İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde Görüşülen, Hizmet Sözleşmesinden Doğan Vinç Kira Alacağı İtirazın İptali Davasında İcra Takibi Sonrası Ödenmeyen Faiz ve Masrafların Tahsili.
Özet: Davacı, müvekkiline ait vincin kullanımı karşılığında tahakkuk eden 84.000 TLlik fatura alacağını icra takibine koymuş, davalı ise takibin tebliğinden sonra asıl alacağı ödemesine rağmen takibe itiraz etmiştir; bunun üzerine davacı, ödenmeyen geçmiş gün faizi, takip sonrası faiz, icra vekalet ücreti ve masrafların tahsili ile itirazın iptalini talep etmiş, bilirkişi raporları faiz ve masraf kalemlerini temerrüt şartları ve ödeme tarihi dikkate alınarak değerlendirmiştir.

T.C.

İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait vinç davalı...Kazanım Hafriyat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi bünyesinde çalıştırıldığını, 03.04.2024- 04.04.2024- 05.04.2024- 06.04.2024 ve 07.04.2024 tarihleri arasında çalıştırıldığını, bu çalışmaların karşılığı olarak 08.04.2024 tarihinde ... Numaralı faturayı düzenleyerek davalı şirkete iletildiğini, Davalı şirket faturaya süresinde itiraz etmediği gibi ödeme de yapmadığını, Müvekkilin alacaklarını alabilmek için icra takibi başlatmak zorunda kaldığını, 20.05.2024 tarihinde İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının ... numaralı UETS adresine... barkodu ile ödeme emri 27.05.2024 saat 14:00'da gönderildiğini, E tebligat gönderildikten sonra 27.05.2024 tarihi, saat 14:34'de tebligat davalı tarafından açıldığını, Davalı icra takibinden haberdar olduktan sonra 28.05.2024 tarihinde müvekkile ait ... Bankası hesabına 84.000,00£ ödeme yapıldığını, Davalı bu ödemesi ile yalnızca faturada yazılı ana parayı ödediğini, Davalı, müvekkilinin banka hesabına bu ödemesini yaptıktan sonra 28.05.2024 tarihinde de icra dosyasına itiraz ettiğini, itirazın haksız ve Mesnetsiz olduğunu, davalı, açılan icra takibine takipten haberdar olduktan sonra müvekkilinin hesabına 84.000,006 ödeme yaparak İcra takibi ile istenilen, 5.002,03 geçmiş gün faizi, 8.099,18 tahsil harcı, 14.240,324 icra vekalet ücreti, 2.223,105 takip sonrası faiz ve 559,20 toplam masraf alacağı bakiyelerden kaçmaya çalışıldığını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...'in █████/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda; Davacı ...'nın incelemeye ibraz edilen 2024 yılı ticari defterinin işletme defteri olduğu ve defter beyan sisteminde tutulduğu, elektronik ortamda tutulan defterlerin açılış ve kapanış onayı Başkanlık tarafından elektronik olarak yapıldığı, İcra Takibine konu ... numaralı 08.04.2024 tarihli 84.000,00 TL tutarlı faturanın davacı kayıtlarında yer aldığı, davacı tarafın ticari defterlerinin İşletme defteri olması sebebi ile sadece gelir ve giderlerinin kayıtlı olduğu, ödemelerin/tahsilatların takibinin bu defterde yapılmaması sebebi ile davalı tarafından yapılan ödemenin davacı defterlerinde kayıtlı olamayacağı, ancak dava dosyası kapsamında yer alan,... Yeşilyurt İzi Şubesinin TR...iban numaralı davacı ...'ya ait hesabına 28.05.2024 tarihinde gönderinin davalı ...Kazanım Hafriyat San. Tic. A.Ş. olduğu 84.000,00 TL EFT yapıldığı anlaşıldığı, davacı taraf ticari defterlerinde, icra takibinde yapılan herhangi bir masraf (gider) kaydı yer almadığı, davacı tarafın icra takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinde bulunduğu, ancak dava dosyası kapsamında davacı tarafından davalı tarafı temerrüde düşürdüğüne ilişkin herhangi bir belgenin (ihtar) yer almadığı, takibe konu... nolu fatura üzerinde fatura ödeme vadesine ilişkin herhangi bir ödeme vadesinin yer almadığı, davacı tarafın icra takip tarihinden önce işlemiş faiz talep edebileceği yönünde karara varması halinde, takipten önce talep edebileceği işlemiş faiz tutarının 5.002,03 TL olduğu, İcra takip tarihinden tahsil tarihine kadar ise asıl alacak için 845,25 TL faiz talep edebileceği tespit edilmiştir.
