İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satım kaynaklı tazminat davasında paslanmaz çelik modüler su deposunun ayıplı ürün olduğu iddiasıyla bilirkişi incelemesi talebi.
Özet: Davacı şirket, üçüncü şahsa satıp davalı üretici firmadan tedarik ettiği ve montajını yaptırdığı 19 tonluk modüler paslanmaz çelik su deposunun, belirtilen özelliklerin aksine paslanıp delinmesi üzerine, davalıya ayıplı mal bildiriminde bulunmuş; davalının sorunu kullanıcı hatasına bağlayarak tamirata ücret karşılığı yanaşması üzerine, ürünün üretimden kaynaklanan ayıplı olduğunu ve uğradığı zararın tazminini tespit amacıyla bilirkişi incelemesi talep ederek bu davayı açmıştır.

T.C.
İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; "...r Caddesi, No...., Yağhaneler/İZMİR adresinde bulunan üçüncü şahıs ... Apartmanı'nın talebi üzerine, ihtiyacı olan; 19 Tonluk 304 Paslanmaz Çelik Modüler Su Deposu'nun, ... Apartmanı'na temini, satışı ve montajı işi konusunda, █████/2021 tarihinde müvekkil ... ile ... Apartmanı anlaşarak bir örneği ekte yer alan Sözleşmeyi akdetmişlerdir. Bu sözleşme gereği, su deposu Temmuz 2021 ayı içerisinde teslim edilmiş ve montajı yapılmıştır. Bu Sözleşme gereği işe başlayan müvekkil şirket, sözleşme konusu Su Deposu'nu, üretici olduğunu beyan eden davalı taraf... Çevre Teknolojileri A.Ş.'den fiyat teklifi alarak, yine ekte yer alan █████/2021 tarihli Proforma Fatura ile 20 m3 Paslanmaz Çelik Modüler Su Deposu'nu satın almış ve üçüncü şahıs... Apartmanı Yönetimine satarak teslim etmiştir. Bu su deposunun montajı da yine davalı şirketçe, taraflar arasındaki anlaşma gereğince yapılmıştır. Fakat, paslanmaz çelik olması gereken su deposu, bu süre içerisinde paslanmış ve delinerek su kaçırmaya başlamıştır. Bu nedenle, ... Apartmanı Yönetimi, yine ekte bir örneğini sunduğumuz İzmir .... Noterliği'nin 27 Aralık 2023 tarihli ve... yevmiye numaralı İhtarnamesi'ni keşide etmiş ve su deposunu 7 gün içerisinde yenisi ile değiştirilmesini talep ve ihtar etmiştir. Keyfiyet üzerine müvekkil şirketçe, 15 Ocak 2024 tarihinde saat 18.08'de ekte bir örneğini sunduğumuz e-mail ile; "08.07.2021 tarihinde tarafınızca imalatı yapılarak, yazımız ekinde de görüleceği üzere... plakalı araç ile sevkini gerçekleştirdiğiniz 20 ton paslanmaz modüler deposunun montajı yapılan ... apartmanı tarafından, deponun altının delindiğiyle ilgili olarak bilgi almış bulunmaktayız ve kendilerince yapılmış olan kontrollerde malzemelerin yarısından çoğunun 304 krom olmadığını ve bu yüzden depolarının patladığını, delindiğini ve çürüdüğünü bize bildirmişler ve hatta malzeme kalınlıklarıyla ilgili olarak da şüpheleri olduğunu söylemişlerdir. Malzeme tedariğini firmamızdan aldıkları için tarafımıza yazılı bir ihtar göndermişlerdir. Konuyla ilgili olarak tarafımızca yapılmış olan 20 ton paslanmaz modüler su deposuna ait gerekli alımı yapmış olduğumuz faturanız yazımız ekinde olup, konuyla ilgili olarak ayıplı olan deponuza ait anlaşmamızca yazılı olan paslanmaz su deposunun imalatının yenilenmesini ve malzeme ayıbının giderilmesini talep etmekteyiz. Bu konuyu ihtaren bilgi vermek istedik. Çözümün gerçekleşmemesi noktasında hukuki sürecin başlatılacağını, bu yazımıza istinaden tebliğ tarihi olarak kabul edileceğini bildirmek istiyoruz. Konuyla ilgili olarak firmamızı bilgilendirmenizi rica ederiz" denmiş ve durum karşı tarafa ihtar edilmiştir. Bu e-maile davalı tarafça 24 Ocak 2024 tarihinde ve saat 15.01'de yine e-mail yoluyla verilen cevapta; "...Söz konusu ürünün