Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin, davacının ekonomik sıkıntısından kaynaklanan gabin iddiasıyla ticari taşınmaz satışındaki edimler arası oransızlığın giderilmesi talepli alacak davası istinaf kararı.
Özet: Finansal darboğazda olan davacı şirket, davalıya gerçek değerinin çok altında sattığı gayrimenkullerle ilgili olarak, davalının bu zor durumdan yararlanarak aşırı kazanç sağladığı (gabin) iddiasıyla, sözleşmedeki edimler arasındaki açık oransızlığın giderilmesi ve taşınmazın piyasa değerinin neredeyse yarısına iktisap edilmesi nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak şimdilik 1.000,00 TL alacağın ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep etmektedir.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
:... (...)ÜYE
:... (...)ÜYE
:... (...)KATİP
:... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVACI
: RGH MAKİNA İNŞAAT ÇELİK KONSTRÜKSİYON NAKLİYE GIDA TURİZM İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ-...VEKİLİ
: Av. ....DAVALI
: EDG GAYRİMENKUL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...VEKİLİ
: Av. ...DAVA TÜRÜ
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2025KR. YAZIM TARİHİ
: █████/2025İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı firma ile davalı şirket arasında 2018 yılı içerisinde gayrimenkul satım sözleşmesi yapılarak devir işlemi gerçekleştiğini, devre konu taşınmazların Kocaeli ili, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada 12 Parsel 61/... ve 61/... cilt-sahifede kayıtlı 5457,25 m² yüzölçümlü arsa ve ... Mah. ... ... Cad. No:.../1 Başiskele/Kocaeli kayıt ve adres bilgilerini içerdiğini, uzun süren ve ısrarlı pazarlıklar sonucunda yapılan devrin toplam satış bedelinin taraflar arasında 18.000.000,00 TL + KDV tutarında belirlenerek işlem gerçekleştirildiğini, buna karşın sürecin en başından beri her iki tarafın malumu olduğu üzere bahse konu taşınmazın, devir tarihi itibariyle bedeli 30.000.000,00 TL civarında bir meblağ olduğunu, ayrıca taraflar arasındaki ilk sözlü anlaşmanın 35.500.000,00 TL üzerinden yapılmasına karşı süreç ve yaşananlar sonucunda davalı tarafından fiyatın davacının ekonomik durumu da bilindiğinden sömürü düzeyinde pazarlıklar sonucu 18.000.000,00 TL + KDV haline getirildiğini, fakat yapılan bu taşınmaz satımı hukuki işleminde gabin (aşırı yararlanma) durumunun mevcut olduğunun aşikar olduğunu, davalı şirketin davacı şirketin mali açıdan büyük bir dar boğaz içinde bulunmasından kasten yararlanmak suretiyle ve açık bir oransızlık ile taşınmaz ve içindeki demirbaşları iktisap ettiğini, yasalarımıza göre aşırı yararlanma halinin açık bir şekilde hukuka aykırı olduğunu ve sözleşmenin iptal edilebilir kılınmasına sebep olan hallerden birisi olduğunu, bu sömürülme sonucu yasa koyucu zarar gören tarafa açıkça iki seçimlik hak tanıdığını, davalı şirkete çekilen ihtarnamelerin ve yapılan ticari arabuluculuk görüşmelerinde de kendilerine beyan edildiği üzere davacı şirketin kullandığı seçimlik hak sözleşmedeki edimler arasındaki açık oransızlığın giderilmesinden ibaret olduğunu, davanın tarafları arasında kapsamlı bir devir işlemi gerçekleştirildiğini, satışın temel kaynağının müvekkilin içinde bulunduğu ve neredeyse iflasın eşiğine gelmiş olan mali durumu olduğunu, davacı şirketin temel olarak inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, devam etmekte olan veya tamamladığı hiçbir taşınmazı elinden çıkaramayan neticesinde büyük bir nakit akışı sıkıntısı çeken davacının gerek piyasaya gerekse finans kuruluşlarına olan yüklü miktardaki borçlarını ödeyemez duruma geldiğini ve bu nedenle davaya konu satış işlemini yapmaktan başka çare kalmadığını, bu düşünce sonrası davalı taraf ile görüşmeler ve pazarlıklar başladığını, davacı şirketin her türlü fiyat kırma tekliflerini öyle yada böyle kabul etmek