T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan itirazın iptali davasında alacak, faiz ve kefalet hususunda ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini yapmıştır.
Özet: Bir bankanın, bir şirkete kullandırdığı kredinin ödenmemesi üzerine kefiller aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemli davada, ilk derece mahkemesinin bankanın taleplerini kısmen kabul eden ve icra inkâr tazminatı hükmeden kararına karşı hem banka eksik hesaplama ve taleplerinin tam kabul edilmemesi nedeniyle, hem de kefiller eş rızası eksikliği, haksız takip ve fahiş faiz iddialarıyla kararın kendi lehlerine bozulması gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ████████ Esas █████████ Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
:ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
:████████ Esas ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı asıl borçlu ... Madencilik İnş. Nak. San ve Tic. A.Ş ve davalı kefilleri arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, müteselsil kefillerden ...'in şirketin %100 hissedarı olduğunu, diğer müteselsil kefil ...'in kefaletinde eş rızasının bulunduğunu, alınan kredi sözleşmelerine dayanılarak kredi müşterisi firmaya davacı tarafından kredi kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine hesapların kat edildiğini, ihtarnameye rağmen davacı banka alacağının ödenmediğini, bunun üzerine borçlular hakkında Ankara 11. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas sayılı dosyasında genel haciz yolu ile takibe geçildiğini, davanın 1.500.000,00 TL üzerinden açıldığını, davalı ... ... Ltd.Şti'nin takip talebindeki toplam alacaktan maliki olduğu ... plakalı rehinli aracın kasko değeri olan 1.926.589,00 TL düşüldükten sonra kalan 998.803,77 TL ile ferilerden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile sorumlu olduğunu belirterek, davalıların takibe itirazlarının şimdilik 1.500.000,00 TL'lik kısmının ve ferilerinin iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara dava dilekçesinin █████/2021 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalıların süresinde cevap lahiyasını dosyaya sunmadığı, süresinden sonra sunulan █████/2022 tarihli beyan dilekçelerinde özetle; alacağın zaman aşımına uğradığı, davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığı , davalıların eş rızası alınmadığından kredi sözleşmelerinin usule aykırı olduğu beyan edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın davalı ... ve ... yönünden kabulü, davalı ... İnşaat Taahhüt Gıda San ve Tic.Ltd.Şti yönünden kısmen kabulü ile, Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ esas sayılı takibe davalı ... ve ... itirazının 1.500.000,00 TL taksitli ticari kredi asıl alacağı, davalı ... İnşaat Taahhüt Gıda San ve Tic.Ltd.Şti itirazının 641.691,84 TL taksitli ticari kredi asıl alacağı üzerinden iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %50,40 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi uygulanmak ve keza Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ esas sayılı taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip dosyası nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takibin devamına, davalı ... İnşaat Taahhüt Gıda San ve Tic.Ltd.Şti yönünden davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, %20 icra inkar tazminatı olan 300.000,00 TL'nin davalı ... İnşaat Taahhüt Gıda San ve Tic.Ltd.Şti'nin 128.338,37 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Ankara 11. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas sayılı taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip dosyasında yapılan tahsilatların icra müdürlüğünce infaz aşamasında nazara alınmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı bankanın ek bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, raporda gerek asıl alacak, gerekse faiz alacak tutarlarının eksik hesaplandığını, yeniden hesaplanması gerektiğini, dava değeri de göz önüne alındığında davanın tamamının kabulü gerektiğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davalıların gecikme olmaksızın ödeme yapmasına karşın, davacı tarafından haksız yere icra takibi başlattığını, davalı müvekkili ...'in şirketin %100 hissedarı olması sebebiyle eş rızasının alınmasına gerek olmadığı iddia edilmişse de müvekkilinden eş rızası alınması gerektiğini, bilirkişi tarafından hesaplanan faizin fahiş olduğunu, öte yandan yine Dairece yapılacak inceleme ile de davalı kefiller hakkında icra takibi yapılmasının şartları oluşmadığının görüleceğini, bu haliyle dahi Yerel Mahkeme kararının müvekkiller lehine kaldırılması gerektiğini beyan etmiştir.
