Davacı ve Davalı Tescilli Markaları Arasındaki Hükümsüzlük, Tecavüz ve Haksız Rekabet İddialarını Araştıran Kapsamlı Fikri Mülkiyet Uyuşmazlığı.
Özet: Davacı, tescilli markaları üzerindeki haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek davalıya ait markaların hükümsüzlüğüne, ticaret unvanının sicilden terkinine ve marka tecavüzü ile haksız rekabetin tespitine yönelik dava açarken; davalı, markaları arasında karışıklık yaratacak benzerlik bulunmadığını, davacının tanınmışlık iddialarının mesnetsiz olduğunu ve kendi markasının sektörde yaygın, vasıf bildiren bir kelime içerdiğini savunarak davanın reddini talep etmiş, bu süreçte tarafların çevrimiçi varlıklarını ve sosyal medya etkileşimlerini detaylıca inceleyen bir bilirkişi raporu mahkemeye sunulmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, davacının tescilli ---------markalar üzerindeki haklarını ihlal eder nitelikte olan --------arkalarının 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesi, Davalının müvekkilin tescilli markalarını ihlal eder nitelikte olan ------ unvanının terkinine SMK m.159, HMK m. 389, 390 ve 391 uyarınca karşı tarafa tebligat yapılmaksızın ve tensip ile birlikte, dava konusu --------markalarının dava sonucu kesinleşinceye kadar üçüncü kişilere devrinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi, davalının " ..." ticaret unvanı ile marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve söz konusu ticaret unvanının sicilden terkinine, ve marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48. maddesine dayanarak, davacının yabancı bir tüzel kişi olması sebebiyle mahkemenin belirleyeceği miktarda teminat yatırmasını, -----numaralı markaların, -------- tarihinden itibaren ----yıl süreyle davalı adına tescilli olduğunu ve kahve, çikolata, tatlılar, baharatlar ve unlu mamuller gibi-------- bakımından koruma altında olduğunu, Davalı, taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratacak ölçüde kavramsal, görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığını savunmaktadır.------anlamına gelen-------- kelimesinin sektörde yaygın ve vasıf bildiren bir kelime olduğu, bu nedenle tek bir firmaya özgülenemeyeceği, davacı markası beş kelimeden oluşurken, davalı markası kısaltmalarla daha kısa bir yazılışa sahip olduğunu, ayrıca ------------ unsurlarının farklı olduğu, davacı markasının ----- şeklinde uzun bir telaffuza sahip olduğu, davalının ise ----------- farklı ses dizilimlerine sahip olduğu savunulmuştur. Markaların tek tek unsurlar üzerinden değil, genel tüketici algısına göre değerlendirilmesi gerektiği, davalı, davacının markasının tanınmış bir marka olduğu yönündeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, Tanınmış markaların belirlenmesi için ---------- kararlarına atıf yapılmıştır. Davacı markasının dünya çapında tanınmadığı, sosyal medya takipçi sayılarının tanınmış markalara kıyasla düşük olduğu, Davacı tarafından sunulan marka tescillerinin, davalının tescillerinden sonra yapıldığı ifade edildiği, . Davalı, kendi markası olan ------- için yapılan tescil başvurusuna davacının itiraz ettiğini, ancak --------- nezdinde itirazın reddedildiğini, Davacı şirketin, ----- iltibas iddiasıyla yaptığı başvuruların geçersiz olduğu ifade edildiğini, Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddine, Davacının teminat yatırmasına karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi talep ettiği anlaşıldı.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E
:Dava,Davalıya ait davaya konu ------numaralı markaların davacı markasına benzer olması, tanınmışlık, kötü niyetli tescili ve SMK 6/6 sebebiyle hükümsüzlüğü ve davalı şirketin ticaret unvanındaki ---- terkinine ve marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti konusuna ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan ------tarihli bilirkişi raporunda; ----- kelimeleri yazılıp aratıldığında, Davalı tarafa ait olan ----------- birinci sırada ekrana gelirken davacı tarafa ait olan--------- sırada ekrana geldiği, Davalı taraf ------- tarihinde oluşturulduğu ---------takipçisi bulunduğu, davalı tarafa ait bu ----------- hesabından yapılan ilk paylaşım tarihinin ----- tarihli olduğu,------ tarihinde ----------- paylaşımının ------- duyurulduğu sonraki paylaşımlarda --------, -------paylaşıldığı, Davalı taraf internet adresinin-----------kuruluş tarihi olarak------olarak görüntülendiği, Davacı taraf intermet ----------- olarak -------satışı yapıldığının duyurulduğu, Davacı tarafın internet sitesine-------------- erişilebilinen --------olduğu ve ilk arşivin ise ------ tarihi olduğu ve ------------- arşivinde hizmet verilen ------alanına tıklanıldığında -------- görüntülendiği, Davacı Taraf internet adresi alan adının -----tarihi olduğu, ------tarihli arşivinde ---- resminin birlikte duyurulduğu,----- açtıklarının duyurulduğu, ----- bir paylaşımda davacı ile ----- olan ve bilinen ---- karşılaştırılıp davacının öne çıkarılan bir yorum bulunduğu yine ------- tarihinde yapılan bir paylaşımda Davacının------ daha fazla şubesi bulunduğunun paylaşıldığı, Davacıya ait------------tarihinde kurulup bu ------paylaşıldığı, davacı taraf ------ tarihinde oluşturulup toplamda -------- görüntülenmeye sahip olduğu tespit edildiği, ------------- yoğun faaliyetinin olduğu ve bu bağlamda bilinirliğe sahip olduğunu, --------olduğu, tanıtım faaliyetlerinin bulunmadığı ------ sektörel olarak tanınmışlık için yeterli reklam tanıtımları yapıldığını dair tespitlerin yapılamadığı, ---------------incelemeleri neticesinde ülke genelinde tanınırlığı artıracak bir çalışmaya rastlanılmadığı. Bu nedenle ------ genelinde tanınmışlık düzeyine sahip olmadığı kanaatine varıldığı, davaya konu davacı ve davalı markalarının birbiriyle benzer oldukları ve tarafların faaliyet alanlarının AYNI olduğu, markaların tescilli olduğu sınıfların benzer olduğu, sektör bilirkişisinin de tespitinde yer verdiği üzere- ortalama tüketicilerin dikkat düzeyi de dikkate alındığında markalar arasında karıştırılma ihtimalinin meydana gelebileceğinden ötürü davaya konu davalı markalarının SMK m.6/1 kapsamında hükümsüzlüğünün İstenebileceği, Tanınmışlığın incelenmesinde markanın elde ettiği pazar payı, kullanımı kapsadığı coğrafi alan ve yoğunluğu, marka için yapılan tanıtım harcamalarının büyüklüğü gibi hususların gözetilmesi gerekmek olup, tanınmışlığa ilişkin toplum nazarında anket yapılmadan ya da yapılmış objektif anketlere yer verilmeden, geniş kesimlerden görüş almadan kanaat bildirmenin -------- kararlarına da uygun düşmeyeceği sonucuna varıldığından tanınmışlık konusunda bir kanaat bildirilemediği, davacı markasının -------- ulaştığı tanınmışlık düzeyinden bahsedilemeyeceği sonucuna varıldığı için davacı markasının SMK m. 6/5 kapsamında yer alan koruma imkanından istifade edemeyeceği, SMK m.6/6 kapsamında davacı tarafa ait ---------- adlarının fikri hakları olarak kabul edildiği dikkate alındığı konu davalı markalarının hükümsüzlüğü Davaya konu markaların tescili amacıyla başvuru yapılan tarih itibariyle dosya arasında davacı tarafından sunulmuş davalı tarafın kötüniyetini gösterir bir delile rastlanılmamış olmakla birlikte bu konudaki tüm değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde ------ tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı adına tescilli ------ numaraları markalar ile davaya konu davalı adına tescilli----- numaralı markalar arasında karşılaştırma yapıldığında davalı markalarının tescilli olduğu ------- kapsamında hükümsüzlüğünün istenebileceği şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birliktedeğerlendirildiğinde; dava marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni ve refi ile davalı adına tescilli -------- numaralı markaların iltibas, tanınmışlık, ticari unvan ve kötüniyetli tescil iddiası ile hükümsüzlüğü ve ticaret unvanı terkinine ilişkin olup davacı şirketin ----- Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalının ise davaya konu----- numaralı markanın -------- tarihli bilirkişi raporunda davacı markasının --------tanınmış olmadığı, SMK 6/1 kapsamında hükümsüzlüğün oluştuğu, ayrıca SMK 6/6 kapsamında da hükümsüzlüğün oluştuğu, yönünde görüş bildirildiği, daha sonra aldırılan ---- tarihli ek raporda da kök rapordaki görüşlerin muhafaza edildiği, buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalı şirketin davaya konu ------ tarihinde -------olunduğu, taraf markaları karşılaştırıldığında