Sıra cetveline muvazaa iddiasıyla yapılan itiraz davasında, davacının kendi icra takibinin durdurulmasıyla hukuki yararının kalmaması üzerine davanın usulden reddinin temyiz incelemesi.
Özet: Bir icra takibi dosyasına ilişkin sıra cetvelinde, davalının alacağının muvazaalı olduğu iddiasıyla davacı tarafından açılan sıra cetveline itiraz davasında, davacının kendi alacağının borçluların itirazı üzerine durdurulan icra takibiyle kesinleşmemiş olması ve genel hükümler uyarınca alacağını dava yoluyla teyit etmemesi nedeniyle, yargılama aşamasında davayı açmakta hukuki yararının ortadan kalktığı gerekçesiyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 9. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin borçlular ... Dış Tic. ve Paz. Ltd. Şti. ve ...'dan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ D. İş sayılı dosyası ile haciz talebinde bulunduklarını, alınan haciz kararı ile İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, satış bedelinin sıra cetveline konu olan 34... plakalı araca haciz işlendiğini, açılan icra takibine karşı borçluların İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyası ile takibin iptali davası açıldığını, son olarak haciz şerhin işlenmiş olduğu araç için satışın gerçekleştiği Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyasından yapılan derece kararı ve sıra cetvelinin 07.12.2018 günü tebliğ edildiğini, davalının 1. sırada alacaklı olarak gösterildiğini, 1. sırada bulunanların icra dosyalarına konu alacağının muvazaalı olduğunu, borçluların avukatı ile itiraz ettikleri sıra cetvelinin 1. sırasında bulunan ...'in avukatının aynı kişi olmasının hayatına doğal akışına aykırı olduğunu ileri sürerek Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı icra dosyasında hazırlanan 04.12.2018 tarihli derece kararı ve sıra cetvelinin 1. sırasında bulunan davalının bu dosyadaki alacağının muvazaalı olduğunun tespitine ve sıra cetvelinin iptaline, itiraz edilen sıra cetvelinin ikinci sırasında yer alan alacaklı payına düşen tutardan müvekkili şirketin dosya alacağının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; müvekkilinin icra dosyasındaki borçlunun ...'a diğer borçlu ... Dış Tic. Ltd. Şti'nin işlerinin bozulmasından dolayı çeklerini ve kredilerini ödeyebilmesi için geri almak kaydıyla borç para verdiğini ve karşılığında icra dosyasına konu senetleri aldığını, davacının muvazaa iddiasını ihaleden önce satışa konu 34... plakalı araç için toplanan 100. madde malumatları gereği kendisine satış ilanları tebliğ edildiğinde kullanmadığını, bu durumda davacının sıra cetvelindeki muvazaaya dayalı itiraz hakkının kalmadığını, müvekkilinin icra takibi yaptığı tarihte davacının herhangi bir icra takibi olmadığı gibi kesinleşmiş bir alacağı da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davasına ilişkin davada, davacının alacağına ilişkin dava dışı borçlular hakkında başlatmış olduğu İstanbul 33. İcra Dairesi'nin ██████████ E. sayılı takip dosyasına ilişkin olarak icra takip dosyası borçluları tarafından alacaklı davacı şirket hakkında İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda dava dışı borçluların davasının kabulü ile takibe konu olan İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı takibinin iptaline karar verildiği, kararın istinaf ve temyizi üzerine de mahkemenin hüküm bölümündeki takibin iptali kısmının çıkartılarak yerine takibin İİK'nın 169/a-5. maddesi gereğince durdurulması sözcüklerinin yazılarak kararın düzeltilerek bu şekliyle 09.03.2022 tarihinde onanmasına karar verildiği, onama ilamı üzerine hükmün 27.06.2022 tarihinde kesinleştiği, her ne kadar davacı taraf davayı açtığında dava dışı borçlu ile ilgili mevcut bir icra takibi var ve bu davayı açmakta hukuki yararı var ise de yargılama aşamasında davacının alacaklı olduğu icra takip dosyasının durdurulmasına karar verilmesi ve genel hükümler uyarınca davacı tarafça söz konusu icra dosyasındaki alacak ile ilgili dava dışı borçlular hakkında herhangi bir dava açılmadığı, bu durumda sıra cetveline esas alacakla ilgili olarak davacı şirketin dava dışı borçlulardan herhangi bir alacağı ve haklarında kesinleşmiş bir icra takibi bulunmadığından yargılama aşamasında davacının hukuki yarar şartı ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflarınca durdurulan takibin borçluları ... ve ... Dış Ticaret ve Pazarlama Limited Şirketi aleyhine, iptal edilen takiplerine dayanak kambiyo senedinin kök işlemi olan genel kredi sözleşmesine dayanarak alacaklarının tahsili amacıyla İstanbul 3. İcra Dairesi'nin ██████████ E. sayılı dosyasından yeniden icra takibi başlatıldığını █████/2022 tarihinde takibin kesinleştiğini, kanun lafzı incelendiğinde kanun koyucunun açık bir biçimde dava açılması gerekliliği yönünde emredici hukuk normu tesis etmediğini, "alacaklının genel hükümlere göre dava açmak hakkı mahfuzdur." şeklindeki ifadesi ile alacaklıya bu konuda bir muhtariyet tanıdığını,alacaklarının takibini yapmaları ve takibin kesinleştiği de göz önüne alındığında İlk Derece Mahkemesinin davalarını reddetmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, borçluların avukatı ile itiraz ettikleri sıra cetvelinin 1. sırasında bulunan ...'in avukatının aynı kişi olmasının hayatına doğal akışına aykırı olduğunu, alacağın muvazaalı olduğunun aşikar olduğunu, ispat yükünün davalı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragraf dışından kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Mahkemece, davacının sıra cetvelinde satışa konu taşınır üzerinde geçerli bir haczi bulunmadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2. maddesi hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin ve hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerekir.VII. KARARAçıklanan sebeple;1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendin çıkarılarak yerine ‘Davanın reddine’ ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcın istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.