Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, hastane ile tedarikçi şirket arasındaki konsinye malzeme sözleşmesinden kaynaklanan SGK kesintileri, avukatlık ücretleri ve yargılama giderlerinin yansıtılmasına ilişkin itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davası, hastane konumundaki davacının, konsinye malzeme sözleşmesinden kaynaklanan, üçüncü bir kurum tarafından uygulanan kesintiler ve bu kesintilerin iptali için ödenen avukatlık ücretlerinin davalı tedarikçi firmaya yansıtılmasına yönelik başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılması talebiyle açılmış olup, davalı tarafın aynı alacakla ilgili başka bir davanın bekletici mesele yapılmasını ve kesintilere ilişkin detaylı belge eksikliğini savunması, bilirkişi raporunun ise tarafların ticari defterlerinde alacak/borç miktarları konusunda ciddi çelişkiler ortaya koyması üzerine kuruludur.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
:
Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu █████/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyası ile taraflar arasında akdedilen 04.03.2021 tarihli Konsiye Malzeme Sözleşmesi'nde Sözleşme Bedeli ve Ödeme kısmının düzenlendiği 9. maddesi gereği müvekkiline uygulanan kesintinin ve kesintinin iptali için açılan davada avukata ödenen avukatlık ücretinin ödenmesi için borçluya kesilen yansıtma faturaları ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu, davalı ile akdedilen sözleşmenin Sözleşme Bedeli ve Ödeme kısmının düzenlendiği 9. Maddesi "Kesinleşmiş ..... kesintilerini hastane kesintiyi mahkemeye götürmek kaydıyla kesintileri firma hastaneye ödeyecektir." şeklinde düzenlendiğini, sözleşme gereği müvekkiline uygulanan kesintilerin davalıya yansıtılacağı, işbu kesintilerin davalı tarafından müvekkil hastaneye ödenmesi gerektiği açık olup davalı tarafın süreci uzatmak adına takibe itiraz ettiğini, neticede; davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu █████/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ;Davacı tarafından dava konusu edilen alacağın tahsiline ilişkin aynı zamanda ...'ya karşı dava açıldığını, ....'ya açılan emsal davaların tamamının davacı lehine sonuçlandığını, ...'ya karşı açılmış olan davanın konusu ile huzurdaki davanın konusunun aynı olduğunu, bahsi geçen davanın sonucu işbu davayı doğrudan etkileyecek ve huzurdaki davanın konusuz kalacağını, yargılamaya devam edilmesi halinde ise davacının aynı alacağı iki defa tahsil etmiş olacağını, davacı tarafından ....'ya karşı açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının ..... tarafından kurum alacaklarından kesinti gerçekleştirildiği iddiası ile kesintinin iptali için açılacak davada avukata ödenen avukatlık ücretinin tahsilini talep ettiğini, fakat ..... tarafından yapıldığı iddia olunan kesintinin hangi tıbbi malzemelere ilişkin olduğunun (SUT kodu ve barkod numaralarını içerecek şekilde), tarih bilgilerinin ve müvekkili şirkete yöneltilen kusur iddiasının ne olduğunun belgeleri ile bildirilmediğini, dava dilekçesinde de söz konusu tıbbi malzemelere ve ..... tarafından ödeme yapılmama sebebine ilişkin hiçbir detay bulunmadığını, davaya konu kesinti sebeplerinin ..... onaylı resmi evrakla müvekkili şirkete bildirilmesi gerektiğini, müvekkilinin yalnızca ürün, SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) eşleşmelerinden ve UBB (Ulusal Bilgi Bankası) işlem kodlarından kaynaklanan sorunlardan dolayı sorumlu olduğunu, endikasyon hatası, yanlış kullanım veya hekim kusuruna bağlı olarak yapılan kesintilerden müvekkilinin sorumlu olmadığını, neticede; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67. Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi ... mahkememize sunmuş olduğu █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Yanlar arasında davalı tarafından davacıya Konsinye olarak Sağlık Malzemesi teslim edilmesi, davacının davalıdan konsinye olarak aldığı malzemelerin kullandığı kısmının davalı tarafından davacıya fatura edilmesi şeklinde ticari ilişki kurulduğu, davacı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davacının davalıdan 1.734.311,55 TL alacaklı gözüktüğü, davalı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davalının davacıya borçlu değil, davalının davacıdan 562.284,45 TL alacaklı gözüktüğü, yanlar arasında toplam 2.296.596,00 TL ihtilaf bulunduğu, ihtilafın davacının davalıya kestiği ..... Ceza + ..... Fat. Kesintisi + Avukatlık ücreti ve dava masrafı yansıtma faturalarından kaynaklandığı; ihtilaflı 8 adet 1.009.223,00 TL’lik faturaların muhteviyatının “04.03.2021 Tarihli Sözleşmeye İstinaden ..... Ceza Yansıtması” olduğu, davacı tarafından ..... tarafından kendilerine yapılan Mart/2021 dönemine ait 473.029,19 TL, Nisan/2021 dönemine ait 424.414,60 TL ve Ekim/2021 dönemine ait 152.721,79 TL olmak üzere toplam 1.050.165,58 TL’lik kesintilerin davalı ile ilişkili olduğu, bu kesintilerin iptali için Ankara ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı ve davalıya yansıtma faturası kesildiği iddia edildiği, gerek dosya münderecatında .....’nın davacıdan yaptığı toplam 1.050.165,58 TL’lik kesintinin işlem ve malzeme olarak detayının bulunmaması nedeniyle yapılan kesintinin davalıdan alınan malzemeler ile ilgili olup olmadığının tespit edilememesi, gerekse yapılan kesintinin işlem ve malzeme olarak detayının bildirilmesi halinde de bu malzemelerin davalıdan alınan malzemeler olup olmadığının tespit edilebilmesi uzmanlık alanıma girmediğinden, davacının 1.009.223,00 TL’lik faturalarının uygun olup olmadığının değerlendirilemediği, ihtilaflı 3 adet 1.175.773,00 TL’lik faturaların muhteviyatının “..... Fatura kesintisi” olduğu, işbu faturaların dayanağının ne olduğuna ilişkin dosya münderecatından herhangi bir tespit yapılamadığı, ancak davacı vekilinin beyanlarında ..... aleyhine Ankara .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile “..... tarafından davacıya kesilen 29.776.310,20 TL para cezası yönünden hukuka aykırılığının tespiti ile ihtiyatı tedbir verilmesi talepli” dava ikame edildiğinin beyan edildiği, eğer ki davacının davalıya kestiği 3 adet 1.175.773,00 TL’lik faturalar Ankara .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasına istinaden kesilen faturalar ise, söz konusu dosyanın konusunun ..... tarafından davacıya kesilen para cezasının iptali olup, ..... tarafından davacıdan yapılan bir kesintiye istinaden açılan bir dava olmadığının gözüktüğü, Keza söz konusu davanın ..... tarafından davacıdan yapılan kesintiye karşılık açılan bir dava olduğunun ispatlanması halinde de, kesintinin işlem ve malzeme olarak detayının tespiti ve kesinti yapılan işlem/malzemelerin davalıdan alınan malzemeler olup olmadığının tespit edilebilmesi uzmanlık alanıma girmediğinden değerlendirme yapma olanağı bulunmadığı, ihtilaflı 1 adet 111.600,00 TL’lik faturanın muhteviyatının “04.03.2021 Tarihli Sözleşmeye İstinaden Avukatlık Ücretleri Ve Dava Masrafları” olduğu, faturanın dayanağı belgelerin incelenmesinde 49.934,19 TL’lik kısmının Ankara ... AHM .... E. Sayılı dosyası ile ilişkili olduğunun tespit edildiği, kalan kısım yönünden genel olarak Av. ....’a gönderilen bedeller olduğu, Nihai takdirinin Mahkemede olduğu yönünde görüş ve beyan bildirmiştir.
