Yargıtay, silahlı terör örgütü üyeliği davasında sanığın etkin pişmanlık beyanlarının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı, sanığın yargılama sürecinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma isteğini belirterek örgüt hakkında yeni bilgiler vermesine rağmen, bu beyanların yeterince değerlendirilmemesi, sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı ifadesinin alınmaması ve verilen bilgilerin doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden araştırılmaması gibi eksiklikler nedeniyle temyiz mahkemesince bozulmuştur.
3. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 221/4, 62, 53, 58/9, 221/5 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Sanık müdafii Av. ... tarafından yasal temyiz süresi içerisinde, usulüne uygun şekilde temyiz başvurusunda bulunulduğu ve sanık müdafii Av. .. tarafından verilen 13.11.2020 tarihli temyiz dilekçesinin ek temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkûmiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;
Sanığın 12.10.2020 tarihli dilekçesi itibarıyla, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi ve bu çerçevede örgüt hakkında yeni bilgiler verdiğinin anlaşılması karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerindeki indirim oranının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!