Banka müşterisinin hesabından bilgisi ve rızası dışında elektronik ortamda çekilen kredi ve mevduatlar nedeniyle açtığı menfi tespit davasının tüketici işlemi olarak değerlendirilmesi.
Özet: Bir müşteri, hesabından kimliği belirsiz kişilerce bilgisi ve rızası dışında elektronik yollarla çekilen kredi ve paralar nedeniyle bankaya borçlu olmadığına dair menfi tespit davası açmıştır. Davacı, bankanın müşteri hesap güvenliğini sağlama yükümlülüğüne dikkat çekerek oluşan borçtan bankanın sorumlu olduğunu iddia ederken, banka ise işlemlerin internet bankacılığı şifre ve SMS onayı ile gerçekleştiğini, bu nedenle davacının bilgisi veya kusuru olmaksızın mümkün olamayacağını savunarak kendi sorumluluğunu reddetmiştir. Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporu neticesinde davacının bireysel müşteri olduğu ve söz konusu işlemlerin tüketici işlemi niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından...şubesinde ... hesap numarası ile banka nezdinde hesap açıldığını, söz konusu hesaptan, kimliğini bilmediği ve belirleyemediği biri/birileri tarafından davalının sorumluluğu alanında bulunan elektronik ortama girilerek müvekkili aleyhine olacak şekilde hesaptaki para ve kredi internet aracılığı ile çekildiğini, Bankanın müşterilerinin hesap güvenliğini sağlama yükümlülüğü ve sorumluluğu bulunmakta olduğunu, bu nedenle, söz konusu kredi borcunu ve diğer işlemlerden doğan bedelleri müvekkilinden talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ... hesabından, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında , 66.700 TL kredi kullanımı, 17.263 TL nakit avans kullanımı, 5.000 TL açık mevduat hesabındaki paranın kullanımının gerçekleştirildiği görüldüğünü, öncelik olarak kredi borcunun ödenmesinin ve merkez bankası nezdinde kredinin temerrüte düşürülmemesi yönünde kayıt oluşturulmasının durdurulması yönünde sayın Mahkememizce teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, mahkemece yapılacak yargılama neticesinde davalı bankaya borcunun olmadığının tespiti yargılama sonucu belirleneceğinden davanın belirsiz menfi tespit davası olarak kabulü ile davalının sorumluluk alanından kaynaklı, kendi kusuru nedeniyle borca sebebiyet verdiğinden borçlu olmadığımızın tespiti ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İnternet Bankacılığı başarılı giriş sonrası ...günü 14:00:00 saatinde ... numaralı kredi kartı üzerinden 17.263,00tl tutarında hesaba nakit avans işlemi gerçekleştirildiğini, █████/2022 günü 14:00:26 saatinde Bankamıza ait ... adına kayıtlı ... IBAN numarasına 22.470,00tl tutarında IBAN-Havale işlemi gerçekleştirildiğini, █████/2022 günü 14:03:28 saatinde 66.700,00tl tutarında Bireysel İhtiyaç Kredisi kullanımı gerçekleştirildiğini, İnternet Bankacılığı başarılı giriş sonrası █████/2022 günü 13:48:03 saatinde Bankaya ait... adına kayıtlı ... IBAN numarasına 29.999,00tl tutarında IBAN-Havale işlemi gerçekleştirildiğini, █████/2022 günü 13:52:28 saatinde Bankamıza ait ...adına kayıtlı ... IBAN numarasına 35.475,00 TL tutarında IBAN-Havale işlemi gerçekleştirildiğini, davacının hesabından bilgisi ve talimatı olmaksızın, şifre bilgileri ve SMS ile kayıtlı telefon numarasına gönderilen şifre olmadan kısaca güvenlik işlemleri tamamlanmadan İnternet Bankacılığı'na giriş yapılması ve para çıkışının olması mümkün olmadığını, davacının iddia ve dava ettiği işlemler kendi bilgisi ve kusuru ile gerçekleştiğini, dava konusu olayda davacının itiraz ettiği tüm işlemler yalnızca davacının bilmesi ve koruması gereken doğru bilgiler ile yapılmış olduğundan davalı müvekkili bankanın hiçbir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, davacının borcunun olmadığına yönelik tespit talebinin reddine, davacının kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun tüm taleplerinin reddine, haksız ve dayanaksız olarak ikame edilen işbu davanın esastan reddine, arabuluculuk ücreti, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava; Davacının davalı... şubesinde bulunan hesabı kapsamında para ve kredinin elektronik ortamda bilgisi dışında çekildiğinden bahisle bu çekilen para ve kredi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Taraf delilleri toplanmış, kullandırılan kredi ve çekilen paraşlara ilişkin tüm kayıt ve belgeler celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Somut olayda hukuki ihtilaf, davacının davalı ... şubesinde bulunan hesabı kapsamında para ve kredinin elektronik ortamda bilgisi dışında çekildiğinden bahisle bu çekilen para ve kredi nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasındadır.
Alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile dosya kapsamında toplanan delillerden, taraflar arasında Temel Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme kapsamında dijital olarak davacı taraf adına kredi kullanıldığı ve hesabından para çekildiği, davacı tarafın hesabının bireysel hesap, kullanmış olduğu kredinin bireysel kredi ve kredi kartının bireysel kredi kartı olduğu, davacının bireysel müşteri olup tacir olmadığı, dolayısı ile dava konusu kredi kullanımı ve para çekme işleminin tüketici işlemi olduğu anlaşılmıştır.
Dava şartları 6100 Sayılı HMK'un 114. Maddesinde düzenlenmiş olup, 114/1-c maddesinde de "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. Dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında, mahkemece resen dikkate alınması gerekmektedir.
28.11.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/1-k maddesinde tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi ve 3/1-l maddesinde tüketici işlemi de; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek ve tüzel kişiler ile tüketici arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun’un 73/1.maddesinde; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevli kılınmıştır.
Yine, 6502 sayılı Kanun 83/2.maddesine göre; taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasına ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği düzenlenmiş bulunmaktadır.
Açıklanan bu düzenlemelere göre tüketici sıfatını haiz davacı yanca kullanılan bireysel kredi ve çekilen paradan kaynaklanan iş bu dava da görevli mahkeme; (6502 sayılı Kanun Geçici 1. maddesi 2. bendinde yer alan düzenleme ise görevli mahkemece sözleşme ve sonuçları bakımından uygulanacak hükümlere ilişkin bulunmakta olup, 6502 sayılı Kanun Geçici-1/1.maddesi uyarınca ve dava tarihi de dikkate alınarak), tüketici mahkemesidir.
Bu nedenler ile, eldeki davada, Mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nun 331. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde, talep üzerine harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda mahkememizce karar OLUŞTURULMASINA,
4-HMK'nun 20. maddesi gereğince, karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip
¸
Hakim
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!