Bilirkişiler ... ve Prof. Dr. ... mahkememize sunmuş oldukları █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; Malzemenin .....’ya fatura edilmesi konusundaki suta aykılıklardan Konsinye Verenin sorumluluğunu olmadığı, davacının bu kapsamda kusurlu işlem kodu ve dopler ultrason kayıtlarını sunmamış olduğu, bir bacağa bir malzeme yerine iki malzeme fatura etmesi sorumluklarında davacının kusurlu olduğu , alıcının hak ve yükümlülükleri başlıklı 2. Maddesinde Konsiye mal satıcısının Satılan malzemenin veya satılan muadil malzemenin satış tarihinde yürürlükte olan SUT ve ..... mevzuatında belirlenen usule göre tespit edilen fiyatlarından daha yüksek oluşundan, Malzemelerin kullanıldığı branşın ve SUT eşleştirmelerinin doğru yapılmış olmasından, SUT eşleştirmesi yapılmayan ya da doğru yapılmayan bir malzemeden dolayı oluşacak kesinti cezası ile malzemenin TİTUBB ile ilgili tüm kayıt işlemleri ve onaylarından kaynaklanan, ..... kesintileri ve Satın alma birimine malzeme kullanım durumunda bilgi verilmemesinden kaynaklanacak olan kaçak malzeme kullanımlarından doğacak kayıplar nedeni ile .....'nın kuruma uygulandığı ceza tutarının tümü Konsinye Veren'e yansıtma faturası ile fatura edilecek ya da Konsinye Veren’in ALICInın malzemeyi kullanan ilgili Araştırma Merkezi uhdesindeki alacaklarından mahsup edileceğine yer almış olduğu ,bilirkişi heyeti üyesi SUT Uzmanı .... tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmelerde, ..... tarafından davacıdan yapılan kesinti ve davacıya uygulanan cezaların davalı değil davacı sorumluluğunda olduğu kanaati bildirildiğini, dolayısıyla yanlar arasında ihtilaflı olan 2.296.596,00 TL’lik faturalar davacı alacağı olarak değerlendirilemediğinden icra takip tarihinde davacının davalıdan herhangi bir alacağı olmadığı gibi, davalının davacıdan 562.284,45 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir.
Dava itirazın iptali davasıdır.Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66.maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir.(Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,223) Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu usulü dairesinde ispat etmesi gerekir. İspatın konusu , ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu 6100 sayılı HMK.nun 187 ,190 ve 200'ncü maddelerinde açıkça belirtilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu ile dava dışı özel sağlık hizmeti sunucusu arasında akdedilmiş bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi'nin 8.5.2. maddesinde açıkça düzenlendiği üzere, Sağlık Hizmeti Sunucusu (SHS), ilgili mevzuata aykırı mahiyette reklam, kampanya, tarama ya da tanıtım faaliyetinde bulunamaz; bu tür aykırılıkların tespiti hâlinde durumun ilgili il sağlık müdürlüğüne yazılı olarak bildirilmesi ve müdürlükten gelecek cevabi yazının dikkate alınarak işlem tesis edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Devamında düzenlenen 8.5.3. maddesinde ise SHS’nin hasta yönlendirmesinde bulunamayacağı, hasta yönlendirmesine yönelik olarak gerçek veya tüzel kişilerle anlaşma, iş birliği yahut organizasyon gerçekleştiremeyeceği açıkça belirtilmiştir. Bu hükümler, sağlık hizmeti sunumunda objektiflik, tarafsızlık, tıbbi endikasyon ilkesine bağlılık ve Kurum zararının önlenmesi açısından son derece temel normatif yükümlülükler niteliğindedir.
Dosya kapsamındaki müfettiş raporunda yapılan tespitler doğrultusunda, davacı hastane tarafından faturalandırılan ... – Perkütan Ekzovenöz Rekonstrüksiyon Sistemi (Kateter dâhil) işlem kodu ile birlikte, ... Periferik damar embolizasyonu (vena safena magna/parva), .... – Tünelli kateter yerleştirilmesi ve yine ... işlem kodları üzerinden yapılan sağlık hizmeti taleplerinin, SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) kapsamında geri ödeme listesinde yer almakla birlikte, ilgili işlemlere ilişkin Doppler Ultrasonografi kayıtlarının bulunmadığı, hastaların yönlendirme kapsamında işleme tabi tutulduğu, sigortalı veya hak sahiplerine fiilen sunulmamış işlemlerin sunulmuş gibi gösterilerek Kuruma fatura edildiği, başka bir ifadeyle sahte işlem ve/veya gerçeğe aykırı belge düzenlemek suretiyle Kurumun zarara uğratıldığı yönünde ciddi tespitlere yer verildiği anlaşılmıştır.
