Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satıştan doğan cari hesap alacağına ilişkin icra takibine itirazın iptali davasında ticari defterlerin delil olarak incelenmesi ve HMK 222. madde uygulaması.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, davalının ticari cari hesaptan kaynaklanan borcuna yönelik itirazı üzerine duran icra takibinin devamını sağlamak ve itirazın iptalini talep etmek amacıyla açtığı davayı özetlemektedir; davalı, dava dilekçesine cevap vermemiş olup, mahkemece icra dosyası ve davacının dayandığı ticari defterler incelenerek, HMK 222 maddesi çerçevesinde ticari defterlerin delil niteliği değerlendirilmiş ve haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatı talebi ele alınmıştır.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM
:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlunun müvekkili şirkete olan borcu nedeniyle Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkili şirketin icra takibine konu etmiş olduğu alacaklarının taraflar arasındaki cari hesap alacağından kaynaklandığını, izah olunan nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı/borçlunun Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı takip dosyasındaki haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamını, likit olan alacağa haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini, her türlü yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı/borçluya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT
:
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE
:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyası ile cari hesap alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
-Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 198.687,38 TL asıl alacak, 27.778,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 226.465,51-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "muavin ve ticari defterlerden kaynaklı cari hesap alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).,
-Somut olayda davacı tarafın iddiası taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesap borcunun ödenmediği iddiasına dayanmaktadır.
-Bu kapsamda davacı tarafın cari hesaba konu fatura ve ticari ilişki kapsamındaki hizmetin eksiksiz ve usulüne uygun olarak ifa edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır.
-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).
-Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).
-Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
-Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).
-Davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği █████/2025 tarihli raporda özetle; 2020 yılı Defterlerinin davalı tarafın muhasebe müdürü ..... tarafından kayıp olduğun belirtilmesi nedeni ile incelemesinin yapılamadığını, 2021 yılı Defterlerin e- defter olduğunun ve defterlerin 3 aylık dönmeler itibari ile oluşturulduğunun maliye tarafına zamanında gönderme beratları tarafımdan görülmüş olmakla yine Muhasebe Sorumluları ve müdürü ..... tarafından e-defterlerin kendileri tarafından açılamadığı ve fiziki olarak inceleme koşulumuzun bulunmadığı ve e- defter göndermeden önce tutulan muhasebe programından veri alma olanağının program güncellemesi yapmadıkları gerekçesi ile imkansız olduğunun belirtildiği, 2021 yılı defter incelemesi de yapılamadığını, 2020 Yılı defterleri kayıp olduğundan beyanla ve 2021 yılı e- defterleri Maliye tarafına gönderilmesine rağmen inceleme yapılmasına imkan sunulamadığından, davacı tarafın ticari defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanuna göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı; açılış kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı kanıtlanması kanıtlandığı takdirde, fefter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı; sahibi lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı ancak bu hali ile ,dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu alacağa ilişkin ödemelerin taraflarca ticari defterlerinde ve BA - BS formlarında kayıtlı olup olmadığı, faturaların açık mı yoksa kapalı mı fatura olduğu, Dava konusu alacağın tamamen veya kısmen ödenmesine ilişkin olarak davacının defter ve belgelerinde kayıt ve/veya belge bulunup bulunmadığı ve nihai olarak dava/takip tarihi itibariyle taraflar arasındaki alacak borç durumu, taraflarca bildirilen BA-BS formlarının dava konusu alacakların kaydını içerip içermediğinin belirlenmesi mümkün bulunmakta olup, davacı tarafın lehine delil olma özelliği taşıyabilmesi için bu raporun tesliminden önce ibraz edilmesi ve incelemeye imkan verilmesi gerekmekte olup bu hali ile bunu taşıyamadığı kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememizce alınan rapor doğrultusunda davacı vekiline davacı tarafın 2020-2021 yılı ticari defterlerini eksiksiz, açılış ve kapanış onayları ile birlikte incelemeye elverişli olarak mahkememize sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ilgili defter ve belgelerin ibraz edilmemesi halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, davacı tarafın sunduğu beyan dilekçesinde; "müvekkil şirket genel müdürlüğü adresine talimat yazılarak bilirkişinin ticari defterleri yerinde incelemek üzere yetkilendirilmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
