11. Ceza Dairesi, süresinde yapılmayan temyiz istemini reddederken, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda şikayetten vazgeçme sebebiyle verilen düşme kararını onadı.
Özet: Yerel savcının temyiz istemi yasal süresine uyulmadığı gerekçesiyle reddedilirken, üst savcının temyiz talebi ise, finansal kiralama sözleşmesinin tarafı olan sanığın ticari amaç gütmeyen gerçek kişi olması sebebiyle eylemin şikayete tabi TCK 155/1. maddesindeki güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve müştekinin şikayetten vazgeçmesinin kamu davasının düşmesi sonucunu doğurduğu, dolayısıyla ilk derece mahkemesinin düşme hükmünün hukuka uygun olduğu gerekçesiyle kabul edilmeyerek, hükmün onanmasına karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E. ████████ K.
SUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM
: Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin süresinde olmadığı, üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin süresinde olduğu, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi dışında, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden;
O yer Cumhuriyet savcısının, 06.10.2015 tarihinde verilen hükmü 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 310/3. maddesinde belirlenen bir aylık yasal süresinden sonra 19.11.2015 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Üst Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönüden;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan mülga 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunundaki sözleşmeden doğan davaların ticari dava niteliğinde bulunduğu yönündeki 31. madde hükmüne benzer bir düzenlemenin inceleme tarihinde yürürlükte bulunan 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nda yer almaması, finansal kiralama sözleşmesinin tarafı konumunda bulunan sanığın gerçek kişi olması ve kira konusu ürünleri ticari bir işletmenin faaliyetleri çerçevesinde kiralamamış olduğunun anlaşılması karşısında; eylemin, şikayete tabi olan 5237 sayılı TCK'nın 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu belirlenmekle, şikayete tabi olmayan 5237 sayılı TCK'nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda aynı Kanunun 167/2. Maddesinde belirtilen kişiler aleyhine işlendiğinde şikayete tabi olacağı düşünülmeden, şikayetten vazgeçme nedeniyle yazılı şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığa yüklenen "güveni kötüye kullanma" suçunun şikayete tabi olduğu ve müştekinin 14.09.2015 tarihli talimat duruşmasında şikayetten vazgeçtiği, bu sebeple sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!