Müfettiş raporunda, .... ve ... kodları ile fatura edilen söz konusu tıbbi malzemelerin SUT kapsamında geri ödemeye tabi olduğu; ancak davacı hastanenin, bu malzemelerin kullanımına ilişkin işlemlerde kusurlu davranarak özellikle tıbbi zorunluluk, endikasyon, ön tetkik ve kayıt zorunluluklarına riayet etmediğinin, ayrıca hastalara yönlendirme yapılarak işlem oluşturulduğunun belirlendiği ifade edilmiştir.
Dava dışı ..... ile ... arasında akdedilmiş sözleşmenin tarafının davacı hastane olduğu, davacının davalıdan temin ettiği tıbbi malzemeleri .....’ya fatura ettiği, işlemlerin SUT kapsamında geri ödeme şartlarına bağlı olduğu tespit edilmiştir. Özellikle ... SUT kodlu ürün, SUT ödeme listesinde “Ablasyon, venöz işlem” başlığı altında yer almakta olup, SUT düzenlemelerine göre geri ödeme yapılabilmesi için birtakım ayrıntılı, tıbben zorunlu ve objektif şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. SUT’a göre:
a) Hastanın mevcut klinik tablosunun venöz yetmezlik kaynaklı olması, semptomların CEAP (Clinical-Etiological-Anatomical-Pathophysiological Classification), VCSS (Venous Clinical Severity Score) ve VIS (Venous Insufficiency Symptom) sistemleriyle kayıt altına alınmış bulunması,
b) Girişim öncesinde hastaya .... yapılmış ve bu hususun tıbbi belgelerle ispatlanmış olması,
c) Ablasyon yapılması planlanan ven çapının;
– Vena Safena Magna (VSM) için en az 5,5 mm,
– Vena Safena Parva (VSP) için en az 4 mm,
– Perforan venler (PV) için en az 3,5 mm
olması ve ölçümlerin eksiksiz şekilde belgelendirilmesi,
ç) Prosedür öncesi Doppler USG’de 0,5 saniye ve üzeri reflü saptanmış olması, yeni düzenleme çerçevesinde ise 2 saniye ve üzeri reflü (grade 3–4) varlığının belgelenmiş olması,
d) Hastalığın iki ekstremitede birden bulunduğu ve bilateral girişim endikasyonu olduğu durumlarda aynı seansta yalnızca bir adet kateter ödemesi yapılması,şeklindeki şartların tamamının sağlanması zorunludur.
Dosya kapsamındaki belgelere göre, özel hastanede tedavi edilen hastaların tamamında şikâyetlerin 4 saniye üstünde reflü değerleriyle kayıtlı olduğu, işlemlerin her bir ekstremite için ayrı ayrı faturalandırıldığı, SUT Tebliği’ne göre ürünün bir “sistem” olduğu, sistem içerisinde santrifüj cihazı, ultrasonik iletim cihazları, iletim karakterleri ve birkaç bileşenden oluşan ajan bulunduğu, ajanın etkin maddesinin EVOH (Etilen Vinil Alkol Kopolimeri) olduğu ve sistemin bütünlüğünün tıbbi prosedür açısından elzem olduğu müfettiş raporunda ayrıntılı olarak belirtilmiştir.
Ayrıca sistemde yer alan embolizan ajan, bazı durumlarda tek başına ön plana çıkarılmakla birlikte, bu ajanın SUT kapsamında sadece nörovasküler olgular, arteriyovenöz malformasyon ve arteriovenöz anevrizma gibi durumlarda ... işlem kodları üzerinden ödenebileceği düzenlenmiştir. Buna rağmen Kuruma fatura edilen ürünlerin medulla (MEDULA) kayıtlarının bulunduğu, hastalara ait ödeme taleplerinin yukarıdaki şartların sağlandığının belgelenmesi hâlinde geri ödemeye konu olabileceği, aksi halde Kurum zararına yol açılacağı açıktır.
