Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde, trafik kazasında ciddi cismani zarar ve maddi kayıp yaşayan motosiklet sürücüsünün sürücü, araç sahibi ve sigorta şirketine karşı açtığı tazminat davası.
Özet: Müvekkili trafik kazasında ağır yaralanan, motosikletinde hasar oluşan ve kalıcı maluliyet geçiren davacı, tam kusurlu olduğunu iddia ettiği davalı aracın sürücüsü, sahibi şirket ve sigorta şirketinden, kaza sonucu oluşan tedavi giderleri, gelir kaybı, kalıcı maluliyet gibi maddi zararlar ile çektiği acı ve üzüntü karşılığı manevi zararların olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; davalı sigorta şirketi ise davanın görev, yetki ve zamanaşımı yönünden reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 26.03.2023 tarihinde gece yarısı sularında, Küçükçekmece/Kanarya Mahallesi'nde, mülkiyeti davalı ..... Mağazacılık A.Ş.'ye ait, davalı ..... 'in sevk ve idaresindeki .... plakalı ..... marka otomobilin, müvekkilin sevk ve idaresindeki ..... plakalı motosiklete çarpmış ve kaza neticesinde hem müvekkilinde hem de motorda ciddi zarar meydana gelmiş olduğunu, davalının aracının kaza tarihinde diğer davalı ..... Sigorta A.Ş.'nin ..... numaralı poliçesi ile sigortalı olduğunu, olayda müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, davalı .....'in kazada aslî ve tam kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağı vs belgelerin bunu doğrulamakta olduğunu, kaza neticesinde hem müvekkilinin motosikleti zarar görmüş hem de müvekkilinin ciddi şekilde yaralanmış, hayati tehlike atlatmış olduğunu, bir tarafta otomobil diğer tarafta motosiklet olması ve davalının otomobili ile yüksek hızda gitmesinin de kazanın neticelerini ağırlaştırmış olduğunu, zaten hastane kayıtları ve ceza soruşturmasında aldırılan ATK raporunda da bu hususların görülmekte olduğunu, müvekkilinin kazadan sonra uzun süre çalışamamış olduğunu, bugün dahi eski gücünde çalışamadığını, müvekkilinin kaza tarihindeki ücretinin resmî kayıtlardaki gibi olduğunu, kendisinin bekâr ve 26 yaşında olduğunu, müvekkilinin tedavisinin Kanuni Sultan Süleyman EAH'de yapılmış olduğunu, davalının, kazadan beri müvekkilini aramamış, müvekkili ile hiçbir şekilde ilgilenmemiş olduğunu, müvekkili zararlarının giderilmesini talep etmişse de davalının buna yanaşmamış olduğunu, anılan kaza nedeniyle müvekkilinin zararlarından, davalı ......'in TBK md. 49 ve KTK'nin ilgili maddeleri uyarınca sorumlu olduğunu, yine, davalı ..... Mağazacılık A.Ş.'nin KTK'nin ilgili maddeleri uyarunca işleten sıfatıyla sorumlu olduğunu, ek olarak, davalı sigorta şirketinin de sorumluluk limitleri dahilinde diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı ..... hakkında bu olay nedeniyle açılan kamu davasının da Küçükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesinin ..... Esas no'lu dosyası altında derdest olduğunu ve davalı sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş olduğunu, hastane kayıtları, ATK ve kusur raporları ile olay tutanakları ve sair belgelerin bu dosya arasında olduğunu, celbini talep ediyor olduklarını, müvekkilinin hastanede kaldığı dönemde ve sonrasındaki tedavi sürecinde gidiş-geliş yol masrafı, hastane masrafı, ilaç masrafı, refakatçi masrafı ve sair tedavi masrafları yapmak zorunda kalmış olduğunu, ayrıca bu sürede çalışamadığından gelir kaybı olduğunu, ek olarak, kaza nedeniyle müvekkilinde kalıcı araz ve maluliyet de oluştuğunu, bu maluliyetin bilirkişilerce tespitini ve müvekkilinin tüm maddi zararının hesaplanmasını talep ediyor olduklarını, bu kazanın izlerini çalışma hayatında emekli olana dek taşıyacak olduğunu, bu maluliyetin, yaşı çok genç olan müvekkilinin hayatını derinden etkileyecek olduğunu, bu uyuşmazlıkla ilgili davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış, başvuruları üzerine açılan ..... no'lu dosya üzerinden 'motosikletteki değer kaybı' için bir kısım ödeme yapılmış ancak müvekkilinin cismani zararlarıyla ilgili herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, uyuşmazlıkla ilgili tüm davalılara karşı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalı ...... Sigorta'nın toplantılara katılmamış olup, bu hususun da kararda dikkate alınması gerektiğini beyanla; fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, belirsiz alacak davası olarak görülmek üzere, trafik kazasından doğan cismani ve sair zararlar nedeniyle müvekkilinin maddi zararlarına karşılık -şimdilik- 5.000.-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, olay nedeniyle müvekkilinin yaşadığı acı, üzüntü ve kederin karşılığı olarak 70.000.-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ....... Sigorta A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin merkezinin İstanbul/Şişli adresinde bulunduğunu, ikame edilmiş bulunan davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmamış olduğunu, görevli ve yetkili mahkemelerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, işbu sebeple görev ve yetki yönünden itirazları bulunduğunu, ayrıca davanın yasal süresi içerisinde açılmamış olup zamanaşımı yönünden de itirazlarının değerlendirilmesini talep ediyor olduklarını, derdestlik ve husumet itirazları da bulunduğunu, husumet yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davacı tarafın usule aykırı olarak ikame ettiği işbu maddi tazminat davasında şimdilik maddi zararını talep ve dava etmiş olduğunu, bu halde hasar değeri belli olduğundan toplam hasar bedeli üzerinden harcın yatırılması gerektiğini, nitekim Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin ..... E., ..... K. 20.12.2018 tarihli kararında da eksik harç tamamlanmadan davaya devam olunamayacağına hükmedilmiş olduğunu, davacının iddia ve taleplerinin hukuki mesnetten yoksun