Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin, tapu iptali ve tescil davasında taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amaçlı ihtiyati tedbirin kaldırılması talebine itirazın reddine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, tapu iptali ve tescil istemli bir davada, mahkemece dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla verilen ihtiyati tedbir kararına davalı tarafından yapılan itirazın, ilk derece mahkemesi tarafından reddedilmesi üzerine, davalının bu red kararına karşı istinaf başvurusunu incelemektedir; davalı vekili, ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunu ve özellikle teminat miktarının hatalı belirlendiğini iddia ederek tedbirin kaldırılmasını talep etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ █████████ Esas █████████ Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas (Ara Karar)
TALEP
: İhtiyati Tedbire İtiraz
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında mahkemece ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen ara karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ..., ... parsel a blok 23 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın aralarında bulunduğu 78 adet taşınmazın davacı ... A.Ş'nin önemli miktarda mal varlığına karşılık gelmesine rağmen genel kurul kararı alınmaksızın mütevefa ... tarafından davalı ... Şirketine satıldığını, yine satış tarihinde davacı şirketin tek yetkili yönetim kurulu üyesi olan müteveffa ...'ın tam ehliyetli olmaması nedeniyle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tesciline, dava konusu ..., ... parsel a blok 23 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın davanın ikamesinden sonra dava konusu taşınmazın davalı tarafından III. kişilere devir ve temlik edilmesi halinde davacı şirketin zarara uğrayacağını ileri sürerek dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devir ve temlikinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece █████/2025 tarihli ara kararı ile; dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devri halinde davacının muhtemel hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı anlaşıldığından davaya konu ... Parsel A Blok 23 Nolu Bağımsız Bölüm sayılı taşınmazın III. kişilere devrinin önlenmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili █████/2025 tarihli ihtiyati tedbirin kaldırılması istemli dilekçesinde özetle; öncelikle, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ihtiyati tedbir kararının verilmesinin bir an için doğru olduğu kabul edilse bile, ihtiyati tedbir kararının teminatı olacak tutarın belirlenmesindeki değerin dava değeri değil taşınmazın güncel değeri olması gerektiğini, davacı tarafından kötüniyetli olarak dava değerinin eksik gösterildiğini ve haksız bir şekilde ihtiyati tedbir kararı alındığını, ... A.Ş.'nin satış işlemi tarihindeki tek yönetim kurulu üyesi ... olduğunu, ... A.Ş., satış işlemi tarihinde tek yönetim kurulu üyesi olan ve en çok paya sahip olan ...'ın imzasıyla temsil ve ilzam edildiğini, bu nedenle hukuka aykırı bir durum söz konusu olmadığını bildirerek █████/2025 tarihli karar doğrultusunda ikame edilmiş olan "..., ... parsel A blok 23 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına" dair kararın kaldırılarak ara karardan rücu edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece █████/2025 tarihli ara kararı ile; eldeki davada tapu iptali ve tescil isteminin konusunun, hakkında ihtiyati tedbir kararı verilen ... Parsel A Blok 23 Bağımsız Bölüm sayılı taşınmaz olduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, bu kapsamda mahkememizce dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devri halinde davacının muhtemel hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından bahisle verilen ihtiyati tedbir kararına davalı vekilinin itirazının yerinde olmadığı, öte yandan davalı vekilinin itirazına konu olduğu üzere geçici hukuki koruma mahiyetindeki ihtiyati tedbir talebi yönünden taşınmazın değer tespitinin yaptırılmasından sonra tespit olunacak bedel yönünden ihtiyati tedbire hükmedilmesi gerektiğinin değerlendirilmesi halinde taşınmazın aynına ilişkin davalarda geçici hukuki koruma statüsünün işlevsiz kalacağı, talebin hukuki mahiyeti itibariyle ivedilikle değerlendirilmesi ve eldeki mevcut veriler itibariyle kademeli bir usul işletilmesinin kanunun ruhuna da uygun düşeceği anlaşılmakla davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbire itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece ikame edilmiş olan █████/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararında 600.000,00 TL teminatın mahkeme dosyasına depo edilmesi halinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş olup depo edilecek olan teminat miktarının belirlenmesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu, davacı taraf Türk Ticaret Kanunu'nun 408/2 maddesi düzenlemesini dayanak göstererek genel kurul kararı olmadan satış işlemi yapıldığı ve yolsuz tescil olduğunu iddia ettiğini, yapılan devrin usulüne uygun olduğunu, genel kurul kararı alınmamış olmasının olumsuz sonuçlarının, şirket tüzel kişiliğinin tamamen dışında üçüncü kişi konumunda bulunan alıcı taraftaki davalı şirkete yüklenmemesi gerektiğini, bu nedenle, önemli miktarda şirket varlığının genel kurul kararı mevcut olmaksızın satılması halinde, anonim şirketlerin temsil rejimine ilişkin düzenlemelerin uygulanması ve Türk Ticaret Kanunu'nun 371/4 madde hükmü gereğince satım sözleşmesinin geçerli kabul edilmesi gerektiğini, satış tarihinde şirket yetkilisi ...'ın sağlık raporu bulunmakta olup hakkında verilmiş bir kısıtlama kararı bulunmadığını, davalı şirket ulusal ölçekte bilinen bir şirket olması sebebiyle tabi olduğu basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü yerine getirdiğini, iyiniyet savunması yapabilecek konumda olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin █████/2025 tarihli ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
HMK'nun 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
HMK'nun 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
HMK'nun 394/3 maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişilerde ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içerisinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler.
Somut olayda, davacı tarafça, davacı şirketin müteveffa yönetim kurulu başkanı ... tarafından TTK'nun 408 maddesi uyarınca genel kuruldan izin alınmaksızın dava konusu taşınmazın davalıya satıldığı, yine satış tarihinde satışı gerçekleştiren yönetim kurulu başkanı ...'ın fiil ehliyeti olmadığından bahisle dava konusu taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tescili talebiyle eldeki davanın açıldığı, ihtiyati tedbir konulan tapusunun iptali talep edilen taşınmazın uyuşmazlık konusu olduğu, mevcut delil durumu gözetildiğinde yaklaşık ispatın da bulunduğu, taşınmazın devri halinde telafisi güç zararlar meydana gelebileceğinden, mahkemece dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devrine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesinin ve tedbire itirazın reddedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, dava konusu taşınmazın harca esas değerinin ancak icra edilecek keşif neticesinde belirleneceği ve harcın bu aşamadan sonra ikmal edileceği dikkate alındığında mahkemece takdir edilen teminatın da usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara karara itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!