Müfettiş raporunda ulaşılan tüm bu bulgular çerçevesinde, söz konusu malzemelerin yukarıdaki SUT şartları kapsamında kullanılması ve dava dışı .....’ya faturalandırılması hususunda sorumluluğun davacı hastaneye aittir.Davacı hastanenin gerek hasta yönlendirmesi yapması, gerek Doppler kayıtlarını sunmaması, gerekse gerçeğe aykırı işlem düzenleyerek Kurumu yanıltması nedeniyle sözleşme yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal ettiği anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında derdest bulunan Ankara ... ve ... Asliye Hukuk Mahkemelerindeki davaların temelini, taraflar arasındaki konsinye mal alımı ilişkisi kapsamında davacı tarafından gerçekleştirilen faturalandırma işlemlerinin, SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) ve “Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi (SHS Sözleşmesi)” hükümlerine aykırı biçimde yapılmış olması oluşturmaktadır. Bu nedenle, davacı tarafından fatura edilen bedeller yönünden Kurumca gerçekleştirilen kesintilerin hukuki dayanağının, malzemeden kaynaklanan teknik bir uygunsuzluk değil; aksine davacının SUT düzenlemeleri ile SHS sözleşmesinden doğan yükümlülüklere riayet etmemesinden kaynaklandığı müfettiş raporlarıyla ortaya konulmuştur. Ayrıca dosya kapsamı itibariyle davalı ile dava dışı ..... arasında herhangi bir sözleşmesel ilişkinin mevcut olmadığı, .....’nın yalnızca davacıyla sözleşme tarafı olduğu sabittir.
Davacı, Ankara ..... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin .... E. sayılı dosyasında, dava dışı .....’ya karşı alacak davası açmış olup, anılan dosyaya kazandırılan ..... müfettiş raporu ve Topkapı ..... denetim birimlerince yapılan kesintilere ilişkin kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde; kesintilerin kaynağının kullanılan tıbbi malzemelere ilişkin bir uygunsuzluk olmadığı, bilakis davacının SUT ve sözleşme hükümlerine açık ve ağır aykırılık teşkil eden faturalandırma uygulamaları olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu kapsamda yapılan değerlendirmelerde, davacının faturalandırdığı ürünlerin doğru SUT kodu üzerinden bildirilmediği, tıbbi işlemin yapılmış sayılabilmesi için zorunlu nitelikte olan Doppler Ultrasonografi ölçümlerini içeren kayıtların sunulmadığı, ayrıca bazı hastalarda SUT gereği tek işlem için tek malzeme kullanılması gerekirken iki ayrı malzemenin fatura edildiği, bunun da hasta yönlendirme yasağı ile birlikte değerlendirilerek sözleşmenin 8.5. maddesine aykırılık teşkil ettiği görülmüştür. Bu nedenle oluşan tüm kesintilerin davacının kendi kusurundan kaynaklandığı, davalı ile illiyet bağının bulunmadığı belirlenmiştir.
Bu durumda taraflar arasında imzalanmış bulunan konsinye sözleşmesinin MADDE 4 – Konsinye Verenin Hak ve Yükümlülükleri başlıklı bölümünün özellikle (5) ve (8) numaralı bentleri önem kazanmaktadır. Söz konusu bentlerde, konsinye malzemelerin ..... tarafından ödenebilmesi için ürünün kullanımı tarihinde yürürlükte bulunan SUT hükümlerinin ve tavan fiyat uygulamalarının titizlikle gözetilmesi gerektiği, faturalandırmanın bu tavan fiyat üzerinden yapılacağı, kullanılacak malzemelerin kurum tarafından karşılanıp karşılanmadığına ilişkin bilginin malzeme kullanılmadan önce ve hatasız biçimde ilgili hekim ve satın alma birimiyle paylaşılması gerektiği açıkça düzenlenmiştir.
Bu yükümlülüklerin ihlali hâlinde, Konsinye Veren, ..... mevzuatında meydana gelen değişikliklerin işbu sözleşme konusu malzemelere olan olumlu ya da olumsuz tüm yansımalarını ALICI’ya derhal yazılı olarak bildirmekle mükelleftir. Aksi takdirde, sözleşmede açıkça ifade edildiği üzere, Konsinye Veren, ALICI’nın bu aykırılıklar sebebiyle uğradığı her türlü zarardan münhasıran sorumlu olacaktır.
