İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, kargo şirketinin yanlış kişiye cep telefonu teslimatından kaynaklanan tazminat davasında, taşıma senedinde değer beyanı eksikliği nedeniyle taşıyıcının sınırlı sorumluluğuna hükmetti.
Özet: Bir telefon şirketi tarafından gönderilen cep telefonlarının kargo şirketi tarafından yanlış kişiye teslim edilmesi üzerine açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesi, taşıma senedinde kargo içeriğinin değerinin beyan edilmemesi nedeniyle taşıyıcının sorumluluğunu yasal sınırlar dahilinde tutarak, davacının talep ettiği 24.337,00 TL yerine, kargonun ağırlığı ve kanuni düzenlemeler doğrultusunda hesaplanan 195,14 TL tazminata hükmetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Kargo taşımadan kaynaklı)Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin bayiliğini üstlendiğin, telekomünikasyon alanı ile iştigal eden ve telefon satışı gerçekleştiren bir firma olduğunu, █████/2018 tarihinde müvekkili şirket temsilcisinin üç adet cep telefonunu ... isimli şahsa teslim edilmek üzere "alıcısına teslim" olarak davalı ... Kargo çalışanına teslimini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket temsilcisinin kargonun ulaşıp ulaşmadığını kontrol etmek amacıyla kargo alıcısıyla iletişime geçtiğini ve kargonun alıcısı ...'e ulaşmadığı bilgisini aldığını, bunun üzerine internet üzerinden yapılan kontrolde kargonun alıcısından farklı bir şahsa teslim edildiğinin ortaya çıktığını, kargonun teslim edildiği kişinin adının ... olduğunu, alıcısına teslim şartıyla gönderilen kargonun kargo alıcısıyla hiçbir bağlantısı bulunmayan ...'e teslim edilmesinin davalı şirketin Çayyolu/Ankara Şubesi çalışanlarının ağır kusurlu olduklarını gösterdiğini iddia ederek, müvekkili şirketin davalı şirket aracılığıyla gönderdiği kargo içeriğinde bulunan üç adet cep telefonunun bedeli olan 24.337,00 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketin taşıma sözleşmesine aykırı herhangi bir işlemi bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından █████/2018 tarihinde ... isimli şahsa gönderilmek üzere bir adet kargonun teslim alındığını, alıcının yakını olduğunu belirterek ... kaşesi ile kargoyu almaya gelen şahsın kargo bilgilerini eksiksiz olarak vererek ve teslim nüshasına imza atarak kargoyu teslim aldığını, kargonun varış birimine ulaşması ile varış birimine gelen ve kargo bilgilerini eksiksiz olarak veren şahsın alıcıya ait kaşe ile kargoyu teslim almak istediğini beyan ettiğini, kargoyu teslim alan kişinin alıcı adına kargonun geleceğini bilen kişiler olduğunu ve bu durumun da şüpheli olduğunu, somut olayın üçüncü kişinin dolandırıcılık eylemi olduğunu ve husumetin haksız fiilin failine yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin kusurlu olduğu varsayımında ise kargo içeriğinin ispat edilmesi gerektiğini ve taşıyıcının ancak kanunen belirlenen limitler dâhilinde ve sınırlı olarak sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda; davaya konu █████/2018 tarihli taşıma faturasında kargo cinsinin paket-1, ücrete esas ağırlığın 4.33 kg, kargo alıcısının ... olarak gösterildiği, taşıma senedinde taşınan emtianın değerinin ise açıkça belirtilmediği, davacının davalı kargo şirketi aracılığı ile gönderdiği emtiaların alıcısı ...’e teslim edilmediği, teslimatın ...’e ait kaşeyi teslimat evrakına basarak imzalayan ...'e isimli şahsa teslim edildiği, davacı göndericinin veya dava dışı alıcının emtianın kaybı (alıcıya teslim edilmemesi ya da yanlış alıcıya teslim edilmesi) sebebi ile TTK.'nun 889. maddesi gereğince davalı taşımacıya yasa gereğince gönderilmesi gerekli olan ihbarnameyi göndermediği, taşımaya konu emtialar taşıma boyunca davalı taşıyıcının sorumluluğunda olduğundan, taşınmaları sırasında meydana gelen ziya ve zarardan davalının sorumlu olduğu, ancak davacının kayıp olduğunu iddia ettiği dava konusu emtialar üzerinde davalı taşımacıdan talep edebileceği haklarının 6102 sayılı TTK.’nun 882. maddesi gereği sınırlı olduğu, zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2007 tarih, ██████████ E. ve ████████ K. sayılı, █████/2014 tarih, █████████ E. ve █████████ K. sayılı kararlarında da vurgulandığı gibi taşıma senedinde değer belirtilmediğinden, emtianın zayi olmasından dolayı davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluğun söz konusu olduğu, yük hasarında sınırlı sorumluluğun aşılabilmesi için ancak taşıma senedinde taşınan emtianın değerinin belirtilmesi ve ek ücret ödenmiş olmasının gerektiği, dava ve taşıma konusu emtianın ağırlığının 4.33 kg olduğu, dava tarihi olan █████/2020 tarihi itibarı ile 1 SDR’nin 5.41-TL. olduğu, buna göre davacının davalıdan talep edilebileceği tazminat bedelinin sadece 195,14-TL. olabileceği, davacının fazlaya dair isteminin ise mevcut deliller ışığında haklı olmadığı..