Çeklerin önceden doğan borca karşılık verilip verilmediği hususunda önceki bozma ilamına rağmen katılan beyanı alınmadığı için nitelikli dolandırıcılık beraat kararının eksik araştırmadan bozulması.
Özet: Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen beraat kararının, mahkemenin önceki Yargıtay bozma ilamına rağmen, katılanın çeklerin önceden doğan borca karşılık verilip verilmediği hususundaki beyanlarını tam olarak almayarak ticari ilişkinin niteliğini ve dolandırıcılık suçunun unsurlarını yeterince araştırmaması, bu eksik araştırmanın gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılmasını engellemesi nedeniyle, Yargıtay tarafından bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2020/6 E., ████████ K.SUÇ
: Nitelikli DolandırıcılıkHÜKÜM
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:... Limited Şirketi yetkilisi olan sanığın, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle katılan şirkete keşidecisi ... Limited Şirketi olan üç adet çeki düzenleyerek verdiği, çeklerin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinde imzaya itiraz edilmesi nedeniyle takibin durmasına karar verildiği iddia edilen olayda;Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 09.12.2019 tarih ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı bozma ilamında "Sanığın çekleri katılan şirkete vermediğini beyan etmesine rağmen, sanığın ortak olduğu tarihte katılan şirket ile aralarında ticari ilişki bulunduğuna dair fatura kayıtları bulunması, █████/2006 tarihli çekin üzerindeki keşideci imzasının sanık eli ürünü olduğunun tespit edilmesi ve katılanın ifadesinde, sanık tarafından çeklerin vadeli olarak tanzim edilip verildiğini beyan etmesine rağmen, hiçbir aşamada suça konu çeklerin önceden doğan borca karşılık olarak verildiğinin beyan edilmemesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması amacına yönelik olarak, katılanın ifadesi alınarak, ileri vadeli olarak tanzim edilerek verilen çeklerin önceden doğan borca karşılık olarak verilip verilmediği hususunun sorulması," gerektiği belirtilmesine ve Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen katılanın beyanlarının bozma ilamı doğrultusunda alınmaması nedeni ile bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği, bu nedenle ticari ilişkiye konu malların bedelinin suça konu çek ile ödeneceğine ilişkin ticari ilişkinin kurulması aşamasında anlaşıp anlaşmadıkları hususunda katılan ve sanığın ayrıntılı beyan ve savunmalarının alınması, önceden doğan borç için sonradan hileli hareketlerde bulunulması halinde suçun unsurları itibarıyla oluşmayacağı gözetilerek, aralarında cari hesap ilişkisi bulunup bulunmadığının, önceden doğan borç ilişkisi mevcut olup olmadığının ve suça konu çekin bu kapsamda kullanılıp kullanılmadığının kesin bir şekilde belirlenmesi gerektiği, önceden doğan borç ilişkisi mevcut olmadığının belirlenmesi durumunda ise toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.