Genel haciz yoluyla takipte alacak temliki muvazaası iddialı sıra cetveline itirazda ispat yükü ve alacağın gerçekliğinin tespiti.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, borçlu tarafından davalıya yapılan alacak temlikinin muvazaalı olduğunu ve icra takibindeki sıra cetvelinde davalının birinci sırada yer almasının hatalı olduğunu iddia ederek kendi alacağının öncelikli olarak sıralanması talebiyle açtığı sıra cetveline itiraz davasını incelemektedir; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davalının borçluyla gerçek bir alt yüklenicilik ilişkisi içinde olduğunu, temlikin mal kaçırma amacı taşımadığını ve alacağını ispatladığını belirterek davanın reddine karar vermişken, davacı temyiz dilekçesinde muvazaa iddiasının yeterince incelenmediğini, davalının alacağının gerçekliğinin kanıtlanamadığını, kendi alacağının daha önce doğduğunu ve temlik işleminin takip başlatıldıktan sonra yapıldığı gibi hususları vurgulamaktadır.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyasında 24.08.2017 tarihinde takip başlattıklarını, borçlunun ödeme emrinin tebliği üzerine yüklenicisi olduğu işten kaynaklanan alacağının temlik edilmesi hususunda idareye dilekçe verdiğini, temlik işleminin idare tarafından uygun görülmesi üzerine borçlu tarafından alacağın davalıya temlik edildiğini, davalının dosya borçlusundan temlik aldığı alacağın gerçek bir alacak olmadığını, sıra cetveli ve derece kararında temlik alan davalıya birinci sırada yer verilmesinin hatalı olduğunu belirterek 09.02.2018 tarihli sıra cetvelinde davalının birinci sırada yer almasına ilişkin kısmın iptaline, davacının birinci sırada yer alması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının dava dışı temlik edenin alt yüklenicisi olduğunu, alt yüklenici olarak yaptığı işlere karşılık olmak üzere dava dışı şirketin idareden olan alacağının temlik edildiğini ve aynı tarihte idareden olur alınmak suretiyle temlik işleminin tamamlandığını, temlik işleminde muvazaa olmadığını, takibe konu bonoların her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğunu, davalının alt yüklenicisi olduğu işin yapılmaya devam edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muvazaa hukuki nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre dava dışı temlik edenden alacaklı olduğu, dava dışı temlik edenin yüklenicisi olduğu işte davalının alt yüklenici olduğu, temlik işleminin taahhüt edilen iş bedeli ile ilgili olduğu ve iş kapsamında alt yükleniciye daha önce ödeme yapılmadığı, temlik işleminin mal kaçırma kastı taşımadığı, temlik sözleşmesine idare tarafından olur verildiği, davalı ile dava dışı temlik eden arasında asıl - alt yüklenicilik ilişkisinin bulunduğu, davalının mal kaçırmak veya muvazaalı temlik yapmak niyetinde bulunmadığı, davalı alacaklının alacağını ispat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; muvazaa iddiasının yeteri kadar incelenmediğini, davalının alacağını ispat edemediğini, muvazaa olmadığının düşünülmesi halinde davacının alacağının davalının alacağından önce doğduğunu ve vadesinin önce geldiğini, davalının temlik tarihi itibari ile dava dışı temlik edenden alacak miktarının tespit edilemediğini, davalının temlik sözleşmesinde yazılı miktar kadar alacağı olduğunu ispat edemediğini, mahkemenin alt yüklenicilik sözleşmelerini ve bedellerini dikkate almasının hatalı olduğunu, davalı alacağının muvazaalı olmadığına yönelik gerekçenin davalının ispat yükünü yerine getirmemesi nedeniyle yerinde olmadığını, alacağın gerçek olduğunun kabulü halinde ise vadesi gelmemiş alacağın temlik edilemeyeceğini, iptale mahkum olduğunu, vadesi gelmemiş borcun ödenmesinin de batıl kabul edildiğini, davalının bilirkişi incelemesi sırasında tüm defterlerini sunmadığını, idarenin olur vermesinin sözleşmenin niteliğinden kaynaklandığını, muvazaalı olmadığını ispata yarar nitelikte bulunmadığını, davacı alacağının davalı alacağından önce doğduğunun tespit edildiğini, istinaf dilekçesindeki iddialarının değerlendirilmediğini, davalının hakkında başlatılan takipte ödeme emrinin tebliği üzerine temlik sözleşmesini imzaladığını, şirket yetkilileri arasında akrabalık bağının bulunduğunu, aynı gün sıra ile yapılan diğer temlik sözleşmesine ilişkin mahkemece tasarrufun iptaline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muvazaa nedenine dayalı genel haciz yolu ile takipte düzenlenen sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairemizce re'sen yapılan incelemede,
Dava dışı yüklenici ... Yapı - ... ile dava dışı İstanbul Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı arasında 27.07.2016 tarihinde İstanbul İli, .... İlçesi,.... Mahallesi, 6798 ada, 2 parsele, 2 adet İlkokul Yapım İşi Sözleşmesi imzalanmış, davalı ile dava dışı yüklenici ... Yapı - ... arasında ise 20.09.2016 tarihinde aynı işe ilişkin alt yüklenicilik sözleşmesi imzalanmıştır.
Dava dışı yüklenici ... Yapı - ... sözleşme kapsamındaki dava dışı idareden olan 6.000.000,00 TL bedelli alacağını 08.09.2017 tarihli temlik sözleşmesi ile davalı .... Mühendislik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine temlik etmiş, dava dışı idare tarafından 27.07.2016 tarihli sözleşmenin 11.5 maddesi kapsamında 08.09.2017 tarihinde temlik işlemine olur verilmiştir.
Davacı tarafından dava dışı borçlu ... Yapı - ... hakkında .... Anadolu 23. İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatılmıştır. Takipte düzenlenen ödeme emri borçluya 05.09.2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. İstanbul Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Yatırım İzleme Müdürlüğü'nün yazı cevabına göre takipte borçlu ....Yapı -.....n'ün hakediş alacakları üzerine 11.09.2017 tarihinde haciz uygulanmıştır.
Bir mal veya hakkın haczedilebilmesi için, haciz tarihinde borçluya ait olması gerekir. Somut olayda, haciz tarihinde borçluya ait olmayan para üzerine konulan haciz hükümsüzdür. Davacının, borçlu ile temlik alan arasındaki temlik işlemini tasarrufun iptali yolu ile iptal ettirdikten sonra bu paraya haciz koyması mümkündür. Bu yol tercih edilmeksizin temlik alana ait olan paranın icra dosyasına girmesi nedeniyle sıra cetveli ve derece kararı düzenlenmesi doğru olmadığı gibi davacının usulsüz olarak düzenlenen sıra cetveline karşı sıra cetveline itiraz davası açması da doğru olmamıştır.
Mahkemece, bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/4. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile sonucu itibarıyla doğru bulunan ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Dairemizce re'sen yapılan inceleme sonucunda yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA,
Temyiz harcın talep halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!