belirttiğiniz tarihlerde nakliyesi ve montajını gerçekleştirdik. Doğrudur. ....Malzeme kalınlığı ile ilgili olarak her hangi bir taahhütümüz bulunmadığı ve kalınlığın paslanmaya hiç bir şekilde etkisi olamayacağından, tüm bu durumlar göz önüne alındığında yaşadığınız sorunların , ürünün ayıplı olduğundan değil kullanıcı hatasından kaynaklı olduğu görülmektedir ve böylece imalatın yenilenmesi bir durum söz konusu değildir. Tarafımızdan talep edildiği taktirde, ürünün tamiratını ücreti karşılığı yapabiliriz" denmiştir. Görüldüğü gibi, bahse konu 20 m3(Ton) kapasiteli paslanmaz çelik modüler su deposunun ayıplı olduğu, deponun bölümlerinde paslanmaz çelik malzeme kullanılmadığı ve/veya farklı kalınlıklarda malzeme kullanıldığı, müvekkilce yazılan ihtara karşın üretici firma olan davalı tarafça, depodaki sorunun, kullanıcı hatasından kaynaklandığı iddia edilmiş ve üstelik, tamiratın talep edilmesi halinde ücreti mukabilinde yapacaklarını da ifade etmişlerdir. ... Apartmanına tespit konusu Su Deposunu temin eden ve satan müvekkil firma, bu su deposunu davalı taraf... Çevre Teknolojileri A.Ş.'den temin etmiş ve satın almıştır. Bu su deposunun montajı da yine davalı şirketçe, kendilerinin de kabul ettiği gibi yapılmıştır. Bu sebeple, müvekkil şirketin talebi üzerine, İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile ayıplı malın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 13.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda, su deposunun ham maddesinin 304 tip paslanmaz çelik olup olmadığı, bu su deposunun bölümlerinin tamamının paslanmaz çelik malzemeden ve aynı tip malzemeden imal edilip edilmediği, su deposunda yaşanan paslanma, delinme ve çürümenin kullanıcı hatasından veya doğal çevresel faktörlerden kaynaklanmış olup olmadığı ve su deposunun üretimden kaynaklanan ayıplı ürün olup olmadığının tespiti yapılmıştır. Buna göre; su deposunun ham maddesinin 304 tip paslanmaz çelik olup olmadığının tespitinde, 160 cm olan deponun üst 55 cm'lik kısmının mıknatıs testinden geçerek 304 tip paslanmaz çelik olduğu, kalan 105 cm'lik kısmının ise manyetik alanının olmaması sebebiyle 304 tip paslanmaz çelik olmadığı tespit edilmiştir. Su deposunun bölümlerinin tamamının paslanmaz çelik malzemeden yapılıp yapılmadığı hususunda da, üst 55 cm'lik kısmın 304 tip paslanmaz çelik olması sebebiyle sözleşmeye uygun olduğu, kalan 105 cm'lik kısmın ise 304 tip paslanmaz çelik olmaması sebebiyle sözleşmeye aykırı olduğu tespit edilmiştir. Su deposunda yaşanan paslanma, delinme ve çürümenin kullanıcı hatasından veya doğal çevresel faktörlerden kaynaklanmış olup olmadığının tespitinde, su deposunun doğal ve çevresel faktörlere kapalı bir yere montajlandığı, bu sebeple oksitlenmesine, çürümesine ve delinmesine sebep olabilecek bir unsurun bulunmadığı tespit edilmiştir. Son olarak bilirkişi incelemesinde, su deposunun üretimden kaynaklanan ayıplı ürün olup olmadığı hususu değerlendirilmiş olup; deponun tamamının 304 tip paslanmaz çelikten yapılmamış olması sebebiyle ayıplı ürün olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bahse konu bilirkişi raporu işbu dilekçe ekinde mahkemeye sunulmaktadır. Tespit konusu su deposu, ayıplı olduğundan ...Apartmanınca kullanılamaması sebebiyle, müvekkilin tacir olması ve ticari hayatının zedelenmemesi için karşı taraftan aldığı ve sonrasında ilgili apartmana sattığı su deposunun ayıplı çıkması sonucu, apartmana yeni bir su deposu temin etmiş ve bunun nakliyat, tamirat ve montaj masraflarını kendisi