olup, davanın reddi gerektiğini, dava konusu 26.03.2023 tarihli trafik kazasına karıştığı belirtilen ..... plakalı aracın trafik sigorta poliçesinin müvekkili şirketçe temin edilmiş olduğunu, işbu trafik sigorta poliçe muhteviyatına göre şahıs başına daimi sakatlık ve ölüm teminatı ve maddi hasara yönelik karşı tarafa ödenebilecek tazminat tutarının sınırlandırılmakta olduğunu, müvekkili sigorta şirketinden sigorta poliçesi ve diğer evraklar celbedildiğinde bu tutarın görülecek olduğunu, ayrıca poliçede azami teminat limitinin yazılı olmasının bu miktarın mutlak surette ödeneceği anlamına gelmediğini, Mali Mesuliyet Sigorta Poliçelerinin meblağ sigortası niteliğinde olmayıp, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinin göndermesiyle aynı yasanın 85. Maddesine göre "karayolunda motorlu araç işletenin, işlettiği araç nedeniyle 3. kişilere verilen bedensel veya eşya zararlarından dolayı onun mali ve hukuki sorumluluğunu 3. kişilere karşı güvenceye alan bir zarar sigortası niteliğinde olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında her ne kadar davalı tarafın %100 kusurlu olduğu beyan edilmişsede, kusur değerlendirmesi için görevlendirilen teknik bilirkişiler, polisler veya eksperler hukuk bilgileri olmadığı için, yalnızca trafik kurallarına uyulup uyulmadığı yönünden değerlendirme yapmakta, eylem ile zararlı sonuç arasındaki nedensellik bağını, zararın hangi eylem ve davranıştan doğduğunu dikkate almadıklarını, öncelikle kusur değerlendirilmesi için görevlendirilecek bilirkişi veya bilirkişilerin belirtmeye çalıştıkları çerçevede somut olayı değerlendirmeleri gerektiğini, dolayısıyla davacının kusur oranına ilişkin bu iddiaları gerçeğe uygun olmadığından taraflarınca kabul edilmediğini, her ne kadar davacı karşı tarafın Karayolları Trafik Kanunu’ndan doğan yükümlülüklerin ihlali nedeniyle tam kusuru bulunduğu iddia edilmiş olsa da; davacıların bu iddiasının yalnızca olay yerinde düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağına dayanmakta olduğunu, kaza tespit tutanağının ise, mahkeme tarafından karar verilmesi için yeterli delil niteliğini arz etmediğini, zira Kaza Tespit Tutanağının geçerliliği, aksi ispat oluncaya kadar söz konusu olup; mahkemmeizce aldırılacak bilirkişi raporu tespitleri ile sona erecek olduğunu, bu nedenle davacılar tarafından kaza tespit tutanağına dayanarak kusur izafe edilmesinin ve bu kusur oranları doğrultusunda talep edilen tazminatların kabulünün mümkün olmadığını, araçta meydana gelen değer kaybına ilişkin taleplerin ise hangi şartlarda doğacağı belirlenmiş olup hasar gören bölgenin daha önce hasara uğramamış ya da yenileme işlemine tabi tutulmamış olması, basit onarımla giderilebilecek hasarların dışarıda tutulması gibi sebepler gözetilerek kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bir maddi değer kaybı oluştuysa da gerekli incelemelerin yapılarak uygun olup olmadığı noktasında hukuki uzman görüşü gerektiğini, 2918 Sayılı Kanunun 90. maddesi ile zararın bu kanun kapsamında ve ilgili trafik sigortası genel şartlarına göre tazmin edileceği belirlenmek sureti ile sigorta şirketinin sorumluluğunun da Trafik Sigortası Genel Şartları dahilinde sınırlandırılmış olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirket uhdesinde bulunan poliçenin tek ve limitli bir poliçe olduğunu, yine kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili sigorta şirketine yapılmış bulunan tam ve eksiksiz bir başvurudan söz edilemeyeceğini, trafik kazası tespit tutanağı, sürücülerin ve görgü tanıklarının ilk ifadeleri, karakol yazısı, alkol raporları araçların sahip ve işletenlerinin adları ve adresleri, sigorta poliçelerinin fotokopileri, zarar gören kişiler hakkında bilgiler, C. Savcılığı iddianamesi, fezleke veya takipsizlik kararı, ceza davası açılmışsa dosya nosu ve dosyadaki belgelerin fotokopileri, C. Savcılığı hazırlık aşamasında veya ceza mahkemesince keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmışsa, tutanak ve bilirkişi raporlarının birer suretinin olması gerektiğini, yukarıdaki anlatımlarının yanında ayrıca, adli tabip raporu ( geçici veya kesin rapor), kaza geçiren kişinin kimlik bilgileri, işi, işyeri, mesleği, kazancı, öğrenim durumu hakkında belgeler ve bilgiler, hastane kayıtları ve tedavi belgeleri, tedavi sürmekte ve yeni bir ameliyat gerekmekte ise, buna ilişkin bilgiler, geleceğe yönelik tedavi ve ameliyat söz konusu ise buna ilişkin hekim raporu olmak zorunda olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin huzurda açılmış bulunan davanın açılmasına sebebiyet vermemiş durumda olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, kaldı ki, mahkeme tarafından dava dosyası kusur yönünden inceleme yapmaya elverişli bilirkişiye tevdi edildiğinde iddia edilen zarar tazminleri ile arasında nedenselliğin olup olmadığının da tespitinin yapılacak olduğunu, işbu nedenle nedenselliğin olmamasından dolayı açılmış bulunan davanın reddi gerektiğini, bu hususta yapılacak incelemelerde kabul anlamına gelmemekle beraber karşı tarafın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespitinin de yapılmasını talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, şayet emniyet kemerinin takılı olmaması halinde %20'den az olmamak kaydıyla kusur indiriminin de yapılması gerektiğini, bedeni zarara ilişkin olarak, mahkeme tarafından dava dosyası kusur yönünden Adli Tıp kurumuna sevkedildiğinde ayrıca, davacı yan tarafından delilleri içerisinde sunmuş olduğu hastane kayıtlarının da dosyaya eklenmesi ile kaza ile iddia edilen sakat kalma/yaralanma arasında nedenselliğin olup olmadığının tespitinin de çok önemli olduğunu, işbu nedenle nedenselliğin olmamasından dolayı açılmış bulunan davanın reddi