Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Kamu İktisadi Teşebbüsünün Özel Güvenlik Hizmet Alımı Kapsamında Ödediği Kıdem Tazminatının Alt İşverenlerden Rücu Edilmesine Dair Gerekçeli Karar.
Özet: Kamu iktisadi teşebbüsü olan davacı, kendi tesislerinde çeşitli alt işverenler aracılığıyla uzun süre çalışmış bir işçiye ödediği kıdem tazminatının kalan kısmını, işçinin kendi dönemlerinde çalıştığı davalı özel güvenlik şirketlerinden ticari avans faiziyle birlikte rücuen tahsilini talep ederken, davalılar davanın zamanaşımına uğradığını, kıdem tazminatı sorumluluğunun asıl işveren olarak davacıya ait olduğunu, sözleşmelerinde sorumluluk hükmü bulunmadığını ve şayet sorumlu tutulacaklarsa sadece kendi dönemleri ve o dönemin ücreti üzerinden kısıtlı bir sorumlulukları olduğunu iddia ederek davanın reddini savunmaktadır.

T.C.

DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM :
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLLERİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLLERİ
:
DAVALILAR
:
DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
:
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 233 sayılı KHK uyarınca kurulmuş kamu iktisadi teşebbüsü olduğunu, bina ve eklentilerinin güvenliğinin sağlanması için ihale yöntemiyle özel güvenlik şirketlerinden özel güvenlik hizmeti satın aldığını, davalılarla Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre yapılan ihale neticesinde davalılar ile Özel Güvenlik Hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalandığını , ihale kapsamında davalı yüklenicilerin işçisi olan dava dışı ....tarihleri arasında çalışmakta iken çalışmış olduğu işyerinin tasfiye edilmesinden dolayı en son istihdam eden yüklenici firmaya iadesi yapılmış ve en son yüklenici tarafından iş akdi sona erdirildiğini, dava dışı işçi; .....- .....tarihleri arasında .....Güv.Hiz.Ltd.Şti'de,-.....- .....tarihleri arasında .....'de .....-.....tarihleri arasında .....San. Ve Tic. Ltd.Şti'de -.....tarihleri arasında .....Güv.Hiz. Tic.Ltd.Şti'de .....tarihleri arasında .....Tic.Ltd.Şti'de -.....tarihleri arasında al .....ve .....Ltd.Şti'de Özel Güv.Hiz.Ltd.Şti - .....çalıştığını, dava dışı işçinin iş akdinin feshedilmesi nedeniyle müvekkilin dava dışı işçiye 47.017,10 TL kıdem tazminatı, 359,59 TL danga vergisi olmak üzere toplam 47.376,69 TL kıdem tazminatı ödediğini, dava dışı .....ve .....Güv.Hiz.Tic.Ltd.Şti'i arabuluculuk sürecinden sonraki dönemde dava dışı işçiyi çalıştırdığı süreyle sınırlı olarak kendi payına düşen 18.262,02 TL kıdem tazminatı ödediğinden bu şirketlerin sorumlu oldukları dönemle ilgili talepte bulunmadıklarını, davalı alt işverenlerle imzalana hizmet alım sözleşmesinde, hizmet alım kapsamında çalıştırılan işçilerin hak ve alacaklarından davalıların kendi dönemleri ile sınırlı olarak sorumlu olduklarını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davaya konu edilen 29.036,37 TL'nin ...... Şti ve ...... Hiz. Ltd. Şti 1.178,38 TL, ...... Ltd. Şti ve .....Öz. Güv. Ltd. Şti 62.084,83 TL, ...... Ltd. Şti. 11.028,38 TL, .....Öz. Güv. Ltd. Şti. 906,44 TL, ...... Hiz. Ltd. Şti. 13.338,34 TL olmak üzere toplam rücu edilen talep 29.036,37 TL'nin davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı .....Hizmetleri Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili yönünden davanın haksız ve mesnetsiz olduğundan reddedilmesi gerektiğini, yasa koyucu alt işverenlerin ve işçilerin haklı taleplerini nazara alarak bu tür işlerde çalışanların kıdem tazminatlarından doğan sorumluluğunun asıl işveren konumundaki kamu kurum ve kuruluşlarında olduğunu çok açık bir biçimde yasalaştırıldığını, yasa ve gerekçesi açık olmasına rağmen bu davaların açılması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının alacak iddiaları zamanaşımına uğradığını, davanın kamu ihale kurumuna ihbarı gerektiğini, davanın kamu ihale kurumuna ihbarı gerektiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı yan üzerinde bırakılmasını talep etmişir.