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 195,14 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemece davalı şirketin sorumluluğunda sınırlandırılmaya gidilerek karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket yetkililerinin pervasızca ve özensizce davranarak davaya konu kargoyu kimliği belirsiz üçüncü kişiye teslim ettiğini ve neticeten müvekkili şirkete zarar verdiklerini, davaya konu olayda ise davalı ... Kargo Servisi AŞ yetkilileri tarafından pervasızca davranıldığını, sırf alıcı adının yer aldığı ve sahte olarak temin edilmesi çok kolay olan kaşeyi göstererek davaya konu kargoyu almak istediğini söyleyen üçüncü kötü niyetli kişiye hiçbir sorgulama ve araştırma yapılmaksızın kimlik ibraz etmesi dahi istenmeksizin söz konusu kargoyu teslim ettiklerini, bu hususta gönderici müvekkili şirkete ve dava dışı alıcı tarafa bilgi vermeyen davalı şirketin sorumluluğunun sınırlandırılmaya çalışılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı şirket yetkililerinin basiretli tacir gibi davranmadıklarını; mahkemece, taraflarınca sunulan deliller ve müvekkili şirkete ait ticari defterlerin dikkate alınmadığını, aynı bilirkişilerce iki defa sunulan bilirkişi raporundaki tespitlerin bire bir gerekçede gösterilerek karar verildiğini, buna ilişkin Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 11.11.2019 tarihli, █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamını eklediklerini, pervasızca eylemleriyle müvekkili şirketin zarara uğramasına neden olan davalı şirketin, söz konusu zararın tamamından sorumlu olduğunu, davalı şirket yetkililerinin pervasızca davranarak müvekkili şirketin zarara uğramasına neden olduğunu, yasal hükümlerin bu kadar açık olması karşısında, davalı şirketin sorumluluğunun sınırlandırılması yoluna gidilmesinin kabul edilemez bir durum olduğunu, mahkeme tarafından bu husus dikkate alınmaksızın karar verildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.01.2018 tarih, Esas: 2016/ 7146, Karar: ████████ sayılı kararının ekli olduğunu, davaya konu olayın özelinde de değerlendirildiğinde mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, kargo taşıması sırasında kaybolan emtia nedeniyle oluşan zararın tahsili istemiyle açılmış bir maddi tazminat davasıdır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, kargo gönderisinin doğru alıcıya teslim edilmediğini ileri sürerek tam zayi nedeniyle tazminat talep etmektedir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu emtianın üç adet iphonex cep telefonu olduğu, 18.09.2018 tarihli tarafların kabulündeki ambar tesellüm fişi içeriği ile sabittir. Emtianın bu surette davalıya teslim edildiği çekişmesiz olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıya teslim edilen taşıma konusu emtiaların gerçek alıcısına teslim edilip edilmediği ve kargo içeriğinde ne olduğu, gerçek alıcıya teslimin gerçekleşmemesinin kabulü hâlinde davalının sorumluluğu mevcutsa sorumlu olduğu miktarın ne olduğu, sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı noktalarında toplanmaktadır. Davacı tarafından üç adet Iphonex telefonun ... adlı kişiye teslim edilmek üzere davalı şirketin şubesine teslim edildiği, taşımanın davalı tarafından gerçekleştirildiği, taşınan emtianın cinsinin üç adet cep telefonu olduğu 18.09.2018 tarihli ambar tesellüm fişi içeriği ile anlaşılmaktadır. Alıcıya teslim aşamasında davalının şubesine gelen bir kişi tarafından ibraz edilen kimlikle alıcı olduğunu söyleyen kişiye gönderinin teslim edildiği anlaşılmaktadır.Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ile birlikte bilirkişi raporu alınmıştır. 16.06.