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir...in █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu yönünde karara varması halinde, davacı tarafın 84.000,00TL asıl alacağını icra takibinden sonra (28.05.2024 tarihinde) dava tarihinden önce tahsil edildiği, asıl alacağa bağlı fatura tarihinden icra takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağının taleple bağlılık ilkesi gereği 5.002,003 TL olduğu, takipten sonra (28.05.2024 tarihinde) sağlanan tahsilat düşüldükten sonra dava tarihine kadar işleyen faiz alacağının 6.194,34 TL olduğu, İcra Vekalet ücretinin 14.240,32 TL olduğu, ayrıca vekalet ücretine hesaplanan işlemiş faiz tutarının 341,77 TL olduğu, icra Dosya Masrafının 1.055,41 TL olduğu, davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı yönünde karara varması halinde, davacı tarafın 20.05.2024 tarihinde icra takibini 84.000,00TL asıl alacak üzerinden başlattığı, dava dosyası kapsamında davalı tarafı temerrüde düşürdüğü yönünde bir bilginin bulunmadığı, 28.05.2024 tarihinde 84.000,00TL nin tahsil edildiği, asıl alacağa bağlı fatura tarihinden icra takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağının bulunmadığı, takipten sonra (28.05.2024 tarihinde) sağlanan tahsilat düşüldükten sonra dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağının 1.014,60 TL olduğu, İcra Vekalet ücretinin 13.440,00 TL olduğu, ayrıca vekalet ücretine hesaplanan işlemiş faiz tutarının 322,56 TL olduğu, icra masrafının 1.055,41 TL olduğu tespit edilmiştir.
6100 sayılı yasanın 222. Maddesi aşağıdaki şekildedir.
"Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması
MADDE 222 - Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu süre hak düşürücü süredir, Hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt, bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır. İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder. Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder. Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez. Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir. Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez. İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir. Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli, muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez.
YİBBGK 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi takdirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (6102 sayılı yasanın 21/2 maddesi) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karneden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifası ile ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhası ile ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi yukarıda anılan 23/2 madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz karşı tarafın akdi ilişki inkar etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, 6102 sayılı yasada özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Fatura içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme 213 sayılı yasada yer almaktadır. faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır. (213 sayılı yasa madde 230) dolayısıyla faturanın içeriği faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususlara yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.
Ayrıca Yargıtay 3. HD █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi; faturanın davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa ait olup, davacının bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesinde yazılı sekiz günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise davalı tarafa aittir. 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden tacir fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf faturaya dayalı bu alacağının varlığını 6100 sayılı yasanın 222. maddesi uyarınca ispatlamış olur.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, davacının, davalı aleyhinde İzmir...icra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasında taraflara arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağına istinaden 89.002,03 TL üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun █████/2024 tarihinde yasal süresi içerisinde, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davacı taraf, ...'ya ait vincin davalı...Kazanım Hafriyat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi bünyesinde çalıştırıldığını, buna istinaden 08.04.2024 tarihinde fatura düzenlenerek davalı şirkete iletildiğini, davalının faturaya itiraz etmediği gibi ödemede yapmadığını, davalının icra takibinden haberdar olduktan sonra faturada yazılı ana parayı ödediğini, icra takibine yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu iddia etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın, davalı tarafça cevap dilekçesi dosyaya sunulmamıştır. T.C.... Bankası Anonim Şirketi'ne müzekkere yazılarak, davalı şirket tarafından ...'ya yapılan ödeme dekontları celp edilerek incelenmiştir. Ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılarak, davacı ile davalı tarafın ticaret sicil kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. Davacı...hakkında tacir araştırması yapılmış olup gelen yazı cevaplarında, gerçek usulde vergilendirildiği ve işletme hesabına göre defter tuttuğu, ayrıca tescil tarihi █████/2013 ve faal durumda olan ... Hafriyat Nakliyat Kiralık Kırıcılı İş Makineleri unvanlı şirketin temsilcisi olduğu bildirilmiştir. Taraflara ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yerleri bildirmeleri amacıyla defter ibraz davetiyesi çıkartıldığı, davacı tarafın █████/2024 tarihli dilekçesi ile defterlerinin bulunduğu yeri bildirildiği, davalı tarafın ise verilen kesin süre içerisinde bildirimde bulunmadığı anlaşılmıştır.
