Gaiplik ve tapu iptal-tescil davasında, Vakıflar Kanunu 17. madde kapsamında kayıt malikine kayyım tayiniyle taraf sıfatı sağlanamayarak davanın usulden reddine karar verilmelidir.
Özet: Vakıflar Kanununun 17. maddesine dayalı gaiplik ve tapu iptal-tescil davasında, yargılama sürecinde kayıt maliki adına kayyım atanarak devam edilen davada, ilgili daire, tapu iptali ve tescil taleplerinin doğrudan kayıt malikine yöneltilmesi gerektiğini, davaya dahil edilen kayyımın tek başına taraf sıfatı kazanamayacağını vurgulayarak, bu sebeple davanın usulden reddedilmesi gerekirken esastan kabul edilmesinin hatalı olduğuna hükmetmiş ve alt mahkeme kararını bozmuştur.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi davalı Kayyım vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 27 23... parsel sayılı taşınmazın .... ve ...Vakfından olup 1/2 payının ... ... oğlu ...... ... adına tescil edildiğini, uzun zamandır sahipsiz kalan taşınmazın mutasarrıfı tarafından intikal talebinde bulunulmadığını, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca vakıf taşınmazların Hazineye intikal yolunun kapatıldığını ileri sürerek ... olarak açılan dava ile kayıt malikinin gaipliğine, gaip adına olan tapu kaydının iptali ile vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
İhbar olunan Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı Kayyım vekili, davanın ... açılamayacağını belirterek davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve esası belirtilen kararı ile sûbut bulan davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve dahili davalı Kayyım vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dahili davalı Kayyım vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden düzeltilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.2 maddesi gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı Kayyım vekili temyiz dilekçesinde; davanın ... açılamayacağını usulden reddi gerektiğini, yasal hasım olup harç ve yargılama giderlerinden sorumlu olmayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesine dayalı gaiplik ve tapu iptal-tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; “....Vakıflarından” şerhi olan dava konusu 27 23... parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının ... ... oğlu ... adına kayıtlı olduğu, davanın hasım gösterilmeden açıldığı, Mahkemece kayıt malikine kayyım tayin edilmesi için davacıya yetki verildiği, İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile adı geçene İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiği anlaşılmaktadır.
Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukukî koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2020/(13)3-247 Esas, ████████ Karar).
Sıfat, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de teşkil etmediğinden davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vâkıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (KURU, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.I., İstanbul 2001, s. 1157 vd.). Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek Mahkemece gerekse Yargıtay tarafından kendiliğinden göz önünde tutulur.
O halde; tapu iptali ve tescil istemli davaların kayıt malikine yönelik açılması asıl olup davanın ... açılması nedeniyle yargılamanın görülebilirlik koşulu olan taraf teşkilinin sağlanmadığı, kayyımın davaya dahil edilmesinin kayyıma taraf sıfatı kazandırmayacağı gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dahili davalı Kayyım vekilinin değinilen yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!