T.C. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, elektrik şirketinin kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan zarar nedeniyle site yönetimine karşı açtığı itirazın iptali davası.
Özet: Bir elektrik dağıtım şirketi, bir site yönetimi aleyhine, davalının kayıt dışı ve sayaçsız doğrudan bağlantı yaparak kaçak elektrik tükettiği iddiasıyla 14.034,52 TL tutarındaki fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini ve kötü niyet tazminatı talep ederken; davalı site yönetimi ise kaçak kullanım iddialarını reddederek, spor salonu için kullanılan süzme sayacın bina ortak alan sayacına yasal yollarla bağlı olduğunu ve tüm ödemelerin düzenli yapıldığını savunarak, davanın görevli mahkemede açılmadığını ve süresinde olmadığını ileri sürmüştür.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının --------- numaralı tesisatına kayden elektrik enerjisi kullanmakta olduğu, Müvekkili Şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, davalının dava dışı --------- ile karşılıklı imza ettiği perakende satış sözleşmesi bulunmakta iken, görevli tedarik şirketine karşı ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi ve müvekkili şirket kayıtlarında olmayan sayaçtan geçirilmeksizin doğrudan bağlantı yapmak suretiyle elektrik enerjisi tüketilmiş olması nedeni ile kullanım yerinin elektrik enerjisinin kesildiği ve sayacın mühürlendiği, müvekkili şirketin ilgili ekipleri tarafından 01.04.2020 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde “Doğrudan Bağlantı Yaparak, Kayıtta Olmayan Sayaçsız Tesisatsız" müvekkili şirkete kayıtlı sayaçtan geçirilmeksizin, doğrudan bağlantı yapmak suretiyle elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edilerek davalı aleyhine -------- seri numaralı kaçak tutanağı düzenlendiği ve faturanın icra takibine konu edildiği, 14.034,52 -TL tutarındaki faturalarının tahsili maksadıyla davalı aleyhine bu davanın konusu-------- İcra Müdürlüğü --------- Esas sayısına kayden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının, ilgili icra takibine 20.07.2020 tarihinde itiraz etmiş olduğu, itiraz dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini talep ettiklerini, Davalı tarafça, müvekkil şirkete kayıtlı sayaçtan geçirilmeksizin, harici bir hat çekmek suretiyle elektrik enerjisi tükettiği tespit edildiği, dağıtım lisansı sahibi Müvekkil Şirket --------- ilgili mevzuata uygun olarak elektrik enerjisini kestiği ve tesisatı düzelttiğini, Müvekkil Şirketin bu davaya konu itirazın yapıldığı icra takibi ile kaçak elektrik tüketimi sebebiyle borçlu davalıya tahakkuk edilen faturadan doğan alacakların tahsil edilmesi olduğunu, söz konusu faturalardan doğan alacakların hepsi muaccel olduğu gibi aynı zamanda davalı tarafından bilinen, belirli ve belirlenebilir alacaklardan olduğu, icra takibine konu alacağın belirlenebilir olması halinde davalı/borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebileceğinin kararlaştırıldığı, davalının haksız ve kötüniyetli itirazını iptali maksadıyla huzurdaki davayı ikame etme ettiklerini, bu sebeplerle, huzurdaki davamızın kabul edilerek davalı tarafça -------- İcra Müdürlüğü --------- Esas Sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, takibe itirazın haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle İİK 67/2. maddesi uyarınca hükmolunan bedelin %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve ücret-i vekâletin davalı yana tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili site yönetimine karşı açmış olduğu davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, müvekkili site yönetiminin tüzel kişiliğinin bulunmadığı, bununla birlikte site yönetiminin tacir sıfatı da bulunmadığını, dava her ne kadar Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış ise de görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın süresi içinde açılmadığını, müvekkili site yönetimi aleyhine-------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, İcra takibinde takibin neye ilişkin olduğu belirtilmediğini, müvekkili site yönetiminin ortak kullanım alanlarında kullanılan elektrik sarfiyatı için --------- sözleşme numaralı ---------- numaralı tesisat sayacı kullandığını, Müvekkili site içinde, site sakinlerinin kullanımı için spor salonu bulunduğunu, spor salonunda kullanılan elektrik harcamasının ayrıca tespit edilebilmesi için--------- sözleşme numaralı ---------- numaralı sayacağı, davaya konu --------- numaralı süzme sayaç bağlandığını, --------- numaralı süzme sayacın hiçbir surette kaçak olarak bağlanmadığını, ---------- numaralı sayaçtan kullanılan elektrik, bina ortak kullanım için bulunan --------- sözleşme numaralı -------- numaralı sayaçtan geldiğini, bina ortak sayacının da tüm ödemeleri düzenli şekilde davacı şirkete yapıldığını, müvekkili site yönetiminin kaçak elektrik kullanma gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, müvekkili site yönetiminde 01.04.2020 tarihinde yapmış olduğu kontrolde kaçak elektrik kullanımı yapıldığı yönünde tutanak düzenlediğini, söz konusu denetim sırasında müvekkili site yönetiminin, tutanağın gerçeği yansıtmadığı, süzme sayacın bina ortak alan sayacına bağlı olduğunu ifade etmiş ise de gerçek dışı tutanak tutularak işlem yapıldığını, hatalı işlem sonrasında müvekkili site yönetiminin--------- sistemine, yapılan denetimin ve tespitin hatalı olduğu ve site yönetiminin mağdur edildiği yönünde 23.07.2020 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, ---------- yapılan başvuru sonrasında davacı kurum yetkililerinin site yönetimine tekrar gelerek, kaçak kullanım olduğu iddia edilen sayacın --------- sözleşme numaralı --------- numaralı site ortak kullanım sayacına bağlı olduğu ve tüm elektrik kullanımın --------- sözleşme numaralı --------- numaralı site ortak kullanım sayacından sağlandığı ve tüm ödemelerinin de yapıldığını tespit ettiğini, Davacı şirket yetkililerinden kaçak elektrik kullanımının olmadığı