İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin Tekstil Kimyasalları Satışından Kaynaklanan Fatura Alacağının Tahsili Amacıyla Başlatılan İcra Takibine İtirazın İptali Davası Kararı
Özet: Bu dava, tekstil kimyasalları satan bir şirketin, müşterisine kestiği beş adet faturadan kaynaklanan 303.718,35 TL tutarındaki alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir; davacı şirket faturalara süresinde itiraz edilmediğini ve borcun kesinleştiğini iddia ederken, davalı şirket borcu olmadığını, faturaların tek taraflı olduğunu ve yetki itirazında bulunarak davanın reddini talep etmiştir; mahkeme, yetki itirazını reddetmiş, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesiyle alacağı doğrularken, davalının defterlerini ibraz etmemesi üzerine, icra takibine itirazın iptali ve takibin devamı yönünde karar verilmiştir.

T.C.
İZMİR2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tekstil kimyasalları sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalıya toptan kimyasal ürün satışı ile aralarında ticari bir ilişki kurulduğunu, müvekkilinin davalı ile izah olunan ticari ilişki sebebiyle toplamda 5 adet fatura kestiğini, davalı yasal süresi içerisinde söz konusu faturalara itiraz etmediğini ve bu nedenle borcun tartışmasız hale geldiğini, müvekkilinin ticari ilişki gereği kestiği faturaların bedellerini davalı borçludan tahsil edememesi üzerine davalıya karşı icra takibi başlandığını, davalının icra takibine itiraz ederek takibin durduğunu, davalının icra takibine haksız olarak itiraz etmesi üzerine dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurduklarını ve anlaşmanın sağlanamadığını belirterek davamızın kabulü ile borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasın itirazının iptaline ve takibin devamına borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkilinden hiç bir alacağı bulunmamasına rağmen İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibinin başlatıldığını, takibe haklı olarak müvekkili tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu akabinde davacı taraf haksız şekilde iş bu davayı ikame ettiğini, müvekkilinin davacı yana herhangi bir borcunun bulunmadığını, faturaların tek taraflı düzenlenen belge olduğunu, davacı ile davalı arasındaki akdi ilişkinin varlığının ve davacının alacağını kanıtı olmadığını, öncelikle davacı tarafın müvekkili aleyhine girişmiş olduğu icra takibinin ve açmış bulunduğu davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, yetkili mahkeme ve icra dairesinin İzmir değil Denizli icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, belirterek davacının haksız davasının reddine, kötü niyetli olan davacı yanın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan 5 adet faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 5 adet faturadan kaynaklanan toplam 303.718,35-TL'nin talep edildiği, ödeme emrinin davalı/borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.Davalı taraf mahkememizin ve icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ise de, 6100 sayılı HMK'nın yetkiye ilişkin 6 vd. maddelerine göre belirlenir. Yine 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre para alacaklarına ilişkin davalar alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı celp edilen davalının vergi kayıtları ve mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile ispat edildiğinden alacak bir para alacağı olduğundan mahkememizin yetkisine yapılan itiraz davacının şirket merkezi mahkememiz adli yargı sınırları içerisinde bulunduğundan kabul edilmemiştir. İcra dairesinin yetkisine ise ödeme emrinin tebliği ile itiraz edilmeyip itiraz cevap dilekçesi ile yetki itirazı ileri sürüldüğünden bu hususta geçerli bir itirazın bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Davanın tarafları tüzel kişi tacir olduğundan mahkememizce ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup-Davalının ticari defterlerinin incelenmesi için Denizli Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucu; davalı şirket ve vekiline ticari defter ve belgelerin ibrazı hakkında tebligat çıkartılmış olup, verilen iki haftalık süre içerisinde ticari defter ve belgelerin sunulmadığı gibi adresininde bildirilmediği anlaşıldığından yazılan talimatın bila ikmal iade edildiği görüldü.-Davacı tarafın incelenen ticari defterleri sonucu bilirkişiden alınan █████/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre;"DAVACIYA AİT TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA;*Davacının ticari defterlerinde davalı ile olan kayıtları... nolu hesapta izlediği,*Davacının T.C. İzmir ... İcra Dairesi'nin 10.12.2024 tarih ve... esas sayılı takibe konu ettiği 02.11.2023 tarihli 103.247,28-TL .bedelli 29.11.2023 tarihli 43.393,32-TL bedelli 30.11.2023 tarihli 11.365,99-TL bedelli,02.02.2024 tarihli 45.541,32-TL bedelli,03.12.2024 tarihli 101.432,76-TL bedeli faturaların kendi ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,*Yukarıda belirtilen faturalardan 03.12.2024 tarihli...nolu KDV dahil 101.432,76-TL bedelli faturanın diğer 4 fatura için düzenlenmiş vade farkı faturası olduğu,davacının vade farkını hesaplarken diğer 4 faturanın açıklama kısmında yazan vade tarih ile 03.12.2024 tarihi arasındaki dönem için yıllık %50,75 reeskont faizini baz aldığı tespit edilmiş olup, belirtilen faturanın geçerli olup olmayacağı ve hesaplamalardan çıkartılıp çıkarılmaması gerektiği ile ilgili takdir sayın mahkemenize aittir.