Davalılar vekiline istinaf harcı ve masrafının ikmali için muhtıra tebliğ edildiği, davalılar vekilinin taraflarınca davalılar yönünden istinaf başvurusunda bulunulmamış olup sadece davacı tarafından yapılan istinaf başvurusuna cevap verildiğinin beyan edildiği görülmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında, █████/2015 tarihli, 10.000.000.000,00 TL bedel limit tahsis edilerek genel kredi sözleşmesinin tanzim edildiği, söz konusu sözleşmenin dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti, davalı ..., davalı ... tarafından aynı limit ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalandığı,
Davacı banka ile dava dışı şirket arasında █████/2018 tarihli, 20.000.000,00 TL bedelli limit artırım sözleşmesi tanzim edildiği, sözleşmenin toplam limitinin 30.000.000,00 TL olarak belirlendiği, söz konusu sözleşmenin dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti, davalı ..., davalı ... tarafından aynı limit ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalandığı,
Davacı banka ile dava dışı şirket arasında█████/2018 tarihli, 30.000.000,00 TL bedelli limit artırım sözleşmesi tanzim edildiği, sözleşmenin toplam limitinin 60.000.000,00 TL olarak belirlendiği, söz konusu sözleşmenin dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti, davalı ..., davalı ..., davalı ... İnşaat Ltd. Şti tarafından aynı limit ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalandığı,
Kefillere ait kefalet şerhlerinin, el yazısı ile kefaletin tarihi, türü ve limitinin belirtilmesi suretiyle el yazısı ile yazılmış olduğu, davalı kefil ...'in sözleşme imza ve limit artırım tarihlerinde dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı olması nedeniyle eş muvafakatinin alınmadığı, davalı kefil ...'in ise sözleşme imza limit artırım tarihlerinde eş muvafakatinin alındığı, kefaletlerin Borçlar Kanunu'nun amir hükümlerine uygun olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında yer alan Ankara 35. Noterliği'nin █████/2021 tarih 15360 yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde; davacı banka tarafından dava dışı şirket ile davalı kefiller ..., ..., ... İnşaat Ltd.Şti ve dava dışı kefil ... İnşaat Ltd. Şti aleyhine ihtarname keşide edilmek suretiyle ihtarnamenin tebliğinden itibaren üç iş günü içerisinde ihtarnameye konu olan 1.156.000,00 TL tutarındaki meri teminat mektubu bedelini bankaya depo edilmesi yine ihtarnamenin tebliğinden itibaren üç iş günü içerisinde 2.865.485,98 TL nakit alacağın tahsilinin talep edildiği, ihtarnamenin asıl borçlu şirkete █████/2021 tarihinde, davalı kefillere ise █████/2021 ve █████/2021 tarihlerinde, asıl borçluya yapılan tebligattan önce tebliğ edildiği görülmüştür.
Bu bağlamda TBK'nun 586. maddesi uyarınca dosyamız davalıları kefile başvuru koşullarının oluşmadığı Dairemizce görülmüş ise de, davalı tarafça istinafa gelinmediğinden Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2024 tarih, ███████-848 E 2024/4 K sayılı ilamı da dikkate alınarak söz konusu husus Dairemizce resen ele alınmamış mahkeme kararının bu yönüyle eleştirilmekle yetinilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf itirazları doğrultusunda dosyanın esası incelendiğinde;
Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı banka, borçlusunun dosyamız davalıları olduğu, borçlular aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 2.925.392,77 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe konu borca ve fer'ilerine, davalıların yasal süresi içerisinde itiraz etmesi üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dosya kapsamında yer alan bankacı bilirkişi ...'dan alınan kök ve ek raporda özetle; taraflar arasındaki Sözleşme ve kefaletin imza tarihindeki mevzuat hükümlerine uygun olarak tesis edildiği ve bankaca asıl borçlu Şirkete kullandırılan krediler geri ödenmediğinden,
hesaplamalar bölümünde belirlenen borçtan davalı kefillerin sorumlu olduğunu, asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalmış olması
şartlarının birlikte gerçekleşmiş olması nedeniyle kefiller hakkında icra takibi yapılmasının
şartlarının oluştuğunu, taraflarından icra takip tarihi itibariyle yapılan hesaplamada, teminat mektubu komisyonlarına ilişkin asıl alacak 6.957,61 TL olarak belirlenmekle
birlikte, davacı talebi daha düşük olduğundan, talep uyarınca 6.669,86 TL olarak dikkate alınması
Gerektiğini, taksitli Ticari Krediye ilişkin İşlemiş faiz 335.193,13 TL olarak belirlenmiş olmasına
karşın, davacı talebi daha düşük olduğundan, talep uyarınca 224.775,96 TL olarak dikkate
alınması gerektiğini, davalı kefiller ... ve ...'in Tablo: 25'de belirtilen
tutarların tamamından sorumlu olduğunu, davalı ... İnş...Ltd. Şti.'nin borçlarının teminatı olarak ... plakalı araç
üzerinde tesis edilen araç rehnin kasko değeri 1.926.589,00 TL olduğundan, belirtilen tutar
