Bankanın kredi sözleşmesindeki imza itirazı ve kredinin fiilen kullandırılması iddialarına ilişkin itirazın iptali davasında yetersiz inceleme nedeniyle istinaf bozması sonrası ek delil arayışı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı banka, müvekkiline kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine takibin devamını talep ederken, davalı borçlu sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiştir. İlk derece mahkemesince reddedilen dava, istinaf mahkemesi tarafından, imza farklılıkları tespitine ve kredi kullanımına dair eksik incelemeye dikkat çekilerek usulen bozulmuş ve dosya, borçlunun tüm kredi evrakları ile kredi kullanım şeklinin detaylı incelenerek ek bilirkişi raporu alınması gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesine iade edilmiştir. Devam eden yargılamada, bankacılık uzmanı bilirkişi, kredinin fiilen kullandırıldığını ancak ödemelerin doğrudan borçluya yapılıp yapılmadığının tespiti için ek belgeler istemiştir.

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:███████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ
:█████/2014
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin banka Kasımpaşa Şubesi'nce kredili müşteri ...'a █████/2013 tarihli 100.000,00-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden krediler kulladırıldığını, ...'ın sözleşmelerde müşteri sıfatıyla imzası bulunduğunu, sözleşmenin 5. Ve diğer maddeleri gereğince .... Noterliği'nin █████/2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın katının temin edildiğini ancak verilen süre zarfında alacaklarının tamamen tasfiye edilmediğini, bu nedenle davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2014/... sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ancak davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu, takipten sonra 402,63-TL tahsilat sağlandığını, son olarak alacak miktarı ve borcun varlığı borçlulara gönderilen hesap kat ihtarnamesinde açıklandığından talep edilen temerrüt faizinin hukuka uygun olduğunu iddia ederek; davanın kabulünü, itirazın iptali ile aynen devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının █████/2013 tarih ve 100.000,00-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi'nde müvekkilinin imzasının bulunduğu beyanın gerçek olmadığını, imzanın müvekkilinin yeğeni ...'nin sürekli müvekkili adına işlemler yapması nedeniyle yeğeni tarafından atıldığını düşündüklerini iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddini, davacının %20 oranında tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2014/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 40.145,41-TL asıl alacak ve 4.711,37-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.304,58-TL borcun ödenmesi amacıyla █████/2014 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin █████/2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin; █████/2019 tarih, ... sayılı gerekçeli kararı ile davanın reddine karar verildiği, davalı vekilinin █████/2020 tarihli istinaf başvuru dilekçesi sunduğu, bu hususta davacı vekiline istinaf başvuru dilekçesi ekli tebligat çıkarıldığı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin; █████/2023 tarih, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı karar ilamı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkememizin █████/2019 tarih, ... sayılı gerekçeli kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353(1)a-6. maddesi uyarınca usulden kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın Mahkememize yeniden gönderilerek ███████ esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin; █████/2023 tarih, █████████ Esas ve █████████ Karar Sayılı Karar İlamı Kaldırma Gerekçesinde; "(...) ATK'nın █████/2019 tarihli raporunda genel kredi sözleşmesindeki inceleme konusu kredi sözleşmesindeki ... adına atılı imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların davalı eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. (...) somut olayda davacının kredi borçlusu olduğu ve davalı bankanın da krediyi kullandırdığını bildirmiş olmasına göre; mahkemece davalının kredi başvurusuna ait tüm evraklar celp edilip tanımlanan kredinin ne şekilde kullanıldığına, kullanım şekli de gösterilmek suretiyle inceleme yaptırılarak ek rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurması gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. (...)" şeklinde karar verilmiştir.