-Ancak davacı tarafa daha önce verilen kesin sürede yerinde inceleme talep edildiği, yerinde inceleme sonucunda düzenlenen raporda defterlerin kayıp olduğunun muhasebecisi tarafından bildirildiği ve bu nedenle inceleme yapılmadığı görülmekle, davacının bu yöndeki mükerrer talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-Mahkememizce dosyada mevcut ba-bs formlarının incelenerek dava konusu cari hesap alacağına dayanak olan faturaların tarafların vergi dairesi kayıtlarında bulunup bulunmadığının incelenmesi ve ve bu doğrultuda rapor düzenlenmesi amacıyla bir SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına, karar verilmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; davacı tarafın davalı taraf hakkında 198.687,38 TL asıl, 27.778,13 TL işlemiş faiz olmak üzere 226.465,51 TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık yasal faizi tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ...... esas sayılı dosyası üzerinden 27.02.2023 tarihinde takibe geçtiği, takip talebine açıklama olarak “Muavin Ve Ticari Defterlerden Kaynaklı Cari Hesap Alacağı 198.687,38 TL” diye yazıldığı, Takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2020-2021 yılına ait 9 adet ve KDV dahil 962.082,91 TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 962.082,91 TL toplam fatura tutarının 198.687,38 TL tutarı üzerinden takibe geçtiği, faturaların açıklama kısmına hizmet-ürün bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturaların tamamının davacı tarafın dosya muhteviyatına sunduğu cari hesap ekstresinde kayıtlı olduğu, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2020-2021 yılına ait 9 adet faturanın olduğu, iş bu 9 adet faturanın tamamının davacı tarafından BS Formu ile beyan edildiği, davalı tarafından 8 adet faturanın BA Formu ile beyan edildiği sadece 1 adet 2021 yılı ocak ayına ait KDV dahil 58.460,51 TL/KDV hariç 54.130,00 TL tutarlı faturanın BA Formu ile beyan edilmediği, davacı tarafın takip talebine ilişkin dosya muhteviyatına sunduğu/dosya muhteviyatında yer alan cari hesap ekstresine göre takip tarihi itibariyle davalı taraftan 198.687,38 TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.
-Mahkememizce tarafların ticari defterleri incelenmiş, davacı tarafça defterlerin usulüne uygun olarak eksiksiz bir şekilde sunulmadığı, defterlerin birbirine teyite muhtaç olduğu, açılış kapanış onaylarının varlığının tespit edilemediği görülmüştür. Davacı ticari defterlerinin tek başına davacı lehine delil olabilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu haliyle davacı tarafından sunulan defterlerin kanuna ve şekil şartlarına uygun olmadığı, denetlemeye elverişli olmadığı sabittir. Davacının fatura, cari hesap ve ticari ilişki kapsamında alacak iddiasını ticari defter kayıtlarıyla ispat edemediği Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Ancak bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davacı tarafça takip konusu edilen faturaların ba-bs bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe, cari hesaba ve davaya konu 9 adet faturadan 8 adetinin davalı tarafça vergi dairesine bildirildiği görülmektedir. İş bu faturaların KDV dahil 140.226,87-TL 'lik kısmının davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması nazara alındığında, iş bu fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalı yanın sözleşme kapsamında bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin ██████████ E., █████████ K. ve ██████████-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)
-Yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı şirket ile davalı şirketi arasında ticari ilişkinin var olduğu, davacı tarafın davalı ile aralarındaki cari hesap hesap ilişkisinde bilirkişi raporunda yer alan KDV dahil 140.226,87-TL fatura bedelinden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan bedellerin iş bu miktar yönünden usulüne uygun olduğu hususlarının, davacı tarafça vergi dairesi kayıtlarıyla ispat edildiği, buna karşılık olarak davalı tarafın takibe konu cari hesap ve fatura alacağının 140.226,87'lik kısmını ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
-Fazlaya ilişkin cari hesap alacağı yönünden ise davacının davasını ispata elverişli başkaca bir delil sunmadığı görülmekle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
-Her ne kadar davacı taraf takip talebinde asıl alacakla birlikte işlemiş faiz talebinde bulunmuşsa da davalı borçlunun icra takibinden önce temerrüde düşürülmemiş olduğu anlaşıldığından, takip talebindeki işlemiş faize ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davalı borçlu tarafından takip dayanağının "muavin ve ticari defterlerden kaynaklı cari hesap alacağı" olarak bildirildiği, iş bu talepte yer alan cari hesap alacağının başlangıç tarihi, bitiş tarihi vs hususlara yer verilmediği, ticari defterlere bağlı alacak istemiyle takip başlatıldığı, herhangi bir takip dayanağı belgenin de sunulmadığı, bu haliyle davalı takip borçlusu tarafından alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir halde olmadığı görülmekle, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 140.226,87 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına,
-Fazlaya ilişkin taleplerin ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 9.578,90-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.735,14-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.843,76- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.735,14-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 427,60 TL başvurma harcı, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 995,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 13.422,60-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%61,91) göre hesap edilen 8.311,24-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu'nun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.120,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%61,91) göre hesap edilen 1.931,90-TL'sinin davalıdan, 1.188,10-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!