Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin, "..." ibaresinin ticaret unvanı ve markaya tecavüz teşkil ettiği iddiasıyla açılan davanın istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, iki davacı şirketin, davalı şirketin ticaret unvanında kendi marka ve unvanlarının çekirdek kısmını oluşturan bir ibareyi kullanarak haksız rekabete yol açtığı ve iltibas yarattığı iddiasıyla unvanın terkinini ve kullanımının menini talep etmelerini, davalının ise bu ibarenin şirket sahibinin aile soyadı olduğunu, kötü niyetle kullanılmadığını ve sadece unvanda yer aldığını savunmasını ve ilk derece mahkemesinin tarafların kuruluş tarihleri ile benzer faaliyet alanlarına ilişkin tespitlerini ele almaktadır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: █████████ - █████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Ticaret Unvanına ve Markaya Tecavüzün Meni ve Refi, Ticaret Unvanının Terkini
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2025 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacılar vekili, müvekkili Şirketlerin ticaret unvanlarının çekirdek kısmını "..." ibaresinin oluşturduğunu, bu ibareyi taşıyan markalarında müvekkilleri adına tescilli bulunduğunu, aynı ibarenin internet alan adı olarak da kullanıldığını, davalı Şirketin 03.02.2021 tarihinde tescil edildiğini, davalı Şirketin iştigal alanlarının müvekkilleri ile aynı olduğunu, müvekkilleri markalarının kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin de davalının iştigal alanı ile benzer bulunduğunu, ticaret unvanlarının TTK'nın 45. vd. maddeleri uyarınca koruma altında olduğunu, SMK hükümleri uyarınca da müvekkillerinin korumaya sahip bulunduğunu, müvekkili ... Holding AŞ'nin SMK'nın 6/3 maddesi kapsamında hak sahibi olduğunu, haksız rekabet koşullarının da oluştuğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, unvan için seçebileceği onca ibare varken müvekkilinin unvanını tercih ettiğini ileri sürerek, davalı ticaret unvanının, davacı müvekkili şirketlere ait ticaret unvanı, markaları ve internet alan adı ile benzer olduğunun ve iltibas yarattığının tespitine, davalı ticaret unvanından, "..." ibaresinin terkinine, "..." ibareli markasal kullanımların tespiti halinde bu tür kullanımların men ve refine, internet alan adı ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin "..." ibaresini kötü niyetle ve markalaşmış bir ibareden çıkar sağlamak amacıyla kullanmadığını, davacılara ait işaret, renk ve karakterlerin de müvekkili kullanımında yer almadığını, "..." ibaresinin, müvekkili Şirketin sahibinin soyadı olduğunu, müvekkili Şirketin sahibi olan ... ...'nun babasının, 1984 yılından beri ...'ta toptan gıda sektöründe, "... Dağıtım Pazarlama" ismiyle faaliyet gösterdiğini, yıllardır ticari faaliyetlerinde kullanılan "..." ibaresinin, sadece ticaret unvanında kullanıldığını, bunun dışında internet sitesinde, internet alan adınde, ürün ambalajında müvekkili kullanımının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, davalının █████/2021 tarihinde kurulduğu, ticaret unvanının ... ... Gıda Limited Şirketi şeklinde bulunduğu, kurucu ve son ortağının dava dışı ... ... olduğu, davacı ... Holding Anonim Şirketi'nin █████/1990 tarihinde, ... Yapı Yatırım Anonim Şirketi'nin ise █████/2007 tarihinde kurulduğu, davacı ... Holding Anonim Şirketi'nin holding şeklinde faaliyet gösteren, başka bir ifadeyle kendisine bağlı bir şirketler topluluğunu tek merkezden yöneterek idare eden bir tüzel kişilik olup temel faaliyetlerinin her nevi ticari, sigorta, sınai, zirai, hayvancılık, madencilik, enerji, inşaat, turizm, basın yayın, reklamcılık, nakliyecilik ve mali maksatlarla kurulmuş ve kurulacak anonim ve limited yerli ve yabancı şirketlerin sermayelerine ve yönetimlerinin idaresi bulunduğu, diğer davacı ... Yapı Yatırım Anonim Şirketi'nin ise aslen yatırım, inşaat– gayrimenkul işleri, bu işlere yönelik ihalelere girmek, her türlü turizm faaliyetinde bulunmak, mimarlık, mühendislik, proje ve taahhüt hizmetleri sunmak, seyahat acentesi hizmeti vermek, turizm amaçlı otel, restoran, eğlence