Sahte tablo satışı nedeniyle ödenen bedelin iadesi davasında zamanaşımı, ispat yükü ve aldatma iddialarının tartışıldığı, bölge adliye mahkemesinin ilk derece kararını onadığı temyiz incelemesi.
Özet: 2009 yılında davalılardan satın alındığı iddia edilen iki tablonun sahte çıkması üzerine ödenen bedelin yasal faiziyle iadesini talep eden davacıya karşı, davalılar zamanaşımı ve tabloların kendilerinden alındığının ispatlanamadığı gibi savunmalar geliştirmiş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının sahte olduğu tespit edilen tabloların davalılardan edinilenlerle aynı olduğunu kesin olarak kanıtlayamaması, sahteliğin geç öğrenildiği ve suç duyurusunda bulunulmadığı gerekçeleriyle davayı reddetmiştir; davacı vekili ise temyiz başvurusunda, davalıların imzalı satış belgeleriyle satışın sabit olduğunu, ispat yükünün davalılara geçmesi gerektiğini ve olayın ayıplı mal değil, hile/aldatma kapsamında değerlendirilerek kararın bozulmasını talep etmektedir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; 30.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalılardan 04.05.20 09... .01.2009 tarihlerinde toplam 182.500,00.USD karşılığında iki adet tablo satın aldığını, ancak tablolar satışa çıktıktan sonra tabloların sahte olduğunun öğrenildiğini ileri sürerek; ödenen paraların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, taşınır satışlarında zamanaşımı süresinin iki yıl ile sınırlı olduğunu, müvekkillerinin tabloların sahibi olmadığını, yalnızca satışa aracılık ettiklerini, tabloların sahibinin dava dışı ... olduğunu, davacının satım aşamasında tabloları kendi eksperine incelettirdiğini, kaldı ki davacının büyük bir koleksiyoner olduğunu ve bu kadar büyük meblağalar ile tablo alırken eksper görüşü almamasının hayatın olağan akışına aykırı olup davacının kötü niyetli olduğunu, sahteliği iddia olunan tabloların müvekkiller tarafından satılan tablolar olup olmadığının da belli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dava konusu edilen iki adet tablonun sahte olduklarının tespit edildiği, ancak davacının iddia ettiği şekli ile davaya konu edilen tabloların 2009 yılında davalılardan edindikleri tablolar ile aynı olup olmadığının şüpheden ari bir şekilde dosya kapsamına sunulan deliller ile ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça ispatlanamadığı, dava konusu edilen tablolardan ...'ya ait olanın davacı tarafça ... Pazarlama ve ... firmasında 06.05.2018 tarihli müzayedeye çıkarılmış olduğuna ilişkin davalı beyanları ile dava konusu tablo üzerindeki ... etiketinin olduğu göz önüne alındığında itibar edilebilir olduğu, öte yandan sahteciliğin en geç müzayedeye satışa sunulduğu sırada öğrenildiğinin kabulü gerektiği ve davacıların sahte olduklarını iddia ettikleri tablolar nedeniyle davalılar hakkında yargılamanın yapıldığı tarih itibariyle dahi suç duyurusunda bulunmadıkları hususu ile davacı tarafın kurumsal şirket olup, satımın 2009 yılında gerçekleştiği de göz önüne alındığında, hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun oy çokluğu ile esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dosyada davalıların imzalarını taşıyan el yazılı satış belgeleri bulunduğunu, buna ilişkin herhangi bir imza inkarı bulunmadığından bu tabloların davalılar tarafından müvekkil şirkete satıldığı ve bedelinin de davalıların uhdesine geçtiği hususunun ihtilafsız olduğunu, ayrıca söz konusu eşyaların ünlü ressamlara ait birer sanat eseri olduğunu, bu nedenle tek olup eşi ve benzeri bulunmaması gerektiğini, sanat eserleri alım satımı alanında faaliyet göstermekte olan davalıların müvekkil şirketi yanıltarak, tabloları yüksek miktarlara sattıklarını, tabloların alenen yapılan bir müzayededen satın alındığını, davalıların yargılama boyunca satımın gerekleşmediğine veya bedelini almadıklarına dair itirazları bulunmadığını, davalılar tarafından bu tabloların satışa konu tablolar olup olmadığının belirli olmadığı ileri sürülmüş olmakla somut olayda ispat yükünün yer değiştiğinin kabulü gerektiğini, satışa konu tabloların orjinal olarak satılmış olduğunu davalıların ispatlaması gerektiğini, yine tabloların sahte olmasının ayıp olarak kabul edilemeyeceğini, hile/aldatma hükümlerinin uygulanması gerektiğini, orijinal olduğu düşüncesiyle satın alınan tabloların, satışa çıkarıldığı anda orijinal olmadıklarının öğrenildiğini, konu hakkında suç duyurusunda bulunulmamış olmasının ret gerekçesi yapılmış olmasının da hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalılardan satın alınan taşınırların niteliğinde yanıltıldığı iddiasına dayalı satış sözleşmesinin iptali ve ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, teslim edilen taşınırların satış sözleşmesindeki vasıfları taşımadığı iddiasını ispat yükünün bundan kendisine hak çıkaran davacıya ait olmasına, tacir olup basiretli davranmakla yükümlü bulunan davacının, satış tarihinde gerekli araştırma ve incelemeleri yapmak suretiyle söz konusu taşınırları teslim aldığının kabulü gerektiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!