İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında, boya malzemelerinin ödenmeyen fatura bedelinin tahsili talep edildi.
Özet: Ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında davacı, davalıya teslim ettiği ve 78.870 TL tutarındaki e-arşiv fatura ile belgelenen boya malzemelerinin bedelinin ödenmediğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini ancak iade faturası düzenlemesine rağmen ürünleri iade etmediğini iddia etmiştir; mahkeme, davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve bilirkişi raporlarının da davacının icra takip tarihi itibarıyla 78.870 TL asıl alacaklı olduğunu, fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiğini, ödeme yapılmadığını ve ürünlerin davacıya iade edilmediğini tespit etmesi üzerine, davacının alacağının icra takip tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte mevcut olduğuna karar vermiştir.

T.C.

İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davalıya, faturaya konu boya malzemelerinin satışının yapıldığını, davalı tarafından müvekkiline toplam da 5 adet sipariş verildiğini, siparişlerin bildiriminden sonra faturaya konu ürünlerin davalıya...firması aracılığıyla gönderildiğini, bu ürünlerin davalıya teslim edildiğini, buna ilişkin kargo takip numaralarının sunulduğunu, davalı tarafından daha sonraki zaman dilimlerinde de sipariş verileceğinin müvekkiline bildirildiğini, siparişi verilen ürünlerin tümünün faturasının birlikte kesileceğinin sözlü olarak kararlaştırıldığını, siparişi verilen ve teslim edilen ürünlerin faturalarının da ileride yeni ürün siparişleri verileceğinin bildirilmesi nedeniyle kesilmediğini, gerçekleştirilen ticari alışveriş sonrasında dosya borçlusu tarafından yeni siparişler verilmediği için takip dayanağı olan 02.08.2023 tarihli e-arşiv faturasının düzenlendiğini, Davalı tarafın yasal süresi içerisinde faturaya itiraz etmediğini, ancak İzmir...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden 15.08.2023 tarihinde başlatılan icra takibinin ardından davalı tarafından iade faturası düzenlendiğini, iade faturasının yasal süresi içerisinde kesilmediğini, davalı tarafından kesilen iade faturasına karşı müvekkili tarafından itiraz edildiğini, ancak iade faturasına konu boya malzemelerinin ise müvekkili şirketi teslim edilmediğini, davalı tarafından borcun ödendiğine veyahut da borcun olmadığını gösteren herhangi bir belge sunulmadığını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir...'nin █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ...'nin, davalı ... hakkında, 15.08.2023 tarihinde, İzmir ... İcra Dairesinin ... e. sayılı dosyası ile, 78.870 TL fatura alacağı ile ilgili olarak ilamsız icra takibine geçtiği, takip talebi ve ödeme emrinde borcun nedeninin, faturaya dayalı asıl alacak 78.870 TL olarak belirtildiği, ancak, takip borçlusu ...'ın, dosyaya sunduğu 07.09.2023 tarihli dilekçesiyle, alacaklı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığından bahisle, takibe, borca, faize, fer'ilerine açıkça itiraz ettiğini bildirdiği ve takibi durdurduğu, huzurdaki davanın bu takibe yapılan itirazın iptaline yönelik bulunduğu, davacı şirket kayıtlarının incelenmesinde, bu kayıtlara göre; davacı ile davalı arasında ticari bir ilişkinin mevcut bulunduğu, bu ilişki kapsamında ise, davacının icra takip tarihi (15.08.2023) itibariyle davalı takip borçlusundan, tamamı asıl alacak olmak üzere 78.870 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir...n █████/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda; Davalı ... işletmesinin, Gaziemir Vergi Dairesi'ne... vergi numarasıyla kayıtlı olup, işletme hesabı esasına göre faaliyette bulunduğu, davalı işletmeye ait 2023 dönemi hesap özeti verileri ile defter beyan sisteminden alınan hesap özeti kayıtlarının birbirleri ile tutarlılık gösterdiği, davacı ...Boyama Ekipmanları Paz. San. ve Tic. Ltd.Şti. Tarafından davalı ... işletmesine, 02.08.2023 tarihinde, boya ekipmanlarını içeren KDV dahil 78.870,00 TL'lik e-arşiv faturanın kesildiği, bu faturanın davalı işletme kayıtlarına işlendiği, faturaya konu ürünlerin davalı işletmeye teslim edildiği, daha sonra 28.08.2028 tarihinde de davalı tarafından davacı şirkete... no.lu İADE FATURASI kesildiği, iade faturasının davacı şirket tarafından kabul edilmediği ve bu durumun noter ihtarıyla davalı tarafa bildirildiği, fatura tutarının davacı şirkete ödenmesine ilişkin her hangi bir belgeye rastlanmadığı, dava konusu ürünlerin ise davacı tarafa iade edilmediği ve davalı işletmeye ait dükkanda beklediği, bu duruma göre, davacı ... Boyama Ekipmanları Paz. San. ve Tic. Ltd.Şti.'nin davalı ...'dan icra takip tarihi itibariyle asıl alacak olarak 78.870,00 TL alacaklı olduğu, bu tutara icra takip tarihinden itibaren yıllık %9 yıllık faiz yürütülmesinin yerinde olacağı tespit edilmiştir.
