6. Hukuk Dairesinden Konkordato Projesinin Tasdikinde Şirketin Borca Batıklık Durumunun Sadece Talep Tarihi Değil, Yargılama Sürecindeki Gelişmelerle Güncel Olarak Değerlendirilmesi Gerektiğine Dair İçtihadı.
Özet: Ekonomik dalgalanmalar nedeniyle konkordato talep eden bir şirketin projesinin ilk derece ve istinaf mahkemelerince tasdikine rağmen, Yargıtayın projenin alacaklı menfaatini bozduğu ve borca batıklık tespitinin yargılama sürecindeki güncel gelişmeler dikkate alınarak yeniden yapılması gerektiği gerekçesiyle iki kez bozma kararı vermesi üzerine, ilk derece mahkemesinin her iki bozma sonrası yaptığı incelemeler neticesinde şirketin borca batık olduğuna karar vererek konkordato talebini reddedip iflasına hükmetmesi ve bu kararın davacı vekilince borca batıklık incelemesinin usulüne uygun yapılmadığı iddiasıyla tekrar temyiz edilmesi, dosyanın hâlen Yargıtay incelemesinde olduğu anlaşılmıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar talep eden vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. TALEPTalep eden vekili dilekçesinde; ülke ekonomisindeki dalgalanmalar ve gerekse dünya genelinde yaşanan likidite sıkıntısından olumsuz etkilendiklerini ileri sürerek revize proje ile konkordatoya tabi olan ve faiz içermeyen asıl alacağa ilişkin borcunun 1 yıl ödemesiz aylık eşit taksitler halinde 48 ay vade ile ödenmesi şeklinde konkordato projesinin tasdikini talep etmiştir.II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli kararı ile alacaklılar toplantısında yasal nisabın sağlandığı ve tasdik şartlarının mevcut olduğu gerekçesiyle talebin kabulü ile konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir.III. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde bir kısım müdahil vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli kararının süresi içinde bir kısım müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, borçlunun kaynakları ile orantılı olamayan, somut verilere dayanmayan, ödeme süresinin uzunluğu nedeniyle alacaklıların aleyhine olacak şekilde menfaat dengesini bozan konkordato projesinin reddine, borca batık olduğu anlaşılan davacı şirketin iflasına karar verilmesi gerekirken, projenin tasdikine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2023 tarihli kararı ile bozma öncesi alınan komiser heyeti raporlarında davacı şirketin borca batık olduğu tespit edildiğinden şirket yetkilisinin son celse beyanının alındığı, davacı vekilinin borca batıklık durumununun yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler dikkate alınarak bugün itibariyle belirlenmesi talep ettiği, bozma ilamına uyulduğuna göre yeniden borca batıklık incelemesinin yapılması bozma ilamı içeriğine aykırı olacağı gibi kararı yasa yoluna götüren müdahillerin kazanılmış haklarına müdahale niteliği taşıyacağından yeniden borca batıklık değerlendirmesi yapılmadığı gerekçesiyle davacı şirketin konkordato talebinin reddi ile borca batık olması sebebiyle iflasına karar verilmiştir.3. İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2023 tarihli kararının süresi içinde talep eden vekili ve müdahil .....Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, konkordato talebine ilişkin yargılamada dava teorisinden farklı olarak, talep sonrası gelişmelerin değerlendirmeye tabi tutulabileceği, konkordato bir dava olmadığından borca batıklığın sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirleneceği, bu kabulden hareketle talepten sonra şirketin malvarlığı ile ilgili lehe ve aleyhe olan gelişmelerin değerlendirilmesi gerektiği, buna göre her ne kadar bozma öncesinde alınan raporlarına göre davacı şirketin rayiç değer bilançosuna göre borca batık olduğu tespiti yapılmış ise de davacı tarafça bozma ilamı sonrasında süreç içerisinde şirketin borca batıklıktan kurtulduğu ileri sürüldüğüne göre mahkemece bozma sonrasında yeniden borca batıklık incelemesi yapılması bozma ilamına içeriğine aykırı olmayacağı gibi kazanılmış haklara müdahale niteliği de taşımayacağı, bu durumda mahkemece, açıklanan ilkeler çerçevesinde mahkemece yeniden bilirkişi raporu aldırılarak davacı şirketin güncel durumu itibariyle rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.4. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davacı şirketin tüm aktiflerinin güncel rayiç değerlerinin yeniden belirlenerek alınan bilirkişi raporundan şirketin borca batık olduğu, davacı şirket yetkilisinin beyanı bozma öncesi alındığından tekrar alınmasına gerek görülmediği gerekçesiyle konkordato talebinin reddi ile şirketin iflasına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriTalep eden vekili temyiz dilekçesinde; dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklığın sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmelerin de dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, müvekkilin borca batık olup olmadığının tam ve usulüne uygun bir inceleme ile tespit edilmediğini, bilirkişi raporu alacaklılara tebliğ edilmeden karar verildiğini, itiraz ve savunma haklarının kısıtlandığını, şirket yetkilisinin beyanı alınmadan iflas kararı verildiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki talep, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Talep eden vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.