Davalılar .....Güvenlik Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi ve .....Ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili yönünden dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığından haksız davanın reddi gerektiğini, davacının faiz başlangıç tarihi olarak dava dışı işçiye yapılan ödeme tarihinin dikkate alınması yönündeki talebi hukuka aykırı olduğunu, dava dışı ....., davacı nezdinde çalışmış, emir ve talimatlarını davacıdan almış olup, dava dışı işçinin alacaklarından müvekkili şirketlerin sorumlu olmaması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen sözleşme ve eki şartnamelerde, işçilik alacaklarından müvekkil şirketin sorumlu olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığını, huzurdaki davanın haksız ve dayanaksız olduğunun açık olduğunu, dava dışı işçinin iş akdi dava dışı en sonki alt işveren olan ...... firmaca feshedilmiş olup bu sebeple talep edilen kıdem tazminatının davacı tarafından ödenen kısmından müvekkili şirketlerin sorumlu olmadığını, müvekkili şirketlerin, davacının yapmış olduğu ödemeden sorumlu olduğu kanaatine varılacak olsa dahi davacı ile müvekkil şirketlerin ödemeden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketler, davacının yapmış olduğu ödemeden sadece kendi dönemi üzerinden ve o dönemki ücret üzerinden sorumlu olduğunu, bu nedenle haksız ve yersiz açılan davanın reddini, talep edilen alacaklardan müvekkili şirketlerin sorumlu olduğu kanaatine varılacak olsa dahi müvekkili şirketler ancak kendi dönemi üzerinden ve o dönem ki ücreti üzerinden davacının alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER;
Diyarbakır Sosyal Güvelik İl Müdürlüğünden dava dışı .....hizmet döküm cetveli ile iş yeri sicil listesi celp edilmiştir.
Mahkememizce Aktüerya Bilirkişisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce Nitelikli Alacak Hesap Bilirkişisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, davacı üst işveren ile davalı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalışan dava dışı işçinin iş akdinin fesih edildiğinden bahisle davacı üst iş veren tarafından ödenen kıdem tazminatı ile damga vergisinden davalıların dava dışı işçiye çalıştırdıkları döneme isabet eden miktarların rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı üst işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ile damga vergisinden davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden miktarlardan sorumlu olup olmadıkları, sorumlu iseler miktarlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce Aktüerya Bilirkişisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, hizmet alım sözleşmesi nedeni ile TMO tarafından işçiye ödenen kıdem tazminatının, yüklenici şirketten rücuen tahsiline ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı üst işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ile damga vergisinden davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden miktarlardan sorumlu olup olmadıkları, sorumlu iseler miktarlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda öncelikle Mahkememizin görevi yönünden yapılan değerlendirmede; 6102 sayılı TTK’nın 16/1. (6762 sayılı TTK’nın 18/1.) maddesi uyarınca, kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar tacir sayılmakta olup; Yargıtay'ın yerleşik kararlarında; 6102 sayılı TTK’nın 16/1. (6762 sayılı TTK’nın 18/1.) maddesi ve 233 sayılı KHK hükümleri nazara alınarak T.M.O. tacir olarak kabul edilmektedir (Bu yönde Yargıtay 5. HD'nin █████/2024, E. █████████, K. ███████, █████/2020, E. █████████, K. █████████; Yargıtay 23. HD'nin, █████/2015, E. █████████, K. █████████; █████/2015, E. █████████, K. █████████; █████/2015, E. █████████, K. █████████; Yargıtay 19. HD'nin, █████/2018, E. ████████, K. █████████ tarih ve sayılı kararları). Davalıların da tamamı tacir olup, bu durumda tarafların tacir oldukları ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili olması nedeniyle eldeki uyuşmazlığın nispî ticarî dava niteliğine olup, davalıların görev itirazı yerinde görülmemiştir. (Bu yönde Diyarbakır BAM 6 Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın ████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamı).