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...in █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davalı ... işletmesinin 2023 döneminde İşletme Defterinin Defter Beyan Sistemi üzerinden elektronik ortamda tutulduğu, davacı ... Boyama şirketi tarafından davalı ... işletmesine, 02.08.2023 tarihinde, ... no.lu, boya ekipmanlarını içeren KDV dahil 78.870,00 TL'lik e-arşiv faturanın kesildiği, bu faturanın da 02.08.2023 tarihinde tebliğ alınarak aynı tarihte (02.08.2023) kayıtlara alındığı, davalı ... tarafından da, ... Boyama şirketine, 28.08.2028 tarihinde ... no.lu aynı tutarlı iade faturası kesildiği ve bu faturanın da 28.08.2023 tarihinde kayıtlara alındığı, davalı yanın ise davacıdan aldığı fatura tutarında (78.870 TL) davacı adına iade fatura düzenlemesine karşın, iade faturası içeriği ürünleri davacıya fiilen iade/teslim ettiğine dair herhangi bir belgeyi dava dosyasına sunmadığı, davacının yasal defter ve yardımcı kayıtlarının cari yasal mevzuata uygun tutulduğu ve birbirlerini teyit ettiği, bu nedenle sahibi lehine delil niteliği taşıdıkları, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 78.870 TL alacaklı olduğu ve bu alacağının tahsil ve tasfiyesine kadar geçecek süreçte, davalıdan adi yasal faiz talep edebileceği tespit edilmiştir.
6100 sayılı yasanın 222. Maddesi aşağıdaki şekildedir.
"Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması
MADDE 222 - Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu süre hak düşürücü süredir, Hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt, bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır. İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder. Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder. Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez. Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir. Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez. İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir. Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli, muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez.
YİBBGK 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi takdirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (6102 sayılı yasanın 21/2 maddesi) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karneden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifası ile ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhası ile ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi yukarıda anılan 23/2 madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz karşı tarafın akdi ilişki inkar etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, 6102 sayılı yasada özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Fatura içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme 213 sayılı yasada yer almaktadır. faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır. (213 sayılı yasa madde 230) dolayısıyla faturanın içeriği faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususlara yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.
