İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf edilen elektrik enerjisi satış sözleşmesinden doğan ödenmeyen faturalar ve cezai şart talepli itirazın iptali davası.
Özet: İlk derece mahkemesi, elektrik tedarikçisi davacının, abonesi davalıya karşı, ödenmeyen elektrik faturaları ve sözleşmenin feshi kaynaklı cezai şart alacakları için başlattığı icra takiplerine yapılan itirazların iptali talebini kabul ederek, sözleşme hükümleri ve bilirkişi raporları doğrultusunda davalının itirazlarının haksız olduğuna ve davacının gecikme zammı ile birlikte alacaklarına hak kazandığına hükmetmiş ve takibin devamına karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:
DAVA DİLEKÇESİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı abone arasında 01/5/2016 tarihinde elektrik enerjisi satış sözleşmesinin imzalandığını, müvekkili şirket nezdinde davalı şirkete 10572434 abone numarasıyla indirimli elektrik enerjisi tedarik edildiğini, davalı abonenin ibraz ettiği vergi levhasına istinaden elektrik enerjisi tahsis edildiği ve ticari uygulama protokolünün 2. Maddesinde de bu hususun "Abone Tarifi Grubu ve Gerilimi: Ticarethane" olarak belirlendiğini, sözleşmenin 8. Maddesinde "iş bu sözleşme Türk Hukuku'na tabi olup iş bu sözleşmeden doğacak çıkacak uyuşmazlıklarda İstanbul mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir." olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. Maddesinde ödeme, garanti ve faturalama işlemlerinin açık olduğunu, faturanın düzenlenme tarihinden itibaren 5 iş günü içerisinde ödeneceğini, ödenmeyen fatura tutarına aylık %5 gecikme zammı bedelinin tahsil edileceğini, sözleşme hükümleri veya borçtan dolayı icra takibine sebebiyet vermesi halinde ödenmeyen her faturanın yüzde on ikisinin ceza şart olarak talep edilebileceğinin belirlendiğini, davalı tarafça tüketim faturalarını ödenmediğini, bu nedenle İstanbul 20. İcra müdürlüğünün ██████████ esas, İstanbul 35. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyalardan icra takibine geçilerek faturaların süresinde ödenmemesi ve teminat eksikliği sebebi ile abonelik sözleşmesinin feshedildiğini, davalı borçlunun sözleşme süresinde 7.2 maddeye aykırı olarak sözleşmenin feshine neden olması sebebi ile İstanbul 35. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazlarının reddine karar verilerek icra takiplerinin takip taleplerindeki taleplerle devamını, haksız itiraz nedeniyle icra takibinin durmasına neden olan davalı / borçlunun asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini, talep ve dava ettikleri görülmüştür.Davalı yanın cevap dilekçesinin bulunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
İlk derece mahkemesi ████████ esas, ████████ karar, █████/2022 tarihli kararı ile; ''Davacı tarafça İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı takip dosyasına 1.662,76 TL'lik bakiye fatura alacağının ve bu fatura kapsamında sözleşmeden kaynaklanan ceza-i şart ve gecikme bedellerinin konu edildiği, yukarıda incelenen sözleşme maddeleri de değerlendirildiğinde davacının ödenmeyen bakiye fatura alacağı ile birlikte sözleşmenin 4.2 maddesi uyarınca fatura bedelinin %12'si oranında ceza-i şart ile aylık %5 oranında gecikme zammı talep edebileceği, alınan ve karar vermeye uygun bulunan bilirkişi raporuna göre, takipteki taleplerin yerinde olduğu, davalının bir ödeme iddiası ve ispatı da olmadığından itirazında haksız olduğu değerlendirilmiştir.Davacı tarafça İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına 6.127,11 TL'lik fatura alacağının ve bu fatura kapsamında sözleşmeden kaynaklanan ceza-i şart ve gecikme bedellerinin konu edildiği, yukarıda incelenen sözleşme maddeleri de değerlendirildiğinde davacının ödenmeyen fatura alacağı ile birlikte sözleşmenin 4.2 maddesi uyarınca fatura bedelinin %12'si oranında ceza-i şart ile aylık %5 oranında gecikme zammı talep edebileceği, alınan ve karar vermeye uygun bulunan bilirkişi raporuna göre, takipteki taleplerin yerinde olduğu, davalının bir ödeme iddiası ve ispatı da olmadığından itirazında haksız olduğu değerlendirilmiştir.Davacı tarafça İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına sözleşmenin feshinden kaynaklanan 11.314,31 TL'lik cezai şart fatura alacağının ve bu fatura kapsamında sözleşmeden kaynaklanan ceza-i şart ve gecikme bedellerinin konu edildiği, yukarıda incelenen sözleşme maddeleri de değerlendirildiğinde davacının sözleşmenin 7. Maddesi uyarınca sözleşmenin feshi nedeniyle cezai şart talep edebileceği, bu fatura bedeline istinaden sözleşmenin 4.2 maddesi uyarınca fatura bedelinin %12'si oranında ceza-i şart ile aylık %5 oranında gecikme zammı talep edebileceği, alınan ve karar vermeye uygun bulunan bilirkişi raporuna göre, takipteki taleplerin yerinde olduğu, davalının bir ödeme iddiası ve ispatı da olmadığından itirazında haksız olduğu değerlendirilmiştir.