Dava dışı .....emekli olması nedeni ile davacı kurum tarafından .....tarihinde 47.017,10 TL kıdem tazminatı ve 359,59 TL damga vergisi olmak üzere toplam 370.743,21 TL ödendiği görülmüştür.
İmzalanan hizmet alımı sözleşmesi ile taraflar arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. Fıkrasında “Asıl İşveren” ve “Alt İşveren” ilişkisi "..Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile işaldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur...” şeklindeki tanımlanmıştır.
4857 sayılı yasanın 2/6.maddesindeki hüküm , işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılan düzenlemede sadece asıl-alt işverenlerin işçilere karşı sorumluluğu düzenlenmiş, burada kanundan kaynaklanan teselsül durumu sözkonusu olup asıl ve alt işverenler dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiş ancak anılan düzenlemede asıl iş veren ve alt işverenin kendi aralarındaki hukuki ilişki düzenlenmemiştir.
Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatlarında Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide (iç ilişkide) ise, İş Hukuku değil, Borçlar Kanunu ve Sözleşme Hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Alacaklıya karşı müteselsil sorumlular arasında iç ilişki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesinde "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır". şeklinde ifade edilmiş, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. (Bu yönde Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın █████/2017 tarihli █████████ Esas ve ██████████ Karar sayılı içtihadı).
Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre ihale edilen hizmet alımı kapsamında çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarının ödenmesi konusunda 11.09.2014 tarihinde 6552 sayılı Torba Yasa ile 4857 sayılı Kanunun “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların kıdem tazminatı” başlıklı 112. maddesine eklenen fıkrada, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerden, iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatlarının, ilgili kamu kurum veya kuruluşlarınca ödeneceği ve kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum veya kuruluşundan tahsil edileceği yönünde hüküm getirilmiştir. Daha sonra 7166 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine eklenen 6. fıkrasında “.....4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez".. şeklinde hüküm getirilmiş ve ayrıca 4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen geçici 9. maddenin birinci cümlesini “....Bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, 112 nci maddenin altıncı fıkrası kapsamında rücu edilmeyecek kısmı için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır..." denmiştir.
Ancak Anayasa Mahkemesinin ███████ E ███████ K. █████/2019 tarihli kararında, 21.02.2019 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine eklenen 6. fıkrayı ve 4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen geçici 9. maddesinin “...Bu itibarla kamuda 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesine taraf olan alt yüklenicilere karşı sözleşmede açık hüküm bulunması dışında rücu yolunun kapatılması ve bu kapsamdaki derdest davaların sonlandırılmasını öngören itiraz konusu kuralların bu kesimdeki alt işverenler yönünden farklı bir uygulama getirmesinin nesnel ve makul bir temele dayalı olduğu söylenemez. Bu nedenle itiraz konusu kurallarla getirilen farklı düzenleme eşitlik ilkesine aykırıdır...” gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