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusunun; davacı şirket ... Telekomünikasyon Tic.Ltd Şti nin ... isimli şahsa teslim edilmek üzere davalı şirket aracılığı ile gönderdiği kargo içindeki 3 adet cep telefonun teslimatın belirtilen şahsa yapılmamasından dolayı; 3 cep telefonu bedeli olan 24.337,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline vekalet ücreti ve dava giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi isteminden ibaret olduğunu, davacının, 2018 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu; karayolu taşımacılığını düzenleyen mevzuata ve karayolu Taşıma Yönetmeliği'ne (KTY) göre dava konusu taşıma sözleşmesi kurulurken ve ifa edilirken düzenlenmesi gereken belgelerin büyük bir kısmının dosyaya delil olarak sunulmamış olduğunun görüldüğü ve mevcut delil durumu ile değerlendirildiği, bu hali ile davacının iddia ettiği, taşıma sözleşmesinin varlığı kanıtlanmış olmakla birlikte, taşınan emtianın adet, cins, niteliği, emtanın değerli bir taşıma olduğunun taşıyıcıya yazılı olarak bildirilip bildirilmediği, taşıma sözleşmenin usulüne uygun ifa edilip edilmediği, bedelin ödenip ödenmediği, belgelerin düzgün tutulup tutulmadığı, alıcı teyit belgesinin ne şekilde düzenlendiği, kayıp durumunda ihbarın yapılıp yapılmadığı gibi önemli unsurları belgelendiren belgelerin dosyada olmadığı, davalının Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'ndan 139674 sıra no ile 13 Mart 2017 -13 Mart 2022 tarihleri arasında geçerli olan M 2 yetki belgesi ile, böyle bir kargo taşımacılığı hizmeti verme yetkisinin olduğu, tarafların sunduğu belgeler incelendiğinde, sadece , seri , sıra no: 975451 nolu 18,09.2018 tarihli davacı imzasını havi, ambar tesellüm fişi belge fotokopisi hem davacı, hem davalı delilleri arasında da sunulduğu, ayrıca, 18.09. 2018 tarihli taşıma faturası ile, Kargo Cinsi: Paket-1- , ücrete esas ağırlık 4.33 kg, alıcı ... açıklaması olduğunun belirlendiği, davacının, T.T.K 889 da belirtilen, 7 gün içinde bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu sebeple kayıp olduğu iddia ettiği emtia üzerinde, taşımacıdan talep edebileceği haklarının kısıtlı olacağının anlaşıldığı, “( madde 889- (1) Eşyanın zıyar veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar ziyar veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bildirimde, zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesi şarttır. (2) Birinci fıkradaki karine, ziya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir. (4) Teslimden sonra yapılan bildirimin yazılı olması şarttır. Bildirim, telekomünikasyon araçları yardımıyla da yapılabilir. Bildirimde bulunanın kim olduğu herhangi bir şekilde anlaşılıyorsa, imzaya gerek yoktur. Sürenin korunması için bildirimin zamanında gönderilmiş olması yeterlidir. “ Ziya, hasar veya gecikme teslim sırasında bildirilirse, bu bildirimin yukarıdaki hükümlere uygun olarak eşyayı teslim edene yapılması yeterlidir.” emtianın ağırlığının (ücrete esas ağırlık ) 4.33 kg, olduğu tespit edildiğinden ve dava tarihi olan 18.10.2020 tarihi itibarı ile bir SDR nin, 5.41 TL olduğu göz önünde tutularak, talep edilebilecek tazminat bedeli; 5.41 X 8.33 X 4.33 - 195.132 TL olduğunun hesaplandığı, 15.01.2018 günü saat 15:30'da belirlenen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kurları (Merkez bankası Web sayfasından alınmıştır) SDR/TRY 1 Özel Çekme Hakkı (sdr) 5.4175 Türk Lirası olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesinde; ... Kargo Servisi AŞ'ye ait olan ambar tesellüm fişinde kargo cinsi ve adedinde üç adet İphone olarak belirtildiğini, davalının gönderilen kargonun içeriğinden haberdar olduğunu, teslim edilecek alıcısına teslim edilmeksizin farklı bir şahsa teslim etmekten ötürü kargoda yer alan ve taraflarınca faturaları sunulan telefonların bedelleri ile sorumlu olduğunun kabulü gerektiğini, TTK'nın 886. Maddesi uyarınca, zarara kasten veya pervasızca bir davranış ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir filin veya ihmalinin sebebiyet verdiğinin ispat edilmesi durumunda taşıyıcı veya 879. maddedeki belirtilen kişilerin kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlarından yararlanamayacağını belirterek, dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdini talep etmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; müvekkili şirketin davacı tarafından meydana geldiği iddia ettiği zarardan sınırlı da olsa sorumlu tutuklarına ilişkin gerekçelerinin dayanakları ve açıklamalarının bulunmadığını, kargonun tesliminin sağlıklı şekilde gerçekleştirildiğini ve teslimin teslim nüshası ile ispat edilebildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 18.02.