gerektiğini, huzurda ikame edilen dava dosyasında 13.12.2011 tarihli 6111 sayılı yasa gereğince "bu kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeni ile sunulan sağlık hizmeti bedelleri SGK tarafından karşılanır " hükmü getirilmiş olup kanunun yayım tarihinden önce meydana gelen trafik kazaları nedeni ile sunulan sağlık hizmeti bedellerinin karşılanma yükümlülüğünün SGK'ya verilmiş durumda olduğunu, davacı yanın artık tedavi giderleri açısından ve sağlık hizmetleri bedelleri açısından müvekkili sigorta şirketinden değil SGK'dan istemek zorunda olduğunu, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.03.2013 tarihli ..... esas - ...... karar sayılı kararında sigorta şirketinin 6111 sayılı yasanın 59 ve geçici 1. maddelerinde belirtilen tutarları kuruma aktarıp aktarmadığının araştırılmasına gerek dahi bulunmadığına dair kararını da vermiş durumda olduğunu, ayrıca ekspertiz ücretine ilişkin dekont sunulması gerekmekte olup ekspertiz ücretine ve KDV'ye ilişkin de itirazları bulunduğunu, aracın pert olduğuna ilişkin bilgi ve belgelere de itiraz ediyor olduklarını, bu hususun alanında uzman bir bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını, ayrıca aracın çekme-hurda bedeli, sovtaj, eskime ve iskontoya ilişkin dosyada mübrez bir bilgi veya belge bulunmamakta bu hususta bir bilgi ve belge sunulursa buna ilişkin cevap ve karşı delil sunma haklarını da saklı tutuyor olduklarını, davacının, dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş olduğunu, manevi tazminatın ancak haksız fiile neden olan araç sürücüsünden talep edilebileceğini, müvekkili şirketten manevi tazminat talebinde bulunulamayacağını, manevi tazminat talebi yönünden müvekkili şirket açısından husumet yokluğu gerekçesiyle davanın reddi gerektiğini, davacının, maluliyet oranın belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumundan kati raporunun alınmasına ve sakatlıktan kaynaklı sürekli iş görmezlik tazminatının hesaplanması için aktüer sıfatına sahip bilirkişinin görevlendirilmesi gerektiğini beyanla; öncelikle davanın usulden ve esastan reddine, müvekkili şirketçe ilgili poliçe ve şartlar uyarınca şayet tazmini gerçekleştirilmiş bir tutar söz konusu ise buna ilişkin tutarların mahsubu ile herhangi bir sorumlulukları bulunmadığından davanın reddine, davada temerrütleri bulunmadığından faiz talebinin reddine, belgeler dosyaya intikal ettikten sonra olabilecek talep, itiraz ve dava haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar .... Mağazacılık San. ve Tic. A.Ş. ve ...... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayın, müvekkili .....in olay günü saat 00.45 sıralarında sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı araç ile .... mahallesi Fevzi Çakmak caddesi üzerinde nizami bir şekilde ..... sokağına doğru dönüş yapacağı esnada, davacının kullandığı ..... plaka no'lu motosikletin aniden önüne çıkması sonucunda motosiklet sürücüsünün müvekkilinin aracının sol ön tarafına çarpması neticesinde gerçekleşmiş olduğunu, davacı tarafın kazaya bağlı oluşan maddi ve manevi zararına ilişkin huzurdaki davayı açmış olduğunu, ancak açılan davanın haksız ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın kusuru ispatla yükümlü olduğunu, dosyada kaza anından sonra trafik kazası tespit tutanağı tutulmuş olduğunu, olayla ilgili Küçükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ..... esas no ile ceza yargılamasında bilirkişi raporu alınmış ve kusur tespiti yapılmış, ancak, Ceza mahkemesinin, kusurun ve zarar miktarının takdiri hususundaki kararının, yani, fiilin işlendiği sabit olduğu halde, kusurluluğa ya da kusursuzluğa ilişkin saptamasının, hukuk hakimini bağlamayacak olduğunu, dolayısıyla ceza yargılaması kapsamında alınan bilirkişi raporunun dava konusu uyuşmazlıkta taraflar açısından bağlayıcı olmadığını, son derece hatalı olan bu rapora itirazlarının sunulmasına rağmen Mahkemece itirazlarının değerlendirilmemiş olduğunu, bu raporda müvekkili ..... 'e asli kusur atfedilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çünkü ; kaza esnasında müvekkilinin, sola doğru dönüşe geçmeden önce hızını yavaşlatmış, yolu kontrol etmiş olduğunu, ancak müvekkili dikkatli bir biçimde seyrine devam etmekte iken davacı ..... 'ın, motosikleti ile hız sınırlarını aşarak kontrolsüz biçimde müvekkilinin aracına vurmuş olduğunu, oysa Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 100. maddesine göre şehir içinde motosikletli sürücülerin uyması gereken azami hız sınırı 50 km/h olarak belirlenmiş olduğunu, davacı tarafın Yönetmelik gereği belirlenen hız sınırının çok üstünde bir hızla seyrederek müvekkilinin sevk ve idaresindeki araca hızla çarpmış olduğunu, davacının yasal hız sınırı içinde seyretmesi halinde söz konusu kazanın meydana gelemeyeceğini, ayrıca motor kullanan davacının fosforlu yelek kullanması ve kask takması zorunlu olduğunu, kazanın meydana geldiği saat gözetildiğinde havanın karanlık olduğu, görüş mesafesinin az olduğu; fosforlu yelek giymeden trafiğe çıkılmasının kazaya davetiye çıkardığının kabul edilmesi gerektiğini, davacının kurallara uymuş olması halinde kazayı önlemesinin mümkün olduğunu, bu nedenle olayın meydana gelmesinde müvekkilinin asli kusurlu, davacının ise tali kusurlu olduğunun tespitinin ciddi derecede hatalı olup motosikletin hızının olaya etkisinin hatalı değerlendirilmemiş olduğunu, kaldı ki yapılan bu tespitlerin yukarıda açıklamış oldukları ceza yargılamasında alınmış olduğunu, öncelikle hükme esas alınabilecek alanında uzman bir trafik bilirkişisi tarafından olay mahallinde keşif yapılarak ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınmasını talep ediyor olduklarını, kusur oranının trafik