İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, otobüsün ani freniyle yaralanan ve asli kusurlu sürücünün trafik sigorta şirketinden maddi tazminat talep eden dava.
Özet: Bu dava, 2021 yılında bir otobüsün ani fren yapması sonucu yaralanarak burun kırığı, iş göremezlik ve psikolojik travmalar yaşayan davacının, otobüs şoförünün asli kusurlu bulunduğu ceza yargılamasının ardından, uğradığı zararların tazmini amacıyla otobüsün zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı şirkete karşı açtığı maddi tazminat istemine ilişkin olup; davalı taraf, husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının yanı sıra davacının otobüste ayakta ve tedbirsiz hareket etmesi nedeniyle müterafik kusuru bulunduğunu, ayrıca sigortacıya başvuru şartlarını tam olarak yerine getirmediğini ileri sürerek davanın reddini ve kusur tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep etmiştir.

T.C.

İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.01.2021 günü saat 09:55 te İzmir ili, Narlıdere İlçesi, Mithatpaşa Caddesi üzerinde bulunan ... Evlerinin önünde meydana gelen trafik kazasında davacı müvekkili ...'ın yaralandığını, olay günü müvekkilinin çalıştığı işyeri olan Narlıdere 32. Noterliği'ne gitmek için otobüs ile seyir halindeyken ineceği durağa yaklaşmış olması sebebiyle kapıya doğru yöneldiği esnada otobüsün ani ve sert fren yapması neticesinde ciddi boyutta yaralandığını, olay yerine Polis ekipleri geldiğini, aynı zamanda otobüste bulunan başka bir sağlıkçı tarafından ilk müdahalesinin yapıldığını, durumunun ciddi olması sebebiyle vakit kaybetmeksizin 112 ambulansıyla Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi'ne kaldırıldığını, müvekkilinin burnunun kırıldığını, tüm vücudunda ciddi yaralanmalar ve lezyonlar oluşması neticesinde İş Göremezlik Raporu aldığını, halen de eski sağlığına kavuşamadığını, kaza sonrasında burnunda devüasyon gerçekleştiğini, ayrıca görüntü olarak eğrilik oluştuğunu, halen nefes problemi yaşadığını, ayrıca manevi boyutta ciddi travmalara sebep olduğunu, davacının uzunca bir süre toplu taşıma kullanamadığını, talihsiz olaydan dolayı, korku ve panik yaşamaya başladığını, sonrasında mecbur kaldığı için ne zaman toplu taşıma araçlarına binse, kalp çarpıntısı, korku ve panik atak yaşadığını, indikten sonra bir süre kendisine gelemediğini, soruşturma aşamasındaki ifadeler ve tespitlerde sorumlunun... plakalı Eshot otobüsüne ait olduğu bildirildiği için bu süreçte ceza yargılamasının bu araç ve sürücüsü üzerinden devam ettirildiğini, ancak İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyasında düzenlenen 28.07 2022 tarihli düzenlenen Adli Tıp Raporu ve 09.05.2022 tarihli duruşmada ... plakalı otobüs sürücüsü Tahsin Kulaksız'ın ikrarı/ itirafı doğrultusunda diğer otobüs sürücüsü ... hakkında beraat kararı verildiğini, düzenlenen Adli Tıp Raporuyla da sabit olduğu üzere, Tahsin Kulaksız'ın davacının yaralanmasına sebep olan kazada asli kusurlu olduğunu, bu doğrultuda İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyasından yapılan yargılamada davalı şirketin sigortalısı olan araç sürücüsü hakkında ceza hükmü kurulduğunu, kazada asli kusurlu olduğu sabit hale gelen ... plakalı aracın, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğundan Zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ve var ise Kasko poliçesi kapsamında sorumlu olduğunu, davalı şirkete 18.11.2022 tarihli dilekçe ile yazılı başvuruda bulunduklarını, yasal süre içerisinde herhangi bir dönüş olmayınca, zorunlu dava şartı olan Arabuluculuğa başvuruda bulunduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya dair talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı müvekkilinin uğradığı zararın karşılığı olarak şimdilik 2.000-TL'lik maddi tazminatın -ZMMS ve var ise KASKO poliçesi kapsamında davalıdan tahsiline, alacağa kaza tarihi itibariyle avans faizi işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili açısından hak kaybı olmaması yönünden husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacı tarafından davaya ilişkin delillerin HMK madde 121 gereğince tebliğ edilmediğini, deliller tebliğ edildiğinde cevap verme haklarını saklı tuttuklarını, trafik kazalarında kusur durumlarını belirlemeye yetkili ve görevli kurumun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi olduğunu, bu