zorunda olduğunu bilen davalı tarafın bunu her geçen gün biraz daha kullandığını, davacının halen mali sıkıntılar ve birçok haciz işlemiyle uğraşmak zorunda kaldığını, █████/2018 tarihinde Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında konkordato başvurusunda bulunduğunu ve aynı tarihte geçici mühletin █████/2018 tarihinde ise kesin mühlet kararı alındığını, davacının büyük oranda toparlandığını ve halen süreci doğru ve artık çok rahat bir biçimde yürütebildiğini, devredilen gayrimenkullerin bedelleri ve arasındaki fahiş oransızlığın davalı tarafça bilindiğini, yüksek mahkeme kararına göre bahsedilen %50 civarında ve hatta daha fazla oransızlığın açık bir şekilde gabin göstergesi olduğunu, bu kapsamda sömürünün ortadan kaldırılarak edimler arasındaki bariz oransızlığın giderilmesi amacıyla ortaya çıkacak alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmını ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı taraftan alınması amacıyla bu davayı ikame ettiğini ayrıca bu alacağın bir nebze olsun garanti altına alınması ve davalının muhtemel kötü niyetli tasarrufların önüne geçmek amacıyla dava konusu taşınmazlar üzerinde öncelikle teminatsız, aksi takdirde uygun bir teminat mukabilinde devir ve temlikinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir konulmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının alacağını, Kocaeli ili, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada ...2 Parsel 61/... ve 61/... cilt-sahifede kayıtlı 5457,25 m² taşınmaza ilişkin davalı şirket ile █████/2018 tarihinde yaptığı satış sözleşmesindeki bedele ilişkin gabin hukuksal nedenine dayalı olarak sözleşmedeki açık oransızlığın giderilmesi istemine dayandığını, davacının bu davayı açmakta ve mahkemeden hukuksal korunma istemekte hukuki yararı bulunmadığını, davanın maktu harç yatırılmak suretiyle belirsiz alacak davası olarak açıldığını, davaya konu iddiaya nazaran davacının ne miktarda alacak talep edebileceğini bilebilecek durumda olmasına rağmen fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla 1.000,00 TL'lik alacak bedeli gösterip maktu harç yatırmak sureti ile belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, belirsiz alacak davası açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından, hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacının ikame ettiği davada kötü niyetli olduğundan aleyhine disiplin para cezası verilmesi gerektiğini, davalının 22.500.000,00 TL bedel ile satın aldığı taşınmaza ilişkin eğitim dönemi boyunca davacının ödemediği çalışan ve öğretmen maaşlarının tamamını ödediğini, ayrıca taşınmazın ayıplı olmasından dolayı yaptığı tadilat masrafları ile birlikte taşınmazı rayiç bedelinin çok üzerinde bir bedelle satın aldığını, bu durumun mahkemece yapılacak olan incelemede açıklığa kavuşacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin gerekçesinde raporda belirlenen rayiç satış bedeli ile sözleşme bedeli arasındaki dengesizlik kabul edilerek teoride objektif unsur olarak sayılan nedenin somut olayda mevcut olduğu kabul edildiğini, tanık beyanlarıyla ispatlamış olunan hususlar ve dosyada bulunan bilirkişi raporundaki rakamların bir nebze düşük hesap edilmesi durumu söz konusu ise de yerel mahkemeni de kabul etmiş olduğu üzere ortaya çıkan %40,94 lük oran davadaki haklılıklarını net biçimde ortaya koyduğunu, yüksek mahkeme konuyla alakalı pek çok içtihatında %25'in altındaki oransızlığı gabin saymamış ve açık bir nispetsizliğin bulunması için %25'in üzerinde bir oransızlık halinin bulunmasının arandığını, yine her somut olayın kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmekle beraber pek çok kararında %50 nispetinde ve/veya ona yaklaşık bir oranın somut olay değerlendirilmesi dahi yapılmadan kati biçimde gabin durumunu ortaya çıkaracağını ifade ettiğini, işbu davada