Bu nedenlerle davanın KABULÜ ile;A) Davalı borçlunun dava konusu İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının İPTALİNE, Takibin takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA,Hükmolunan 1.953,74 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 390,75 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,B) Davalı borçlunun dava konusu İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının İPTALİNE, Takibin takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA,Hükmolunan 7.056,39 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 1.411,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,C) Davalı borçlunun dava konusu İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının İPTALİNE, Takibin takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA,Hükmolunan 12.973,73TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 2.594,74 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE " karar vermiştir.
İSTİNAF
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve ön inceleme duruşmasına davete ilişkin tebligatın usulüne uygun olmadığından müteakip işlemlerin de hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında █████/2016 tarihli elektrik enerji satış sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin başlangıç tarihinin █████/2016, tedarik başlangıç tarihinin █████/2016, sözleşme bitiş tarihinin tedarik tarihinden itibaren 24 ay sonrası olduğunu ve kendiliğinden uzaması halinde ise sözleşmenin bitiş tarihi 1 yıl sonrasının olduğunu, davalı müvekkili tarafından sözleşmeye ve imzasına açık bir itiraz olmadığını, davalı müvekkili tarafça dava konusu sözleşmenin fesih edildiğine dair █████/2018 tarihli noter ihtarnamesinin sunulduğunun görüldüğünü ancak dosya kapsamında karar vermeye uygun bulunan bilirkişi raporunda da ihtardan sonra davalının aboneliğini sürdürdüğünü, davacı şirketten elektrik tedarik etmeye devam ettiğini ve bu nedenle sözleşmenin █████/2018 tarihinden itibaren bir yıl süreyle █████/2019 tarihine kadar uzadığını, davalı müvekkilin son iki aylık dönemdeki en yüksek bedelli faturaların tamamını ödemediğini, bunun üzerine davacı tarafça bu fatura alacaklarının, sözleşme cezai şart ve gecikme bedelleri ile birlikte tahsili için İstanbul 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ve İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyaları ile icra takibi yapıldığını, müvekkili tarafından Karşıyaka 3. Noterliğinin █████/2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacı tarafa, taraflar arasında akdedilen 10572434 nolu abonelik sözleşmesinin süresinin 01.06.2018 tarihinde sona ereceğini, abonelik sözleşmesinin █████/2018 tarihi itibariyle sonlandırıldığı bildirildiğini, yerel mahkeme ve noter aracılığıyla gönderilen ihtarname ile sözleşme sonu itibariyle sözleşmenin uzatılmayacağına ve sonlandırılamayacağına ilişkin açıkça bildirildiğini beyan ederek, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih ████████ E. ████████ K. sayılı kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP
:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; tarafın noter kanalı ile sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirmesi ve sözleşmenini yenilenmeyeceğine ilişkin bildiriminin ancak teminat şartını yerine getirdiği takdirde geçerli olacağını, davalı tarafından gönderilen Karşıyaka 3. Noterliği'nin 16.02.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamede herhangi bir teminat şartı yatırılmadığı görüldüğü ve bu nedenle tarafça satışa devam edildiğini beyan ederek, davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine, ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; taraflar arasında imzalanan elektrik satış sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalara konu tüketimden doğan ücret alacakları ve sözleşmede belirlenen cezai şart (gecikme) bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından █████/2022 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin █████/2022 tarihinde vekaletname sunduğu ve dava dilekçesi ile ön inceleme duruşmasına davete ilişkin tebligatların davalı şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinden müteakip işlemlerin de hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesi tebliğ mazbatasında 05.01.2022 ... imzasına ''iş yerinde daimi çalışana teslim'' denilmiş ise de davalının iş yerinde ... diye bir herhangi bir ad altında çalışanı olmadığını, kim olduğunun da bilinmediğini, ekte sunulan ███████ ve ███████ dönemine ilişkin sigortalı hizmet listesinde de bu durumun açıkça görüldüğünü belirterek usuli eksikliklerin olduğunu, esasa yönelik ise Karşıyaka 3. Noterliğinin █████/2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacı tarafa, taraflar arasında akdedilen 10572434 nolu abonelik sözleşmesinin süresinin 01.06.2018 tarihinde sona ereceğini, abonelik sözleşmesinin █████/2018 tarihi itibariyle sonlandırıldığının bildirildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür. Hükmi şahıslara tebligatın ne şekilde yapılacağı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddelerinde belirtilmiştir. Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre; hükmi şahıslara tebligat, selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanun'un 13. maddesine göre de tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Tebliğ tarihi itibariyle yürürlükte olan Tebligat Yönetmeliği'nin 21. maddesinde ise; "Tüzel kişiler adına tebligat almaya yetkili kişiler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerde sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle görevlendirilmiş bir şahıs olması lazımdır. Bu kişilerin de bulunmaması halinde bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır" düzenlemesi bulunmaktadır. Ayrıca usulsüz olan tebligatın ancak Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca muhatabın öğrenmesi halinde geçerli sayılabileceği düzenlenmiştir.Açıklanan kanuni düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; davalı şirketin dava dilekçesinde gösterilen adresine çıkarılan dava dilekçesi ekli tebligatın 05.01.2022 tarihinde iş yerinde daimi çalışan ibaresi ile ''...'' isimli şahıs imzasına tebliğ edildiği, kendisine tebliğ yapılan kişinin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olup olmadığı konusundaki araştırmanın tebligat parçasında bulunmadığı, davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararından sonra dosyaya vekaletname sunduğu ve istinaf başvuru dilekçesi ekinde ibraz ettiği belge tetkik edildiğinde, tebliğ mazbatasında adı yazılı şahsın çalışan kaydına rastlanılmadığı, tebliğ işlemi sırasında tebligatı alan şahsın şirket yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak almaya yetkilendirilmiş, evrak müdürü gibi bir çalışan olup olmadığı tespit ve şerh edilmeden ve yine bu işlerle görevlendirilmiş başka bir çalışan olup olmadığı araştırılmadan doğrudan tebligat yapıldığı, buna göre Tebligat Kanunu'nun 12. maddesi ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde belirtilen sıra nazara alındığında anılı tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davalının usulsüz tebligattan haber olduğunu ispata yarar bir delilin de bulunmadığı görülmekle davalının usulünce davadan haberdar edilmeyerek Anayasamızın 36. maddesinde yer alan adil yargılanma hakkı ile bağlantılı olan HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği kanaatine varılmıştır. Ayrıca dava dilekçesinin tebliğe çıkartıldığı tarihte davalı şirketin aktif elektronik tebligat adresinin mevcut olması halinde Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesi gereğince elektronik yolla tebligatın yapılması zorunlu olduğundan bu hususun da göz önünde bulundurulması gerektiğinin belirtilmesi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle; dava dilekçesinin davalı tarafa (vekalet ilişkisi devam ediyor ise vekiline) usulüne uygun şekilde tebliğinin sağlanması, davalı tarafın varsa cevapları değerlendirilip, delilleri toplandıktan sonra neticesine göre karar verilmesi gerekmekle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davalı vekilinin esasa yönelik istinaf sebepleri incelenmeksizin, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın belirtilen eksiklikler gözetilerek yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih, ████████ E. ████████ K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!