karşılamıştır. Bu masraflar 60.000,00 TL tutarında olup, her ne kadar müvekkil davalı tarafa ilgili deponun ayıplı olduğunu, bu sebeple yeni bir depo temin etmesi gerektiğini veya masrafları ödemesi gerektiğini söylese de, davalı taraftan bu yönde olumsuz şekilde cevap gelmiş ve hatta ayıplı çıkan deponun ayıpsız haliyle değişimi için de yeniden bir satış ücreti ödemesi gerektiği belirtilmiştir. Söz konusu davanın ticari uyuşmazlık olması ve maddi tazminat davası olması dolayısıyla, İzmir Arabuluculuk Bürosu Arabuluculuk D. No: ... dosya numarasıyla, dava açmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuştur. İlk arabuluculuk görüşmesi █████/2024 tarihinde yapılmış olup, davalı tarafın vekili tarafından müvekkili ile uzlaşma konusunda bir görüşme yapmak için süre istenmiş ve böylece ikinci görüşme █████/2024 tarihinde yapılmıştır. İlk görüşmede müvekkil şirket ayıplı çıkan su deposunun ayıpsız haliyle değişimini,... Apartmanı'na ayıplı ürün satması sonucunda yeni bir depo satın alması, ayıplı ürünün tamirat masrafını, yeni deponun nakliyat ve montaj masrafları ile birlikte vekalet ücreti ve İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.İş dosyasında yaptığı masraf, harç ve yargılama giderlerini talep etmiştir. Bu taleplerin toplamı 85.000,00 TL olup, taleplere ek olarak davalı tarafça müvekkile satışı yapılan ayıplı ürünün ayıpsız değişimi de talep edilmiştir. █████/2024 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmesinde müvekkil şirket ile davalı arasında herhangi bir uzlaşma sağlanamamış, bu sebeple işbu davanın açılması gerekmiştir. İlgili arabuluculuk tutanakları ektedir. Tüm bu nedenlerle, Dava konusu, 304 tip paslanmaz çelik olduğu belirtilen malın ayıplı olduğunun kabulü ile ticari sözleşmeden kaynaklanan ayıplı malın, ayıpsız misli ile değiştirilmesine ve malın ayıplı olması nedeniyle uğradığımız zarara ilişkin maddi tazminat talebimizin kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz. Yukarıda arz ve izah ettiğimiz , resen de dikkate alınacak nedenlerle; dava konusu, 304 tip paslanmaz çelik olduğu belirtilen malın ayıplı olduğunun kabulü ile ticari sözleşmeden kaynaklanan ayıplı malın, ayıpsız misli ile değiştirilmesine, değiştirilmesi ve/veya ayıbın giderilmesi mümkün değil ise, bugünkü değeri dikkate alınarak HMK 107. Madde hükmünde yazan fazlaya dair haklarımız saklı kalmak ve şimdilik kaydıyla 50.000,00- TL miktarınca bedelinin ve dava konusu malın ayıplı olması sebebiyle son kullanıcının kullanamaması nedeniyle geçici su deposu temini ve montajı-nakliyesi ve diğer giderlerinin, tüm bu alacakların, doğuş tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile tahsiline, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası harç ve masrafları ile vekalet ücretinin ve ihtarname giderlerinin işlemiş ve işleyecek faizi ile davalı taraftan tahsiline, malın ayıplı olması nedeniyle uğradığımız zarara ilişkin maddi tazminat talebimizin, HMK 107 hükmünce ve şimdilik kaydıyla ve ayrıca 10.000,00- TL miktarınca kabulüne karar verilerek, Vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin, işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim." şeklinde talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; "İş bu davanın reddi gerekmektedir. Şöyle ki; müvekkil davalı şirket ile davacı şirket arasında 08.07.2021 tarihinde 20m3 paslanmaz çelik su deposu satış sözleşmesi yapılarak 19.470,00TL ürün bedelinin ödenmesi hususunda anlaşılmış ve ürün teslimi yapılmıştır. Davalı tarafından