İcra takibinde yapılan takip masrafların ve davalı tarafça yapılan ödemenin davacı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve davalı tarafın temerrüt tarihi ve temerrüt tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek faiz, icra harç ve masrafları ile vekalet ücreti hesabının yapılmasına, yapılan bu hesap toplamından davalı tarafça yapılan ödemenin mahsup edilmesine, bakiye asıl alacağın bu şekilde tespitine, ve tespit edilen bu asıl alacağın dava tarihine kadar faiz yürütülmek suretiyle icra takibinden talep edilebilecek olan ana para ve faiz tutarının belirlenmesi amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...'in ek ve kök raporlarında yapmış olduğu tespitlerde, davacının elektronik ortamda tutulan defterlerinin açılış ve kapanış onayının Gelir İdaresi tarafından elektronik olarak yapıldığı, icra takibine ve davamıza konu 08.04.2024 tarihli 84.000,00 TL tutarlı faturanın davacı kayıtlarında yer aldığı, davacı tarafın ticari defterlerinin işletme defteri olması sebebiyle sadece gelir ve giderlerin kayıtlı olduğu, ödeme ve tahsilatların takibinin bu defterde yapılmaması sebebiyle davalı tarafından yapılan ödemenin davacı defterlerinde kayıtlı olamayacağı, ancak dosyaya kazandırılan T.C....ankası yazı cevabında 84.000,00 TL lik EFT yapıldığı, bilirkişice ek raporda yapılan alternatifli hesaplamada; Davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu yönünde karara varılması halinde, davacı tarafın 84.000,00TL asıl alacağını icra takibinden sonra dava tarihinden önce tahsil edildiği, asıl alacağa bağlı fatura tarihinden icra takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağının taleple bağlılık ilkesi gereği 5.002,003 TL olduğu, takipten sonra sağlanan tahsilat düşüldükten sonra dava tarihine kadar işleyen faiz alacağının 6.194,34 TL olduğu, İcra Vekalet ücretinin 14.240,32 TL olduğu, ayrıca vekalet ücretine hesaplanan işlemiş faiz tutarının 341,77 TL olduğu, icra Dosya Masrafının 1.055,41 TL olduğu, davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı yönünde karara varması halinde ise, davacı tarafın 20.05.2024 tarihinde icra takibini 84.000,00TL asıl alacak üzerinden başlattığı, dava dosyası kapsamında davalı tarafı temerrüde düşürdüğü yönünde bir bilginin bulunmadığı, 28.05.2024 tarihinde 84.000,00TL nin tahsil edildiği, asıl alacağa bağlı fatura tarihinden icra takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağının bulunmadığı, takipten sonra sağlanan tahsilat düşüldükten sonra dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağının 1.014,60 TL olduğu, icra vekalet ücretinin 13.440,00 TL olduğu, ayrıca vekalet ücretine hesaplanan işlemiş faiz tutarının 322,56 TL olduğu, icra masrafının 1.055,41 TL olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir arada incelendiğinde, davacı tarafça faturadan kaynaklı olarak davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça ödeme emrinin kendisine tebliği ile birlikte 84.000,00 TL yi 28.05.2024 tarihinde davacıya ödediği, davacı tarafın icra takip talebinde 6098 sayılı yasanın 100.maddesi gereğince, yapılan ödemelerin alacağın öncelikle ferilerinden ve takip masraflarından düşülmesi isteminin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, bilirkişi incelemesi yaptırılmış 6098 sayılı yasanın 100.maddesi gereğince ana paraya ödeme tarihine kadar temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi, yine ödeme tarihi itibariyle icra harç ve masraflarının yine faiz ve ana paraya eklenmesi ayrıca ödeme tarihi itibariyle vekalet ücreti hesabının yapılarak toplam davacı alacağının tespiti yapılarak, yapılan ödemenin toplam alacağın ferileri ile birlikte ortaya çıkan miktarından mahsup edilmesi yönünde rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi tarafından birden fazla alternatifli olarak tespit yapılmıştır. Ancak mahkememizce yapılan inceleme neticesinde davacının davalıyı takip haricinde temerrüte düşürdüğüne dair dosyada bir belgenin bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın takip ile birlikte temerrüte düştüğü, takip tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek faiz, icra harç ve masrafları ile vekalet ücreti toplamından oluşan miktardan davalı tarafça yapılan ödemenin mahsup edilmek suretiyle bakiye davacı ana para alacağının tespitine ilişkin bilirkişi mütalaasına iştirak edildiği, bu haliyle, dava dilekçesi ile talep edilen miktardan daha fazla bir miktar davacı alacağının bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu anlaşılmakla, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)İzmir...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davalı tarafça yapılan İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN 5.002,03 TL ÜZERİNDEN DEVAMINA,
3-)Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 5.002,03 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-)Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-)Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 3.500,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 161,00 TL posta tebligat ücreti olmak üzere toplamda 4.516,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 5.002,03 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-)3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
8-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, miktar bakımından kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
█████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!