bilirkişisi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunun, teknik yeterliğe sahip olmayan bir rapor olduğunu, kaldı ki ceza yargılamasında ASLİ ve TALİ olarak belirlenen kusur oranlarının somut şekilde belli edilmesi gerektiğini, bu sebeple, kusur oranlarının konusunda uzman bilirkişi tarafından yapılmasının önemli olduğunu, kusur oranının tespiti için dosyanın trafik uzmanı bir bilirkişiye teslimi ile rapor alınmasını talep ediyor olduklarını, huzurdaki davanın ispattan ve delilden yoksun olduğunu, davacının kaza sebebiyle oluşan maddi zararlarına ilişkin yazılı ve somut belgeler sunması gerektiğini, ancak dava dilekçesi kapsamında, maddi zararlara ilişkin herhangi bir delil mevcut olmadığını, dolayısıyla henüz kusura ilişkin detaylı bir inceleme yapılmadığı bir yana, davacı tarafça talep edilen maddi tazminat tutarının somut dayanağı bulunmadığını, dava dilekçesinden davacının kaza nedeniyle nasıl zarara uğradığının, hangi zararlarını talep ettiğinin anlaşılmamakta olduğunu, bu nedenle öncelikle mahkememiz tarafından davacının zararlarının açıklanması yönünde karar oluşturulmasını talep ediyor olduklarını, davacı taraf kaza anında kask kullanmadığından bedeni zararlarının artmasına sebep olduğunu, bu durumda tedavi ve bedeni zararlarından davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, maddi zararın davacı tarafından ispat edilmesinin zorunlu olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacı tarafın manevi tazminat talebinin son derece fahiş ve sebepsiz zenginleşmeye yol açabilecek bir miktar olduğunu, davanın sigorta şirketine ihbar edilmesini talep ediyor olduğunu, müvekkiline ait aracın ..... Trafik Sigorta Poliçesi ile ...... Sigorta A.Ş'ne sigortalı olduğunu, nitekim ..... Sigorta A.Ş.'nin davalı olarak davada yer aldığını, müvekkilinin kazayı davalı sigorta şirketine 18.04.2023 tarihinde ihbar etmiş ve hasar dosyasını oluşturmuş olduğunu, dolayısıyla davalı sigorta şirketinin 18.04.2023 tarihi itibariyle poliçe kapsamındaki hasar ve zararlardan sorumlu olduğunu, ayrıca müvekkilinin aracının ..... Sigorta Kasko Poliçesi ile sigortalı olup, kasko poliçesininde ihtiyari mali mesuliyet klozuna sahip olduğunu, dolayısıyla davacının hem maddi hem manevi tazminat taleplerinin kasko poliçesi kapsamında olduğunu, bu nedenle huzurdaki davanın ..... Mah. ..... Sokak ..... Sigorta Binası, No.6 34734 Kadıköy İstanbul adreslerindeki ..... sigorta şirketine ihbar edilmesini talep ediyor olduklarını beyanla; haksız ve yasaya aykırı davanın reddedilmesine, davanın ..... Mah. ..... Sokak ......Sigorta Binası, No.6 34734 Kadıköy İstanbul adresindeki ..... Sigorta A.Ş'ne ihbar edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu kazada tarafların kusur durumları, davacının zarar kalemlerinin nelerden ibaret olduğu (geçici veya kalıcı iş göremezlik zararı, tedavi ve yol gideri, bakıcı gideri, hasar bedeli), belirtilen kalemler nedeni ile zararının bulunup bulunmadığı, zararı bulunmakta ise miktarı, davacının dava konusu kaza nedeni ile manevi zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı hususlarındadır.Davacı vekilince ceza dosyası fotokopisi ile kaza anına ilişkin görüntüleri içeren CD dosyaya sunulduğunda dosyanın kazanın oluşumuna ilişkin belgeleri ile birlikte ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek tarafların olay nedeniyle kusur durumlarının tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK Trafik İhtisas Dairesi █████/2024 tarih ve .... sayılı raporda özetle; dava konusu olayın; 26.03.2023 günü saat 00.26 sıralarında davalı sürücü ....'in idaresindeki .... plakalı otomobil ile ..... Caddesi üzerinde Sefaköy istikametinden Söğütlüçeşme istikametine doğru seyir halindeyken olay mahalli ...... Sokak kavşağına gelip sola dönüş manevrası yaptığı sırada aracının sağ ön kısımlarına, ....Caddesi üzerinde karşı yönünden gelmekte olan sürücü ...... idaresindeki ..... plakalı motosikletin sol yan kısımlarına çarpması sonucu meydana gelmiş olduğu, olay mahallinde yolun 7m genişliğinde, tek yönlü-bölünmüş, yatayda düz-düşeyde eğimsiz, zeminin asfalt-kuru, vaktin gece - aydınlatmanın mevcut, havanın açık, mahalin meskûn olduğu, olay mahalli yoldaki azami hız limitinin 30 km/h olduğunun belirtilmiş olduğu, olay yerinin üç yönlü "T" kavşak olduğu, kaza tespit tutanağında, olaya dair herhangi bir fren izi tespitinin belirtilmemiş olduğu, çarpma sonrası motosikletin, sağ tarafta bulunan fabrika ön tarafına demir korkuluklarını aşarak düştüğünün belirtilmiş olduğu, Küçükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... E. sayılı dosya için hazırlanmış 24.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü .....'in asli kusurlu olduğunun, sürücü .....'ın tali kusurlu olduğunun belirtilmiş olduğu, tüm dosya kapsamı, tüm beyanlar, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu, Küçükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ..... E.sayılı dosya içeriğine ait bir kısım belgeler ve bilirkişi raporu yönünden kesinleşen gerekçeli karar incelendiğinde kazanın yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiğinin anlaşılmış olduğu, mevcut verilerle; davalı sürücü .....'in idaresindeki otomobil ile bölünmüş yolda seyir halindeyken sola dönüş yapacağı olay yeri kavşağa doğru geldiğinde, karşı yön trafiğine dair gerekli-yeterli kontrolleri yapması, kavşağa yaklaşan araçların hız-mesafe durumlarını değerlendirmesi ve ilk geçiş hakkını karşı yönünden düz seyirle kavşağa giren motosiklete verdikten sonra dönüşünü gerçekleştirmesi gerektiği hususlarına riayet etmediği, dönüş için kontrolsüzce sola doğrultu değiştirdiğinde de karşısından yaklaşan motosikletin sol yan kısmına çarptığı olayda kusurlu olduğu, davacı sürücü .....'