Sigorta şirketinin yangın hasarı tazminatı sonrası taşınmaz maliklerine karşı rücuen icra takibi başlatması üzerine borçlu olunmadığının tespiti talepli menfi tespit davası ve görevli mahkeme.
Özet: Sigorta şirketinin bir yangın hasarı sonrası, ödediği tazminatı tacir sıfatı taşımayan taşınmaz maliklerinden rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında, Yargıtay içtihatları ve Türk Ticaret Kanununun ilgili maddeleri doğrultusunda sigortacının halefiyet ilkesine dayanarak açtığı davanın ticari dava niteliğinde olmadığı, dolayısıyla tacir olmayan davacılar aleyhindeki bu uyuşmazlığın ticari mahkemelerin görev alanına girmediği gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddedilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından, 02.04.2022 tarihinde ...’de meydana gelen yangın olayı gerekçe gösterilerek, müvekkili ... ve diğer taşınmaz malikleri aleyhine rücuen alacak iddiası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ilgili icra takibine ilişkin takip talebinde; ''Alacaklı şirkette sigortalı taşınmaz için 02.04.2022 tarihinde borçluların maliki olduğu taşınmazda çıkan yangın sonucu ödenen hasarın borçlulardan müşterek ve müteselsilen rücuen tahsili talebidir.'' şeklinde açık bir şekilde taleplerinin dayanağının belirtildiğini, müvekkillerinin ilerleyen yaşları dolayısı ile icra takibine süresi içerisinde itiraz edemediğini ve takibin müvekkilleri açısından kesinleştiğini, müvekkillerinin kusursuz olduğunu beyanla, öncelikle takibin durdurulmasını, davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine takip çıkışı 5.318,60 Euro olarak başlatılan icra takibi kapsamında müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, davalı sigorta şirketinin kötü niyetli olması sebebi ile takip çıkışının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
:
.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... sayılı dosyası kapsamındaki gerekçeli karar ve bilirkişi raporu örneği, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası muhteviyatında mevcut █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ve gerekçeli karar örneği, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı Dava dosyasından alınan bilirkişi raporu örneği, arabulucu anlaşamama son tutanağı örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
GEREKÇE
:
Dava; █████/2022 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın yangın çıkan taşınmazın malikleri olan davacılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK 'nun 4/1-(a) maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu sebeple, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra, hukuken sigortalının yerine geçerek, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilecektir. Bu durumda da, görevli mahkeme, dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki içeriğine göre belirlenecektir.
Somut uyuşmazlığın incelenmesinde, dava dışı ... ... Tic. A.Ş.'nin faaliyet gösterdiği "..., Merkez Mah. ... Cad. No:15/A İç Kapı No:1 .../İstanbul" adresindeki iş yerinin; yine dava dışı ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş. ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından açık koasürans esasına göre müşterek sigorta poliçesi ile sigortalandığını, █████/2022 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup, davalıların yangının meydana geldiği taşınmazın malikleri olduğu, tacir sıfatını taşımadığı, davanın mutlak yahut nisbi ticari dava olmasının gerektirir yanının bulunmadığı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı açıktır. Bu durumda davaya bakmaya Genel Mahkemeler görevlidir. Bu nedenle, yukarıda belirtilen yasa hükümleri ve açıklamalar uyarınca davada görevli mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,
3- 6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
5-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde ve tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar verildi.
█████/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!