11. Ceza Dairesi, araç takası sonrası vekalet azli ile dolandırıcılık suçlamasıyla yargılanan sanıklar hakkındaki davanın dava zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiştir.
Özet: Yüksek mahkeme, sanıkların müşteki ile araç takası anlaşması yaparak müştekinin aracını teslim almalarına rağmen, kendi araçlarını verdikten ve satış vekaleti düzenledikten sonra vekaletnameyi azledip müştekinin aracı teslim etmediği iddiasıyla kolluğa başvurarak aracı geri alma eylemlerinin, sübutu halinde basit dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği tespit edilmiş; ancak, suç tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar geçen sürede dolandırıcılık suçu için kanunda öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, sanıklar hakkındaki kamu davalarının düşmesine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: DolandırıcılıkHÜKÜMLER
:BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanıkların katılanın aracıyla kendi araçlarını takas etme hususunda anlaştıkları, katılanın aracını aldıktan sonra kendi araçlarını da katılana teslim edip satışı konusunda katılana vekaletname verdikten sonra katılanı azledip aracın katılan tarafından teslim edilmediğinden bahisle kolluğa müracaat edip aracın kendilerine teslimini sağlamaktan ibaret eylemlerinin, sübutu halinde 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilerek yapılan incelemede;Sanıklara yüklenen "dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 08.02.2013 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 22.10.2025 tarihinde karar verildi.