yerleri işletmek, araç kiralama işleri gerçekleştirmek, yat işletmeciliği yapmak, her türlü gösteri merkezi, eğlence yeri, sergi, fuar, panayır işletmeciliği yapmak, organizasyonlar düzenlemek, reklam ve organizasyon işleri yapmak, yayımcılık faaliyetlerinde bulunmak, gıda maddelerinin, alkollü ve alkolsüz içeceklerin yurt içi ve yurt dışında toptan ya da perakende satışını yapmak, yiyecek ve içecek servisi sunulan işletmeler açmak, toplantı ve organizasyonlar düzenlemek gibi faaliyetlerinin olduğu, davalı şirketin temel olarak gıda sektörüne yönelik yiyecek ve içeceklerin toptan ya da perakende satışına yönelik faaliyetlerde bulunduğu, bunun dışında inşaat, tesisat, kırtasiye malzemesi, yiyecek ve içecek servisi sunulan işletme işletmeciliği, kongre–organizasyon düzenleme hizmetleri, sergi–fuar düzenleme hizmetleri, motorlu araç alım satım işlemleri, otomotiv sektörüne yönelik malzeme alım satım işlemleri, galericilik hizmetleri, akaryakıt hizmetleri, mobilya ürünleri, spor malzemeleri, elektronik eşyalar, bilgisayar sarf malzemeleri alım satım işlemleri, e-ticaret işlemleri, elektrik üretim ve dağıtım hizmetleri, gayrimenkul komisyonculuğu, emlak hizmetleri, tekstil ürünlerinin alım–satım işlemleri gibi hemen her sektöre yönelik faaliyet alanlarını kapsar şekilde tescilinin tamamlandığı, bu bağlamda davacı şirketler ve davalı şirketin temel faaliyet amaç ve konularının kapsamlarında hemen her sektöre yönelik faaliyetlerin yer almasından kaynaklı olarak taraf amaç ve faaliyet konularının eşleştiği, bununla birlikte davalı yanın temel faaliyet alanı olduğu görülen gıda sektörüne yönelik tedarik, dağıtım ve pazarlama hizmetlerinde ise yine taraf ticaret unvanlarının (özellikle ... Yapı açısından) örtüştüğü, davacılara ait ticaret unvanlarının ayırt edici unsuru "..." ibaresi olup, ticaret unvanlarında yer alan sair unsurların, şirketlerin faaliyet alanlarını ve türlerini gösterdiğinden tali nitelikte olduğu, aynı şekilde davalıya ait ticaret unvanının esas unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğu, davacılara ait ticaret unvanları ile davalıya ait ticaret unvanı içerdikleri faaliyet alanları ile birlikte karşılaştırıldığında, sicil kayıtlarında yer alan faaliyet alanlarının bir kısmının örtüştüğü, ticaret unvanlarının esas unsurlarının müştereken "..." ibaresi olduğu, bu nedenle daha önce davacılara ait ticaret unvanlarını gören, işiten, bu ticaret unvanları ile davacıların sunduğu faaliyet alanlarından yararlanan ilgili tüketici kesiminin daha sonra davalıya ait ticaret unvanını gördüğünde veya işittiğinde, taraf ticaret sicillerinde örtüşen faaliyet alanları bulunması nedeniyle davalı şirketi davacı şirketler ile ilişkilendirebileceği, davalı ile davacılar arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, dolayısıyla karşılaştırılan ticaret unvanları arasında iltibas tehlikesi bulunduğu, davalının ticaret unvanında "..." ibaresine yer vererek tescil ettirmesi eyleminin, davacılara ait önceki tarihli ticaret unvanlarına tecavüz teşkil eder nitelikte olduğu, davalıya ait ticaret sicil kaydında yer alan bir kısım faaliyet alanları ile davacılara ait ██████████, ███████████, ██████████, ██████████ gibi temsili olarak verilen markaların kapsamlarında yer alan bir kısım mal ve hizmetlerin, aynı, aynı tür veya benzer bulunduğu, davacıların "..." esas unsurlu bu markalar ile oluşturduğu seri marka ailesi bulunduğu gibi "..." markasının, davacıların da içinde bulunduğu bir üst grup markası olarak ticaret hayatında davacılarla belli bir aidiyetlik ilişkisi içerisinde ve bilinirlik düzeyi yüksek bir işaret olduğu, davalı yanın ticaret unvanında, davacılar adına tescilli markanın birebir ve başkaca bir ayırt edici ek unsur ile birlikte kullanımının, taraf marka ve faaliyet alanlarının örtüştüğü mal ve hizmetlerin ilgili tüketicileri nezdinde, işaretlerin birbirleri ile iktisadi anlamda ilişkilendirilmeleri sonucunu doğurabileceği, bu durumun ise davalı ticaret sicilinde yer alan faaliyet alanları ile davacıların markalarında aynı veya benzer olduğu tespit edilen hizmet sektörüne ilişkin faaliyet alanları bulunduğu ve bu nedenle SMK m.7/3-e hükmü uyarınca davalı yan ticaret unvanının fiili anlamda kullanılıp kullanılmadığı hususundan bağımsız olarak yapılan bir değerlendirmede, davacı yanın tescilli markalarından doğan hakların, “...” ibaresinin, davalı ticaret unvanı içerisinde kullanımından kaynaklı olarak ihlal edilmiş olacağı, davacı ... Holding A.