Yargıtay, davacının ... esas unsurlu markalarına yönelik kötü niyetli tescil ve taklit iddialarıyla açtığı hükümsüzlük davasında, davalının kullanmama defi kabul edilerek davanın reddi kararını incelemektedir.
Özet: Davacı, davalının markalarının kendi markalarını taklit ettiği ve kötüniyetle tescil edildiği iddiasıyla hükümsüzlük ve sicilden terkin talep ederken dava dilekçesindeki marka numaralarını düzeltmiş; davalı ise davanın zamansız açıldığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini ve davacının ilgili markalarını kullanmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davacının marka numarası düzeltmesini kabul etse de, davacının beş yıldan uzun süredir tescilli olup kullanımını ispatlayamadığı markalar için davalının kullanmama defini yerinde bularak benzerlik değerlendirmesi yapmamış ve davayı esastan reddetmiştir.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." esas unsurlu ve ibareli birçok seri markanın maliki olduğunu, markalarını uzun yıllardan beri yoğun ve ciddi suretle kullandığını, davalıya ait "..." esas unsurlu marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu, davalının müvekkilinin markalarından haberdar olmasına rağmen "..." esas unsurlu ve ibareli marka başvurusu yapmaya devam ettiğini, art arda başvurularla müvekkili şirketin "..." esas unsurlu markasını taklit etmek istediğini, bu durumun tüketicilerin markaların aynı firmalara ait olduğunu veya firmalar arasında ekonomik bir bağ olduğunu zannetmelerine yol açacağını ileri sürerek davalı adına tescilli ...sayılı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine kararı verilmesini talep etmiş, replik dilekçesinde hükümsüzlüğü istenen marka numaralarının dava dilekçesinde hatalı olduğunu bildirerek .... sayılı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde hükümsüzlüğü talep edilen 2018/... sayılı markaların tescil sürecinin tamamlanmadığını, dava dilekçesinde hükümsüzlüğü talep edilen 2018/... sayılı ve 2019/... sayılı markalarını sehven yazdığı aslında yazmak istediği markanın 2014/... sayılı markası olduğu şeklindeki talebinin “maddi hataların düzeltilmesi” olarak kabul edilemeyeceğini, anılan markalar açısından davanın mevsimsiz açıldığını, davacının hangi markalarını davaya dayanak yaptığının belirsiz olduğunu, müvekkiline ait 2013/... sayılı marka açısından davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddi gerektiğini, müvekkilinin davacının hak iddia eetiği “...” markaları üzerindeki gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin bu hakkına dayanıp tescilli olduğu sınıflar ve bu sınıflar ile doğrudan bağlantılı mal ve hizmet sınıflarında yeni başvurular yaparak markasını ve alternatiflerini koruma çabasının kötüniyetli olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK'nın 141/1 hükmü gereği tarafların, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebileceği veya değiştirebileceğinin düzenlendiği, davacının dilekçe teati aşamasında kalmak kaydıyla replik dilekçesinde serbestçe yeni vakıalar, yeni talepler ileri sürüp önceki vakıalarını ve taleplerini serbestçe değiştirebileceği, bu nedenle davacı vekilinin talep sonucunu değiştirme talebinin kabul edildiği, davalının cevap dilekçesinde kullanmama defi ileri sürdüğü, kullanımı ispatlanamayan markaların, benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, davacıya ait ...., ... sayılı markaların, dava tarihinde 5 yıldan uzun süredir tescilli bulunduğu, bu markalar yönünden kullanmama defi ileri sürülebileceği, sunulan belgelerde "..." markasının yer aldığı, davacının kullanım ispatına konu markalarının sunulan belgelerde bulunmadığı, davacının gerekçe olarak gösterdiği .... sayılı markalar, dava konusu edilen markalardan sonraki tarihte başvuruya konu edildiğinden bu markaların da incelemede dikkate alınmadığı, davacının gerekçe olarak gösterdiği ... sayılı markaların, dava konusu edilen ... sayılı markalardan sonra, fakat 2014/... sayılı markadan önceki tarihli olduğu, dolayısıyla bu markaların, sadece 2014/... sayılı marka yönünden incelemeye alındığı, dava konusu 2013/... sayılı markanın 35, 43. sınıf hizmetlerde, 2013/... sayılı markanın ise 30. sınıfta "Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri" mallarında tescilli bulunduğu, davacının, bu markalar yönünden gerekçe gösterilen markalarının ...sayılı markalar olduğu, davacının, işbu markalarının kullanım ispatına tabi olup, davacı tarafın, markalarını kullandığını ispatlayamadığı, bu itibarla ...sayılı markalar yönünden, benzerlik/karıştırılma ihtimali değerlendirmesi yapılmadığı, sonuç olarak davalının, davacıya ait ... sayılı markaları hakkında ileri sürdüğü kullanmama def’inin yerinde olduğu, davacıya ait bu markaların, dava tarihinde 5 yıldan uzun süredir tescilli bulunduğu ve kullanımlarının ispatlanamaması nedeniyle ... sayılı markalar bakımından gerekçe olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla taraf markaları arasında karıştırılma ve iltibas ihtimali şartlarının oluşmadığı,
