Haksız fiilden kaynaklanan maddi hasarlı trafik kazası sonrası araç kazanç kaybı tazminatı talebi, kusur ve zarar tespiti için bilirkişi incelemesi.
Özet: Davacı, davalı şirketin kiraladığı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasında kendi aracının hasar görmesi ve kullanılamaması nedeniyle oluşan kazanç kaybının tazminini belirsiz alacak davası olarak talep ederken; davalı, davanın görev, zamanaşımı ve esastan reddini savunarak ticari kazanç kaybının ispatlanmadığını iddia etmiş; mahkeme ise, haksız fiil sorumluluğu çerçevesinde tarafların kusur oranının, aracın ticari defterler üzerinden belirlenecek net günlük kazanç kaybının tespiti amacıyla dosyayı mali müşavir, makine mühendisi ve adli trafik bilirkişilerinden oluşan heyete sevk etme kararı almıştır.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;İSTEM
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı ... İnşaat ve Ticaret A.Ş.'nin kaza tarihi itibariyle uzun dönem kiraladığı .... plakalı araç ile davacı müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı araç arasında 16.05.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada davalının maliki olduğu aracın dava dışı sürücüsünün olay akabinde kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ve kaza sonrası çekilen fotoğraflar uyarınca asli kusurlu olduğunu, yargılama sırasında celbedilecek belge, resim ve sair deliller doğrultusunda yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonrasında kazanç kaybı bedeli alacağının miktarının belirlenebilir hale geleceğini, bu nedenle belirsiz alacak davası olarak davayı ikamet ettiklerini, kazaya sebebiyet veren taraf ve somut olayda olduğu gibi davalı, kaza sebebiyle oluşan her türlü zararı karşılamakla mükellef olduğundan, oluşan kazanç kaybı bedelinin tazmin edilmesi gerektiğinin açık olduğunu, açıklanan nedenlerle kaza sebebiyle oluşan kazanç kaybı alacağımızın şimdilik 100,00-TL'sinin ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranı üzerinden ve kaza tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tazminini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.YANIT
:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; görev yönünden davanın reddi gerektiğini, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı iddiasını ispat edecek herhangi bir delil sunmadığını, kazaya konu aracın ticari amaçla kullanıldığına dair dosyada herhangi bir delil olmayıp, ticari kazanç kaybından söz edilemeyeceğini, yargılama aşamasında kusur raporu alınması gerektiğini, tazminata takdir edilmesi halinde uygun bir hakkaniyet indirimi uygulanması gerektiğini, davanın usulden reddini, haksız ve ispat edilemeyen davanın tümden reddini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.KANITLAR VE GEREKÇE
:-Dava, davacının maliki olduğu ... plakalı aracın davalı tarafça uzun süreli kiralama sözleşmesi kapsamında kiralanan .... plakalı araçlar arasında maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kira döneminde dava dışı araç sürücüsünün kusuruyla maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verildiği iddiası ile davacıya ait aracın kullanılamadığı döneme ilişkin kazanç kaybı istemine ilişkindir.-Mahkememizce araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, aracın tamirine ilişkin servis kayıtları, celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır.-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.-Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur.-Sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararların tazmini gerekmektedir. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.-Trafik kazası sonrası aracın hasar görmesi nedeniyle meydana gelen araç mahrumiyeti, araç kiralama bedeli veya kazanç kaybı zararları ayrı zarar kalemleridir.-Türk Yargı Sisteminde Hakim kendiliğinden bir davayı inceleyip, uyuşmazlığı çözemez. Bunun kaçınılmaz sonucu olarak da Hakim tarafların istekleri (taraflarca hazırlama ilkesi) ile bağlı tutulmuştur. (HMK.m.24,25) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinde, yargılamaya hakim ilkelerden taleple bağlılık İlkesi düzenlenmiştir. Buna göre hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez.-Mahkememizce █████/2025 tarihli ara karar ile; yukarıda yer verildiği şekilde davacının dava dilekçesindeki talebinin kazanç kaybı olması nazara alınarak; dosyanın 1 SMMM, 1 Makine Mühendisi ve 1 Adli Trafik bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmesine; dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile mevcut servis kayıtları, hasar dosyası, kaza sonrası fotoğraflar ve tramer kayıtları da nazara alınarak davacıya ait araç yönünden inceleme yapılması, dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti, davacının ticari defter, fatura ve belgeleri ile dosyada mevcut vergi dairesi kayıtları üzerinde inceleme yapılarak yakıt, amortisman vb. masraflar da dikkate alınarak davacı tarafın dava konusu araçtan daha önce elde ettiği gelir, sözleşme, fatura ve kazançlar dikkate alınarak davacının ilgili araç yönünden günlük net kazancının belirlenmesi, dava konusu aracın kazadan sonra serviste kalmış olduğu sürenin kazanın ve hasarın oluş şekline uygun olup olmadığı, bu doğrultuda makul sürenin belirlenmesi, belirlenen bu süre üzerinden kazanç kaybının hesaplanmasına karar verilmiştir.