Ayrıca Yargıtay 3. HD █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi; faturanın davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa ait olup, davacının bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesinde yazılı sekiz günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise davalı tarafa aittir. 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden tacir fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf faturaya dayalı bu alacağının varlığını 6100 sayılı yasanın 222. maddesi uyarınca ispatlamış olur.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, davacının, davalı aleyhinde İzmir ... İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasında taraflara arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağına istinaden 78.870,00 TL üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun █████/2023 tarihinde yasal süresi içerisinde, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davacı taraf, davalıya boya malzemeleri sattığını, davalı tarafça 5 adet sipariş verildiği ve fatura düzenlendiği, siparişi verilen ve teslim edilen ürünlerin faturaları da ileride yeni ürün siparişleri verileceği ile müvekkil aldatıldığı için ve herhangi bir ödeme yapılmaması sebebiyle teslim tarihinde düzenlenmediğini, ticari alışveriş sonrasında, dosya borçlusu tarafından yeni siparişler verilmediği için takip dayanağı olan 02.08.2023 tarihli e-arşiv fatura düzenlendiğini, davalının faturaya itiraz etmediğini, icra takibinden sonra yasal süresi geçtikten sonra iade faturası düzenlendiğini, düzenlenen iade faturasında itiraz ettiklerini, iade faturasına konu boyaların davacıya teslim edilmediğini iddia etmiş, davalı tarafa dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Taraf defterlerinin yasal şartları haiz olup olmadığı, usulüne uygun tutulup tutulmadığı, dava konusu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve bakiye alacak borç durumunun tespiti amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir...in bilirkişi kök raporunda, davalı tarafın işletme hesabı esasına göre faaliyette bulunduğunu, 2023 dönemi hesap özeti verileri ile defter beyan sisteminden alınan hesap özeti kayıtlarının birbirleri ile tutarlılık gösterdiği, davacı tarafından davalıya 02.08.2023 tarihinde, boya ekipmanlarını içeren KDV dahil 78.870,00 TL lik e-arşiv faturası kesildiği, bu faturanın davalı işletme kayıtlarına işlendiği, ürünlerin davalıya tesliminin yapıldığı, 28.08.2028 tarihinde davacı şirkete iade faturası kesildiği, iade faturasının davacı şirket tarafından kabul edilmediği ve bu durumun noter ihtarıyla davalı tarafa bildirildiği, fatura tutarının davacı şirkete ödenmesine ilişkin bir belgeye rastlanmadığı, ürünlerin davacı tarafa iade edilmediği, davalı işletmeye ait dükkanda beklediği, davacı şirketin davalıdan icra takip tarihi itibariyle asıl alacak olarak 78.870,00 TL alacaklı olduğu ve bu tutara icra takip tarihinden itibaren yıllık %9 faiz yürütülebileceğinin tespit edildiği, yine Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...nin davacı defterleri üzerinde inceleme yaptığı bilirkişi raporunda, davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 78.870,00 TL alacaklı olduğu, davacı alacağının davalıya satılan ürünle ilgili fatura alacağından kaynaklandığı, ürünlerin davalıya teslim edildiğini ispat edici belgelerin sunulduğu, davalı yanın ise davacıdan aldığı ürünlerle ilgili fatura tutarında davacı adına iade faturası düzenlenmesine karşın iade faturası içeriği ürünleri davacıya fiilen iade ettiğine dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, duruşmada davacının malların teslim alındığını ve hala kendisinde olduğunu beyan ettiği, davacının ticari defter ve kayıtlarını yasal mevzuata uygun tuttuğunu ve birbirlerini teyit ettiği, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 78.870,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, taraf ticari defterlerinin yasal şartları haiz olduğu ve usulüne uygun tutulduğu, gerek bilirkişi raporlarında yapılan tespitlerde gerekse de dosya kapsamının incelenmesinde, davalının dava konusu faturalara süresinde itiraz etmediği gibi iade faturası düzenlediği ürünleri davacıya iade etmediği, davalının dava konusu edilen ve ticari kayıtlarda yer alan faturaların aksini ispata yarar herhangi bir delil faaliyetinde bulunmadığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini teyit ettiği, davacının dava konusu iddialarını ispat ettiği ve davalının itirazında haksız olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olduğundan bahisle davacının icra inkar tazminatı talebine ilişkin yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)İzmir... İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasında davalı tarafça yapılan İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN 78.870,00 TL ÜZERİNDEN DEVAMINA,
3-)Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 78.870,00 TL nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-)Alınması gerekli 5.387,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 952,56 TL peşin harçtan mahsubu ile 4.435,04 TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-)Davacı tarafça yatırılan 952,56 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 5.500,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 1.054,00 TL posta tebligat ücreti olmak üzere toplamda 7.776,41 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-)3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
8-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!