İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari istirdat davasında, teminat çeki niteliği, borç yapılandırma anlaşmasıyla ibra ve haciz tehdidi altında yapılan ödemenin iadesi talepleri.
Özet: Davacılar, ticari bayilik sözleşmelerinden kaynaklanan ve borç yapılandırma anlaşmasıyla sona erdiğini iddia ettikleri bir borcun teminatı olarak verilen çek nedeniyle, borçlu olmadıkları halde icra takibi tehdidi altında ödedikleri meblağın iadesini talep etmiş; davalı ise çekin kayıtsız şartsız bir borç ikrarı olduğunu, teminat iddiasının yazılı delille ispatlanamadığını, yapılandırma sözleşmesinin davacı ihlalleri nedeniyle feshedildiğini ve zamanaşımı itirazının mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████KARAR NO
: ████████DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların borçlu olmadıkları halde, haciz tehdidi altında-------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, davacıların öncelikle icraya konu borcun borçlusu olmadıklarını, davalıya herhangi bir borçları bulunmadığını, takibe konu olan 1.300.000,00 TL bedelli çekin, taraflar arasındaki bayilik sözleşmelerinden doğan borcun teminatı olarak verilmiş bir teminat çeki olduğunu, TTK m. 680 hükmü gereği anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, davacı şirketin --------- soruşturması kapsamında ----------yönetimine geçmesinin ardından, şirketin borçlarının ödenmesi ve ticari bütünlüğünün sağlanması amacıyla davalı ile 07.12.2016 tarihinde "Borç Yapılandırma ve Geri Ödeme Sözleşmesi" imzaladığını, bu sözleşme ile önceki bayilik sözleşmelerinden kaynaklanan cari borçların ortadan kaldırılmış (ibra edilmiş) olup, müvekkili şirkete ait 4 adet akaryakıt istasyonunun sevk ve idaresinin 36 ay süreyle davalıya devredildiğini, davacıların, bu yapılandırma ve ödemeler sonucunda teminaten verilen çekle ilgili herhangi bir borcunun kalmadığını ve ibra edildiklerini, ancak, çekin davacılara iade edilmediğini, davalı tarafın, aynı alacağa dayalı olarak birden fazla icra takibi başlatması ve alacak davası açmasının, kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini gösterdiğini, ayrıca, borcun (kabul anlamına gelmemekle) 2016 Eylül itibarıyla üzerinden 8 yıldan fazla süre geçtiği zamanaşımına uğradığını ,esas borç ilişkisine dair davacıların, davalıdan alacaklı olduğu yönünde devam eden------- E. ve-------- E. sayılı derdest davaları olduğunu, mahkemenin gerekli görmesi halinde bu derdest dosyaların bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini beyanla, -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- E. sayılı dosyasına yapılan 3.616.052,54 TL ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek iadesine (istirdadına) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, çekin ticari ilişkiden kaynaklandığını kabul etse de, çekin kayıtsız, şartsız kesin borç ikrarı içeren kıymetli bir belge olduğu ve borçlunun borcu olmadığı iddiasını ancak resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispatlaması gerektiğini (İİK m. 169/a) davacının, icra takibi konusu çek ile ilgili hiçbir ödeme belgesi sunamadığını, teminat çeki olduğu iddiasını ispatlamak için de çeke atıf yapılan yazılı bir sözleşme ya da çek üzerinde bir kayıt ibraz edememiş olduğunu, yerleşik Yargıtay kararlarında da teminat iddiasının usulüne uygun yazılı delil ile ispatının şart koşulduğunu, ayrıca davacının dayanak gösterdiği 07.12.2016 tarihli Borç Yapılandırma ve Geri Ödeme Sözleşmesi'nde, davacının büyük bir borcu olduğu mutabakatla belirlenmiş olup davacının bu sözleşme hükümlerine riayet etmemesiyle sözleşmenin feshedildiği ve borcun arttığını, üstelik bu sözleşmede de takibe konu çeke herhangi bir atıf yapılmadığını davacı şirket yetkilileri hakkında --------- soruşturması kapsamında kayyım atanması ve yönetimin -------- devri düzenlemeleri nedeniyle alacakta zamanaşımının durduğu, dolayısıyla davacının zamanaşımı itirazının da yersiz olduğu, davacının iddialarını kanunun aradığı anlamda ispatlayamadığının davanın reddi gerektiğini, davacılar hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle icra dosyasına yapılan ödemenin istirdadı davasıdır. Davacı taraf davalı ile aralarındaki akaryakıt bayilik sözleşmeleri nedeniyle doğmuş ve doğacak borçların teminatı olarak dava konusu çeki davalıya verdiğini, borç yapılandırma sözleşmesi ile borçların sona erdirildiğini, davalının çeki iade etmeyip takibe konu ettiğini , haciz tehdidi altında ödeme yapıldığını, ,esas borç ilişkisine dair davacıların, davalıdan alacaklı olduğu yönünde devam eden --------- E. sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini bildirmiş , davalı tarafta arlarındaki akaryakıt bayilik sözleşmesine dayalı ticari ilişkiyi kabul etmekle birlikte dava ve takibe konu çekin teminat çeki olmayıp borç ödemesi için verildiğini savunmuştur. ---------- Esas sayılı dosyası getirtilerek incelenmiş, mahkememiz dosyasında davacı ve davalı şirketler tarafından karşılıklı açılan davalar olduğu, borç yapılandırma sözleşmesinin haklı/haksız feshedildiği iddiası ile karşılıklı alacak ve tazminat talep edildiği, davalı ---------- tarafından aynı zamanda cari hesap alacağının dava konusu edilmiş olduğu, mahkememiz dosyasında dava konusu olan çekin de cari hesap ilişkisi içinde verildiği bu itibarla dosyalar arasında bağlantı olduğu her iki dava dosyasının konularının aynı hukuki ilişkiye dayandığı anlaşılmıştır. HMK 166. maddesinde davaların birleştirilmesi hususu düzenlenmiş olup aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması halinde davanın her aşamasında talep üzerine yahut mahkemece kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemedeki dava ile birleştirilmesi mümkündür. Mahkememizde açılan dava dosyası ile ---------- Esas sayılı dava dosyasının taraflarının aynı olduğu, uyuşmazlığın aynı hukuki ilişkiden kaynaklandığı, dosyalar arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu anlaşılmakla usul ekonomisi ilkeleri de göz önünde bulundurularak mahkememizde daha sonra açılan dava dosyasının --------- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Mahkememiz dosyasının ---------- Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine,2-Esasın bu şekilde kapatılmasına, yargılamaya ----------- Esas sayılı dosya üzerinden devam edilmesine,3-Yargılama harç ve giderlerinin birleşen dosyada değerlendirilmesine,Dair esas hükümle birlikte İstinaf açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025