gerek satış öncesi gerek satış sonrası aşamalarda ürün incelemesine olanak verilecek surette teslim edilmiştir. Satışa konu mal gereken nitelikleri ihtiva etmekte ve ayıplı sayılabilecek herhangi bir kusuru da bulunmamaktadır. Zira ayıplı olsa idi satıştan sonra derhal ortaya konulabilirdi ve kullanımdan sonra kusur da derhal ortaya çıkardı. Davacı şirket, müvekkil şirketten temin edilen su deposunun ayıplı olduğunu iddia etmektedir. Davacı, apartman tüzel kişiliğine yeni su deposu temin etmesinin ardından İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nde su deposunun hammaddesinin belirlenmesi, paslanma ve delinmenin kullanıcı hatası veya çevresel etmenlerden olup olmadığı, ürünün ayıplı olup olmadığının tespiti amacıyla dava açmıştır.Tespit dosyası kapsamına sunulmuş olan bilirkişi raporunun ilgili kısımlarını alıntı yapmış bulunmaktayız. Bilirkişi yaptığı açıklama üzere spektrometre isimli aletle yalnızca bir mıknatıs testi yapabilmiştir. Bunun da yetersiz kalacağını yani tam bir belirleme aracı olamayacağını, profesyonel ortamda test edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yine yapılacak inceleme sırasında da depo sökülmüş ve kullanım dışı olduğundan akıntı ve sızıntı göremediğini de eklemiştir. Yine herhangi bir paslanma, delinme, çürüme de görmediğini de belirtmiştir. Bilirkişinin sonuç ve kanaat kısmı her ne kadar farklı olsa da; rapordan da anlaşılacağı üzere malın ayıplı sayılmasını gerektirecek bir husus tespit edilemediği gibi, tespit edilen hususların da güvenilebilecek testlerle yapılmadığı alenen belirtilmiştir. Davacı da iş bu raporun ayıplı mal tespiti için yeterli olmayacağı kanaatine ulaşmış olacak ki; İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne 19.04.2024 tarihli ara talep dilekçesi sunarak, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi KOSGEB VE TUBİTAK ortamındaki labaratuvarlarda testlerin yapılmasını istemiştir. Ancak talep ''esasa ilişkin yargılamada toplanabilecek nitelikte delil niteliğinde olduğu gerekçesi ile'' reddedilmiştir. Buradan da anlaşılıyor ki tespit davasında yeterli inceleme ve araştırma ortaya konulamamış, eldeki imkanlar dahilinde kesin bir sonuç ve kanaate ulaştırmayacak nitelikte bilirkişi raporu tertip edilmiş, asıl delil değerlendirmesi esas mahkemesine yani iş bu mahkemeye bırakılmıştır. Bu itibarla su tahlili olmayan, malzemenin hammaddesinin güvenli test ile belirlenemediği bir rapor ile davanın esası hakkında bir karar verilmemesi gerekir. Biz de belirtmek isteriz ki; iş bu davanın konusu uyuşmazlığın sonuçlanabilmesi için hammaddenin vaad edilen özellikleri taşıyıp taşımadığının ortaya konulmasının yanı sıra, kullanıcının hatasından söz edilip edilmeyeceğinin de anlaşılabilmesi için kesin surette depodaki su analizinin de yapılması gerekir. Kuruluşundan itibaren fiili olarak 2.5 yıl boyunca sorun çıkarmayan su deposunun sızıntı yaparak delinmesine neyin sebebiyet verdiğinin anlaşılabilmesi için depo içinden, depo çıkışından mutlaka su örnekleri ortaya konularak analiz sonucuna göre davalının ürünü konusunda ayıplı olup olmama yorumu yapılmalıydı. Davalı, malın ayıplı olup olmadığının anlaşılması için tespit davası açmadan evvel depoyu sökerek yenisi ile değiştirmiş olduğundan bilirkişi bu konuda bir inceleme yapamamıştır. Oysaki bilirkişi incelemesi yeni depo takılmadan evvel yani delillerin bozulmadığı aşamada yapılmalıydı. Davalı artık delillerin incelenmesi olanağını da ortadan kaldırmış olduğundan ürünün ayıplı olup olmadığı yeni bir rapor ile dahi belirlenebilecek durumda değildir. Özetle raporda da belirtildiği üzere, müvekkil şirket tarafından davacıya satılan su deposunun ayıplı mal olarak değerlendirilebilmesi için bilirkişi raporu yetersiz kalmıştır. Ayıplı mal kavramı ve kanunda ele alınış ile alıcının seçimlik hakları üzerinde duralım. Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. Her türlü kalite standardına sahip, piyasaya sürüm ve aracı müvekkil şirket tarafından satış öncesi hatasız olduğu kontrol edilen üstün kalite 304 hammadde çeliktir. Alıcı tarafından da satış esnasında ürünün taraflarca daha önce kararlaştırılmış modele uygun ve objektif nitelikleri taşıdığı ve bir kusurunun olmadığı teyit edilmiştir. Borçlar Kanunumuz malın gerekli niteliklere sahip olup olmadığı konusunda satıştan önce ve sonra gözden geçirme yükümlülüğü kapsamında üründe bir kusur veya eksiklik olup olmadığını teyit etme zorunluluğu getirmektedir. Türk Ticaret Kanunumuzun ticari satış ve mal değişimi başlıklı 23/1-c maddesi ve Türk Borçlar Kanunumuzun 219-230. Maddeleri ayıplı mallar ve hak ve yükümlülükleri ele almaktadır. Genel kanun ve özel kanun olarak düzenlenmiş bu iki kanunda alıcının malı gözden geçirme yükümlülüğü ve bunun şekil şartlarını ortaya koymaktadır. Ticaret Kanununun ilgili maddesi şu şekildedir: Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. "Türk Borçlar Kanununun ise alıcının gözden geçirme yükümlülüğünü ele aldığı 223. maddesi şu şekildedir: “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Bu iki kanunu mukayese ettiğimiz zaman; kanunumuzun gözden geçirme yükümlülüğünü ticari işler yönünden, süre yönünden kısıtlayarak; işlerin olağan akışına göre imkan bulunduğu an kriteri yerine, 8 gün ile sınırlandırmış olduğunu görmekteyiz. Davacı alıcı malın tesliminden sonraki 8 gün içerisinde gözden geçirme yükümlülüğüne uymuş olsa idi rapordaki gibi basit mıknatıs testi ile bile en azından şaibenin var olup olmadığı bile ortaya konulabilirdi. Dosya kapsamından yalnızca davacının ve üçüncü kişi apartman tüzel kişiliğinin kendi kusuru ile hasara sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Malın ayıplı olduğuna dair illiyet bağına uygun herhangi bir delil ortaya konulamamıştır. Yukarıda detaylı bir şekilde malı gözden geçirme yükümlülüğünü açıklamış bulunmaktayız. Satıcının ayıptan sorumlu olabilmesi için alıcının malı gözden geçirme ve ayıbı bildirme külfetini yerine getirmesi gerekmektedir. Davacı alıcı malı gözden geçirme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğundan kanunda öngörülen seçimlik haklara başvurmak için şartlar sağlanmadığından davanın reddi gerekmektedir. Gerek dava dilekçesi gerek ihtarnamenin içeriğinden de anlaşılacağı üzere malın alındığı esnada değil de iki buçuk yıl sonra delindiği alıcının ikrarı dahilindedir. O halde satın alınan malın satış yapılırken ayıplı olmadığı ortaya konulmuş ve sonraki aşamada yasal süresi içerisinde alıcının gözden geçirme yükümlülüğüne uymaması nedeniyle davacı değişim ile tazminat ve iadeden ibaret seçimlik haklarını kullanamayacağı anlaşılmış durumdadır. Tarafların satış öncesi görüşmelerinde; davacı alıcı içme suyu depolamak maksadıyla depo ihtiyacının bulunduğunu belirtmiş ve müvekkil şirkette bu talebe binaen 304 kalite çelik su deposu önerisinde bulunmuştur. Davacı alıcı çeliği korozyona uğratacak nitelikte şebeke suyu depolayarak depoyu kullanım amacı dışında madde ile doldurmuş, delinmesine sebebiyet vermiştir. Davada ayıplı mal tespitinde bulunulabilmesi için