Bankacılık Uzmanı Bilirkişinin █████/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "İstinaf Mahkemesi kararı ile mahalline gidilerek yerine inceleme yapıldığı, yapılan incelemede ... isimli şahsa anılan sözleşme kapsamında fiilen kredi kullandırılmış olduğunun tespit edildiği, olayın netleşmesi açısından kullandırılan krediye ilişkin hesap hareketlerinin dosya içine alındığını, ancak açılan ve kullandırılan kredilerin ödemelerinin fiilen ...'a yapılıp yapılmadığı yönünden; Kredi borçlusu ... tarafından davalı bankaya verilen tüm talimatların asılları, kredi tutarının kredi müşterisi ...'ın hesabına yatırılmasına ilişkin dekont asılları, ...'a yapılan ödemelere ilişkin banka dekont asılları, kredi hesaplarından para çıkışlarına ilişkin dekontlar ve bunlara ilişkin talimat asılları, kullandırılan kredinin borçlunun vadesiz hesabına aktarılmasına ilişkin virman talimatı aslı, kredi kartı teslim tutanağı aslı, kredinin hesaba geçirilmesine ilişkin şube personeli ve hesap sahibinin imzasını içeren dekont asıllarının dosyaya sunulması istenilmiş ise de davacı yanca dosyaya sunulmadığı, buna bağlı olarak ispat yükü davacı banka üzerinde olmakla somut olayda davacının davasını ispatlayamadığını, diğer yandan davaya konu alacak Genel Kredi Sözleşmesi'ne dayalıdır ve davalının bu sözleşmeyi kredi borçlusu olarak imzalamış olduğunun iddia edildiğini, Bu imzaya davalı tarafından itiraz edildiği ve eldeki itirazın iptali davasında alınan uzman bilirkişi raporu ile imzaların davalının el ürünü olmadığının tespit edildiğini, bu durumda, dava konusu kredi sözleşmesinin düzenlenmesi aşamasında bu sözleşmeye kredi borçlusu sıfatı ile imza atan kişinin kimliklerini bilmek (ve denetlemek) sözleşmenin hakim tarafı olan davacı bankanın yükümlülüğünde olduğu, sözleşmede yer alan imzanın kime ait olduğunu bilebilecek durumda olduğu, bu nedenle de alacaklı bankanın, sözleşmedeki sahte imzaya dayalı olarak davalılar aleyhinde icra takibine başlaması ve imza itirazına rağmen itirazın iptali davasını açması onun takipte haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterdiği (HGK 29,01.2014 T.███████-469 E.███████ K.), yaygın bir uygulama olmamakla beraber Genel Kredi Sözleşmesi'ndeki imzaya itiraz halinde bankalarca dava açılmadan saygın ve güvenilir grafoloji uzmanlarından harici inceleme yaptırılarak bu yönde rapor alındığı ve sonuca göre davanın açılıp açılmayacağına banka yönetimince karar verilebildiği" görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLER
:
-.... Noterliği'nin █████/2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi
-.... İcra Müdürlüğü'nün 2014/... sayılı icra dosyası
-.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/... esas sayılı dosyası
... Türk Anonim Şirketi'nden gelen müzekkere cevapları
-Bilirkişi raporu
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredi alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine baki itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık temelde, genel kredi sözleşmesindeki kredi borçlusu imzasının davalıya ait olup olmadığı, kredinin fiilen kullanılıp kullanılmadığı noktasındadır.
Davacı temlik eden ... ile davalı ... Arasında █████/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır. Banka tarafından, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek kredi borçlusuna ... 3.Noterliğinin █████/2014 tarih ve ... YN.lu hesap kat ihtarnamesi gönderilmiştir. Davacı temlik eden tarafından davalı kredi borçlusu hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2014/... E sayılı dosyasında; kredi sözleşmesine dayalı ilamsız icra takibi başlatılmış ve takibe itiraz edilmesi üzerine icra takibi durmuştur.
Eldeki dava itirazın iptali istemiyle açılmış, davalı ise kredi sözleşmesindeki imzanın kendine ait olmadığını savunmuştur. ATK'nın █████/2019 tarihli raporunda genel kredi sözleşmesindeki inceleme konusu kredi sözleşmesindeki ... adına atılı imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların davalı eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
İstinaf ilamı doğrultusunda, davalının kredi başvurusuna ait tüm evraklar celp edilip tanımlanan kredinin ne şekilde kullanıldığına, kullanım şekli de gösterilmek suretiyle inceleme yaptırılarak ek rapor alınmıştır. Ancak alınan ek raporlarda yerinde inceleme yapılmasına rağmen kredinin bizzat davalı tarafından kullanıldığına dair tespit yapılamamış, bu hususların tespitine yarar evraklar bilirkişi tarafından defaatle bildirilmesine rağmen davacı tarafından dosyaya sunulamamıştır. Temlik eden ...'a da bu yönde yazılan müzekkereye rağmen sadece bir kısım belge ibraz edilmiş, belge aslı sunulamamış; davalı adına para çıkışı, talimat, makbuz ve sair belge kapsamında kredinin bizzat davalı tarafından fiilen kullandırıldığına dair delil elde edilememiş, netice olarak davacı temlik eden bankadaki kaydi durumun gerçeği yansıttığına dair şüphe giderilememiştir. Dolayısıyla sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığı tespit edilip fiilen kredi kullandırıldığı tespit edilemeyen, para çıkışları açıklanamayan davalı yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Kötü Niyet Tazminatı Yönünden; Kötüniyet tazminatı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67/2. maddesinde düzenlenmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Takibin kötü niyetli olarak yapıldığı hususunda tespit veya ispat bulunmadığından yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın reddine,
-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
2-Alınması gereken 615,40-TL maktu harcın 986,85-TL peşin harçtan düşümü ile artan 371,45-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!