ın idaresindeki motosiklet ile 30km/h azami hız limitli olay yeri kavşağa yaklaştığında hızını uygun düzeye düşürüp seyrine daha kontrollü devam etmesi gerektiği hususuna riayet etmediği olayda kusurlu olduğu SONUÇ OLARAK: dava konusu olayda; davalı .....’in %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu, davacı .....’ın %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.Sağlık kuruluşlarına yazılan müzekkerelere ikmalen cevap verildiğinde davacının ATK ..... İhtisas Kurulu’na sevki ile dava konusu olay nedeniyle geçici ve sürekli işgörmezlik durumunun tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK ...... İhtisas Kurulu'nun █████/2024- ..... Karar ve .... A.T.Nolu raporunda özetle; İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinin .... tarihli genel adli muayene raporunda; motor kazası nedeniyle gelen hastanın; burun üzerinde 2 cm kesi, alında orta hatta 3 cm abrazyon, frontal sağ alanda 2 cm abrazyon, sol femurda hassasiyet mevcut olduğu, tetkikleri istendiği, Ortopediye konsülte edildiği, sol femur distalinin 1/3 de nondeplase fissür hattı, ayak bileği dorsafleksiyonu mevcut, daha önceki travması bağlı diz fleksiyonu kısıtlılığına ek olarak yeni gelişen ekstra diz fleksiyon kısıtlılığı yok, pelvik destekli uzun bacak atele alındığı, Beyin BT incelemesinde; solda nazal kemik anteriorda deplase fraktür hattı izlendiği, perinazal yumuşak doku şişliği mevcut olduğu, diğer çekilen BT'lerin normal olduğu, hayati tehlikesi olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemez olduğu, İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait .... tarihli sol Diz BT raporunun tetkikinde; “Sol femur şaftında eski fraktür hattı ve intramedüller fiksatör izlenmektedir. Patellada eski fraktür hatları izlenmektedir. Eklem kapsülü intakttır. Kapsül ayrışması mevcut değildir. Effüzyon saptanmamıştır. İnceleme alanına giren diğer kemik yapılarda fraktür saptanmamıştır.” şeklinde kayıtlı olduğu, Kurullarının █████/2024 tarih ..... karar numaralı mütalaasında; a. “Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Ortopedi Servisine ait █████/2021 yatış █████/2021 çıkış tarihli epikrizin tetkikinde; motosiklet kazası nedeniyle geldiği, sol uyluk ağrısı şikayetinin olduğu, sol bacağın palpasyonla ağrılı ve şiş olduğu, nvd olmadığı, sol femur şaft kırığı ve patella kırığı tespit edildiği, sol kalça BT incelemesinde; sol femur boynunda fraktür hattının olduğu, Alt Batın BT incelemesinde; sol femur şaftında deplase kırık olduğu, Diz BT incelemesinde; patellada parçalı kırık, femur medial kondilde küçük çaplı kırık izlendiği, ameliyat notunda çivi vida zuggurtung uygulandığı, ameliyat sonrası 1. gün görüntülemelerde femur boyun kırığı saptanması üzerine çivi osteosentez uygulandığı, takiplerinde genel durumu iyi olan şahsın önerilerle taburcu edildiği, b. Kişinin █████/2023 tarihinde Kurullarında tarafından yapılan muayenesinde; Hikayesinde motosikletle seyir halindeyken çöp kamyonunun çarptığını, Başakşehir Çam Sakura Hastanesine götürüldüğünü 3 kez ameliyat edildiğini, bir aya yakın hastanede yattığını tariflediği, fizik muayenesinde burun 1/3 üst kısmında 2x0,5 cm lik ‘’C’’ şeklinde, ciltle aynı seviyede, koyu renkte yara nedbesi, glabella üzerinde açık renkte 1x0,8 cm lik düzensiz sınırlı yara nedbesi, yüzdeki lezyonların yüzde sabit iz niteliğinde olduğu, sol uyluk lateralinde 10x0,2 cm lik ciltten çökük, açık renkte insizyon skarı, sol uyluk lateralinde 5x0,2 cm lik ciltten çökük, açık renkte insizyon skarı, diz anteriorunda 13x1 cm lik ciltle aynı seviyede, koyu renkte insizyon skarı olduğu, ortopedik muayenesinde; alt ekstremite uzunlukları sağ 92 cm, sol 92 cm olduğu, sağ kalça eklem hareketlerinin her yöne doğal olduğu, sol kalça fleksiyonunun 95 derece, dış rotasyonunun 30 derece olduğu, diğer sol kalça eklem hareketlerin doğal olduğu, Sağ diz fleksiyon: 130 derece, ekstansiyon: 0 derece olduğu, Sol diz fleksiyon: 90 derece, ekstansiyon: 0 derece olduğu, Uyluk çapları sağda 45 cm, solda 42 cm, Kruris çapları sağda 33 cm, solda 33 cm, yürüyüş paterninin antaljik olduğu, c. kişiye ait görüntüleme tetkiklerinin Kurullarınca değerlendirilmesinde; █████/2021 tarihli BT ve grafilerde; sol patellada parçalı kırık, sol femur medial kondil lateralinde kortikal avulsiyon, █████/2022 ve █████/2021 tarihli grafilerinde; patellada tespit materyali kırık sekeli, femur proksimal diafizde kırık sekeli, İMÇ tespiti, █████/2022 tarihli grafide; sol patellada kaynamış kırık sekeli, kontur düzensizliği, tespit materyalleri, sol femur diafizde kallus oluşumu başlamış kırık sekeli, İMÇ tespiti, sağ alt ekstremite uzunluğu; 84,11 cm, sol alt ekstremite uzunluğu; 84,40 cm olarak ölçüldüğü, d. Sonuç; Mevcut tıbbi belgelere göre; ...... ve ..... oğlu, █████/1997 doğumlu ...’ın 03.10.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının █████/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında; Alt ekstremiteye ait sorunlar; I-Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b (Kalça eklemi hareket kısıtlılığı) göre: fleksiyon kısıtlılığı; %5, dış rotasyon kısıtlılığı %5 Balthazard formülüne göre= %9,75 alt ekstremite engelliği olduğu, II-Tablo 3.9 (Diz eklemi hareket kısıtlılığı) göre: fleksiyon kısıtlılığı; %10 alt ekstremite engelliği olduğu; Balthazard formülüne göre= %19 toplam alt ekstremite engelilik oranı olup, Tablo:3.2’ye göre;1-Kişinin tüm vücut engellilik oranının %11 (yüzdeonbir) olduğu, 2-İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.’’ şeklinde kayıtlı olduğu, İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi KBB Polikliniğine ait .... tarihli Epikrizin tetkikinde; “Yapılan muayenede nazal dorsum cildinde yaklaşık 1 cm diskolorasyon burunda sola aks nazal septumda sağa deviasyon mevcut burundan nefes alma güçlüğü şikayeti olan hastanın maksiller hipoplazisi mevcut. Paranazal Sinüs BT; septum nazide S şeklinde deviasyon mevcuttur ” şeklinde kayıtlı olduğu, kişiye ait görüntüleme tetkiklerinin Kurullarınca değerlendirilmesinde; █████/2023 tarihli BBT de; nazal kemikte parçalı kırık, izlendiği, septumda travmatik lezyon olmadığı, █████/2024 tarihli BT; nazal kemikte kırık sekeli ile uyumlu olabilecek görünüm ve septum orta hatta izlendiğine göre SONUÇ OLARAK: mevcut tıbbi belgelere göre; davacı Harun Doğan 'ın █████/2023 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının ‘’20.02.2019 tarih, 30692 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik’’ dikkate alındığında; Kulak Burun Boğaz, Yüz/Sınıf 1, Edinsel nedenlerle fiziksel görünüm bozan burun eğriliği, engel oranı %2 olduğuna göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %2 (yüzdeiki) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1(bir) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.Dosyanın bilirkişi listesinden resen seçilecek bir aktüerya ve bir doktor bilirkişisine tevdii ile; davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının asıl ve birleşen dava yönünden (kalıcı-geçici iş göremezlik- maluliyet, belgelendirilmiş ve belgelendirilmemiş tedavi giderleri) hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiş olup, Tazminat Hesap Uzmanı bilirkişi ...... ve Doktor bilirkişi .... █████/2025 tarihli raporlarında özetle;Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü KüçükçekmeceSosyal Güvenlik Merkezinin 18.01.2024 tarihli yazısında;..... T.C. kimlik numaralı .......'ın26.03.2023 tarihinde 4/a - 4/b ve 4/c kapsamlarında sigortalılık niteliğinin bulunmadığının ve sigortalıadına geçici işgöremezlik ödemesi yapılmadığının, fakat 1.625,87 TL hastane masrafı yapıldığının bildirilmiş olduğunu, Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin, bu zararıgidermekle yükümlü olduğunun düzenlenmiş olduğunu, BK 54. maddesinde ise yaralanmalardaki maddizararların kapsamının sayılmış olduğun,u buna göre tüm tedavi giderleri, bedensel çalışma gücünün azalmasısebebiyle oluşan zararların, kazanç kaybı maddi zararlar arasında sayılmış olduğunu, maddi zarar kapsamıyla ilgili Yargı kararlarıyla da yol giderleri ve yardımcı hizmetli giderlerinin de tedavigiderleri kapsamında olduğunun görülmekte olduğunu,davacı kazazedelerin kazadan sonra İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesininacil servisine götürüldüğü burun üzerinde 2 cm kesi, alında orta hatta 3 cm abrazyon, frontal sağ alanda 2 cmabrazyon, sol femurda hassasiyet mevcut olduğu, tetkikleri istendiği, Ortopediye konsülte edildiği, sol femurdistalinin 1/3 de nondeplase fissür hattı, ayak bileği dorsafleksiyonu mevcut, daha önceki travması bağlı dizfleksiyonu kısıtlılığına ek olarak yeni gelişen ekstra diz fleksiyon kısıtlılığı yok, pelvik destekli uzun bacak atelealındığı, Beyin BT incelemesinde; solda nazal kemik anteriorda deplase fraktür hattı izlendiği, perinazalyumuşak doku şişliği mevcut olduğu, diğer çekilen BT'lerin normal olduğu, hayati tehlikesi olmadığı, taburcuedildiğinin görülmüş olduğunu, Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulunun █████/2024 tarih ..... tarihli raporunda davacının tüm vücutengellilik oranının % 2 olduğunun, geçici iş göremezlik süresinin (1) aya kadar uzayabileceğinin saptandığınıngörülmekte olduğunu, dosyada mübrez belge ve davacının tedavi gördüğü hastaneye ödeme yaptığına dair beyanıbulunmadığından ve tedavilerinin gerçekleştiği hastane kamuya ait olduğundan, tedavi bedelinin GenelSağlık Sigortası kapsamında SGK tarafından karşılandığını, davacı tarafından yapılan herhangi bir BELGELİ TEDAVİ GİDERİNİN BULUNMADIĞINI, bununla birlikte, mahkememizin daha iyi değerlendireceği gibi Hukukumuzda belge sunulamasa dagereken BELGESİZ tedavi giderlerinin Bilirkişi marifetiyle hesaplanmasının yerleşik uygulama olduğunu, bu kapsamda;davacının kontrol muayenesinin gerçekleştirilen hastaneye kontrolleri için giderken tahminen 1.500,00 -TL YOL GİDERİ’ne katlanmış olabileceğini, bu durumda, davacının 26.03.2023 tarihli trafik kazası sonrası BELGELİ TEDAVİ GİDERİNİNBULUNMADIĞINI ve toplam 1. 500,00 -TL BELGESİZ TEDAVİ GİDERİ harcaması yapmış olduğu kanaatinde olduklarını, buna göre; somut olayda davacının %10 oranında kusurlu ve davalı tarafın %90 kusurluolması hasebiyle davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının (1.500,00 TL x %90 kusur) = 1.350,00 TL olduğu kanaatine varılmış olduğunu, 20.12.1997 doğumlu olan davacı .....'ın 26.03.2023 kaza tarihi itibarı ile (25) yıl (1) ay (6) günlük olup,(27) yaşında kabul edilerek TRH-2010 Erkek yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrünün (49) yıl ve (74)yaşına kadar yaşayacak olduğunu, Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına göre aktif çalışma yaşı sonunun (60) olarak kabul edilmekte olduğunu, davacının (25-60) yaşları arasındaki bakiye aktif dönemi (35) yıl ve (60-74) yaşları arasındaki pasif dönemi (14) yıl olduğunu, davacının kaza tarihinde elde ettiği kazançlara ilişkin bilgi ve belge olmadığından bekar çalışanlar içinuygulanan net asgari ücretler hesaba esas alınacak olduğunu, 26.03.2023–26.04.2023 arasındaki (1) aylık geçici iş göremezlik dönemindeki (1) aylık kazanç kaybının 8.506,80 TLolduğunu, 26.04.2023– 26.03.2025 arasındaki (1) yıl + (11) aylık işlemiş aktif devrede net kazançlar: (1) yıl + (11) aylık işlemiş aktif devredeki net kazançlar 69 Ay = 353.999,24 TLolduğunu, 26.03.2025-den itibaren işleyecek devre sonuna kadar Yargıtay 4., 9., 10., 17. ve 21. Hukuk Dairelerinin bukonudaki Yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da nazara alınarak