Miras payı oranında tapu kaydının iptali ve tescili davası, kadastro çalışmalarında hileli tescil iddiasıyla, murisin hukuki ehliyeti ve hibe belgesinin geçerliliği tartışması.
Özet: Mirasçıların, kök muristen kalan taşınmazlardaki kendi paylarının kadastro sırasında hileli biçimde davalı adına tescil edildiği iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescili davasında, alt mahkemeler sunulan hibe belgesindeki imzaların geçerli olduğunu, davacıların hata, hile ve muvazaa iddialarını ispatlayamadığını belirterek davayı reddetmiştir; temyiz başvurusunda ise davacılar, miras bırakanın ileri yaşı ve vefatına yakınlığı nedeniyle hukuki ehliyetinin tartışmalı olduğunu, hibe sözleşmesinin köy muhtarlığına onaylatılmadığını ve taşınmazların kadastro anında tapusuz olmasının sözleşmenin geçerliliğini etkilediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmektedir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Dava dilekçesinde; davacı ...., ... köyünde bulunan toplam 25 adet taşınmazın kök muris ...’den geldiğini, kök murisin 6 çocuğu olduğunu, kendisinin 1/6 miras payı olduğu halde kadastro çalışmaları sırasında miras payının kardeşinin oğlu davalı ... ... adına yazıldığını; diğer davacılar ise babalarının kök murisin mirasçısı olduğunu, bu sebeple 1/6 miras paylarının olduğunu, ancak kadastro çalışmalarında hileli olacak şekilde babalarının miras payının tamamının davalı kardeşleri ... .... adına tescil edildiğini, yapılan bu tescilin hatalı olduğunu ileri sürerek çekişmeli taşınmazlardaki ... .. adına kayıtlı 4/6 payın iptal edilerek kök murisin veraset ilamındaki miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı ... .... mirasçısı ... cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğunu, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazları eşi ... ..’in ölene kadar kullandığını, kadastro çalışmaları yapılırken kök muris mirasçılarının bir kısmının kadastro müdürlüğüne sunulmak üzere bağış evrakı tanzim ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazlar hakkında 2007 tarihli kadastro sırasında düzenlenen hibe içerikli tutanak altındaki imzanın adli tıp raporuna göre bir kısım davacılar murisi ...'e ait olduğu, davacılardan ...'nın da Mahkemenin 27.05.2021 tarihli duruşma tutanağı içeriği beyanında 2007 tarihli hibe tutanağı altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, davacıların hata, hile, ikrar ve muvazaa iddialarını TMK'nın 6. maddesi kapsamında ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların öncesinde kök muris ... oğlu ...’e ait olduğu, ölümü ile 1/6'şar hisse ile çocukları ...., ... ...., ..., ... ... ve ... ...’ya kaldığı, 2007 tarihli tutanak başlıklı Kadastro Müdürlüğüne verilen belge ile mirasçılardan...., ... ve davacıların miras bırakanı ...’in miras paylarını ... ...ez’e hibe ettiklerini bildirmesi üzerine taşınmazların 4/6 hissesinin ... ..., 1/6 hissesi ... ..., 1/6 hissesi .. ... mirasçıları adına tespit ve tescil edildiği, tutanakların 17.01.2008 tarihinde kesinleştiği, ...’in 16.01.2008 tarihinde vefat ettiği, belge altındaki imzanın ...’e ait olduğunun belirlendiği, davacıların hata, hile, ikrar ve muvazaa iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, karara dayanak yapılan ve geçerli kabul edilen hibe belgesinde imza tarihinin 2007 olduğunu, davacıların babası ...’in 16.01.2008 tarihinde vefat ettiğini, murisin belgeyi imzaladığında 79 yaşında olması nedeni ile hukuki muamele ehliyetine sahip olduğunun tartışmalı olacağını ve bu hibe sözleşmesinin köy muhtarlığına onaylatılmadığını, hibe sözleşmesinde açıkça "gayrimenkuller" dendiğini, söz konusu sözleşmenin yapıldığı 2007 tarihinde taşınmazların büyük çoğunluğunun tapusuz olup menkul mal hükmünde olduğunu, dede ...’in 1949 yılında vefatı ile birlikte işlediği tapusuz taşınmazların oğlu (davacıların babası) ..... tarafından vefat tarihine kadar kullanılageldiğini, köyde kalan oğlu davalı muris ... ...’in tarlaların işlenmesine yardım ettiğini, kadastro tespit tutanaklarının kesinleşmesi ile hibe sözleşmesinin yapıldığı 2007 tarihinde zilyetliğin devredildiğinin net olmadığını belirterek ve re'sen görülecek nedenler ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu kaydının miras payı oranında iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucu ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 01... , 155, 157, 179, 186, 224, 276, 292, 462, 483, 487, 523, 563, 579, 583, 590, 641, 644, 725 parsel, 1 09... parsel, 1 13... ve 25 parsel, 1 16... parsel, 1 18... parsel ve 1 38... parsel sayılı muhtelif yüz ölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 4/6 hisse ile ... ...., 1/6 hisse ile ...., 1/6 hisse ile ... mirasçıları ........, ... ..., ... ..., ... .., ... .... ve ... ... adına verasette iştirak halinde tespit ve tescil edilmiştir.
... oğlu ...’in 1949 tarihinde vefatı ile geriye mirasçı olarak evlatları ........., ..., .... ve ...’nın kaldığı, 1986 yılında iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrildiği, ... ... 2004 yılında dul olarak vefat ettiği ve geriye mirasçı olarak evlatları .......... ... ... ... ve ... ... kaldığı anlaşılmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!