açıdan, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafın ayakta yolculuk yaptığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, ayakta yolculuk yaparken yeterli tutunma tedbiri almadığı gibi, otobüs durağa gelmeden ve durmadan seyir halinde hareket eden aracın içerisinde trafik kurallarına aykırı bir şekilde kapıya varmak amaçlı hareket ederek kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, davacının olayda mütefarik kusurunun tartışılması gerektiğini, kazanın meydana geldiği sırada, zararın artmasını önleyecek güvenlik tedbiri olan emniyet kemeri takmamış olmasının mütefarik kusur olduğunu, dava açmadan önce, davacının Genel Şartlardaki belgelerin tamamıyla sigortacıya başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yapılacak başvuruların geçerli olması için belge eksikliğinin olmaması gerektiğini, dolayısıyla davacılar tarafından müvekkili şirkete herhangi bir maluliyet raporu ve diğer taleplerine ilişkin belgeler sunulmadığını, sigortacıya yapılan başvuruda eksik evrak olması halinde, özel dava şartı olan sigortacıya başvuru koşulu yerine getirilmemiş sayılacağını, işbu davayı kabul etmemek kaydıyla kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evraklarının celbi ve doğru yönetmelik hükümlerine göre rapor tanzimi gerektiğini, davacı tarafından beyan edilen geliri kabul etmediklerini, gelir araştırılması yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olarak talep edilmesinin ve faiz başlangıç tarihinin temerrüt tarihi olarak talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davayı kabul etmemek kaydıyla, tazminat hesabının lisanslı aktüerler tarafından yapılması gerektiğini, davacı tarafın tedavi masrafı talebinin reddi gerektiğini, davayı kabul etmemek kaydıyla müvekkili şirketin bir an için aleyhinde karar verileceği düşünülse dahi, sorumluluğun trafik poliçesinden kaynaklandığını, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Yasasının 98,99 ve 108. Maddeleri hükmü uyarınca yasal faize karar verilmesi gerektiğini, davacının davasını kısmi dava olarak açtığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceğini, bu sebeple işbu davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, belirterek, öncelikle davanın reddi ile; İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, davanın müvekkil şirket sigortalısı İbrahim Koçaslan'a ihbarını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddi ile vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Her ne kadar mahkememize dava açılmış ise de davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 25.11.2025 tarihli dilekçe ile davalı taraf Türkiye Sigorta A.Ş. ile dava konusu hukuki ihtilaf üzerinde ortak mutabakata vararak sulh olduklarını, tarafların dava konusu talepleri hususunda ve vekalet ücreti ile yargılama giderleri konusunda da sulh olduklarını, vekalet ücreti ve yargılama giderleri taleplerinin bulunmadığını, davadan feragat ettiklerini belirterek, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 05.12.2025 tarihli dilekçe ile davacı yan ile sulh olunduklarını, ödemelerin karşı tarafın hesabına yatırıldığını, davacı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir.
Davacı vekilinin, dosyaya sunduğu vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi olduğu görülmüştür.
Davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve davayı sona erdiren taraf işlemlerindendir. Davacı vekili davadan feragat etmiş ve vekaletnamede feragat yetkisi olduğu anlaşılmakla başkaca araştırma yapılmasına gerek görülmeden, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı vekilinin 05.12.2025 tarihli beyanına göre taraflar ödeme nedeniyle sulh oldukları hususu dikkate alınarak Zorunlu Arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanununun 22.maddesi uyarınca, karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL peşin harcın 2/3 ü olan 410,26 TL harç başlangıçta alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 230,36 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Taraf vekillerinin sunmuş olduğu beyan dilekçeleri dikkate alınarak vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-7155 sayılı yasanın █████/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda ödenen 3.200,00 TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmedan artan gider avansının yatırana iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!