İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, müvekkilin etkin pazarlamasına rağmen davalı tarafından sözleşmeye aykırı satılan taşınmazın komisyon ve cezai şart alacağı davasının özeti.
Özet: Bu dava, davacının, davalının taşınmazını pazarlama ve aracılık hizmetleri kapsamında birçok alıcı adayı bularak ve yoğun çaba sarf ederek anlaşma sağladığını, ancak davalının sözleşmeye aykırı olarak taşınmazı kendisinin satması ve komisyon ücreti ile cezai şartı ödemekten imtina etmesi nedeniyle uğradığı zararın tahsilini talep etmesi; davalının ise taraflar arasında imzalı bir komisyonculuk sözleşmesi olmadığını, davacının iddia ettiği imzaya itiraz ederek herhangi bir çalışma ilişkisi kurulmadığını, davacının çabalarını yetersiz bulduğunu ve iddia edilen masraflara dair delil sunulmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği bir alacak davasıdır.

T.C.

İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Taşınmazların Satılası Hakkında Pazarlama Ve Aracılık Hizmetleri Yetki Belgesi'nin imza altına alındığını, sözleşme doğrultusunda tüm pazarlama faaliyetlerini müvekkilinin eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirdiğini, çok çeşitli pazarlama modelleri ile çalışan müvekkili firmanın söz konusu taşınmazı almaya uygun birden fazla alıcı adayı bulduğunu ve çeşitli müzakere süreçleri yönettiğini, müvekkilinin davalının taşınmazını pazarlamak amacıyla ilan pazarlama portallarında yüksek bedeller ödeyerek ek ilanlar verdiğini, gece/gündüz hafta içi hafta sonu mesai merfumu gözetmeksizin potansiyel alıcı müşterilere telefonda ve fiziken teklifler verdiğini, çevredeki tüm emlak ofislerini tek tek gezerek potansiyel müşteriyi daha hızlı yakalamak için bilgi ve haber bıraktığını, taşınmazın değerlemesi olarak C1 ve C2 bloklar olarak 19.950.000,00-TL; B1 bloklar 16.000.000,00-TL anlaşılmış olup yapılan anlaşma gereğince müvekkilinin pazarlama portallarında, ofisi içi dağıtım ve paylaşım sisteminde paylaşılarak yoğun bir süreç yönetildiğini, çeşitli portallar üzerinden gelen arama kayıtları, yüksek ücretler ödenerek çıkılan paylaşımlar yapıldığını, müvekkiline birçok teklif gelmesine rağmen söz konusu satış rakamlarından daha aşağı bir rakama kesinlikle satmayacağını ileten davalının henüz müvekkilinin çalışmaları ve yetkisi devam ediyorken taşınmazın önce ilan pazarlama portallarına sözleşmeye aykırı olarak davalı tarafından ilana koyulduğunu; satıldığı bilgisini üçüncü kişilerden öğrendiğini, sözleşme süresi devam ederken davalı tarafın taşınmazı satması üzerine müvekkili iletişime geçmeye çalışmışsa da davalı yanın iletişim kurmaktan imtina ettiğini, davalı satıcının sözleşmeye aykırı davranarak yetkilendirme sözleşmesindeki hükümlere ve cezai koşullara aykırı olarak taşınmazı satmış olup davalının safi kusurlu eylemleri neticesinde müvekkilinin mahrum kaldığı ve sözleşmede açıkça belirlenmiş olan komsiyon ücretini müvekkiline ödemekten imtina ettiğini belirterek, davanın kabulü ile; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla Mahkemece yapılacak inceleme sonucu artırılmak üzere şimdilik davalı tarafın kusuruyla sebep olduğu, müvekkili şirketçe uğranılan zararın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve fazlaya ilişkin ve arttırma hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL emlak hizmet bedelinin ve cezai şart alacağının davalının tapu satışı yaptığı günden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak emlak komisyon bedeli niteliğindeki alacağın tahsiline karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesinin yanında HMK m.329 uyarınca davalının kötüniyetli olması nedeniyle avukatlık ücretinin de karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davacı arasında imzalı bir taşınmaz komisyonculuğu sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafça imzalı olduğu iddia edilen ve dosyaya ibraz edilen sözleşmedeki imzaya itiraz ettiklerini, müvekkili Şirket ile davacı şirketin, müvekkiline ait İzmir ili, Urla ilçesi, Atatürk Mahallesi, 5009 ada 10 Parselde kayıtlı C2 bağımsız bölüme ait taşınmazın satışına ilişkin 2022 yılı sonunda bir kısım görüşmeler gerçekleştirdiğini, ancak davacı şirket tarafından Müvekkili Şirket taleplerinin karşılanmaması ve taraflar arasında satış hizmetlerine ilişkin yürütülecek olan sürece yönelik anlaşılamaması sebebiyle çalışma ilişkisi kurulmadığını, dava konusu taşınmazın satışı ile ilgili göstereceklerini vadettikleri çabanın müvekkilince yetersiz bulunduğunu, hiçbir masrafa katlanmayacaklarının bildirilmiş olduklarından davacı ile Sözleşme imzalanmadığını ve davacı ile çalışılmadığını, davacının dilekçesinde her ne kadar konuya ilişkin bir kısım masraflar yaptığı, ilan vb oluşturduğunu iddia etmiş ise de bu hususta hiçbir delil ibraz etmediğini, dava konusu uyuşmazlıkta, taraflar arasında yazılı şekilde düzenlenmiş bir Sözleşme bulunmadığını, bu sebeple davacının simsarlık sözleşmesi kapsamında doğmuş bir alacağından söz edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle beraber iddia edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla Cezai Şart bedelinin sözleşmede belirtilen satış bedelinden daha fazla olacak şekilde kararlaştırılamayacağı gibi, cezai şart bedelinin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, alacak davasıdır.
6100 sayılı HMK'nun 150.maddesi "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç aya içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." düzenlemesini içermektedir.
Davacı vekilince 18.07.2025 tarihli celse için her ne kadar mazeret dilekçesi sunulmuş ise de 07.05.2025 tarihli celsede de davacı vekilinin mazereti kabul edilerek ön inceleme duruşmasının 1 kereye mahsus ertelenmiş olduğu, ayrıca davacı vekilince sunulan mazeret belgelendirilmediği gibi mazeret dilekçesinde 17.07.2025 tarihli duruşmalara atfen İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi ve İzmir 1. ATM duruşmalarının mazeret olarak belirtildiği, oysa duruşma tarihinin 18.07.2025 olduğu, mazeretin usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin mazeretinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen 18.07.2025 tarihli duruşmaya katılmadığı ve mazeretini de belgelendirmediği ve davalı vekilinin davayı takip etmediklerini beyan ettiği anlaşıldığından davanın takip edilmemesi nedeniyle 18.07.2025 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Taraflarca 3 aylık süre içerisinde yenileme talebinde bulunulmamıştır.
İş bu davanın mazeretsiz olarak takip edilmemesi nedeniyle yukarıda işlemden kaldırma tarihi yazılı olan duruşmada HMK'nun 150/1.maddesi gereğince dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve üç aylık yasal süre içinde taraflarca yenileme talebinde de bulunulmadığı anlaşılmakla, iş bu davanın HMK'nun 150/5. Maddesi gereğince açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraflarca takip edilmeyen ve yasal süresinde yenilenmeyen DAVANIN 6100 sayılı HMK'nun 150/5.MADDESİ GEREĞİNCE AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
5-7155 sayılı yasanın █████/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan yargılama gideri olarak alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden, kalan gider avansının davacıya iadesine,
Dair; davacının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!