İstanbul Ticaret Mahkemesinde, iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri alacağına yönelik itirazın iptali davasında, bilirkişi raporuyla davacının alacağı tespit edildi.
Özet: İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri alım satımından kaynaklanan ticari ilişki kapsamında, davacının sunduğu hizmet bedeli karşılığı düzenlediği faturaların davalı tarafından ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talepli davada, davacı alacaklı olduğunu, davalı ise hizmetin eksik ifa edildiğini savunmuş; mahkemece alınan bilirkişi raporuyla davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan net 29.840,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı şirket ile davalı şirket arasında hizmet alım-satımına dayalı ticari ilişki bulunduğu, bu kapsamda davacının iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri sunduğu, bu hizmetler karşılığında düzenlenen toplam 34.419,27 TL bedelli dört adet faturanın davalıya gönderildiği anlaşılmıştır. Ancak davalı şirket tarafından söz konusu fatura bedelleri ödenmemiştir. Davacı tarafından alacağın tahsili amacıyla ... 21. İcra Müdürlüğü’nün... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış, davalıya ödeme emri gönderilmiştir. Davalı borca itiraz etmiş ve bu itiraz üzerine takip durmuş; takibin devamı için taraflar zorunlu arabuluculuk sürecine başvurmuştur. Ancak 09.09.2024 tarihli son oturumda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı tutanakla tespit edilmiştir. Bunun üzerine davacı, itirazın iptali istemiyle işbu davayı açma zorunluluğu duymuştur. Davacının iddiasına göre, taraflar arasında hizmet sözleşmeleri mevcut olup, söz konusu faturalar bu sözleşmeler kapsamında düzenlenmiş, davalıya hizmet verilmiş ancak ödemeler yapılmamıştır. Davacı, her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesini talep etmekte, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, ticari kayıtların bu durumu açıkça ortaya koyacağını ileri sürmektedir. Bununla birlikte, davalı aleyhine başlatılan çok sayıda icra takibi bulunduğu ve borçlunun mal kaçırma veya ödeme kabiliyetini yitirme riski taşıdığı gerekçesiyle, alacağın tahsilini güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur. Bu kapsamda, davalının taraf olduğu takip dosyalarının mahkemece celbi istenmiştir. Davacı, davalının itirazının iptaliyle birlikte takibin devamına, asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline ve alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Ayrıca yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesi istenmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı taraf, davaya ilişkin cevap dilekçesinde özetle; davacı ile aralarında iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerine ilişkin bir sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında davacının gerekli kontrolleri yapmakla yükümlü olduğunu, davalının ise bu hizmet karşılığında sözleşmede kararlaştırılan bedelleri tam ve eksiksiz olarak ödediğini beyan etmiştir. Ancak buna rağmen davacı tarafın taahhüt ettiği hizmetleri eksik ifa ettiği, yükümlülüklerini yerine getirmediği ve bu nedenle müvekkilini zarara uğrattığı ileri sürülmüştür. Davalı, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine sözleşmenin tam olarak ifa edilmemesi nedeniyle ayıplı hizmete dayalı olarak bedel iadesi talebi ve bu doğrultuda dava açma haklarının saklı tutulduğunu bildirmiştir. Ayrıca davacının sunduğu faturaların, sözleşme kapsamındaki hizmetin yerine getirildiğine dair bir garanti teşkil etmediğini ve ödeme yapıldığı halde eksik hizmet nedeniyle davalının mağdur edildiğini belirtmiştir. Davalı taraf, yapılacak bilirkişi incelemesi ve ticari defterlerin incelenmesiyle davacının iddialarının asılsız olduğunun ortaya çıkacağını savunmuştur. Bu kapsamda, davacının faiz talebinin de hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmüş, şayet faiz talebine hükmedilecekse, bunun ancak davanın açıldığı tarihten itibaren işletilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, davalı taraf, davacının alacak talebinin dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, açılan davanın usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali istemli davada, alacağın sübut ve miktarından ibaret olduğu görüldü.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Şirketi tarafından, davalı ... Şirketi adına düzenlenen ve davaya konu olan dört adet, farklı tarih ve tutarlardaki toplam 26.965,00 TL bedelli faturalar ile yasal defter kayıt ve belgelerinde kayıtlı olan bilgilerin uyumlu olduğu tespit edilmiştir. ...Şirketi’nin yasal defter kayıtlarında, davaya konu edilen dört adet fatura ile birlikte davaya konu edilmeyen iki adet fatura olmak üzere toplam altı adet ve 42.430,00 TL toplam bedelli faturanın ... Şirketi adına düzenlenip kayıtlara alındığı görülmüştür. ... Şirketi’nden yapılan farklı tarihlerdeki iki adet tahsilatın toplam tutarı olan 12.590,00 TL’nin de yasal defter kayıtlarına alındığı, bu kapsamda davacı ...Şirketi’nin, ... Şirketi’nden 29.840,00 TL alacaklı olarak yasal defter kayıtlarına geçtiği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, iş yeri hekimliği, iş güvenliği uzmanlığı, eğitim hizmetine ilişkin faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yöneltilen itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının davalıya sunduğu hizmetlere istinaden davalı şirket adına düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini, fatura bakiyesinden kaynaklı borcun tahsili amacıyla ... 21. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe ve arabuluculuk yoluna başvurulmasına rağmen davalının borçlarını ödemediğini ileri sürmüştür.
Davalı vekili ise, taraflar arasında iş sağlığı hakkında gerekli kontrollerin yapılması hususunda anlaşma sağlandığını, davalının borcun tamamını ödediğini, buna karşın davacının hizmeti tam ve eksiksiz olarak sunmadığını savunmuştur.
Mahkememizce tarafların ticari defterlerinde inceleme yapılması için bilirkişi ara kararı kurulmuş ve taraflara inceleme günü uyuşmazlık konusu dönem ticari defter ve kayıtlarını hazır etmesi aksi halde HMK.222 maddesine göre defter ibrazından kaçınmış sayılacağı hususu duruşmada ihtar edilmiştir. Davalı ticari defterlerini ibraz etmemiş, davacı ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki ticari ilişki irdelenmiş, davacı şirket tarafından davalı şirket adına tanzim edilmiş dava konusu alacağı oluşturan faturaların e fatura olduğu, toplam 42.430,00 TL bedelli 6 adet faturanın defterde kayıtlı olduğu, ayrıca 12.590,00 TL tahsilat kaydının bulunduğu, davacının davalıdan 29.840,00 TL alacaklı göründüğü tespit edilmiştir.
Denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşıldığından bilirkişi raporuna itibar edilmiş, davalı şirket tarafından incelemeye gelinmemiş olması ve ticari defter kayıtlarının ibraz edilmemesi sebebi ile davanın konusu ile ilgili olarak davalı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamamış, davalının ihtilafa düştüğü dava konusu alacak bakiyesinin tespitinde davacı kayıtları ve dosya muhteviyatı belgeler esas alınmıştır. Mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmiş ve davacının ticari defterlerde kayıtlı olan 4 adet faturanın toplam tutarı olan 26.965,00 TL alacaklı olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklı alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davanın KABULÜ İLE;
1-Davalının ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin toplam 26.965,00 TL üzerinden aynı koşullarla devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarlarının %20 oranına tekabül eden 5.393,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 1.841,98 TL nispi karar harcının peşin alınan 460,50 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 1.381,48 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 26.965,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 948,90 TL( 427,60TL BVH, 60,80TL VSH, 460,50 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 7.156,00 TL ( 156,00 TL tebliğler ve posta, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!