ortalama yıllık kazanç esasına göre değil,her yıl için ayrı-ayrı %10 Artış ve yine her yıl için ayrı ayrı %10 iskontolama esasına göre değerlendirme vehesaplama yapılacak olduğunu, işleyecek aktif ve pasif dönem başındaki hesaba esas net aylık ücret 22.104,67 TLolduğuna göre;işleyecek aktif ve pasif dönem başında yıllık net kazanç = 22.104,67 TL x 12 Ay = 265.256,04 TL olduğunu, (33) yıllık işleyecek pasif devre kazançlarının peşin değerinin 8.753.449,32 TLolduğunu, (14) yıllık işleyecek pasif devre kazançlarının peşin değerinin 3.713.584,56 TLolduğunu, davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 8.506,80 TLolduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararları toplamının 256.420,66 TLolduğunu, olayın meydana gelmesinde davacı %10 oranında kusurlu olup, davalının kusur sorumluluğu %90 oranındaolduğundan hesaplanan maddi zarar tutarının %90 kusura isabet eden tutarının davacı yararına maddi tazminatolarak nazara alınacak olduğunu, somut olayın iş kazası olmaması ve davacının sakatlık oranının %10 oranının altında kalması hasebiyle5510/md. 19 gereği davacıya SGK tarafından iş kazası sigortasından rücuya tabi gelir bağlanabilmesinin mümkün olmadığını, bununla birlikte SGK Küçükçekmece SGM’nin 18.01.2024 tarihli yazısı ile herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesiyapılmadığının ve gelir bağlanmadığının belirtilmekte olduğunu, buna göre rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yerbulunmadığını, davacıya maddi tazminat ödemesi yapıldığına dair belge olmadığından ödeme tenziline yer bulunmadığını, davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının; = 8.506,80 TL x %90 kusur = 7.656,12 TL, davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının;= 256.420,66 TL x %90 kusur = 114.625,09 TLolduğu kanaatine varılmış olduğunu, ..... plakalı aracın 06.05.2022-06.05.2023 vadeli ZMSS poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafındansigortalanmış olduğunu, kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri tedavi gideriyönünden 1.200.000,00 TL olduğunu, sakatlık teminat limitinin ise ayrıca 1.200.000,00 TL olduğunu,davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 7.656,12 TL ve tedavi gideri maddi zararı 1.350,00 -TL olmak üzeretedavi gideri teminatı kapsamında değerlendirilen maddi zararları toplamı 9.006,12 TL olup, 1.200.000,00 TL tutarındaki tedavi giderinin teminat limitinin dahilinde olduğu kanaatine varılmış olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı 230.778,59 TL olup, 360.000,00 TL tutarındaki sakatlık teminatlimiti dahilinde kalmakta olduğunu,davalı sigorta şirketine gerekli belgelerle birlikte ihtarnamenin hangi tarihte tebliğ edildiğine dair belgegörülememiş olduğunu, bu durumda 16.01.2024 dava tarihinin temerrüt başlangıcı olarak kabulü gerekeceğini, davalısürücü ve işleten yönünden ise temerrüt başlangıcının haksız fiilin başlangıcı olan 26.03.2023 kaza tarihi olduğunu, dava dilekçesinde yasal faiz nev’inden faiz talep edilmiş olması hasebiyle talep ile bağlı kalınarak faiz nev’ininyasal faiz olduğu kanaatine varılmış olduğunu SONUÇ OLARAK: davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 7.656,12 TL olduğunu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 230.778,59 TL olduğunu, davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 1.350,00 TL olduğunu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 16.01.2024 dava tarihi; davalı sürücü ve işletenyönünden 26.03.2023 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğunu bildirmişlerdir.Davacı vekili █████/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; 08.06.2025 tarihli bilirkişi heyet raporundaki hesaplamalar uyarınca dava dilekçesindeki alacak kalemlerini fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla artırıyor olduklarını, buna göre; 500.-TL'lik tedavi ve yol gideri alacağını 850.-TL artırarak 1.350.-TL'ye tamamlıyor olduklarını, 4.250.-TL'lik geçici iş göremezlik alacağını 3.406,12.-TL artırarak 7.656,12.-TL'ye tamamlıyor olduklarını, 250.-TL'lik sürekli iş göremezlik alacağını 230.528,59.-TL artırarak 230.778,59.-TL'ye tamamlıyor olduklarını, ilgili tutarın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan (sigorta şirketinin limitleri dahilinde) tahsilini talep ediyor olduklarını beyanla; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; 239.784,71.-TL maddi tazminat ile 70.000.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (manevi tazminatın sigorta şirketi haricindeki davalılardan tahsili talep edildiğini; ayriyeten, maddi tazminat yönünden de davalı sigorta şirketinin limitlerinin dikkate alınmasını talep ediyor olduklarını), vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir.“Bedensel zararlar özellikle şunlardır
:1. Tedavi giderleri.2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır.Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir.26.03.2023 tarihinde gece yarısı sularında davacının Küçükçekmece Kanarya Mahallesinde esnada davalı .... sevk ve idaresindeki ..... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki .... plakalı motosiklet arasında gerçekleşen trafik kazası nedeni ile alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi █████/2024 tarih ve .... sayılı raporunda dava konusu olayda; davalı .....'in % 90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu, davacı .....'ın % 10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.Davacı yönünden düzenlen ATK ..... İhtisas Kurulu'nun █████/2024-.... Karar ve ..... A.T.Nolu raporu ile; davacı .... 