gerek mevcut nispetsizlik oranı düşünüldüğünde gerekse somut olay değerlendirilip mevcut orana tekabül eden rakamların ticari hayattaki değeri ve yüksekliği dikkate alındığında bariz bir aşırı yararlanma durumunun söz konusu olduğu, davadaki talep ve iddialarının haklılığının aşikar olduğunu, gerek raporda hesaplanan oran (edimler arasındaki açık oransızlığın ispatı) gerekse gabinde aranan subjektif koşulun gerçekleşmiş olduğu tanık beyanlarıyla ispatlandığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; somut olayda, gabin (aşırı yararlanma) unsurları oluşmamış olup yerel mahkemece bu husus gözetilerek verilen davanın reddi kararı isabetli olduğunu, davacı, huzurdaki dava ile birlikte iddia etmiş olduğu hususları ispatlayamadığını beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.DELİLLER
: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023Tarih - ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinde belirlenen değerde gabin nedeniyle nispetsizlik bulunduğu iddiasına dayalı alacak (fark bedelinin) tahsili istemine yöneliktir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.Somut olayda; davacı, maliki bulunduğu taşınmaz ile üzerindeki özel eğitim kurumu olarak kullanılan binanın demirbaşlarıyla birlikte davalıya 18.000.000,00-TL+KDV bedelle satıldığını, ancak satım konusunun değerinin yaklaşık 30.000.000,00-TL değerinde olduğunu, davalının, kendisinin mali durumundaki sıkıntıdan yararlanarak ve bu durumu kullanarak satım değerinde nispetsizlik oluşturduğunu belirterek edimler arası orantısızlığın giderilmesini ve şimdilik 1.000,00-TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalının ise, hukuki yarar yokluğu, hak düşürücü sürenin aşımı ile gabin koşullarının gerçekleşmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, mahkemece, ön inceleme duruşmasında 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi uygulanarak davanın kısmi dava mı belirsiz dava mı olduğunun belirlenmesine yönelik davacıya yönelttiği soru üzerine davacının belirsiz alacak davası olarak açıldığı yönündeki beyanı üzerine davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin █████/2021 tarih █████████ esas █████████ karar sayılı kararı ile; " ... Somut olayda; davacı maliki bulunduğu taşınmaz ile üzerindeki özel eğitim kurumu olarak kullanılan binanın demirbaşlarıyla birlikte davalıya 18.000.000,00-TL+KDV bedelle satıldığını, ancak satım konusunun değerinin yaklaşık 30.000.000,00-TL değerinde olduğunu, davalının, kendisinin mali durumundaki sıkıntıdan yararlanarak ve bu durumu kullanarak satım değerinde nispetsizlik oluşturduğunu belirterek edimler arası orantısızlığın giderilmesini ve şimdilik 1.000,00-TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalının ise, hukuki yarar yokluğu, hak düşürücü sürenin aşımı ile gabin koşullarının gerçekleşmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, mahkemece, ön inceleme duruşmasında 6100 sayılı HMK'nın 31. Maddesi uygulanarak davanın kısmi dava mı belirsiz dava mı olduğunun belirlenmesine yönelik davacıya yönelttiği soru üzerine davacının belirsiz alacak davası olarak açıldığı yönündeki beyanı üzerine davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.6100 sayılı HMK'nın "Hakimin Davayı Aydınlatma Ödevi" başlıklı 31. maddesinde "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir.Öte yandan, hemen belirtmek gerekir ki; maddi vakıayı bildirmek taraflara hukuki nitelendirme yaparak olayı çözümleme hakime aittir.Davacı, gabin hukuksal nedene dayalı olarak açtığı davaya yönelik dava dilekçesi içeriğinde ve netice-i talepte; fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile alacağın şimdilik 1.000,00-TL' kısmını talep etmiştir. Dava, bu niteliği itibariyle kısmi alacak davasıdır. 