mutlaka depoda ihtiva edilen suyun niteliğinin ortaya konulması geekmektedir. Aradan geçen iki buçuk yıl sonunda deponun delinmesi satıcının ayıplı mal teslim ettiğinin değil alıcının mala kendi kusuruyla zarar verdiğinin ispatı niteliğindedir. Yine bilirkişinin herhangi bir paslanma emaresi bulamadığını da belirtmek isteriz. Eğer sorun hammadde olsa idi depoda paslanma emaresi bulunması gerekirdi. Bu da gösteriyor ki iddia edilen eksiklikler ile bulgular arasında nedensellik bağı dahi mevcut değildir. Amaca uygun kullanılan çelik bir su deposunun ömürlük olabileceğini belirtiyoruz. Yukarıda detaylıca açıkladığımız üzere Türk Ticaret Hukukumuz ve Borçlar Hukukumuza göre müvekkil satıcı şirketin, meydana gelen hasarda sorumluluğu bulunmamaktadır. Davacı tarafından sunulan deliller malın ayıplı olduğu hususunda yeterli ve kesin nitelikte değildir. Bu itibarla malın ayıplı olmadığı hususu da sabit olduğundan davacı alıcının yasal seçimlik haklarını kullanabilmesi mümkün değildir. Bu itibarla davanın reddedilmesi gerekmektedir. Mahkemenizin aksi kanaatte olması yani malın ayıplı olduğu kanaatine varması ihtimalinde, davacının taleplerinin yerinde olmadığını da belirtmek isteriz: Alıcının kanundaki seçimlik hakları ve davacının dava dilekçesinde talepte bulunduğu hususlar yönünden değerlendirelim: Öncelikle alıcı malın ayıpsız benzeri ile değişimi veya sözleşmeden dönerek bedelin iadesini talep edebilir.Bunlara ek olarak genel anlamda maddi tazminat hakkı saklıdır. Davacı; dava dilekçesinin netice-i talep kısmının 1. Maddesinde malın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, mümkün olmaması halinde güncel bedelinin ve takılan yeni deponun montaj dahil bedelini talep etmiştir. Ayrıca 3. Maddesinde ise davacının uğradığı zarar nedeniyle maddi tazminat talep etmiştir. Öncelikle davacı şirket apartmandaki sızıntı yapan depoyu sökerek yeni bir su deposu temin ederek kurulumunu yapmıştır. O halde malın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesine gerek kalmamış olduğundan alıcının sözleşmeden dönme iradesine üstünlük tanınarak malın bedelinin iadesi gündeme gelecektir. Malın bedeli ürün faturasında da görüldüğü üzere 19.470,00-TL'dir. Talep edildiği gibi güncel rayiç üzerinden bedel iadesi mümkün olmayıp, dilekçe içeriğinde ve delil ekindeki dolar endeksli emsal proforma anlam ifade etmemektedir. Bu durum açıkça kanuna aykırıdır. Zira TBK madde 229/1 e göre ''ödenilen satış bedelinin faizle geri verilmesi'' hükmü açıktır. Emsal değer üzerinden bedel talebi mümkün olmadığından hatalı talebin reddi gerekir. Yine 3. Maddede belirtilen maddi tazminat kavramının içi boş bırakılmıştır. Zira davacının 1. Maddedeki talebinin devamındaki yeni depo bedeli ve yan masrafları zaten uğranılan maddi zararı ifade etmekte iken 3. Maddedeki ''maddi zararın'' ne olduğu ve neye karşılık geldiği anlaşılamamaktadır. Zaten 3. Maddede kastedilen maddi zarara dair dilekçe içeriğinde ve deliller arasında ek bulunmamaktadır. Bu nedenle bu talebinde reddi gerekmektedir. Yine 1. Madde devamında takılan yeni depo ve montajdan kaynaklı yan masraflar talep edilmiştir. Aslında davacının TBK kapsamında gerçek anlamda uğradığı ve giderilmesini isteyebileceği maddi zarar bunu ifade etmektedir. Gel gelelim davacının apartmana takmış olduğu yeni deponun maliyet bedelini, montaj-nakliye bedelini gösteren(depo geçici bile takılmış olsa dahi) bu deponun ürün faturası, servis belgesi, nakliye giderinin yani uğranılan maddi zararın ispatına yarayacak dosyaya herhangi