davacı markalarının davalı tescilinden önce ------Sınıfta tescilli olduğu, davacı markalarının esas unsurunun -----şeklinde olduğu, hem bilirkişi heyetince hemde mahkememizde oluşan kanaate göre davacı markalarının görsel olarakta ve ilk yazılması itibariyle esas unsurunun ------- ibaresi olduğu--------ibaresi anlamsız olduğundan----- ibaresinin olduğunun anlaşıldığı, davalı markalarınında ------ şeklinde olduğu, her ne kadar davalı markalarında ---- ibaresi mevcut ise de diğer ibare olan -------- ibaresinin davacı markasına ayniyet derecesinde benzer olduğu, bu durumunda ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği, her ne kadar davacının davalıdan önce uyuşmazlık konusu markalara ilişkin -------- Sınıftaki emtialarla ilişkili olduğu değerlendirildiği, bu nedenle emtialar bakımından da benzerlik oluştuğu, SMK 6/1. Maddesi uyarınca hükümsüzlük taleplerinin kabulüne karar vermek gerektiği, tanınmışlık iddiası yönünden bilirkişi raporunda davacı markasının tanınmışlığına dair yeterli veri olmadığı, bu nedenle tanınmış olamayacağı tespit edildiğinden SMK 6/5. Maddesi uyarınca hükümsüzlük talebinin reddinin gerektiği, kötüniyetli tescil bakımından ise esas olan iyiniyet olup kötüniyeti iddia edenin ispat etmesi gerekmekte olup davacı vekilince davalının davacının markasından haksız yararlanma ve imaj transferi yapmak amacı ile kötüniyetli tescilde bulunduğu yönünde iddia da bulunulmuş ise de davalının marka önüne -------- ibaresi koymak suretiyle nispeten davacı markalarına farklı olduğu bu farklılığın iltibas yönünden tüketiciler nezdinde ayırt edici olmaya yetmediği, bu nedenle iltibas nedeniyle hükümsüzlüğe karar verilmiş ise de bu tescilin davacının markasının bilinirliğinden faydalanmaya yönelik kötüniyetli tescil olduğuna ilişkin somut delilde sunulmadığından SMK 6/9. Maddesi uyarınca hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerektiği, davacı tarafın yurt dışında mukim şirket olması ticaret unvanının davalı ticaret unvanı ve markasına benzer olmaması sebebiyle SMK 6/6. Maddesi uyarınca marka hükümsüzlüğü talebinin de reddine karar vermek gerektiği, fakat karıştırılma ihtimali nedeniyle SMK 6/1. Maddesi uyarınca davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, marka hakkına tecavüz yönünden ise davalı şirketin ticaret unvanının esas unsurunun----- şeklinde olması yine marka kullanımlarının ---------ibaresini içerir mahiyette olduğu ayrıca bilişim bilirkişi raporundaki tespitlere göre davalı kullanımlarının marka tescilinden farklı olarak ---- ibaresi olmaksızın tek başına ---------şeklinde ve bu ibare öne çıkartılmak suretiyle kullanıldığı, bu şekilde davacı markalarına daha da yakınlaştığı, davalı ürünlerini gören ortalama tüketicinin davacı markası ile ilişkilendirebileceği, bunun da SMK 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, ticaret unvanının esas unsurunun da davacı markasına benzer olduğu anlaşıldığından ticaret unvanının terki talebinin de kabulüne karar vermek gerektiği, bu şekilde markaya tecavüz talepleri yönünden davanın tümden kabulüne karar verildiği, öte yandan davacı tarafından haksız rekabet yönünden de talepte bulunulmuş ise de ---- güncel kararlarında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin birlikte istenemeyeceği belirtildiğinden haksız rekabet yönünden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
HÜKÜM
:Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalıya ait -------numaralı markaların hükümsüzlüğüne, davalı tarafından davacının markasına yönelik tecavüzde bulunduğunun tespitine, haksız rekabet yönünden davanın reddine,
Davalının ticaret unvanında yer alan ------------- ibaresinin ticaret sicilinden terkinine,
1-Alınması gereken 615,40 TL harçtan alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile kalan 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan toplam 14.372,00 TL yargılama gideri ve 427,60 TL harç toplamı olan 14.799,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Hükümsüzlük talebi bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Marka hakkına tecavüz bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Haksız rekabet yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!