Dernek tarafından kadastro öncesi zilyetlik ve satış vaadi sözleşmesine dayanarak açılan tapu iptali ve tescil davasında Hazinenin temyiz talebi ile tebligat usulsüzlüğü iddiasının incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı derneğin 1977 tarihli satış vaadi sözleşmesi ve kadastro öncesi 40 yılı aşkın eklemeli zilyetliğe dayanarak, Hazine adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tescili talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin dernek lehine verdiği kararlara karşı Hazinenin yaptığı temyiz başvurusunu ele almaktadır; Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu ve zilyetlikle kazanılamayacağını savunurken, istinaf kararının tebligatının yetkisiz bir kişiye yapıldığı gerekçesiyle temyiz süresi ret kararının da usulsüz olduğunu ileri sürmektedir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ
: 03.09.2024SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi ek karar ve karar yönünden davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 2 13... parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına tescil edildiğini, Derneğin ... Noterliğinin 07.02.1977 tarihli 3 38... yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazı satın aldığını, taşınmaz üzerinde Dernek tarafından 40 yıl önce inşa edilen ve zaman zaman tadilat yaptırılan 3 katlı binanın mevcut olduğunu ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı Dernek adına tapuya tescilini istemiştir.II. CEVAPDavalı Hazine temsilcisi, yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazın kadastrodan önce davacının kullanımında bulunduğu, Hazine adına oluşturulan kaydın hatalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı Dernek adına tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yurt binasının 1974-1977 yılları arasında inşa edildiği, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen 07.02.1977 tarih ve 440 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesinden davacı Derneğin, davaya konu taşınmazın zilyetliğini eski (dayanak) tapu maliklerinden ... ..., ... ve .. .... devraldığı, davacı Derneğin davaya konu taşınmazı eklemeli zilyetlikle kadastro tespitinden önce zilyet edindiği, üzerine kadastro tespitinden önce üç katlı bina inşa ettiği ve o tarihten dava tarihine kadar nizasız fasılasız kullandığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Davalı Hazine vekili tarafından 13.08.2014 tarihli temyiz dilekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz talebinde bulunulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 03.09.2024 tarihli ek kararı ile; kararın davalı Hazineye 24.05.2024 tarihinde kurumda çalışan memura tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içesinde verilmediği gerekçesi ile davalı vekilinin temyiz başvurusunun süreden reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığını belirterek ve re'sen görülecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı Hazine vekili ek kararı temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının Hazineyi temsilen ... Mal Müdürlüğüne tebliğ çıkartıldığını, tebligatın muhasebe memuruna tebliğ edildiğini, muhasebe memurunun tebellüğe yetkili memur olmadığını, ... Mal Müdürlüğü bünyesinde yetkili memurun mal müdürü - mal müdürü vekili ve Hazine avukatı bulunduğunu, Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 21. maddesine aykırı olduğunu belirterek ek kararın kaldırılarak temyiz başvuru dilekçesinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının açıkladıkları nedenlerle ve re'sen tespit edilecek nedenlerle bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.... ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesinde 1982 yılında yapılan kadastro çalışması sırasında 2 13... parsel sayılı 3.0 00... yüz ölçümlü kargir apartman ve avlusu vasıflı taşınmaz 18.04.1968 tarih ve 18 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, tapu kaydında 2/5 hissesinin ... ... ... ve 2/5 hissesinin ... ... adlarına kayıtlı olduğu ancak bu kişilerin taşınmazı usulsüz olarak üçüncü kişilere sattıkları ve taşınmaz üzerinde haciz olduğundan mülkiyet tespitinin komisyonca yapılabilmesi için tutanağın komisyona gönderildiği, kadastro komisyonu tarafından taşınmazın evveliyatının 18.04.1968 tarih ve 18 numaralı tapu kaydına dayandığı taşınmazın 2/5 hissesinin ... ... ...lebi ve 2/5 hissesinin ... ... 1/5 hissesinin ... ... kızı ... adına kayıtlı olduğu ancak taşınmazın batı sınırının Orman, kuzey sınırının Meşelik olması nedeniyle, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu gerekçesiyle Hazine adına tescil edilmesine ve tapu kütüğünün beyanlar hanesine taşınmaz üzerindeki binanın ... Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneğince yapıldığı ibaresinin yazılmasına karar verilmiştir.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat salahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanun'un 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Yönetmeliğinin 21. maddesinde de, tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine adına tebliğe çıkartılan gerekçeli karar, muhasebe memuru ... isimli kişi tarafından tebellüğ edilmiş ise de, adı geçenin davalı Hazine adına tebligatı almaya yetkili memur olmadığı, Dairemizce yapılan geri çevirme kararı sonucu anlaşıldığı, tebellüğ evrakından davalı tüzel kişi adına tebligatı kabul edecek kişi yahut kişilerin mutad iş saatlerinde tebliğ adresinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğuna dair keyfiyete de rastlanmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davalı Hazineye yapılan tebligatın geçerli olmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin davalı Hazine vekilinin temyiz isteminin reddine dair verilen 03.09.2024 tarihli ek kararı yerinde değildir.Bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz isteminin süreden reddine yönelik ek kararının ortadan kaldırılarak Bölge Adliye Mahkemesince esas yönünden verilen kararın temyiz incelemesine gelince;Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Hazine vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin 03.09.2024 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.