davalıya ait 2014/... sayılı marka bakımından yapılan emtia karşılaştırmasında, dava konusu 2014/... sayılı marka kapsamında yer alan 35. sınıf "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Hazır çorbalar, bulyonlar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Tuz. Pekmez. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." hizmeti ile davacıya ait .... sayılı markalar kapsamındaki 29. ve 30. sınıf malların benzer bulunduğu, zira bir malın üretilmesinin doğal sonucunun, o malın pazarlanması olduğu,
2014/... sayılı markanın "..." ibaresinden meydana geldiği, kullanım ispatına tabi olmayan ve öncelik şartını sağlayan davacı markalarının ise "... kahve" ibareli olduğu, davacıya ait markaların bir kısmının "1949" tarihini, bir kısmının ise ayırt edici nitelik taşımayan şekil unsurunu içerdiği, davacıya ait markaların da esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, dava konusu 2014/... sayılı markanın, davacıya ait ...sayılı markalar ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer bulunduğu, belirtilen davacı markaları ile dava konusu markanın karıştırılma ihtimalinin olduğu, davalı tarafın önceki tarihli markalarına binaen müktesep hakkının bulunmadığı, davacı tarafça gerekçe gösterilen markalarının tanınmışlığın ispatına yönelik Türkiye’de gerçekleşen tanıtım faaliyetlerine ilişkin, dosyaya herhangi bir belge, ilan, reklam harcaması, haber, dergi vb. tanıtım malzemesi sunulmadığı, bu nedenle iddia edilen tanınmışlığın ispatlanamadığı, kötüniyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı, dava konusu markaların hükümsüzlüğü bakımından davalının gerçek hak sahipliği iddiasının hükümsüzlük istemini bertaraf edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 2014/... sayılı markanın "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Hazır çorbalar, bulyonlar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Tuz. Pekmez. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2013/.... /... sayılı markaların hükümsüzlüğü istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilecekleri ya da değiştirebilecekleri, bu kapsamda davacının replik dilekçesi ile yeni vakıalar ve yeni talepler ileri sürebileceği, önceki vakıalarını ve taleplerini serbestçe değiştirebileceği, davacının da replik dilekçesi ile 2014/... sayılı markanın hükümsüzlüğünü talep ettiği, açıklanan hüküm kapsamında bu talebin ileri sürülmesinin mümkün bulunduğu, davacı adına tescilli olup dava tarihi itibarıyla kullanım ispatına tabi olmayan .... sayılı "..." asıl unsurlu markalar ile dava konusu 2014/... sayılı "..." ibareli marka arasında, İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen 35. sınıf hizmetler yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, söz konusu markaların asli unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğu ve davacının markaları karşısında dava konusu markaya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, dava konusu 2013/... sayılı markalar yönünden ise SMK'nın 6/1 hükmü koşullarının gerçekleşmediği, bu markalardan önceki tarihli davacı markalarının kullanım ispatına tabi bulunduğu ve davalının da süresi içinde kullanmama defini ileri sürdüğü, davacı tarafça söz konusu markaların kullanıldığının ispat edilemediği, her ne kadar davacı tarafça "..." ibaresinin kullanıldığının ispat edildiği ve bu kullanımın belirtilen markaların da kullanımı niteliğinde olduğu belirtilmiş ise de davacının "..." ibareli birden fazla tescilli markasının bulunduğu, bu markaların hepsinin ayrı ayrı kullanıldığının ispatının gerektiği, somut olayda ise söz konusu markaların kullanıldığının ayrıca ispatlanamadığı, bu itibarla Mahkemenin kullanım ispatı yönünden yaptığı değerlendirmenin yerinde bulunduğu, dosya kapsamındaki delillerle davacı markalarının tanınmış olduğu iddiasının da kanıtlanamadığı, taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu kabul edilen 35. sınıf hizmetlerin, yalnızca davalının önceki tarihli 2012/... sayılı " ... " ibareli markasının kapsamında yer aldığı, bu marka ile dava konusu başvurunun asli unsurları farklı olduğundan, davalı yararına müktesep hak sağlamadığı, bunun dışındaki davalı markaları yönünden de müktesep hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!