Ş'ye ait "www.....com.tr" alan adı bakımından yapılan incelemede, davalı yanın salt "..." ibaresine ticaret unvanında yer vermesi eyleminin, davacının alan adına tecavüz teşkil ettiği şeklinde yorumlanamayacağı, zira, davacı yanın alan adına tecavüz edildiği iddiasının hukuki mahiyeti itibariyle bir haksız rekabet iddiası olduğu, bu nedenle söz konusu iddia bakımından 6102 sayılı TTK'da haksız rekabete ilişkin genel hükümlerin uygulama alanı bulacağı, davalı yanın herhangi bir fiili kullanım olmaksızın salt ticaret unvanını tescil ettirmesinin davacı yanın alan adı ile iltibas oluşturmayacağı, davacı yanın alan adı ile davalının ticaret unvanı arasında iltibas bulunduğu iddiasının ancak davalı yanın ticaret unvanını fiili olarak kullandığı faaliyet alanları ile davacı yanın alan adı içinde faaliyeti yapılan mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olması şartına bağlı bulunduğu, somut olayda bu şartın sağlanamadığı, davalı yanın önceki tarihli kullanımları bulunduğu savunması yönünden ise davalı şirketin kurucusu olduğu görülen ... ...’nun babası ... ...’nun, Esnaf ve Sanatkar Sicil Tasdiknamesi’nde "... DAĞITIM PAZARLAMA" unvanı ile faaliyet gösterdiği, ilgili şahsın sicil kaydının 12.11.1984 yılında yapıldığı, keza yine 30.11.2020 tarihli Oda Sicil Kayıt Sureti’nden de ... ...'nun 24.05.2014 tarihinde unvanını “... ... ... DAĞITIM PAZARLAMA İNŞAAT” şeklinde değiştirerek “gıda, içecek ve tütün toptan ticareti” işi ile iştigal ettiği, bu dosyanın davalısının ... ... olmayıp, ... ...’ya ait olduğu görülen şahıs işletmelerinden farklı olarak tüzel kişiliği bulunan bir sermaye şirketi olduğu, şirketin tek ortağı ... ... olup, her ne kadar ... ... ile ... ... arasında akrabalık bağı mevcut ise de dava dışı 3. şahıs ticari faaliyetlerinin evveliyetinden gelen hakların, anılan şahsın davalı şirkette ortaklığı bulunmadığı bir durumda davalı lehine üstün bir hak yaratmayacağı, davacılar vekili her ne kadar davalının "..." ibaresini dikkat çekici unsur olarak, sair şekillerde markasal olarak kullanıp kullanmadığının bilirkişi incelemesi ile tespitine, kullanım tespit edilir ise, bu tür kullanımların men ve refine karar verilmesini talep etmişse de, davalının "..." ibaresini markasal olarak kullanımının bulunduğu hususunun tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının "... ... Gıda Limited Şirketi" unsurlarından oluşan ticaret unvanının, davacılara ait ticaret unvanları ve markaları ile benzer olduğunun ve iltibas yarattığının tespiti ile davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin terkin edilmesine, davalının ticaret unvanının davacı ... Holding AŞ'ye ait "www.....com.tr" ibareli alan adı ile iltibas oluşturduğunun tespiti isteminin reddine, davalının "..." ibaresini markasal kullanımların men ve ref'i istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar kesinleştiğinde masrafı davalı tarafından karşılanmak kaydıyla hükmün ulusal düzeyde yayın yapan bir gazetede ilanına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacılar vekili, mahkemece verilen kararda, sanki "davalının ticaret unvanının davacı ... Holding AŞ’ye ait alan adıyla iltibas oluşturması" ayrı bir dava konusuymuş gibi değerlendirme yapıldığını, oysa taleplerinin, davalı ticaret unvanının, müvekkillerine ait ticaret unvanı, markaları ve internet alan adı ile benzerlik taşıdığı ve iltibas yarattığının tespiti ile davalı ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine karar verilmesi ile sınırlı, tek bir talep olduğunu, dolayısıyla bu sebeplerden herhangi birinin varlığı, mahkemece tespit edildiğinde, bunun