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi, belirsizlik veya çelişki halinde uygulanması gereken düzenleme olup, talepte belirsizlik bulunmamaktadır. Belirsizliğin bulunmadığı bu durumda mahkemece koşulları gerçekleşmediği ve dava türünün nitelendirmesinin hakime ait olduğu gözetilmeksizin, davacının çelişkili davranışına sebebiyet verecek uygulamaya giderek bundan davacı aleyhine sonuç çıkarması doğru görülmemiştir.Öte yandan, taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu bina, arsa ve demirbaşın değerine yönelik olarak davacı tarafından yaklaşık miktar belirtilmiş ise de; mahkemece hukuki olgulara göre davanın haklılığının belirlenmesi halinde dahi, fark bedelini bilirkişi incelemesi neticesinde belirleyeceğinden, dava değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafından belirlenmesi mümkün değildir. Bu nedenle, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağına dair mahkeme kabulü de doğru görülmemiş, kararın kaldırılması gerekmiştir. ..." şeklindeki gerekçeyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.Dosya arasına alınan █████/2022 bilirkişi raporunda özetle; 01.08.2019 tarihinden itibaren taşınmazın değerini etkileyecek herhangi bir yerleşim yeri ve kontenjan değişikliğinin yapılmadığı, taşınmaz ve Demirbaşların 20.03.2018 tarihi itibarıyla toplam bedeli 24,202,176.65 TL olduğu, KDV dahil toplam bedelin ise 28,558,568.44 TL olduğu, karşılıklı iki tacir olarak Rgh Makina İnş. Çelik Kons. Nak. Gıda Tur. İth. Ve İhr. Tic. Ltd. Şti.’den üzerinden pazarlık/anlaşma sonucu 18.000.000,00 TL+KDV karşılığında içindeki demirbaş eşyası ile birlikte Edg Gayrimenkul Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi’ne satışının yapıldığı, dava konusu, Taşınmaz ve Demirbaşların 20.03.2018 satış tarihi itibarıyla indirim oranı % 25.627 olup gabin (Aşırı yararlanma) hususunda ise takdirin mahkemede olduğu şeklinde görüş ve kanaat belirtildiği görülmüştür.Dosya arasına alınan █████/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Kocaeli, Başiskele, ... ... Caddesi üzerinde bulunan “Özel Okul Kompleksi” 22.03.2018 tarihinde 18.000.000,00- TL + KDV bedelle davacı RGH Makine … Ltd. Şti. tarafından davalı EDG Gayrimenkule satıldığı, davacı vekili, müvekkilinin ekonomik zayıflığının fırsat bilinerek satışın yoğun baskı altında, aşırı indirimli olarak yapıldığını ifade ettiği, satışta muhtemel indirim oranı yukarıda açıklanmış olup bu konudaki takdirin Mahkemede olduğu, önceki raporda maliyetin satış fiyatı gibi değerlendirilmesi kurulumuzca uygun bulunmadığını, davaya konu Özel Okul Kompleksinin dava tarihindeki rayiç değerinin 30.478.114,79 TL + KDV olabileceği, bu durumda satışta %40,94 oranında indirim yapılmış olduğu kanaatine ulaşılmış olup satışın gabin olduğu konusundaki takdirin mahkemede olduğu, davalının üç aylık kira bedeli olarak 300.000,00- TL + KDV talep edebileceği yönünde görüş ve kanaat belirtilmiş olduğu görülmüştür.Dosya arasına alınan █████/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Kocaeli, Başiskele, ... ... Caddesi üzerinde bulunan “Özel Okul Kompleksi” 22.03.2018 tarihinde 18.000.000,00- TL + KDV bedelle davacı RGH Makine … Ltd. Şti. tarafından davalı EDG Gayrimenkule satıldığı, davacı vekili, müvekkilinin ekonomik zayıflığının fırsat bilinerek satışın yoğun baskı altında, aşırı indirimli olarak yapıldığını ifade etmektedir. Satışta muhtemel indirim oranı yukarıda açıklanmış olup bu konudaki takdirin Mahkemede olduğu, önceki raporda maliyetin satış fiyatı gibi değerlendirilmesi kurulumuzca uygun bulunmadığını, davaya konu Özel Okul Kompleksinin dava tarihindeki rayiç değerinin 30.478.114,79 TL + KDV olabileceği, bu durumda satışta %40,94 oranında indirim yapılmış olduğu kanaatine ulaşılmış olup satışın gabin olduğu konusundaki takdirin Mahkemede olduğu, davalının üç aylık kira bedeli olarak 300.000,00- TL + KDV talep edebileceği yönünde görüş ve