bir delil de sunulmamıştır. Uğranılan maddi zarar ortaya konulamamıştır. Bu nedenle iş bu talebin de reddi gerekmektedir. Açıkladığımız üzere davacı davasını kesin delillerle ispatlayamadığı gibi, talepte bulunduğu hususlarda TTK ve TBK anlamında yer bulamadığından davanın reddedilmesini talep ederiz. Yukarıda arz ve izah ettiğimiz ve re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlere binaen, Davanın reddine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde cevap verildiği görülmüştür.Bilirkişilerden alınan █████/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre;" Tarafıma bilirkişi incelemesi maksadıyla tevdi edilen dosyanın incelenmesi neticesi nihai takdir mahkemede olmak üzere;*Yan çevrelerde yer alan 28 adet panelden 12 tanesinin 304 kalite paslanmaz çelik malzeme olmadığı,*304 kalite malzemeden imal edilecek su deposunun kullanım amacı ve yeri dikkate alındığında teslimat ve hasarın meydana geldiği zaman aralığında geçen sürede tespit edilen hasarların/kusurların oluşmasının mümkün olmadığı,*Dava konusu ürünün faturada yer alan özelliklere haiz olmadığı,*Üründe ayıbın mevcut olduğu,*Ayıbın gizli ayıp olduğu,*Ayıbın niteliğine göre söz konusu ürünün kullanıma zorlanamayacağı,*Ayıbın tamir ile giderilemeyeceği,*Kullanıcı hatasının mevcut olmadığı,*Ürünün hali hazırda piyasada bulunduğu sonuç ve kanaatlerine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemine ilişkindir.Davanın tarafları arasında davacının işveren, davalının ise yüklenici konumunda yer aldığı paslanmaz modüler su deposunun dava dışı 3. Konumunda yer alan siteye montajı konusunda eser sözleşmesinin bulunduğu ihtilafsız olup, ihtilaf su deposunda ayıbın bulunup bulunmadığı, ayıp mevcut ise iş bu ayıbın kullanımdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve ayıbın süresi içerisinde ihbar edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.Türk Borçlar Kanununun 477. maddesinde '' Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder.İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır. '' hükmüne yer verilmiş olup, davacı tarafın bu madde uyarınca ayıp ihbarını süresinde yaptığını ispat etmesi gerekmektedir.Dava konusu ayıba ilişkin olarak; ürünün bulunduğu dava dışı site yönetimi tarafından öncelikle 2023 yılının 8. Veya 9. Ayında su kaçağı nedeniyle davacıya bilgi verildiği (keşifte dinlenen davacı tanıklarının beyanı) , davacının su kaçağını gidermek üzere çalışma yaptığı ancak çalışma sonucu ayıbın giderilmemesi nedeniyle geçici olarak yeni bir su deposunun site yönetimine teslim edildiği, site yönetimine teslim edilen depoya ilişkin davacıya düzenlenen fatura tarihinin █████/2023 olduğu, buna karşılık davacının davalıya gönderdiği e-mail tarihinin █████/2024 olduğu, bu hali ile davacı yüklenicinin sonradan ortaya çıkan ayıba ilişkin durumu derhal yüklenici davalıya bildirmediği, geçici olarak site yönetimine teslim edilen depo için düzenlenen fatura tarihinden önce de ayıba ilişkin davacının bilgi sahibi olduğu anlaşılmakla süresinde ayıp ihbarında bulunmayan işsahibi davacının seçimlik hakları kullanması mümkün görülmeyerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının tüm taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (615,40 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna, artan harcın (409,25 TL) davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan3.600,00 TL arabuluculuk giderinin (her iki tarafta katılım sağladığından) davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır