafından bu hususa ilişkin temyiz isteminde bulunulmaması nedeniyle Mahkeme kararı bu davacılar yönünden kesinleştiğinden, karar; diğer davacılar ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısımları yönünden incelenmiştir.Terör olayları nedeniyle meydana gelen ve sosyal risk ilkesi kapsamında bulunup 5233 sayılı Kanun kapsamında bulunmayan manevi zarara ilişkin tazminat taleplerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, idare hukukunun tazminata ilişkin ilke ve kuralları çerçevesinde 2577 sayılı Kanun'un öngördüğü usullere tabi olarak manevi tazminat isteminin olayın terör olayı olduğu hususu gözetilerek değerlendirilmesi gerekmektedir.Bu halde, öncelikle terör olayı olduğu kabul edilen dava konusu olayda; idarelerin hizmet kusuru sorumluluk halinin bulunup bulunmadığı araştırılıp bu haller yok ise manevi tazminat istemi yönünden genel hükümler kapsamında sosyal risk ilkesi gereğince uyuşmazlık çözümlenmelidir.Dosyanın incelenmesinden, olay öncesi terör eylemi hakkında istihbarat alındığına dair bilgi ve belge bulunmadığından, davalı idarelerin terör olayının meydana gelmesinde hizmet kusuru olduğunu söylemeye olanak bulunmamaktadır.Ayrıca, idari eylem ile davacının uğradığı zarar arasında illiyet bağı bulunmaması; bir başka ifadeyle zararın, idareye tümüyle yabancı üçüncü kişiler olan terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilmesi karşısında; davalı idarelerin kusursuz sorumluluğundan da söz edilemeyeceği görülmektedir.Bu nedenle, yaşanan terör olayı sebebiyle ortaya çıkan manevi tazminat isteminin genel hükümler kapsamında sosyal risk ilkesi gereğince değerlendirilmesi gerekmektedir.Bu itibarla, sosyal risk ilkesi kapsamında manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken olayda davalı Milli Savunma Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığının hizmet kusuru ve müteveffanın müterafik kusuru bulunduğu gerekçesiyle manevi tazminata hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de kararın temyize konu manevi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmı sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idareler Milli Savunma Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığının temyiz istemlerinin REDDİNE,2. ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E
:..., K:... sayılı kararın temyize konu manevi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,3. Davacılar tarafından karar düzeltme aşamasında yapılan yargılama giderinin davalı idareler Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Hatay Valiliği ve Ticaret Bakanlığı tarafından davacılara ödenmesine, temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre iadesine,4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.