4857 sayılı Kanun'un 112'nci maddesinde yapılan değişikliğini aynı Kanunun 2'nci maddesinde ifade edilen asıl işveren-alt işveren ilişkisini sınırlamadığını, kıdem tazminatından asıl işveren ve alt işverenin birlikte (müteselsil) sorumlu olduğunu ve kamu işverenlerinin alt işverenlere rücu hakkının devam ettiğini kabul edilmekte ve kanundan kaynaklanan her türlü işçilik alacaklarından üst işveren ve yüklenici birlikte sorumlu olduğu, iş sözleşmesinin kıdem tazminatını gerektirecek şekilde sona ermesi halinde işçinin bu tazminata kolay erişebilmesi açısından 4857 Sayılı Kanun'un 112. maddesinde bazı değişikliklere gidilerek hizmet alanın kamu kurumu olması halinde işçiye kolaylık sağlanması amaçlandığı, bu düzenlemenin işveren ile yüklenici arasında mevcut sözleşme hükümlerini ortadan kaldırmaya yönelik bir düzenleme olmadığı, 6552 Sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 4857 Sayılı Kanun'un 112. maddesinde kamu işverenleri arasındaki rücu işlemi düzenlenmiş olmakla birlikte, kamu asıl işvereninin alt işverenlere rücu işlemine dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, 112. maddedeki yeni düzenlemenin Kanun'un 2/6.maddesinde düzenlenen alt işveren ve asıl işverenin işçiye karşı birlikte sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, kıdem tazminatının ilgili kamu kurum ve kuruluşunca ödenmiş olması alt işverenlerin bu konudaki sorumluluklarını ortadan kaldırmadığından, hizmet alımı kapsamında çalışan işçilere ödenen tazminat ve alacaklardan ilgili dönemlerde sorumluluğu bulunan alt işverenlere asıl işverenin rücu hakkını ortadan kaldırmadığını bu tür uyuşmazlıkların çözümünde, öncelikle taraflara arsındaki sözleşme hükümlerine ve genel hukuk prensiplerine göre karar verilmesi gerektiği Yargıtay içtihatlarında istikrarlı bir şekilde belirtilmiştir. (Bu yönde Yargıtay 13.H.D. ██████████ E,█████████ - 22.H.D. ██████████ E,2017/5SS1 K - 22. Hukuk Dairesi, ████████ E., ██████████ K. - 23. Hukuk Dairesi, █████████ E., ████████ K - Yargıtay 22. Hukuk Dairesi ██████████ E. ██████████ K - Yargıtay 13.H.D.█████/2016 T.█████████ E , ██████████ K).
Buna göre Yargıtay içtihatları uyarınca; alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde sözleşme yapabilecekleri müteselsil borçlular arsında sorumluluğun kime ait olacağına dair sözleşme olmaması halinde uyuşmazlık Borçlar Kanunu hükümlerine göre çözümleneceği Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bu yöndeki kararlarında istikrarlı bir şekilde vurgulanmıştır.
Dava konusuna ilişkin gerek Diyarbakır BAM 6.Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ve gerekse Yargıtay 23.Hukuk Dairesi █████████ esas █████████ ssayılı kararı ve gerekse Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin █████████ esas ████████ sayılı kararları, Yargıtay 6.Hukuk Dairesi ███████ esas ████████ sayılı kararlarında "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirileceği, iş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilafsız olduğu, taraflar arasında aktedilen sözleşme ve eklerinde hüküm bulunan dönem için ödenen tazminatların tamamından, açık hüküm bulunmayan dönem içinse yarısından sorumlu olduğu yönünde karar verilmiş ise de yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların bu ücretlerden dönemi ile tamamından sorumlu olduğunun gözetilmesi gerektiği" yönünde kararları ve Diyarbakır BAM 6.Hukuk Dairesinin █████████ esas █████████ sayılı kararında "Mevzuata göre işçi alınması , işçi çıkarılması, işçi haklarının ödenmesi ile sair konularda (kıdem tazminatı hariç olmak üzere) tüm sorumluluk yükleniciye aittir şeklindeki düzenlemesinin de taraflar arasındaki rücuya ilişkin açık hüküm olarak kabulü mümkün olmadığına yönündeki kararları dikkate alındığında teknik şartnamenin 14/5. Maddesi, 14/6.3 maddesi ve 17/5.maddesindeki “hizmet personelinin (kıdem tazminatı hariç olmak üzere) tüm sorumluluk yükleniciye aittir.” şeklindeki düzenlemenin de taraflar arasındaki rücuya ilişkin açık hüküm olarak kabulü mümkün olmadığı yönündeki içtihatların birlikte incelenmesinde, davacı asıl işverenin dava dışı işçive ödediği kıdem tazminatının tamamını davalı alt işverenlere dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak ödenen kıdem tazminatının tamamını rücu edebileceği sonucuna varılmıştır.