doğal sonucu olarak davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine hükmedilmesinin gerektiğini, nitekim mahkemece de bu yönde tespitlerde bulunulduğunu ve terkin kararı verildiğini, buna rağmen iki ayrı hüküm kurulmasının ve karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu, kaldı ki müvekkilinin "www.....com.tr" adlı web sitesinin, 1997 yılından beri tescilli olduğunu ve faal biçimde kullanıldığını, müvekkilinin bu web sitesinde faaliyet gösterdiği alanların tek tek sayıldığını, bu alanların başlıcalarının tekstil, enerji, elektronik, beyaz eşya, telekomünikasyon, gayrimenkul, maden, metalurji, turizm, sahne sanatları alanları olduğunu, diğer yandan müvekkilinin pek çok markasının tanınmış marka vasfında bulunduğunu, ..., ... gibi markaların, tanınmış marka olarak tescilli olduğu gibi bu yönde mahkeme kararlarının da bulunduğunu, marka sahibinin, markasını oluşturan esaslı unsurun başkaları tarafından ticaret unvanı olarak kullanmasının SMK m. 7/3-e hükmü ile kısıtlandığını, müvekkilinin ... markalarının ve bir sınai hak türü olan alan adının varlığı düşünüldüğünde, SMK m.7/3-e hükmünün uygulama alanı bulduğunu, davalı lehine her iki müvekkili yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kısmen ret kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, "..." ibaresinin, müvekkili Şirket sahibinin soyadı olduğunu, müvekkilinin bu ibareyi, kötü niyetle ve markalaşmış bir ibareden çıkar sağlamak amacıyla kullanmadığını, müvekkilinin kullanımlarında, davacılara ait işaret, renk ve karakterlere de yer vermediğini, müvekkili ile davacıların faaliyet alanlarının da farklı bulunduğunu, "..." ibaresinin, müvekkilinin sahibinin soyadı olup, 1984 yılından beri toptan gıda sektöründe kullanıldığını, bu ibarenin, müvekkilinin ailesi tarafından 1984 yılından beri kullanıldığı için davacının markasının tanınmışlığından faydalanmasının söz konusu olmadığı gibi bu sebeple iltibas yaratmasının da mümkün bulunmadığını, müvekkilinin "..." ibaresini sadece ticaret unvanında kullandığını, bunun dışında internet ortamında ya da ürün üzerinde bir kullanımının olmadığını, bu nedenle de taraf kullanımları arasında iltibas doğmayacağını, dosya kapsamında alınan kök bilirkişi raporu ile ek bilirkişi raporunun çeliştiğini, bu durumun, bilirkişi heyetinin tarafsızlığına ve güvenirliğine gölge düşürdüğünü, ayrıca itirazları ve raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
:Dava, ticaret unvanına, internet alan adına ve markaya tecavüzün tespiti, meni ve refi, ticaret unvanının terkini istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının, davacılar adına tescilli markaların ve ticaret unvanının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresini, ticaret unvanında asli unsur olarak kullandığı, bu durumun anılan işaretler arasında iltibas doğuracağı, davalının ayrı tüzel kişiliği haiz bir limited şirket olduğu, bu itibarla şirket ortağının babasının kullanımlarının, davalı yararına bir hak doğurması mümkün olmadığı gibi şirket ortağının soyadının "..." olmasının da, dava konusu eylemi hukuka uygun hale getirmeyeceği, davacı ... Holding AŞ'ye ait alan adı ile davalının ticaret unvanı arasında iltibas koşullarının oluşmadığı, zira davalının ticaret unvanının fiilen kullanıldığı faaliyet alanları ile anılan davacının internet alan adı altında yürütülen faaliyetler arasında benzerlik olmadığı, dava dilekçesinde açıkça davacı Şirkete ait internet alan adı ile davalı ticaret unvanı arasında iltibas bulunduğunun tespitinin talep edildiği, ayrı bir talep niteliğindeki bu istemin reddi nedeniyle davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine davacı ... Yapı Yatırım AŞ yönünden markasal kullanımların tespiti halinde bu kullanımların men ve refi talebinin yerinde görülmediği, bu itibarla anılan davalı aleyhine de vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde bulunduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca taraflardan alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, istinaf aşamasında peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin tarafların uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!