*Takip tarihi itibariyle davacı ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 303.718,35-TL alacaklı göründüğü,*Gökpınar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkeme'nize yazılan cevabi yazı ekinde gönderilen 2023-2024 dönemlerine ilişkin davalıya ait karşılaştırılmalı BA analizleri incelendiğinde, davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturaların tümünün kayıtlı olduğu tespit edilmiş ise de 25.01.2021 tarihinde 31375 Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunun Genel Tebliği (Sıra No.396) 'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No : 523) ile 01.07.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, e-Belge (e-Fatura ve e-Arşiv Fatura ) olarak düzenlenen belgeler, Form BA ve Form BS bildirimlerine dahil edilmeyecek, sistem otomatik olarak dahil edecektir.Davalı şirketin Ticari Defter ve Kayıtları Üzerinde Bilirkişi İncelemesi Yapılmak Üzere Sayın Mahkeme tarafından Denizli Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkeme'sine talimat yazıldığı görülmüş olup, davalı ticari defterleri üzerinden bilirkişiliğimizce inceleme yapılamamıştır." şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.Bilindiği üzere; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK m. 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK m. 222/2) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. Md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (HMK m. 222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m. 222/4) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. (HMK m. 222/5)Bu kapsamda ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için kural olarak işin ticari olması, her iki tarafın tacir olması ve iki tarafında ticari defterlerinin incelenmesi ya da belirli şartlara göre tek başına ona dayanması gerekir.Somut olayda, satıcı/davacı tarafından takibe konu edilen 5 adet faturanın ticari defterlerlere kaydedilip kaydedilmediğinin incelenmesi için davalı tarafa mahkememizce verilen kesin mehile rağmen ticari defterlerin bulunduğu adresin bildirilmediği, davalının celp edilen B/A formlarına göre takibe konu üç adet faturanın (satıma konu) davalı tarafça vergi dairesine beyan edildiği, incelenen davacı ticari defterlerine göre davalının 303.718,35 TL borç bakiyesi verdiği, somut olaya uygun emsal nitelikli Yargıtay 19. H.D.' nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı incelendiğinde, "Mahkemece taraflara usulüne uygun şekilde tarafların ticari defterlerinin ibrazı için süre verilmeli ve ibraz edilen ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır. Ayrıca davacının takip dayanağı yaptığı faturada da davalı müşterinin vergi dairesi ve vergi numarası bulunmaktadır. Bu bilgilerden hareketle davalının bu fatura ile ilgili -BA- “Büyük Alış” beyannamesi verip vermediği sorulmalı, böyle bir beyanname vermiş ise malları teslim almış sayılacağı değerlendirilmelidir. " şeklinde içtihat oluşturduğu görülmektedir. Bu nedenle davacının düzenlediği ve satım sözleşmesine ile takibe konu faturalara (vade farkı dışında) ilişkin davalının bu fatura ile ilgili -BA- “Büyük Alış” beyannamesi verdiği, celp edilen vergi kayıtlarından ve HMK' nun 222. Maddesine göre davalı ticari defterlerinin incelemeye hazır edilmediği görüldüğünden davacının ürünleri teslim ettiğini kesin delil ile kanıtladığı, ancak satım sözleşmesine konu ürünlerin bedeline yönelik faturalar dışında kalan vade farkı yönünden taraflar arasında teamülün bulunmadığı (bilirkişi ek raporu), asıl faturaların döviz cinsinden de düzenlenmediği görüldüğünden vade farkı yönünden taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından 03.12.2024 tarihli...nolu KDV dahil 101.432,76-TL bedelli vade farkı faturası mevcut asıl alacaktan düşülerek hatırlatılan yemin hakkı da kullanılmadığından davacının toplam 202.285,59 TL alacaklı olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne kabul edilen miktar faturaya dayandığından likit olarak değerlendirilerek davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN iptali ile takibin 202.285,59 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Davalının sorumlu olduğu 202.285,59 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 40.457,11.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Davalının tazminat isteminin reddine,3-Alınması gereken 13.818,12 TL karar ve ilam harcının yatan 5.186,76 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 8.631,36 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 5.186,76 TL ve 615,40 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 190,00 TL posta ve diğer giderler ile 8.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 1.402,85 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 5.787,80 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 1.536,27 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 3.063,73 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli davalının yokluğunda kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip...¸e-imzalıdırHakim...¸e-imzalıdır