Yargıtay, nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen mahkumiyet kararında, önemli bir tanığın ifadesi alınmadığı gerekçesiyle eksik araştırma bulunduğundan, istinaf başvurusunun esastan reddi kararını bozdu.
Özet: Nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen mahkumiyet hükmünü istinaf yoluyla değerlendiren bölge adliye mahkemesi, sanığın başvurusunu esastan reddetmiş; ancak dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay, sanığın savunmasında belirttiği ortak arkadaşın ifadesinin alınmaması nedeniyle eksik soruşturma yapıldığına dikkat çekerek, bu durumun hukuka aykırı olduğu sonucuna varmıştır. Bu doğrultuda, istinaf mahkemesinin kararını bozarak, sanığın hukuki durumunun tayini için ilgili tanığın dinlenmesi ve yeni delillerle birlikte davanın yeniden incelenmesi amacıyla dosyayı ilk derece mahkemesine geri göndermiştir.
9. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
SUÇ
: Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ile Müdafiinin Temyiz İstemleri
Özetle, katılanın aşamalardaki ifadelerinin çelişkili olduğuna ve gerçeklerle örtüşmediğine, olay sırasında ve kapıdan çıktığı anda mağdurenin yardım talebinde bulunmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, vajinal muayene raporunda zorlama izi tespit edilmediğine, katılanın ilk defa duruşmada alınan ifadesinde vajinal akıntıdan bahsettiğine, katılan ile sanık arasında olay tarihi öncesine ait samimi fotoğraflar ve mesajlaşmalar bulunduğuna, sanığın katılana uyuşturucu parası vermesinden kaynaklanan husumetin katılanın uyuşturucu madde kullandığını gösterir rapor ile doğrulandığına, taraflar arasındaki bir diğer husumet sebebinin ise katılanın kredi kartı borcunun sanık tarafından ödenmemesine dayalı olduğuna, sanığın kendisinden para isteyen katılanı sakinleştirmek için katılan hesabına ileri tarihli eft yaptığına, dekont ile bu durumun ispatlandığına, çelişkili katılan beyanları esas alınarak kurulan hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın yazılı savunmalarında ortak arkadaşları ...'ın kendisini arayıp katılanın yanına geldiğini ve kendisi ile arasında geçtiğini öne sürdüğü bir olay hakkında konuştuğunu söylediğini beyan etmesi karşısında, adı geçen ...'ın açık kimlik bilgileri tespit edilip duruşmada hazır edilerek katılan ile arasında geçen konuşmanın ne olduğu hususunda ayrıntılı bir şekilde ifadesinin alınmasından sonra toplanan delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ile müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Mevcut delil durumu, tutuklu kaldığı süre göz önüne alındığında tahliye talebinin reddi ile TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!