mahsup edildiğinde işbu takip kapsamında davalı kefil ... İnş...Ltd. Şti.'nin sorumlu olduğu
tutarın 892.090,43 (2.818.679,43 - 1.926.589,00) TL olacağı,
4) davacı bankaca asıl alacağa yıllık % 54,00 temerrüt faizi uygulanması talep edilmiş ise
de, yukarıda yer verilen açıklamaları uyarınca, uygulanacak faizin yıllık % 50,40 olduğunu, davacı bankaca, icra takibinde nakit alacakların yanı sıra, mer'i teminat mektupları için 1.156.000. 00 TL, iade edilmeyen çekler nedeniyle ise 98.790,00 TL depo edilmesi istenilmiş
olmasına karşın, taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili hükümleri yukarıda belirtilmiş olup, anılan
hükümlerde ve sözleşmenin diğer hükümlerinde kefilin gayrinakit krediler için bankaca talep
edilebilecek depo tutarlarından sorumlu olduğuna ilişkin açık bir hüküm bulunmadığından,
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca verilen █████/2018 tarihli ve E. ███████-689 - K. █████████
sayılı ilamdaki görüş dikkate alındığında, davalı kefillerin depo tutarından sorumlu olmadığı;
buna karşın, mahkemece bu görüşlerine katılınmaması durumunda, davalıların iade edilmeyen çek yaprakları nedeniyle depo etmeleri gereken tutarın
98.790,00 TL olacağını, mer'i teminat mektupları için davalı kefillerin depo etmeleri gereken tutar 1.109.000,00
TL olarak belirlenmiş olduğundan, davacı bankanın bu kaleme ilişkin talebinin (Talep:
1.156.000. 00) 47.000,00 TL'lik kısmının yerinde olmayacağının bildirildiği görülmüştür.
Davacı taraf genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bankacı bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacıyla dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı, davalıların icra takibine itiraz ettikleri hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olup olmadığı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacı tarafından davalı asıl borçlu şirket ve davalı kefile gönderilen ihtarname ile 3 gün atıfet süresi tanınmış olup, anılan ihtarname davalılara tebliğ edilmiştir. Verilen atıfet süresi sona erdikten sonra davacı tarafından davalılar aleyhine işbu dava konusu icra takibi başlatılmıştır.
Dava konusu icra takibinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren %54 oranında temerrüt faizi uygulanması talep edilmiştir. Mahkemece ise, hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren %50,40 oranında faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin muacceliyet ve temerrüt halleri ile uygulanacak gecikme faizi oranı başlıklı 10.5 maddesinde müşterinin borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının iki katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ettiği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih █████████ Esas █████████ Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir.
Bilirkişi raporunda banka kayıtları üzerine yerinde yapılan incelemede, kat ihtarı ile birlikte muacceliyetin de ertelendiği dikkate alınarak temerrüt tarihi itibarıyla davacı bankanın aynı türdeki kredilere fiilen uyguladığı faiz oranının yıllık %25,20 olduğu tespit edilmiştir. İspat yükü kendisinde olan davacı tarafından davalı yanın temerrüt tarihinde fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge de sunulmamıştır. Davacının davalı yanın temerrüt tarihinde uyguladığı en yüksek kredi akdi faiz oranınına %100 ilavesiyle kredi alacağı yönünden %50,40 oranının uygulanması gereken temerrüt faiz oranı olduğu anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca mahkemece, davacı yanın temerrüt tarihinde benzer kredilere fiilen uyguladığı faiz oranının daha yüksek olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile davacı bankanın davalıların temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı tespit edilen en yüksek faiz oranı esas alınarak bu oran üzerinden sözleşme hükümleri gözetilerek temerrüt faiz oranının tespit edilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, davacı tarafça taksitli ticari kredi hesaplamalarının hatalı olduğunu, asıl alacağın eksik hesaplandığı iddia edilmiş ise de, nakit alacaklar yönünden taksitli ticari kredilerin her birinin ana para ve gecikme faizi kalem kalem bilirkişilerce hesaplanmış olup, toplam 105.921,81 TL gecikme faizi temerrüt faizine faiz işletilemeyeceğinden, kapitalize işlemine dahil edilmediği, kat tarihi itibariyle hesaplanan alacak kalemlerinin toplamı olan 2.879.081,93 TL'den 105.981,81 TL gecikme faizi mahsup edilmek suretiyle bilirkişi tarafından ana paraya temerrüt tarihine kadar akdi faiz uygulandığı, bilirkişi raporunun bu haliyle usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, mahkemece de iş bu raporun hükme esas alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne yönelik kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!