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; taraf vekillerinin kök rapora itirazlarının incelendiği, gerekli araştırmaların yapılmış olduğu, kök rapor sonuç ve kanaatlerini değiştirecek yeni bir sonuç hasıl olmadığı belirtilmiştir. Davacı vekili ek rapora itiraz ederek, hukuki değerlendirmelerin esas alınmaması gerektiğini, tazminat bedelinin yanlış hesaplandığını, zarara kasten veya pervasızca bir davranışla sebep olunması durumunda sınırlı sorumluluktan yararlanılmayacağını belirtmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davalı taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olduğu kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir. TTK'nın 875. maddesi uyarınca, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcısına teslim edildiği ana kadar geçen süre içinde eşyanın zıyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumludur. Aynı Kanun'un 879. maddesi uyarınca, taşıyıcı, adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Somut olayda, kargo teslim tutanağında teslim alanın gönderilen ...' den farklı bir kişi olan ... olduğu gözetildiğinde, kargonun gerçek alıcısınca teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Taşımaya konu emtianın gerçek alıcısına değil, başka bir kişiye teslim edildiği sabittir. Bu durumda davalı taşıyıcı, yukarıda anılan maddeler uyarınca meydana gelen zarardan sorumludur. Davalı, 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Davalı taşıyıcı, bu hallerden birisinin bulunduğunu kanıtlayamadığından, sorumluluğu esastır. TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun olduğu şeklinde ise de TTK'nın 886. maddesinde de taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı hâller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.Somut olayda, her ne kadar taşıma faturası içeriği itibariyle taşınanın kargoya esas bir paket ve ücrete esas ağırlığı 4,33 kg olarak belirlenmiş ve bu yönde ilave ücret alınmadığı anlaşılsa da davalı yanca düzenlenen ve imzalanan ambar tesellüm fişi ile aynı fatura içeriğinde adrese teslim kaydı bulunulduğu da gözetildiğinde ve ayrıca her iki belgede alıcı adresine yer verildiği anlaşılmaktadır. Buna karşın, davalı yanca kargonun ambar tesellüm fişi ve fatura içeriğindeki alıcı adresinde alıcısına teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Davalının TTK'nın 850/2.maddesi gereğince taşınan kargoyu varma yerine götürmeyi ve belirtilen adreste alıcısına teslim etmeyi taahhüt ettiği, buna karşın davalının, taşınan kargoyu varma yerinde alıcı adresinde değil müracaat eden dava dışı üçüncü kişiye teslim ettiği, bu durumda kendi adresine yükün gitmesi gereken alıcıdan ziyade, gönderen davacıya haber verilerek şubede teslime muvafakat istenmesi gerektiği, bu durumun TTK'nın 886. maddesi kapsamında şube açısından ağır kusur teşkil ettiği, taşınan yükün tam zayi olduğu sonucuna ulaşılmakla, davalı, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır (Yargıtay 11.HD'nin emsal 11.04.2018 tarihli, ██████████ E- █████████ K sayılı emsal ilamı).Bu durumda davacının, TTK'nın 880/1. maddesi uyarınca, eşyanın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve zamandaki değerini tazminat olarak isteyebileceği, davalının sorumluluğunu sınırlandırma hakkını kaybettiği sonucuna varılmış olup davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.Taşımaya konu cep telefonlarının taşımadan önce yeni alındığı, faturalarının olduğu, bilirkişi tarafından da belirtildiği üzere telefonların değerinin 24.337,00 TL olup davacının bu zararının davalı tarafından tam tazmin edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve neticede davanın kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın kabulü ile 24.337,00 TL alacağın, dava tarihi olan 15.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca avans esasına göre hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,2-Alınması gerekli 1.662,46 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 415,62 TL'nin mahsubu ile geriye kalan 1.246,84 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 415,62 TL peşin harç olmak üzere toplam 451,52 TL harç giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından harç dışında yapılan 1.600,00 TL bilirkişi ücreti ve 120,40 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.720,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 24.337,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansları bakiyelerinin, yatıran taraflara iadesine,7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,b-Davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 37,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 199,60 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,9-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 22.10.2025KANUN YOLU
: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.