-Yine bu kapsamda davacı tarafa bilirkişi ücretleri yönünden kesin süre ihtaratı yapılmış, davacı tarafça kesin süre içerisinde bilirkişi delil avansının ikmal edilmediği görülmüştür.-Davacı tarafın █████/2025 tarihli dilekçesinde, bilirkişi incelemesine ilişkin ara karardan kısmen rücu talep ettiği, işbu talebine gerekçe olarak "Her ara kararda günlük ikame araç bedelinin hesaplanması için şirkete ait defter ve kayıtların incelenmesi gerektiği iddia edilse de, söz konusu değerlendirme hukuka aykırıdır. Araç mahrumiyet bedeli/kazanç kaybı bedeli tazminatı kaza sonrası aracın bakım ve onarım gördüğü süre boyunca talep edilen tazminatları ifade etmektedir. Ayrıca belirtmek gerekir ki müvekkilin aracı her ne kadar şirkete ait olsa da araç ticari nitelik teşkil etmediğinden müvekkile ait ticari defterlerin incelenmesi gerekli olmayıp, söz konusu süreç yalnızca dava dosyasının uzamasına sebep olup HMK'da yer alan yargılamalarının en kısa sürede bitirilmesi ve usul ekonomisi ilkelerine aykırılık teşkil edecektir.... Tüm bu sebeplerle birlikte, yukarıda yer verilen yargıtay kararları ışığında, mahrumiyet bedeli hesaplanması için ticari defterlerin incelenmesine gerek olmayıp, kazanın oluş şeklinden ve emsal kiralama bedellerine bakılarak söz konusu hesaplama yapılabilmektedir." hususlarına yer verilmiştir.-Ancak her ne kadar davacı tarafça ticari defterlerin, vergi dairesi kayıtlarının incelenmesine gerek bulunmadığı iddia edilmiş ise de davacının dava dilekçesindeki talebinin açık bir şekilde kazanç kaybına ilişkin olduğu, dilekçedeki açıklamaların da aracın serviste kaldığı süre içerisindeki ikame araç bedeline ilişkin olmadığı, dolayısı ile davacı tarafın dava dilekçesinde mahrumiyet bedeli talebinin bulunmadığı sabittir. Yine emsal nitelikte Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında; "Davacının yaptığı işe ve bu işten elde ettiği gelire dair tüm resmi belge, bilgi, vergi kaydı ticari defter, kayıt, makbuz, fatura vs belgelerin ve giderlerine ilişkin tüm belgelerin getirilmesi, davacının tüm giderleri mahsup edilerek günlük net kazancının (kazaya karışan aracın kullanılamaması sebebiyle oluşan) konusunda uzman bilirkişi (mali müşavir, muhasebeci vs gibi) marifetiyle tespit edilmesi gerekir." hususlarına yer verilmiştir. Güncel yargı kararlarının da bu yönde olduğu görülmektedir.-Bu haliyle davacı tarafça bilirkişi incelemesinden rücu edilmesine ilişkin talebi Mahkememizce yerinde görülmemiştir.-Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin █████/2014 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 324. maddesinde delil ikamesi avansı, 325. maddesinde ise re'sen yapılması gereken işlemlerde giderler düzenlenmiştir.-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” düzenlemesine yer verilmiştir.-Aynı Kanun'un 325. maddesinde ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”. düzenlemesine yer verilmiştir.-Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin delil avansı kapsamın değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer yandan örneğin resen hesap raporu alınacaksa giderin 325. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır.-Ancak, yukarda açıklandığı üzere dava şartı olarak öngörülen müessesenin davanın reddine yol açması sebebiyle mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının da nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa da hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır.''-Mahkememizce █████/2025 tarihli ara karar ile davacı tarafa bilirkişi incelemesi ve delil avansı yönünden kesin süre ihtaratı yapılmış ancak davacı tarafça eksik delil avansı ikmal edilmemiştir.-Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.-Bu haliyle davacı tarafın belirlenen kesin süre içerisinde eksik delil avansını ikmal etmediği, davacı tarafın tazminat iddialarını hesaplanması yönünden iddialarını ispat külfeti bulunduğu, bu hususların tespitinin ancak bilirkişi incelemesi ile mümkün olduğu, bu hususlarının tespitinin teknik incelemeyi gerektirdiği, davacı tarafın talep ve iddialarını mevcut delillerle ispat edemediği kanaatine varıldığından, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİ ile;2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip......e-imzalıdırHakim .....e-imzalıdır