Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin İş Sözleşmesinin Feshi ve İşçilik Alacakları Davasında Genel Tatil Çalışmalarının İspatı ve Bordroların Delil Değeri Hakkındaki İçtihadı.
Özet: İş Mahkemesinde görülen bir davada, davacının haksız fesih, ödenmeyen ücretler ve eksik harcırah iddiasıyla kıdem, ihbar tazminatları ile ücret, harcırah, genel tatil, fazla çalışma, hafta tatili ve yıllık izin alacakları talep edilmiş, yerel mahkeme davacının ücret ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle talepleri kısmen kabul etmiştir; Yargıtay ise, davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlığın genel tatil günleri çalışması noktasında toplandığını belirtmiş ve ulusal bayram ile genel tatillerde çalışma iddiasını ispat yükümlülüğünün işçide olduğunu, imzalı bordronun sahteliği ispat edilene kadar kesin delil niteliğinde olduğunu, ancak bordroda ihtirazi kayıt bulunmasa dahi işçinin yazılı delille veya uygun tanık beyanlarıyla ek çalışma yaptığını kanıtlayabileceğini hükme bağlamıştır.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA
:Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, harcırah, genel tatil, fazla çalışma, izin ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Başbayraktar Taşkın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:Y A R G I T A Y K A R A R IA) Davacı İsteminin Özeti
:Davacı, yıllık izin dönüşü iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, imzalanması istenilen boş kağıdı imzalamamasından dolayı işi terke zorlandığını, iş sözleşmesinin feshedilmesine rağmen ücretleri de ödenmediği için 05.09.2007 tarihinde 4857 sayılı İş Kanununun 24/II-e ve f maddesi gereğince iş akdini feshettiğini davalıya bildirdiğini, asgari ücretin altında ücret verildiğini ve günlük 60 $ harcırahın sefer başına 400 € olarak eksik ödendiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile ücret, harcırah, genel tatil, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.B) Davalı Cevabının Özeti
:Davalı, yıllık izin dönüşü maaşını alan davacının işten ayrılmak istediğini bildirdiğini, kendisine ulaşıldığında işine tekrar başlayacağını söylemesi üzerine SSK çıkışının yapılmadığını daha sonra bu davanın açıldığını sonra anlaştıklarını ve davacının yeniden çalışmaya başlayıp 02.11.2007 günü gelmemeye başladığını iş sözleşmesinin bu sefer haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
:Mahkemece, ücretin ödenmemesi nedeni ile işyerinde çalışmak istemeyen işçinin 4857 sayılı İş Kanununun 24/II-e maddesi gereğince iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.D) Temyiz
:Kararı taraflar temyiz etmiştir.E) Gerekçe
:1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının genel tatil günleri çalışıp çalışmadığı noktasında toplanmaktadır.4857 sayılı İş Kanununun 47 nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır.Buna göre; genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arife günü saat 13.00’de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur.Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2 nci maddesi uyarınca da 1 Mayıs genel tatil günüdür.İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırabilirUlusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir.Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinlettikleri tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir.Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir.Dairemizce son yıllarda, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kabul edilmektedir.Ancak, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.Dairemizin önceki kararlarında ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinden yapılan indirim üzerine, reddedilen kısım için davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmekteydi (Yargıtay 9.HD. 11.02.20 10... /17722 E, █████████ K.). Ancak, işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusu arttırdığı aşamada, mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı işçi tarafından bilinemeyeceğinden, Dairemizce 2011 yılı itibarıyla maktu ve nispi vekâlet ücretlerinin yüksek oluşu da dikkate alınarak konunun yeniden ve etraflıca değerlendirilmesine gidilmiş, bu tür indirimden kaynaklanan ret sebebiyle davalı yararına avukatlık ücretine karar verilmesinin adaletsizliğe yol açtığı sonucuna varılmıştır. Özellikle seri davalarda indirim sebebiyle kısmen reddine karar verilen az bir miktar için dahi her bir dosyada zaman zaman işçinin alacak miktarını da aşan maktuavukatlık ücretleri ödetilmesi durumu ortaya çıkmaktadır. Yine daha önceki kararlarımızda, yukarıda değinildiği üzere, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinden yapılan indirim sebebiyle ret vekâlet ücretine hükmedilmekle birlikte, Borçlar Kanununun 161/son, 325/son, 43... üncü maddelerine göre, yine 5953 sayılı Yasada öngörülen yüzde beş fazla ödemelerden yapılan indirim sebebiyle reddine karar verilen miktar için avukatlık ücretine hükmedilmemekteydi. Bu durum uygulamada hakkaniyete aykırı sonuçlara neden olduğundan ve konuyla ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde de herhangi bir kurala yer verilmediğinden, Dairemizce eski görüşümüzden dönülmüş ve ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinden yapılan takdiri indirim nedeniyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir.Somut olayda, davacı genel tatil günleri çalıştığını ileri sürmüşse de tanık ifadelerinden yurtdışında bulunduğu genel tatil günleri çalıştığı, Türkiye’de bulunduğu tatil günleri çalışmadığı anlaşılmaktadır.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da yurtdışı seferlere denk gelen günler çalışmış olabileceği kabul edilerek tüm genel tatil günleri için hesaplama yapılmıştır.Davalı, davacının genel tatillerde Türkiye'de bulunduğunu savunmuş ve çalışmadığının tespit edilebilmesi için pasaport kayıtlarının celbini istemiştir.Dosya içinde bulunan pasaport kayıtlarında yapılan incelemede davacının en azından 29.10.2005, 19.05.2006, 23.04.2007, 19.05.2007 günlerinde Türkiye’de bulunduğu belirlendiğinden davalının itirazları değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.F) Sonuç
:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.