'ın █████/2023 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının ‘’20.02.2019 tarih, 30692 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik’’ dikkate alındığında; Kulak Burun Boğaz, Yüz/Sınıf 1, Edinsel nedenlerle fiziksel görünüm bozan burun eğriliği, engel oranı %2 olduğuna göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %2 (yüzdeiki) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1(bir) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.Davacı hakkında düzenlenen ATK raporları ve kusura ilişkin yukarıda yapılan tespitler, SGK kayıtları dikkate alınarak davacının talep edebileceği maddi tazminatlarının hesabı yapılmış olup buna göre davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 230.778,59 TL, geçici iş göremezlik maddi zararının 7.656,12 TL, tedavi gideri maddi zararının 1.350,00 TL olduğu tespit edilmiştir.Dosya arasında mevcut sigorta poliçesi uyarınca davalı sigorta şirketinin .,.... plaka sayılı aracın kaza tarihindeki ZMMS sigortacısı olduğu ve yine kaza tespit tutanağı uyarınca aracın davalı ......'in sevk ve idaresinde olduğu, trafik tescil kayıtları uyarınca aracın davalı ..... Mağazacılık San. Ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı olduğu anlaşılmakla davalı.... 'in, .... Mağazacılık San. Ve Tic. A.Ş. ve davalı sigorta şirketinin teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davacının maddi tazminat taleplerinden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.Yapılan bu açıklamalar ve davacı vekilinin harçlandırılmış bedel artırım dilekçesi uyarınca, davalı .... ve .... Mağazacılık San. Ve Tic. A.Ş.'nin olay tarihi itibari ile, davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile mütemerrit sayılması gerektiği sonucuna varılarak maddi tazminat davası yönünden açılan davanın kabulü ile; davacı taraf için 7.656,12 TL geçici iş göremezlik zararı, 230.778,59 TL kalıcı iş göremezlik zararı ve 1.350,00 TL tedavi gideri ıslaha bağlı olarak toplam 239.784,71 TL maddi tazminatın davalı .... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan █████/2024 tarihinden, diğer davalılar ..... Mağazacılık ve ..... yönünden kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.Davacıların manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.Somut olayda davacıların manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsünün haksız fiil hükümlerine göre davacıya karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacıların maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A) MADDİ TAZMİNATA İLİŞKİN DAVANIN KABULÜ İLE,1-Davacı taraf için 7.656,12 TL geçici iş göremezlik zararı, 230.778,59 TL kalıcı iş göremezlik zararı ve 1.350,00 TL tedavi gideri ıslaha bağlı olarak toplam 239.784,71 TL maddi tazminatın davalı ..... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan █████/2024 tarihinden, diğer davalılar ..... Mağazacılık ve ..... yönünden kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE,2-Alınması gereken 16.379,69 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL peşin harç ile 802,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.229,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.150,09 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,B)MANEVİ TAZMİNATA İLİŞKİN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,1-Davacı taraf için 45.00,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..... Mağazacılık ve .....'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,2-Alınması gereken 3.073,95 TL harcın davalılar ..... Mağazacılık ve .....'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalılar ..... Mağazacılık ve .....'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,4-Davalılar ..... Mağazacılık ve ..... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden bu davalılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 25.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalılara VERİLMESİNE,C)YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN;1-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 855,20 TL ile tamamlama harcı 802,00 TL olmak üzere toplam 1.657,20 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (davalılar .... Mağazacılık ve ....'in tamamından, davalı ..... Sigorta A.Ş.'nin 1.395,36 TL ile sınırlı sorumluluklarına)2- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 2.941,76 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, 258,24 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, (davalılar ..... Mağazacılık ve ......'in tamamından, davalı ..... Sigorta A.Ş.'nin 2.476,96 TL ile sınırlı sorumluluklarına)3-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi ve ATK ücreti, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 26.784,00 TL yargılama giderinden kabul oranı (%91,93) ret oranı (%8,07) dikkate alınarak hesaplanan 24.622,53 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, (davalılar ..... Mağazacılık ve .....'in tamamından, davalı ..... Sigorta A.Ş.'nin 20.732,17 TL ile sınırlı sorumluluklarına)4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (davacı vekiline ve davalı sigorta şirketi vekiline e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025Katip .....Hakim ....MADDİ HATA DÜZELTME KARARIDIRMahkememizin █████/2025 tarihli kısa kararında sehven hükmün Maddi Tazminat Davası Yönünden 1 nolu bendinin 3. Satırında "...davalı .... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan █████/2024..." şeklinde yazılmış olduğu, söz konusu hatanın maddi hata olup, HMK 304 maddesi kapsamında düzeltilmesi gerektiği anlaşılmakla;Mahkememizin ..... Esas, ..... Karar sayılı ilamında hükmün Maddi Tazminat Davası Yönünden 1 nolu bendinin 3. Satırının "..... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan █████/2024 tarihinden..." şeklinde değiştirilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. █████/2025Katip ..... Hakim .....e-imzalıdır. e-imzalıdır.