yönünde tutanak tutulması istenmiş ise de davacı şirket yetkililerinin kaçak kullanım yapılmadığı yönünde tutanak tutulamayacağını ifade ettiklerini, bu işlemin yapıldığı sırada müvekkili site yönetiminde bulunan, site müdürü --------- hazır bulunduğunu, müvekkili site yönetiminin hiçbir surette kaçak elektrik kullanmadığını, davaya konu elektrik kullanımının ----------- sözleşme numaralı ----------- numaralı sayaç üzerinden gerçekleştiğini, kaçak elektrik kullanımının söz konusu olabilmesi için kullanılan elektriğin bedelinin ödenmemesinin gerektiği, site yönetiminin ---------- numaralı süzme sayaçta görülen elektrik kullanımını ---------- sözleşme numaralı ---------- numaralı bina ortak kullanım sayacı üzerinden davacıya ödendiğini, durumun aksini gösterir bir delilin davacı tarafından dosyaya sunulmadığını, davacının tek taraflı düzenlediği tutanağın kesin delil niteliğinde de olmadığını, davacı şirketin sonrasında --------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, söz konusu ilamsız icra takibinde borcun neye ilişkin olduğunun belirtilmediğini, icra talebinin usul ve yasaya aykırı olduğu, İcra takip talebine bakıldığında 14.034,52 TL'lik alacağın neye ilişkin olduğu, borç kaynağının ne olduğunun belirtilmediğini, söz konusu icra takibinin usul ve yasaya aykırı olduğu, usul ve yasaya aykırı icra takibine süresi içinde itiraz edildiğini, site yönetiminin kaçak elektrik kullandığı yönünde herhangi bir tespit yapılmadığını, kaçak elektrik kullanımın yapıldığı iddia edilen -------- numaralı sayacın nereye bağlı olduğu tespitinin yapılmadığını, şayet denetim sırasında ---------- numaralı sayacın nereye bağlı olduğu tespit edilseydi, sayacın --------- sözleşme numaralı -------- numaralı bina ortak kullanım sayacına bağlı olduğunun görüleceğini, davacı şirketin denetimi sonrasında, bina ortak alan kullanımına bağlı --------- sözleşme numaralı--------- numaralı sayaç bağlantısının kaldırıldığını, mahkemenin gerekli görmesi durumunda keşif ile davaya konu ------------ numaralı süzme sayaç ve süzme sayacın denetim yapıldığı dönemde bağlı bulunduğu --------- sözleşme numaralı ---------- numaralı bina ortak gider sayacının da yerinde tespitinin sağlanabileceğini, müvekkili site yönetiminin davaya konu kaçak olduğu iddia edilen elektrik kullanımını --------- sözleşme numaralı ----------- numaralı bina ortak kullanım sayacından yaptığını, söz konusu sayaca ilişkin olarak tüketim değerlerinin de dikkate alındığında gerek denetim tarihinden önce gerek ise denetim tarihinden sonra ciddi bir fark bulunmadığının görüldüğü, bu durumun ortada herhangi bir kaçak elektrik kullanımının olmadığının bir diğer kanıtı oldğunu, şayet kaçak elektrik kullanımı olsaydı, denetim öncesi ve demetim sonrasında elektrik kullanımında ciddi fark olması gerekirdi. Denetim öncesi ve denetim sonrasında ---------- sözleşme numaralı ----------- numaralı bina ortak kullanım sayacı harcamasında önemli bir fark bulunacağını, davacı şirketten denetim tarihinden öncesini ve denetim tarihinden sonrasını da içine alır şekilde elektrik faturalarının istenmesini talep ettiklerini, yapılacak inceleme ile denetim tarihinde önce ve denetim tarihinden sonra elektrik tüketiminde ciddi bir farklı bulunup bulunmadığı, bilirkişi marifeti ile ortaya konulmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle; öncelikle dava hakkında görevsizlik kararı verilerek, görevli olan asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine, davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, hukuki niteliği itibari ile davalının kayıtlı sayaçtan geçirilmeksizin, doğrudan bağlantı yapmak suretiyle elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edilmesi üzerine düzenlenen kaçak elektrik tutanağınden doğan 14.034,52 -TL tutarındaki faturalarının tahsili için davalı aleyhine başlatılan --------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayısı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.-------- ve ---------Ş'ye yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü.Dosyamız arasına alınan-------- İcra Dairesinin--------- Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin █████/2020 tarihinde başlatıldığı davalının süresinde █████/2020 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Davacının; borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğinden itibaren İİK.nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık süre içerisinde mahkememize davayı açtığı anlaşıldığından, açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. TTK 11. maddesinde ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme şeklinde tanımlanmıştır. TTK’nın 15. maddesinde esnaf, ister gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." şeklinde tanımlanmıştır.Mülga 6762 sayılı yasanın 1463. maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve --------- sayılı ---------- yayımlanan, -------- sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiş, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtilmiş olduğundan Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekmektedir. Bir kimsenin vergi mükellefi olması, TTK yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez.
Davalının site yöneticiliği olduğu, tacir olmadığı, tarafların ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı, somut uyuşmazlığın tüm tarafları tacir olmadığından ve uyuşmazlık TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından ticari dava niteliğinde de kabul edilemeyeceği, bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varıldığından, HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verimiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,
2-Karar kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvuru halinde dava dosyasının görevli --------- Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzii edilmesi için Tevzii Bürosuna gönderilmesine,
3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!