Yargıtay, evli ve çocuklu sanığın mağdurun yaşına dair hata iddiasının tartışılmamasını eksik bularak çocuğun nitelikli cinsel istismarı davasındaki istinaf kararını bozdu.
Özet: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan yargılanan sanığın, mağdurenin yaşını on yedi bildiği yönündeki savunması ve tarafların evli olup üç çocukları olduğuna dair nüfus kayıtları dikkate alınarak, ilk derece mahkemesince Türk Ceza Kanununun 30. maddesindeki hata hükümlerinin uygulanma koşullarının yeterince tartışılmaması "eksik gerekçe" olarak kabul edilmiş, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararı hukuka aykırı bulunarak bozulmuş ve dosya yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine geri gönderilmiştir.
9. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle sanığın mağdurenin yaşını on yedi olarak bildiğine, mağdurenin yaşının nüfusa tescilinin geç yapıldığına, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sırasında sanığın olay öncesinde mağdureyi on yedi yaşında olduğunu bildiği yönündeki savunması, mağdure ile sanığın evli olup üç çocuklarının bulunduğuna dair nüfus kayıtları, mağdure beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine muhalefet edilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!