kanaat belirtilmiş olduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; taraflar arasında █████/2018 tarihinde Kocaeli ili, Başiskele İlçesi, ... Mah. ... Ada 12 Parsel ███████ ve ███████ cilt-sahifede kayıtlı 5457,25 m² taşınmazın satışına ilişkin sözleşme bedelinin 18.000.000,00 TL + KDV olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.Gabin; 6089 Sayılı TBK'nun 28/1 maddesinde düzenlenmiş olup, bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Sözleşmelerde, borçlanılan her edim ve karşı edim arasındaki açık oransızlık bu kapsamda mütalaa edilemez. Zira sözleşme hukukunda geçerli olan irade özerkliği ve sözleşme özgürlüğü ilkeleri gereğince, taraflar sözleşmenin şartlarını, dolayısıyla edim ve karşı edim arasındaki denge ve oranı diledikleri gibi kararlaştırabilirler. Kanun, bu konuda edimler arasında bulunması gereken denge ve oran hususunda objektif bir ölçü koymuş değildir. Yalnız, taraflardan biri karşı tarafın içinde bulunduğu zayıf durumdan yararlanarak onu sömürmek isteyebilir. Dolayısıyla aşırı yararlanmadan bahsedebilmek için, edim ve karşı edim arasındaki açık oransızlığın, taraflardan birinin, diğerinin içinde bulunduğu zayıf durumdan yararlanması suretiyle gerçekleşmesi gerekir. Aşırı yararlanmanın objektif ve subjektif unsurlarına bakıldığında; objektif unsur edimler arası açık oransızlık olup, bu unsur sözleşmenin içeriği ile ilgili bir husustur. Edimler arası açık oransızlık, sözleşmenin yapıldığı zaman ve yerdeki piyasa, pazar, arz ve talep şartlarına göre mevcut olmalıdır. Subjektif unsur ise ; zarar görenin zayıf durumu ki bu zor durumda kalma, düşüncesizlik, deneyimsizlik hali olarak nitelendirilir, diğeri de yararlanma kastıdır. Diğer ifade ile aşırı yararlananın, karşı tarafın deneyimsizliğinin yahut düşüncesizliğinin veya zor durumda olduğunun farkında olmalı ve bu durumdan yararlanma kastı ile hareket etmesi zorunludur.Yapılan tüm açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde, ... ili, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada ... Parsel 61/... ve 61/... cilt-sahifede kayıtlı 5457,25 m² taşınmazın davacı tarafından 22.03.2018 tarihinde 18.000.000,00- TL + KDV bedel karşılığı davalı Edg Gayrimenkul Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne satışının yapılmış olduğu, davacı tarafından edimler arasında açık bir oransızlık olduğu iddia edilerek uğranılan zararın tazmini için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Eldeki davada, dosya arasına alınan █████/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Kocaeli, Başiskele, Yunus Emre Caddesi üzerinde bulunan “Özel Okul Kompleksi” 22.03.2018 tarihinde 18.000.000,00-TL + KDV bedelle davacı RGH Makine … Ltd. Şti. tarafından davalı EDG Gayrimenkule satıldığı, davaya konu Özel Okul Kompleksinin satış tarihindeki rayiç değerinin 30.478.114,79 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği, buna göre satış bedeli ile bilirkişice belirlenen değer arasında oransal bir fark bulunduğu görülmekle birlikte, tarafların tacir olmaları, ticari hayatta işlem tecrübesine sahip bulunmaları, sözleşmenin pazarlık ve karşılıklı irade ile gerçekleşmiş olması karşısında davacının zor durumda kalması, düşüncesizliği veya tecrübesizliğinden yararlanıldığı yönünde herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı,yine, ticari hayatta risk üstlenme, fiyat belirleme ve değerleme serbestsinin bulunduğu, salt bedel farkının tek başına gabin teşkil etmeyeceği, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da bu durumun bu şekilde kabul edildiği görüldüğünden, somut olayda, tüm dosya kapsamı nazara alındığında objektif ve sübjektif unsurun varlığından bahsedilemeyeceği değerlendirilmiş, bu nedenle de mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,2-Bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*