Vakıf malı olduğu iddia edilen taşınmazların tapu iptali ve tescili davasında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı iktisap ve vakfın mülhak niteliği üzerine Yargıtay incelemesi.
Özet: Davacılar, kadastro tespiti sırasında hatalı olarak vakıf adına kaydedilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescilini talep etmişlerdir; zira vakfın hayrat niteliğinde olmadığını, uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsamadığını ve vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan 903 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 1967 öncesinde yirmi yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyet olduklarını iddia etmişler, ilk derece mahkemesi de vakfın mülhak niteliği ve davacıların zamanaşımı zilyetliği koşullarını ispatlaması nedeniyle davanın kabulüne karar vermiş, bölge adliye mahkemesi ise aynı vakfa ilişkin Yargıtay denetiminden geçmiş emsal kararları dikkate alarak vakfın doğrudan hayrat mal olmayıp zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek nitelikte olduğuna hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Palu Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar dava dilekçesinde; 1 22... ve 2 parsel ile 2 75... ve 2 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak ... adına tespit ve tescil edildiğini, kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsamadığını, davalı Vakfın hayrat vakıf niteliğinde olmadığını, taşınmazlarda 1967 yılına kadar zilyetlikle iktisap koşullarının lehlerine oluştuğunu, davalı Vakfın zilyetliğinin bulunmadığını ileri sürerek irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.II. CEVAP1. Davalı ... mütevellisi ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların bulunduğu ... ilçesinin tamamının vakıf malı olduğunu, 1958 yılında bölgede yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda 1505 dönüm yerin vakıf adına tespit edildiğini, taşınmazlara kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsadığını, davacıların taşınmazlardaki zilyetliğinin 20 yıla ulaşmadığını, ayrıca vakıf mallarının zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.2. Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların vakfiye kapsamında kaldığını, bu nedenle zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazlara uyduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIPalu Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen 13.11.2020 tarihli ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı karara karşı davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli █████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararıyla; Mahkemece, davacı tarafa taraf koşulunu sağlamak üzere süre ve imkan tanınması, taraf teşkilinin sağlanması halinde dava konusu taşınmazların başka dosyalarda dava konusu olup olmadığının araştırılması, davacı tarafın dayandığı taksim olgusu ve davacı yan yararına belgesizden kazanılan taşınmaz miktarının araştırılması gerektiğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... ... Vakfının mülhak bir vakıf olup doğrudan ve tamamen hayrat niteliği göstermediği, dosya arasında bulunan vakfiyede hudutları belirtilmeksizin bir takım köy isimlerinin belirtildiği, vakfiyenin ilk olarak 1179 H. (1765 M.) tarihinde düzenlendiği, vakfiyede atıf yapılan vergi kayıtlarının sabit sınırlı olmaması nedeniyle vakfiye kapsamını tayin etme olanağının bulunmadığı, yapılan keşifte vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığının anlaşıldığı, taşınmazların davacılara murisinin vefatı sonrası yapılan rıza-i taksimle kaldığı ve davacıların taşınmazlarda vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk yasal düzenleme olan 903 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 24.07.1967 tarihinden geriye doğru en az 20 yıl nizasız fasılasız ve aralıksız malik sıfatıyla zilyet olduğunu ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1 22... ve 2 75... parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına, 1 22... ve 2 75... parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar ... Bey... Bey Vakfının niteliğine dair Mahkeme tarafından ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmamış ve vakfiye kapsamı tayin edilmemiş ise de gerek dosya içerisindeki Vakıflar Genel Müdürlüğünün yazı cevabına, gerekse aynı Vakıf ile ilgili olarak Yargıtay denetiminden geçmiş pek çok emsal dosya bulunmasına, bu itibarla adı geçen Vakfın doğrudan doğruya hayrat vakıflardan olmayıp İcare-i Vahideli akarından istifade olunan mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğunun hükmen kabul edilmiş olmasına ve vakfedilmiş malları doğrudan hayrat mal olmadığından zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek nitelikte bulunmasına göre vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Kanun'un yürürlüğünden önce 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki şartların davacı taraf yararına oluştuğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalı ... Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece kabul kararı verilen taşınmazların Temlikname ve Vakfiye kapsamında olduğunu, 1967 yılında Kanun'a eklenen zilyetlik ile vakıf mallarının kazanılamayacağı hükmünden ötürü davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hava fotoğraflarında söz konusu taşınmazların kullanılıyor olmasının davacı tarafın malik sıfatıyla zilyetliğine karine olmadığını, davacı tarafından mı yoksa başkası tarafından mı kullandığının anlaşılamadığını, Vakfın çekişmeli taşınmazları ekip biçmek üzere 1800'lerden beri kiraya verdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro çalışmaları sonucunda ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde 2 75... ve 2 parsel sayılı 92, 31... ve 131, 21... yüz ölçümlü, ..... Mahallesinde 1 22... ve 2 parsel sayılı 2.634, 68... ve 2.010, 71... yüz ölçümlü taşınmazlar vergi kaydı nedeniyle ... adına tespit ve tapuya tescil edilmiş, 1 22... parselin ... oğlu ...'in, 1 22... parselin ... oğlu ...'in kullanımında olduğu, 2 75... parsel üzerindeki evin ... ... oğlu ...'e, 2 75... parsel üzerindeki evin ... ... oğlu ...'e ait olduğu tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmiştir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı ... Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı ... Müdürlüğü harçtan muaf bulunduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.