Sözleşmenin 4/8. maddesi uyarınca, malzemenin hastalarda kullanılması sonrasında hastaların tıbbi durumlarında malzemenin kendisinden kaynaklanan olumsuz etkiler oluşması hâlinde, Konsinye Veren’in yine sorumluluğu doğmakta olup; ALICI’nın bu nedenle ödemek zorunda kaldığı tüm tazminatları Konsinye Verene rücu hakkı saklı tutulmuştur. Ancak somut olayda, ..... tarafından yapılan kesintinin “malzemenin hastaya uygulanması sonucu hastanın zarar görmesi”ne ilişkin olmadığı; malzeme kaynaklı değil, tamamen davacının SUT’a aykırı faturalandırma işlemleri sebebiyle ortaya çıktığı müfettiş raporunda açıkça belirtilmiştir.
Aynı sözleşmenin MADDE 3 – ALICININ Hak ve Yükümlülükleri, özellikle de (1) ve (2) numaralı bentleri gereğince, kullanılan her konsinye malzemenin UBB (Ulusal Bilgi Bankası) kodlarının, malzemeye ilişkin tüm belgelerin ve uygunluk kayıtlarının eksiksiz şekilde faturada yer alması gerekmektedir. Bu belgelerin bulunmaması hâlinde, malzeme kullanımından doğan tüm sorumluluk Konsinye Verene ait olup, ALICI’nın bu faturaları kabul etmeme ve ödeme yapmama hakkı bulunmaktadır. Ayrıca, bu aykırılıklar sebebiyle ALICI’nın uğrayacağı tüm zararların Konsinye Verenden talep edilebileceği düzenlenmiştir.
Söz konusu düzenlemeler kapsamında; SUT eşleştirmelerinde yapılacak hatalar, malzemenin ..... tarafından belirlenen fiyatının üzerinde faturalandırılması, TİTUBB (Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Ulusal Bilgi Bankası) kayıtlarında eksiklik bulunması, malzeme kullanımının satın alma birimine bildirilmemesi gibi durumlarda kurumca uygulanan cezai kesinti tutarlarının tamamı Konsinye Verene yansıtılacaktır. Bu durumda, ALICI’nın dava dışı ..... tarafından uygulanan yaptırımları davalıya yüklemesi mümkün olmayıp, SUT ve SHS sözleşmesi ihlallerinden doğan tüm sorumluluk davacıya aittir.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan tüm hukuki ve teknik değerlendirmeler ışığında;
Malzemenin .....’ya fatura edilmesi sürecindeki SUT’a aykırılıklardan Konsinye Verenin sorumluluğunun bulunmadığı, zira SUT’a aykırılığı oluşturan temel unsurun; işlem kodlarının hatalı veya eksik belirlenmesi, Doppler ultrasonografi kayıtlarının ibraz edilmemesi, aynı bacağa iki malzeme fatura edilmesi gibi salt davacının faturalandırma ve kayıt yükümlülüklerinin ihlali olduğu; bu bağlamda davacının kusurunun açık olduğu tespit edilmiştir.
Sözleşmenin MADDE 3/2 hükmünde Konsinye Verenin yalnızca SUT fiyatlamasına, SUT eşleştirmelerine ve TİTUBB kayıtlarına ilişkin sınırlı teknik yükümlülüklerinin bulunduğu; davacının ise işlemlerin doğru kodlanması, tıbbi zorunluluğun belgelenmesi, Doppler ölçümlerinin sisteme işlenmesi ve yönlendirme yasağına uyulması gibi SHS sözleşmesi kapsamında kendisine yüklenen asli yükümlülükleri ihlal ettiği anlaşılmaktadır.
..... tarafından davacıya uygulanan tüm kesinti ve cezaların davalıdan değil, tamamen davacıdan kaynaklandığı ve bu değerlendirme Kurum müfettiş raporlarıyla da örtüşmektedir.
Bu nedenle, taraflar arasında ihtilaf konusu yapılan 2.296.596,00 TL tutarındaki fatura bedellerinin davacı alacağı olarak kabul edilmesi mümkün olmadığı, icra takibinin başlatıldığı tarihte davacının davalıdan herhangi bir alacağı bulunmadığı gibi, tam aksine yapılan mahsup işlemleri neticesinde davalının davacıdan 562.284,45 TL alacaklı durumda olduğu hesaplandığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM/Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL peşin harcın davacı tarafından yatırılan 20.946,15 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 20.330,75-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 260.803,62-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan ....
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye....
☪e-imzalıdır.☪
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!