Davacı taraf, ödeme yaptığı tarihten itibaren muhataptan faiz talep etme hakkını haizdir.
Bu değerlendirmeler ışığında davalıların sorumlu olduğu dönemler ile sınırlı olacak şekilde bilirkişi raporunda hesaplama yapılmış, bilirkişi raporu, emsal yargı kararlarına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunarak hükme esas alınmış ve mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
1.a-1.178,38 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ...... Eğt. Alarm Cihazları Ltd Şti ve .....Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
1.b-2.084,83 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ...... Eğt. Alarm Cihazları Ltd Şti ve .....Güvenlik Tic. Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
1.c-11.028,38 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .....Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'den alınarak davacıya ödenmesine,
1.d-906,44 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .....Güvenlik Hizmetleri Ticaret Ltd Şti'den alınarak davacıya ödenmesine,
1.e-13.838,34 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .....Hizmetleri Ticaret Ltd Şti'den alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gerekli 1.983,47 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 495,87 TL harcın mahsubu ile eksik 1.487,60 TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
(davalılar .....Eğt. Alarm Cihazları Ltd Şti ve .....Ltd Şti'nin sorumluluğu 60,37 TL ile sınırlı olmak kaydı ile müştereken ve müteselsilen),
(davalılar ...... Eğt. Alarm Cihazları Ltd Şti ve .....Özel Güvenlik Tic. Ltd Şti'nin sorumluluğu 106,81 TL ile sınırlı olmak kaydı ile müştereken ve müteselsilen),
(davalı .....Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'nin sorumluluğu 565,00 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Güvenlik Hizmetleri Ticaret Ltd Şti'nin sorumluluğu 46,43 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Ticaret Ltd Şti'nin sorumluluğu 708,99 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.000,00 TL ara buluculuk ücretinin davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
(davalılar ...... Eğt. Alarm Cihazları Ltd Şti ve .....Ltd Şti'nin sorumluluğu 162,33 ile sınırlı olmak kaydı ile müştereken ve müteselsilen),
(davalılar ...... Eğt. Alarm Cihazları Ltd Şti ve .....Güvenlik Ticaret Ltd Şti'nin sorumluluğu 287,20 TL ile sınırlı olmak kaydı ile müştereken ve müteselsilen),
(davalı .....Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'nin sorumluluğu 1.519,25 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Güvenlik Hizmetleri Ticaret Ltd Şti'nin sorumluluğu 124,87 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Ticaret Ltd Şti'nin sorumluluğu 1.906,35 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
4-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 427,60 TL, peşin harç 495,87 TL, bilirkişi ücreti 6.400,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 1.900,00 TL olmak üzere toplam 9.223,47 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
(davalılar ...... Eğt. Alarm Cihazları Ltd Şti ve .....Hizmetleri Ltd Şti'nin sorumluluğu 374,31 ile sınırlı olmak kaydı ile müştereken ve mütselsilen),
(davalılar ...... Eğt. Alarm Cihazları Ltd Şti ve .....Özel Güvenlik Ticaret Ltd Şti'nin sorumluluğu 662,25 TL ile sınırlı olmak kaydı ile müştereken ve mütselsilen),
(davalı .....ve Ticaret Ltd Şti'nin sorumluluğu 3.503,19 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Güvenlik Hizmetleri Ticaret Ltd Şti'nin sorumluluğu 287,93 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Ltd Şti'nin sorumluluğu 4.395,79 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 1.178,38 TL vekalet ücretinin davalılar ...... Eğt. Alarm Cihazları Ltd Şti ve .....Ltd Şti'den alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 2.084,83 TL vekalet ücretinin davalılar ...... Eğt. Alarm Cihazları Ltd Şti ve .....Güvenlik Ticaret Ltd Şti'den alınarak davacıya ödenmesine
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 11.028,38 TL vekalet ücretinin davalı .....ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 906,44 TL vekalet ücretinin davalı .....Güvenlik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya ödenmesine,
9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 13.838,34 TL vekalet ücretinin davalı .....Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya ödenmesine,
10-Gider avansından artan kısmın Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, miktar itibari ile KESİN olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!